TBMM'nin Irak tezkeresini onaylaması

- Irak parlamentosu KDP Milletvekili Cano: - "Türkiye'nın Irak'taki varlığının sona erdirilmesine ilişkin dün çıkarılan bildiri ulusal değil tamamen mezhepsel ve siyasidir" - "Irak'ın kentleri içerinde PKK'lılar varken, kimse çıkıp egemenlik ve bağımsızlıktan nedense söz etmiyor" - Irak parlamentosu KDP Milletvekili Kerem: - "Mesele, Irak'taki yabancı ülkelerin varlığına son verilmesi ise neden sadece Türkiye ele alınıyor?" - ITC Erbil Milletvekili Maruf: - "Türk askerleri neden Necef'e gitmiyor çünkü kendilerini orada ilgilendiren bir şey yok. Ancak Musul meselesi farklıdır"

TBMM'nin Irak tezkeresini onaylaması

ERBİL (AA) - Irak'taki Kürt ve Türkmen milletvekilleri, Irak Parlamentosu'nun Türkiye'nin ülkedeki varlığını sona erdirmesine ilişkin dün yayımladığı bildirinin tamamen siyasi, mezhepsel ve kasıtlı bir karar olduğu şeklinde yorumluyor.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesut Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Milletvekili Renas Cano, Türkiye'nın Irak'taki varlığının sona erdirilmesine ilişkin dün yayımlanan bildirinin ulusal değil tamamen mezhepsel ve siyasi olduğunu ifade etti.

Ülkedeki bazı siyasi tarafların Türkiye düşmanlığı yaptığını bunun içinde Başika'daki eğitim kampı bahane edilerek ülkenin egemenliği ve bağımsızlığının gündeme getirildiğini belirten Cano, "Ülkenin egemenlik ve bağımsızlığı hesaplarına geldiği zaman gündeme geliyor. Özellikle kasıtlı bir şekilde Türkiye gündeme geldiği zaman bunu dillendiriyorlar." dedi.

- PKK'ya malı yardım desteği

Irak kentlerinde terör örgütü PKK'nın varlık göstermesine kimsenin ses çıkarmadığını ancak DAEŞ ile mücadele etmek için Türkiye'ye karşı sert tavır alındığını söyleyen Cano, "Irak'ın kentleri içerinde PKK'lılar varken, kimse çıkıp egemenlik ve bağımsızlıktan nedense söz etmiyor. PKK gibi grupların ülkeden çıkarılması yerine söz konusu siyasi taraflar onlara destek verip, mali yardım sağlıyor." şeklinde konuştu.

Terör örgütü PKK'nın Irak'taki varlığının devam ettiği sürece, Türkiye'nin bölgede olmasının kendi stratejik güvenliği için önemlidir diyen Cano, "Türkiye'ye karşı çıkan siyasi taraflar bir de olaya bu yönden bakmalıdır." dedi.

Cano, söz konusu bildirinin Musul halkının çıkarları için değil ancak bir kesimin siyasi ajandasındaki hedefler doğrultusunda çıkarıldığını savundu.

Irak meclisi tarafından bildirinin çıkarıldığı özel oturumda hazır bulunan KDP Milletvekili Arefat Kerem ise Irak topraklarında sadece Türkiye'nın varlığının söz konusu olmadığını aktararak, alınan kararın tamamen Türkiye karşıtı ve kasıtlı yapıldığını belirtti.

Kerem, yayımlanan bildiri hakkında şöyle konuştu:

"Mesele, Irak'taki yabancı ülkelerin varlığına son verilmesi ise neden sadece Türkiye ele alınıyor? Türkiye dışında birçok ülke bu topraklarda bulunuyor. Tüm ülkelerin varlığına son verilmesi için böyle bir bildiri çıkarılsaydı bunu anlayışla karşılardık ancak sadece bir ülkenin hedef alınması kabul edilemez. Türkiye, DAEŞ ile mücadele için Başika'da bulunuyor."

Türkiye ve Irak'ın daha iyi ilişkiler kurabileceğine inandıklarını söyleyen Kerem, "Türkiye ile özellikle ekonomik anlamda iyi ilişkiler var. Terör ile mücadele konusunda da ortak hareket edilebilir." dedi.

- Musul halkı Türkiye'yi istiyor

IKBY Parlamentosu Irak Türkmen Cephesi (ITC) Erbil Milletvekili Aydın Maruf da, Musul kentindeki etnik ve dini unsurların tarihsel ve kültürel olarak kendilerini Türkiye'ye yakın hissettiğinden dolayı, Türk askerlerinin kendilerine vereceği tüm destekleri memnuniyetle karşılayacağını belirtti.

Türkiye'nın Irak topraklarında gözü olmadığını belirten Maruf, "Türk askerleri neden Necef'e gitmiyor çünkü kendilerini orada ilgilendiren bir şey yok. Ancak Musul meselesi farklıdır. Türkiye'nin hem tarihsel hem de kültürel olarak Musul ile köklü bağları var." değerlendirmesinde bulundu.

Musul halkının, Haşdi Şabi'yi (Şii milis gücü) istemediğinin altını çizen Maruf, bu konuda şunları kaydetti:

"Şii milislerin başka bir ülke tarafından desteklenip, siyasi bir hedefin peşinde olduklarının farkındayız. Bu milis güçlerinin Musul'a gelmesi mezhepsel bir savaşı tetikleyecektir. Bizim bu konuda geçmişte yaşadığımız tecrübelerimiz var. Mezhep ekseni üzerinde kurulan gruplardan dolayı Telafer'deki Türkmenler Sünni ve Şii diye birbirinden ayrıştırıldı. Bunun bir daha yaşanmaması için Şii milislerin Musul'a girmemesi gerekir."

Türkiye'nin Musul kentinde herhangi bir mezhep eksenli siyasi ajanda peşinde olmadığına dikkati çeken Maruf, "Barışın tesisi için iki yıldır DAEŞ'in zulmünde yaşayan Arap, Türkmen, Ezidi, Hristiyan ve diğer tüm unsurlara yardım eli uzatmak için varlık gösteriyor." ifadesini kullandı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×