Suriyeli sığınmacılara vatandaşlık verilmesi

- Çevre ve Şehircilik Bakanı Özhaseki: - "Bu insanlar burada yaşıyorlar. Ne kadarı döner, yarın Suriye'de ne olur bilemeyiz. Muhalefetin dediği gibi 'bunları kapıya, sınıra koyup, gönderelim' mi? Bir fok balığı için bile günlerce ağıt yakan insanların, denizde oluşan bir kirlilikten dolayı bir canlının başına gelen bir felaketi televizyon kanallarında defalarca göstererek ağıt yakanların 'insan' olduğunda nasıl bu kadar vicdansız konuştuklarını anlayamıyorum" - "Nihayetinde hiçkimseye bedava ev verildiği de yok, bu evlerin de meccanen Suriyelilere dağıtıldığı da yok. Önümüzdeki günlerde netleşecek bir konu"

Suriyeli sığınmacılara vatandaşlık verilmesi

ANKARA (AA) - Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Suriyeli sığınmacıların vatandaşlığa alınmasına ilişkin, "Bu insanlar burada yaşıyorlar. Ne kadarı döner, yarın Suriye'de ne olur bilemeyiz. Muhalefetin dediği gibi 'bunları kapıya sınıra koyup, gönderelim' mi? Bombalayıp hepsini öldürsünler mi? Bir fok balığı için bile günlerce ağıt yakan insanların, denizde oluşan bir kirlilikten dolayı bir canlının başına gelen bir felaketi televizyon kanallarında defalarca göstererek ağıt yakanların, 'insan' olduğunda nasıl bu kadar vicdansız konuştuklarını ben hala anlayamıyorum." dedi.

Bakan Özhaseki, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı arasında Mogan Gölü dip çamurunun temizlenmesine yönelik protokolün imza töreninde, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli'nin "Metrekare bazlı gayrimenkul sertifikası çalışmasında sona gelindiğine" açıklamasının sorulması üzerine Özhaseki, Türkiye'deki inşaat sektörünün toplam ekonomi içerisindeki payının yüzde 7 civarında olduğunu anımsattı.

Konunun yüzden fazla sektörü etkilediğine dikkati çeken Özhaseki, "İnşaat sektörünü göz ardı edemeyiz. Bu arada ev sahibi olmak isteyenlerin o taleplerini de karşılamak durumundayız. Bir taraftan da birçok rakamlar verilmekle birlikte Türkiye'deki yapı stokunun bir kısmının, kimi araştırmalara göre yüzde 30, kimine göre yüzde 40, kimine göre yüzde 50, kimisi ise daha fazlasını söylüyor. Sağlam, sağlıklı yapı olmadığı gibi de bir gerçekle karşı karşıyayız." diye konuştu.

Bu konuda çalışmaların devam ettiğini bildiren Özhaseki, bakanlık olarak gelecek hafta İstanbul'daki büyükşehir ve ilçe belediyeleri ile inşaat sektöründe faaliyet gösteren derneklerle bir toplantı gerçekleştireceklerini anlattı.

Görüşmelerin, "İnşaat sektörünü nasıl canlandırırız, önlerini nasıl açarız, Türkiye'deki hızlı kentsel dönüşümü nasıl sağlarız, insanları çok kolay yoldan daha ucuza nasıl ev sahibi yaparız, bu evlerin sağlıklı ve kimlikli olmasını nasıl sağlarız?" gibi soru başlıkları altında olacağını aktaran Özhaseki, "O toplantıdan sonra zaten önümüze bir yol haritası çıkacak. Onlarla birlikte değerli Başbakan Yardımcımızın sizlere kısaca izah ettiği konuda birtakım daha ilaveler olacak ve netleşen tavır ondan sonra ortaya çıkacak. Bunu önümüzdeki haftalarda hep birlikte paylaşacağız." ifadelerini kullandı.

- "Biz bundan niye istifade etmeyelim?"

"Suriyeli sığınmacıların vatandaşlığı gündeme geldiğinde yerleşim yerlerinin neresi olacağı konusunda bir çalışma olup olmadığı"nın sorulması üzerine Bakan Özhaseki, "Bu konu baştan sona yanlış anlaşılan ve sanki gelen bütün Suriyelileri vatandaşlığa aldığımız ve hepsine ev vereceğiz gibi bir algıyla biraz da dışarıda belki muhalefetin bu konudaki özelikle ısrarcı çarpıtmasıyla herkesi rahatsız eden bir konu var." dedi.

Özhaseki, vatandaşlık konusunun İçişleri Bakanı Efkan Ala tarafından zaman zaman izah edildiğini anımsatarak, "Bu konuda herkese vatandaşlık verilmeyeceği ama bir gerçeğin de artık altını çizmek lazım. 3 milyon insan gelmiş, bir kısmı bunların meslek erbabı, kıymetli bilim adamları, içlerinde profesörler, mimarlar, doktorlar var ve her birisinden istifade edilmesi gereken bir konu." diye konuştu.

Bundan birkaç yıl önce mülteciler konusunda araştırma yapmak üzere ABD'ye gittiğini anlatan Özhaseki, izlenimlerini şu sözlerle aktardı:

"Gittiğim zaman orada gördüğüm şu, ABD gibi büyük ülkeler kendi vatanlarından çıkıp başka yerlere göç etmek zorunda olan insanları alıyorlar, bir müddet bir yerde tutuyorlar, sonra içlerinden araştırıyorlar, inceliyorlar, işlerine hangisi yararsa vatandaşlığa geçiriyorlar. Onlardan çok kıymetli bilim adamları çıkıyor. Biz bundan niye istifade etmeyelim? Bu insanlar yurtlarından gelmişler, kucak açmışız, inancımızın bir parçası olarak insanlığımızın bir parçası olarak görmüşüz. Bu insanlar burada yaşıyorlar. Ne kadarı döner, yarın Suriye'de ne olur bilemeyiz. Şimdi muhalefetin dediği gibi 'bunları kapıya sınıra koyup, gönderelim' mi? Bombalayıp hepsini öldürsünler mi? Yani nihayetinde bir fok balığı için bile günlerce ağıt yakan insanların, denizde oluşan bir kirlilikten dolayı bir canlının başına gelen bir felaketi televizyon kanallarında defalarca göstererek ağıt yakanların, 'insan' olduğunda nasıl bu kadar vicdansız konuştuklarını ben hala anlayamıyorum.

Bu insanlar buradalar, bu insanların eğitilmeye, bu insanların çocuklarının meslek öğrenmeye ihtiyaçları var, bu insanların barınmaya, karınlarını doyurmaya ihtiyaçları var. Bizim de bazı konularda, doğrusu iş gücüne ihtiyacımız var. Okuyanları, tahsillileri, faydalı olacakları birtakım kıstaslar getirerek vatandaşlığa alma cihetinde bir adım var, bu konuşuluyor, tartışılıyor ve önümüzdeki günlerde biraz daha netleşecek diye düşünüyorum."

- "Nihayetinde hiçkimseye bedava ev verildiği de yok"

Başta Kayseri olmak üzere birçok organize sanayi bölgesinde fabrikaların kapısında "eleman aranıyor" ilanları bulunduğuna dikkati çeken Özhaseki, vasıf aranmadığı için bu konuda çalışma yapılmasının makul olduğunu anlattı.

Özhaseki, "Nihayetinde hiçkimseye bedava ev verildiği de yok, bu evlerin de meccanen Suriyelilere dağıtıldığı da yok. Önümüzdeki günlerde netleşecek bir konu. Ben sadece giriş olarak başlangıcındaki yanlış anlamalara set çekmek için bunları izah etmiş oluyorum." ifadesini kullandı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×