Srebrenitsa soykırımının 21. yılı

- Okçular Vakfı Kurucu Mütevelli Heyeti Üyesi Bilal Erdoğan: - "İstanbul’un da Bosna’nın da Fatihi bir, Bosna Hersek ile geçmişimiz ve geleceğimiz de birdir. Srebrenitsa katliamı, Batı’nın iki yüzlü yaklaşımlarının nelere mal olduğunun çok hazin bir ifadesidir. Bu katliamda şehit olan bütün kardeşlerimizi rahmetle anıyoruz" - Bosna Hersek Federasyon Arşivi Direktörü Prof. Dr. Jerkoviç: - "Katliamda şehit olanların, Müslüman olmaktan başka bir suçları yoktu. 8 bin 372 kişi bir günde ve BM askerlerinin gözünün önünde katledildi. Yaşananları asla unutmayacağız ve unutturmayacağız"

Srebrenitsa soykırımının 21. yılı

İSTANBUL (AA) - Okçular Vakfı Kurucu Mütevelli Heyeti Üyesi Bilal Erdoğan, Srebrenitsa soykırımının 21. yılına ilişkin "İstanbul’un da Bosna’nın da Fatihi bir, Bosna Hersek ile geçmişimiz ve geleceğimiz de birdir. Srebrenitsa katliamı, Batı’nın iki yüzlü yaklaşımlarının nelere mal olduğunun çok hazin bir ifadesidir. Bu katliamda şehit olan bütün kardeşlerimizi rahmetle anıyoruz." dedi.

Srebrenitsa soykırımının 21. yılı nedeniyle Okçular Vakfı'nda “Srebrenitsa Cehennemi” adlı fotoğraf sergisi düzenlendi. Bosna Hersek Federasyon Arşivi'nin desteğiyle gerçekleştirilen etkinlik, Bosna Hersek milli marşı ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.

Okçular Vakfı Kurucu Mütevelli Heyeti Üyesi Bilal Erdoğan yaptığı konuşmada, Srebrenitsa katliamının ve dinamiklerinin unutulmaması için bu serginin düzenlendiğini bildirdi.

Srebrenitsa katliamını gerçekleştirenlerin Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi'nde yargılanarak 30-40 yıl cezalara çarptırıldıklarını aktaran Erdoğan, mayıs ayında Fetih Kupası'nın basın açıklamasını yapmak için gittikleri Saraybosna'da Srebrenitsa anısına düzenlenen bir fotoğraf sergisini ziyaret ettiklerini söyledi.

Saraybosna'daki bazı fotoğrafların dikkatini çektiğini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bu fotoğraflar, Srebrenitsa'yı korumakla görevli olan BM askerlerinin kendi yaşadıkları bölümde duvarlara yazdıkları yazıları gösteren fotoğraflardı. Bu yazılarda şunu gördük. Oradaki BM askerleri, Hollandalılar büyük ölçüde. Müslümanların öldürülmesine onlar da göz yumduklarını duvarlara yazmışlar. Bu aslında şunu gösteriyor, biz şöyle inanırız. Bir zulüm vardır, bir mazluma eziyet edersiniz, zulüm edersiniz, sizin elinizden o kişi mazlum olur. Bir de pasif zulüm vardır. Bir mazlumun zulüm görmesine engel olma ihtimaliniz olmasına rağmen hiçbir şey yapmazsanız, siz de o zulmün bir parçası haline gelirsiniz. Bu da aynı şekilde zulümdür. Orada Müslümanları kesen, sadece Srebrenitsa değil, o dönemde bütün Bosna Hersek'te 250 binin üzerinde Müslüman öldürüldü. Öldürenler zalimdi ama ona göz yuman BM amblemini üzerinde taşıyan Avrupalı askerler, göz yuman AB üyesi ülkeler, dünyaya medeniyeti öğretmeye çalışan ülkeler, işte onlar da o zulmün parçasıydılar. Biz Türkiye olarak o zamanki gücümüzün yettiğince Bosna Hersek'e yardımcı olmaya çalıştık. Şimdi çok daha güçlüyüz. Şimdi Bosna Hersek'e gittiğimiz zaman oradaki gaziler bize diyorlar ki; 'Siz güçlü olun, biz endişe etmeyiz' diyorlar. Neden? 'Türkiye güçlü olduğu zaman bize böyle bir şey yapmakta iki kere düşünmeleri gerekir, cüret edemezler' diyorlar. Onun için biz Türkiye olarak güçlü olmak zorundayız."


- "Biz bu oyunu bozmak zorundayız"


Yüz binlerce Müslüman Avrupa'nın göbeğinde öldürülürken, batılı liderlerin ve dünyaya medeniyet satan batılı zihniyetin o zulmün ve katliamın parçası olmaktan başka hiçbir şey yapmadığını savunan Erdoğan, şunları söyledi:

"Daha sonra Kosova'da da aynı katliam yaşandı, yine bir şey yapmadılar. Ruanda'da da yaşandı aynısı, bir şey yapılmadı. Dünyanın neresinde olursa olsun, dünyada son kaç 100 yılı alırsanız alın, ölen insanlar maalesef batı medeniyetinin gözetimi altında, batı medeniyetinin kılıçlarının ucunda, batı medeniyetinin silahlarının ucunda can verdi. Maalesef, yüzlerce milyon insan. Şimdi o zaman, İslam'ı terörizmle yan yana getirmeye çalışmalarını, Müslümanların katledilmesine göz yummalarını işte bu çerçevede yeniden anlamak zorundayız. Bizler bir yandan güçlenirken, bir yandan bu maalesef kendi varlığını, kendi uygarlığını maalesef birçok insanın kanı ve gözyaşı üzerine inşa etmiş olan batılı komşularımızı nasıl tanımamız gerektiğini de iyice hesap etmeliyiz diye düşünüyorum. Tekrar böyle katliamlar olmaması için tekrar Müslümanların, bakın hala Suriye'de, Irak'ta hala dünyanın bin bir yerinde hala Müslümanlar kesiliyor, öldürülüyor. Ya birbirlerine düşürmek suretiyle ya da yine başka türlü saiklerle Müslüman kanı dökülüyor, akıtılıyor. Bundan zarar gören Müslüman olmasına rağmen terörist yaftası yine getirilip Müslümanın boynuna asılmaya çalışılıyor. Biz bu oyunu bozmak zorundayız. Biz bu oyunu nasıl bozacağız? Biz bu oyunu ayakta durarak, dik durarak, eğitimimizle, donanımımızla, dünyayı tanımamızla bu oyunu bozacağız."


Bosna Hersek Federasyon Arşivi Direktörü Prof. Dr. Adamir Jerkoviç ise Srebrenitsa trajedisinin 21. yılında, katliamın kurbanlarını rahmetle andıklarını, yıllardır tüm dünyaya bu korkunç insanlık suçunu ve soykırımını anlattıklarını söyledi.

Katliamda şehit olanların, Müslüman olmaktan başka bir suçlarının olmadığını ifade eden Jerkoviç, 8 bin 372 kişinin bir günde ve BM askerlerinin gözünün önünde katledildiğini, yaşananları asla unutmayacaklarını ve unutturmayacaklarını anlattı.

Bosna Hersek'in daima yanında olan Türkiye’ye teşekkür eden Jerkoviç, "Bosna Hersek'te yapılan bu ihanetin, bu katliamın bugün hala yaralarını içimizde taşıyoruz. Hala Bosna Hersek'te vefat edenlerden bazılarının cesetleri bulunamadı. Onları daha çok arayacağız ve bulunca da kemiklerin kime ait olduğunu tespit edeceğiz. Daha çok bulunamamış ve bilinmeyen mezarlıklar var. Daha işimiz bitmedi. Bağımsızlığımızı koruyup Bosna halkının hakları için gece gündüz çalışmalıyız." dedi.

Avrupa Birliği Politikaları Enstitüsü Başkanı Hasan Soygüzel de hüzünlü bir günde bir arada olduklarını, 1995'te Srebrenitsa'da katledilen 8 bin 372 kişiyi anmak üzere böyle bir sergide buluştuklarını ifade etti.

Srebrenitsa katliamını hafızalarda taze tutmak için her yıl sergiler düzenlediklerini aktaran Soygüzel, "Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde bu sergileri düzenledik. Bu yıl da nasip Okçular Vakfı'nda düzenlemekmiş. Bizlere ev sahipliği yaptığı için Okçular Vakfı'na şükranlarımı arz ediyorum. Hiç şüphesiz Srebrenitsa katliamı, Avrupa'nın iki yüzlülüğünün çok hazin kanıtlarından biri. Umarım bir daha böyle acılar yaşanmaz." diye konuştu.

Jerkoviç, Bilal Erdoğan'a Aliya İzzetbegoviç'in biyografisinin yer aldığı kitabı hediye ederken, Erdoğan da Jerkoviç'e ahşap üzerine sedef işlemeli Fatih Sultan Mehmet'in tuğrasını takdim etti.

Kur'an-ı Kerim tilaveti ve yapılan duanın ardından Erdoğan, Jerkoviç, Soygüzel ile Okçular Vakfı yöneticileri tarafından serginin açılış kurdelesi kesildi.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×