Şehitler için gıyabi cenaze namazı kılındı

- Üsküdar Mihrimah Sultan Camisi'ndeki namaza, Çevre ve Şehircilik Bakanı Özhaseki ile İBB Başkanı Topbaş da katıldı - Özhaseki: - "Hiç kimse bundan endişe etmesin, bu OHAL kararını biz millet için almadık, devlet için aldık, kendimiz için aldık. Millet yine hayatına devam edecek, özgürlüklerden asla geriye gidiş yok. Herkes normal yaşamına devam edecek, hayatını sürdürecek, ticaretini devam ettirecek ama bizim de hızlı hareket etmemiz lazım. Bazı hainlerin cezasını vermemiz lazım" - "Bunların nerede, ne yapacağı belli değil. Bunlar şeytandan iki tık daha ileride çalışan kafalı adamlar. Her türlü hainliği, her türlü ahlaksızlığı saklanarak yapan adamlar. İlerde bunların ne yapacağı belli olmaz, bugünlerde nasıl hareket edecekleri belli olmaz. Onun için birliğimizi, beraberliğimizi devam ettirelim. Meydanlara çıkan herkese lütfen sarılalım, kardeş olduğumuzu bilelim" - "Meydanlardan ne olur içeriye girmeyelim. Havalar da güzel. Bir şenlik havasında dostça, muhabbetle o meydanları dolduralım. Çünkü bunları kesecek olan tek şey sizlerin bu muhabbetidir, sokaklardaki azminizdir ve dik duruşunuzdur"

Şehitler için gıyabi cenaze namazı kılındı

İSTANBUL (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimini engellemeye çalışırken şehit edilenler için gıyabi cenaze namazı kılındı.

Üsküdar Mihrimah Sultan Camisi'nde cuma namazını müteakip kılınan gıyabi cenaze namazına, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Kadir Topbaş, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, Üsküdar Müftüsü Mehmet Vefa Özdemir ve AK Parti İlçe Başkanı Halit Hızır başta olmak üzere çok sayıda kişi katıldı. Müftü Özdemir'in kıldırdığı gıyabi cenaze namazının ardından şehitler için dua edildi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, "Hepimizin bildiği gibi 15 Temmuz akşamında hiç ummadığımız bir anda, içimizden birileri senelerce kendini saklayan, ne yapmak istediğini asla söylemeyen, yalanla, riyayla, takiyeyle bugünlere kadar kendini hoş göstererek, hizmet ettiğini söyleyerek beslenen bir grup tarafından büyük bir darbe girişimiyle karşı karşıya kaldık. Doğrusu, onların hesap edemediği bir şey vardı. O da bu milletin azmiydi, bu milletin inancıydı, bu milletin liderinin adamlığıydı ve dik duruşuydu. Bunları hesap edemediler." dedi.

Darbe girişiminde 250 civarında kişinin şehit olduğunu ve bin 500 kadar kişinin de yaralandığını dile getiren Özhaseki, şunları kaydetti:

"Doğrusu hastanedeki kardeşlerimizin hepsine neredeyse gitmeye çalıştık. Onların hikayelerini dinlediğimizde odalarından çıkarken hepimiz ağlayarak çıktık. Bir kız kardeşim şöyle söylüyordu. 'O geç saatlerde Cumhurbaşkanımız 'sokağa çıkın' dediğinde evde yalnızdım. Elbetteki silahım falan yoktu ama evde oturamazdım. Dışarıya attım kendimi, Kızılay'a nasıl giderdim ben? Yarım saatlik yol. Arabanın içerisinde bayraklı abiler gördüm. 'Beni de alın' dedim. Nasılsa onlar Kızılay'a gidiyorlardı, yanlarına bindim. Kızılay'a gittim. Meclis'e gidiliyor dediler, koşarak meclise gittim. 'Genelkurmay'a gidiyoruz' dediler koşarak oraya gittim. Sonra 'Beştepe'ye baskın olacakmış' dediler, nasıl bu hainler Cumhurbaşkanımıza suikast mi düzenleyecek? Koşa koşa oraya gittim ve orada şarapnel parçalarıyla yaralandım' diyor. Bu kız kardeşlerimiz olduğu sürece, Şerife kardeşlerimiz olduğu sürece Allah'ın izniyle bunun gibi hainler, hiçbir şekilde bu ülkede başarılı olamayacaklar."

Hatırına Muhsin Yazıcıoğlu'nun geldiğini söyleyen Özhseki, "Yiğit bir insan Muhsin Yazıcıoğlu. İhtilalde alındığı zaman hatırasını şöyle anlatıyor. 'İhtilal olduğunda beni götürmek istediler, dipçikle enseme vurdular, bayılmışım. Sonra döve söve, sürükleye sürükleye beni zindana götürdüler. T gibi, haç gibi bir tahta üzerine beni bağlayıp ayağımdan terse çevirdiler. Her tarafımdan elektrik vermeye başladılar. İçimden geçen duygu şuydu. Yarabbi bunlar zalim, ben ise mazlumum, zalim olan bunlar, Azrail de olsa vallahi de billahi de ben hakkı tutacağım, sonuna kadar böyle mücadele edeceğim' diyordu. Muhsin Bey de Hakkın rahmetine kavuştu. Ona zulmedenler nerede? Öldüler, toprağın içerisine karışıp gittiler. Soruyorum sizlere kim kazandı şimdi? Elbetteki o yiğit insan kazandı, elbette ki bu millet kazandı." şeklinde konuştu.

"O gün dik duruşuyla, 'ey milletim sokaklara çıkın, bu tankın karşısında vücudumuzu hep beraber siper edelim' diyen Sayın Cumhurbaşkanımız, liderimiz kazandı." diyen Özhaseki, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Onun sözünü dinleyen sizler kazandınız. Onun sözünü dinleyip dışarıya çıkıp topun tüfeğin karşısında göğsünü siper eden şehitlerimiz kazandı, gazilerimiz kazandı. O gün çıkanlar elbette ki sadece AK Partili kardeşlerimiz değildi. Yiğitçe ülkücü kardeşlerimiz çıktılar, onlar da kazandılar. 'Devrimi ancak halk yapar' diyen devrimci kardeşlerimiz de kazandılar. Bundan sonra da onlarla inşallah kol kola bu zalimlere karşı dimdik duracağız. Kardeşlerim peki onlar kazansaydı ne olacaktı? Bu zalimler, ihtilalciler kazansaydı ne olacaktı? Emin olun Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere canına kastedeceklerdi. Sonra binlerce insana işkenceler edecek, onları doğrusu öldüreceklerdi, şehit edeceklerdi. O hainlere desek ki darbe mi, Sayın Cumhurbaşkanımızın canı mı? Emin olun onu tercih ederler. Bu kadar hain insanlar ve kindar insanlar. Sonra bu millet kaybedecekti, bu ülke kaybedecekti. Her devrimden sonra olduğu gibi bu ülke dışarıya yine borçlanacak, yine el açacaktı. Bu milletin ilerlemesi, yükselişi ve gelişmesi duracaktı. Allah böyle bir tehlikeden korudu, Rabbim sizlerden razı olsun, birbirinizden ayırmasın. Sonuna kadar huzurla, ağız tadıyla evimizde ve yuvamızda yaşamayı da bizlere nasip etsin. Bu inşallah bizlere ders oldu. En büyük sıkıntımız şu. Eğer hırsız içerideyse kapı kilit tutmuyor. Dışarıdan gelen düşmanı görürsünüz, mücadele edersiniz, ne yapacağınızı bilirsiniz, dersini de verirsiniz ama hırsız içerideyse ve kendini de saklamışsa senelerce 20 yıl, 30 yıl boyunca bu milletin okullarında okuyup, zekat paralarıyla oraya kadar gidip sonra gidip silah sıkıyorsa işiniz biraz daha zor oluyor."


- "Bunlar şeytandan iki tık daha ileride çalışan kafalı adamlar"

Olağanüstü Hal (OHAL) kararının bu yüzden alındığını anımsatan Özhaseki, "Hiç kimse bundan endişe etmesin, bu olağanüstü hal kararını biz millet için almadık, devlet için aldık, kendimiz için aldık. Millet yine hayatına devam edecek, özgürlüklerden asla geriye gidiş yok. Herkes normal yaşamına devam edecek, hayatını sürdürecek, ticaretini devam ettirecek ama bizim de hızlı hareket etmemiz lazım. Bazı hainlerin cezasını vermemiz lazım. Hak ettikleri cezayı vermemiz lazım." ifadesini kullandı.

Vatandaşların "idam" diye bağırmaları üzerine Özhaseki, "Değerli kardeşlerim, Cumhurbaşkanımızın ısrarla toplantılarda söylediği bir şey var. Elbetteki bu idam kararı, sizlerden gelen bu talep değerlendiriliyor, bunu da açıkça Cumhurbaşkanımız ifade etti, onun üzerine söz söyleyecek değilim ama onun ısrarla sizlerden istediği bir şey var. Bunların nerede, ne yapacağı belli değil. Bunlar şeytandan iki tık daha ileride çalışan kafalı adamlar. Her türlü hainliği, her türlü ahlaksızlığı saklanarak yapan adamlar. İlerde bunların ne yapacağı belli olmaz, bugünlerde nasıl hareket edecekleri belli olmaz. Onun için birliğimizi, beraberliğimizi devam ettirelim. Meydanlara çıkan herkese lütfen sarılalım, kardeş olduğumuzu bilelim. Hangi partili olursa olsun, başımıza taç edelim. O birlikteliğimizi asla bozmayalım, sonra gün geldiğinde kendi aramızda konuşuruz. Öz eleştiri yaparız, tartışabiliriz, bunlar ayrı şeyler ama bugün başka bir gün. Bu milletin bekasının, bu devletin devamının ve özellikle istikbalimizin ayakta tutulması günü. Bugünlerde basit tartışmalar olmaz. Bu birlikteliği devam ettirelim. İkincisi meydanlardan ne olur içeriye girmeyelim. Havalar da güzel. Bir şenlik havasında dostça, muhabbetle o meydanları dolduralım. Çünkü bunları kesecek olan tek şey sizlerin bu muhabbetidir, sokaklardaki azminizdir ve dik duruşunuzdur. Rabbim sizlerden razı olsun, iki cihanda hepimizi aynı yere koysun, huzur içerisinde sonuna kadar yaşamayı, ağız tadıyla ömür sürmeyi nasip etsin. Ben hepinizi bir kere daha saygıyla sevgiyle selamlıyorum." şeklinde konuştu.

Kadir Topbaş da "Şanlı tarihimize yeni bir sayfa yazıldı. 15 Temmuz... Altın harflerle... Şerife Bacılar, Nene Hatunlar hiç eksik olmaz bu toplumdan. Kahramanlık destanlarımız var geçmişten bugüne dek. Çünkü bu topraklar Yunus Emre'nin aşkı, Şeyh Edebali'nin tevazusu, Hz. Mevlana'nın hoşgörüsüyle yoğrulmuş topraklar. Bu topraklar emanet topraklar. Kadim medeniyet izleri taşıyan topraklar. Devletin bekası, ülkenin geleceği söz konusu olduğu zaman milletçe nasıl birleştiğimizi gösterdik." dedi.

Hilmi Türkmen ve Halit Hızır'ın da konuştuğu programa katılan ve darbe girişiminin olduğu akşam kamyonuyla vatandaşları taşıyan Şerife Boz, askerle polisi karşı karşıya getirenlerin en ağır cezayla cezalandırılmasını istediğini dile getirdi.



İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×