Sağlık alanındaki doktora programlarına yeni düzenleme

- YÖK, sağlık alanında doktora programı açılabilmesi için gerekli 6 öğretim üyesinin de aynı alandan olma şartını kaldırdı - 6 öğretim üyesinin 3'ü aynı alandan, 3'ü ise ilgili veya yakın alandan olabilecek - YÖK Başkanı Prof. Dr. Saraç: - "Sağlık alanında özellikle doçent ve profesör sıkıntısı çekilen doktora programlarında bir rahatlık getirecektir. Doktora eğitimi verecek hoca sıkıntısı çekilen alanlarda doktora programlarının açılabilmesine imkan sağlanmıştır" - "Kalite kavramını doktora eğitiminde de ısrarla ve hızla yerleştirmeliyiz"

Sağlık alanındaki doktora programlarına yeni düzenleme

ANKARA (AA) - Yükseköğretim Kurulunca (YÖK), sağlık alanında doktora programı açılabilmesi için gerekli olan 6 öğretim üyesinin de aynı alandan olma şartı kaldırıldı.

Yeni düzenlemeye göre, doktora programı açmak için gerekli olan 6 öğretim üyesinin 3'ü aynı alandan, 3'ü ise ilgili veya yakın alandan olabilecek.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, YÖK'te düzenlenen "Sağlık Bilimleri Alanında Lisansüstü Eğitim Çalıştayı”nda yaptığı konuşmada, alınan bu kararla sağlık alanında doktora eğitimi verecek akademisyen sıkıntısı çekilen alanlarda bu programların açılabilmesine imkan sağlandığını bildirdi.

Küreselleşen dünyaya entegre olmanın önemine işaret eden Saraç, geleceğin iş ve düşünce dünyasını yetiştirdiklerini ifade etti. Saraç, "Üniversitelerimizin önemli bir özelliği de iş dünyası, kamu sektörü, özel sektör gibi dış aktörleri kolayca bir araya getirebilmesidir. Yani üniversitelerimiz, çevrelerinde güçlü bir çalışma ekosistemini hızla oluşturmalıdır. Bu kabiliyet üniversitelerimizde mevcuttur." diye konuştu.

Bu sistemin gerek araştırma gerek inovasyon için muazzam bir mekanizma olduğunu belirten Saraç, araştırmanın bilgiyi yarattığını, inovasyonun bu bilgiden değer ürettiğini anlattı. Bu değerin, teknolojik, ekonomik, sosyal veya sanatsal olabileceğini dile getiren Saraç, "Yeter ki el birliğiyle değer yaratma kavramına inanalım ve azimle çok çalışalım. Unutmamamız gerekiyor ki araştırma her tip inovasyonun yani değer yaratmanın temelini teşkil etmektedir. Dolayısıyla üniversitede daha ilk sınıflardan itibaren bilgiyi öğretmek kadar, araştırma kültürünü de vermemiz gerekiyor." değerlendirmesini yaptı.

-"Doktora öğrencileri, araştırma yöntemlerinde uzman olmalı"

Saraç, "Yetiştirdiğimiz doktora öğrencileri, kendi araştırma alanını derinlemesine bilmeli ve toplumsal değerini algılamalı, alanında temel bilimsel bilgiyi mutlaka kavramış ve konusunun araştırma yöntemleri bağlamında uzmanlaşmış olmalıdır." dedi.

Avrupa Üniversiteler Birliği Salzburg kriterlerinin, doktora eğitimi uygulamasının nasıl olması gerektiğini geniş olarak ifade ettiğini aktaran Saraç, bu kriterlerde doktora eğitimi ile araştırma arasındaki sinerjinin özellikle vurgulandığını ve danışmanların kalite kriterleri ile tanımlanmış bir eğitim almalarına ciddiyetle önem verildiğini anlattı.

Bu yıl kurdukları Yükseköğretim Kalite Kurulunun, hemen her konuşmasında ısrarla üzerinde durduğu önemli bir birim olduğunu dile getiren Saraç, "Üniversitelerimizde kalite kavramı, fevkalade önemsediğimiz ve asla ödün vermeyeceğimiz çalışma alanımızdır. Bugünkü çalıştayın önemli bir konusu da kalite kavramı olmalıdır. Bu kavramı, doktora eğitiminde de ısrarla ve hızla yerleştirmeliyiz." ifadelerini kullandı.

Türk yükseköğretim sisteminin, Avrupa yükseköğretim alanında öğrenci sayısı açısından ikinci sırada olduğunu söyleyen Saraç, 193 üniversitede 6 milyon 785 bin 535 öğrencinin, 100 binin üzerinde uluslararası öğrencinin, 150 bine yakın öğretim elemanının bulunduğunu bildirdi.

2015-2016 akademik döneminde 78 bin 223 kız ve 45 bin 535 erkek öğrencinin doktora çalışması yaptığını kaydeden Saraç, "Önemli olan bu yüksek sayısal büyüklüğe hızla kalite kültürünü getirmektir. Doktora konusunda özellikle vurgulamak istediğim diğer iki önemli kavram, sanayi odaklı doktora ve disiplinler arası yeni çalışmalardır. Bu değerler, ancak ortak çaba ve yüksek sorumluluk anlayışı ile gerçekleşebilir. Ben bütün üniversitelerimizin istenirse bu kavramları yakalayabileceğini düşünüyorum." değerlendirmesini yaptı.

YÖK Başkanı Saraç, 11 Mayıs'ta yapılan Yürütme Kurulunda aldıkları bir kararı da paylaştı. Sağlık alanında doktora eğitimleri planlanırken bazı alanlarda eğitici kriterinin sağlanmasında zorluklar yaşandığının herkesin malumu olduğunu belirten Saraç, şunları kaydetti:

"Bu zorluğu aşmak için YÖK olarak sağlık alanında doktora programı açılmasına ilişkin ilkelere, 'Sağlıkla ilgili anabilim dallarında doktora programı açılabilmesi için lisansüstü eğitim öğretim programı açılmasına ilişkin ilkelerin birinci ve ikinci maddesi uyarınca, üniversite kadrosunda önerilen alandan en az ikisi doçent veya birisi profesör olmak üzere üç öğretim üyesi olması gerekmektedir. Diğer üç öğretim üyesi ise ilgili veya yakın alandan olabilecektir.' ibaresi eklendi. Bu da sağlık alanında özellikle doçent ve profesör sıkıntısı çekilen doktora programlarında bir rahatlık getirecektir. Bu şekilde, doktora eğitimi verecek hoca sıkıntısı çekilen alanlarda doktora programlarının açılabilmesine imkan sağlanmıştır."

- Aynı alandan olma şartı kalktı

Saraç'ın, konuşmasında açıkladığı yeni düzenlemeye göre, sağlık alanında doktora programı açılabilmesi için 6 öğretim üyesinin de aynı alandan olma şartı kaldırıldı. Yeni kararla doktora programı açmak için gerekli olan 6 öğretim üyesinin 3'ünün aynı alandan, 3'ünün ise ilgili veya yakın alandan olabilmesine imkan sağlandı.

- "Sağlık bilimlerinde lisansüstü eğitim standartları geliştirilmeli"

YÖK Başkanvekili Prof. Dr. Safa Kapıcıoğlu ise çalıştayı, sağlık bilimleri alanında lisansüstü eğitimlerdeki sorulara cevap aramak için gerçekleştirdiklerini belirtti.

Eğitimin geleceğe yatırım olduğunu ifade eden Kapıcıoğlu, "Tasarlanan eğitim geleceğe uygun mu? 50 yıl sonra ne olacak? Gelecekte nasıl yetişmiş bir insan istiyoruz? Bu soruların cevaplarını doğru verebilirsek çalıştay, sağlık bilimleri alanında amacına ulaşmış olacak." dedi.

Kapıcıoğlu, sağlıkta doktor mezunların yüzde 82'sinin akademide çalıştığına, sanayide inovasyon odaklı çalışanın ise bulunmadığına dikkati çekti.

Prof. Dr. Kapıcıoğlu, "Türk ilaç sektörü pazar açısından dünyada 16. sırada ama ihracat hacmi ve klinik araştırma açısından 36. sırada. Bu makası kapatmamız gerekiyor. Temel araştırmalar ve yeni molekül keşfinde çok iyi durumda olduğumuzu söyleyemiyoruz." diye konuştu.

Sağlık bilimleri alanında lisansüstü eğitim standartlarının geliştirilmesi gerektiğine vurgu yapan Kapıcıoğlu, enstitülere yeni perspektifler sunacaklarını söyledi.

Çalıştayda özgün araştırma ve inovasyon odaklı doktora eğitimi, doktora programlarının yapılandırılması, doktora danışmanlarının profesyonel eğitimi, sanayi destekli doktora programları, proje kültürü, proje destekleri, interdisipliner doktora programlarının geliştirilmesi, sağlık bilimlerinde doktora programlarının kalitesi ve akreditasyon konuları ele alınacak.

Çalıştaya, üniversitelerin sağlık bilimleri enstitü müdürleri, yöneticileri ile Avrupa Üniversiteler Birliği (EUA) Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Michael J. Mulvany ve lisansüstü eğitim gören öğrenciler katıldı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×