"Pınarhisar mektubu" ile demokrasi nöbeti tutuyor

- Aksaray'da yaşayan Nigar Ağırdan Yetkin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Pınarhisar Cezaevi'ndeyken kendisine cevaben yazdığı mektubu da yanına alarak demokrasi nöbetini sürdürüyor - Yetkin: - "Kimse Cumhurbaşkanımızın tek başına, yalnız olduğunu düşünmesin. Biz onu Abdulhamit Han'ın yalnızlığına terketmeyeceğiz. Paralel örgütün cüzdanlarından kodlu, şifreli 1 dolarlar çıkabilir. Bizim de elhamdülillah mektubumuz var. Ondan gelen bir anımız var. Bu davada her zaman onun yanındayız"


AKSARAY (AA) - TURAN KAZAK/OĞUZHAN DEMİRAY - Aksaray'da yaşayan 37 yaşındaki Nigar Ağırdan Yetkin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Pınarhisar Cezaevi'ndeyken kendisine cevaben yazdığı ve bir hatıra olarak sakladığı mektup ile demokrasi nöbetine katılıyor.

Yetkin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın okuduğu bir şiir nedeniyle 17 yıl önce Pinarhisar Cezaevine girdiğinde, Dicle Üniversitesinde öğrenci olduğunu söyledi.

Duygularını anlatmak ve Erdoğan'e destek vermek için bir mektup kaleme aldığını belirten Yetkin, "Cumhurbaşkanımıza, yalnız olmadığını bilmesi adına mektup yazmaya karar verdim. Okuduğu bir şiir yüzünden haksız ve adaletsiz şekilde cezaevine girmişti. Bu benim içime çok dokundu. Çok üzülmüştüm. Mektupta, davasının davamız olduğunu, onun yolundan hiçbir zaman ayrılmayacağımızı yazdım. Her zaman yanında olacağımızı söyledim. Mektubuma Necip Fazıl Kısakürek’in 'Zindandan Mehmed'e Mektup' şiirini de ekledim." diye konuştu

Kısa süre sonra cevaben Erdoğan tarafından yazılmış bir mektup aldığını dile getiren Yetkin, "hayatımda aldığım en güzel hediye" dediği mektubu çerçeveletip, odasına astığını anlattı.

- "Kendisi için dua etmemizi istedi"

Yetkin, 2008'de Erdoğan'ın Başbakan olarak seçim mitingi için Aksaray'a geldiğini ve tanışma fırsatı bulduğunu belirterek, şunları anlattı:

"Mitingden hemen sonra yanına gittim. Mektup da yanımdaydı. Cezaevindeyken yapılan haksızlığı dile getirmek için mektup yazdığımı, kendisinin de cevap verdiğini söyledim. Cumhurbaşkanımız da o dönem sabah namazlarına kadar uyuyamadığını, gelen bütün mektuplara cevap yazmaya çalıştığını söyledi. Benden, özellikle sabah namazlarında kendisi için dua etmemizi istedi. Allah yar ve yardımcısı olsun. Allah ondan razı olsun. Sürekli dua ediyoruz."

- "Bu davada her zaman onun yanındayız"

FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişiminin ilk saatlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sesini televizyondan duyunca çok mutlu olduklarına işaret eden Yetkin, şöyle devam etti:

"Eşim ve çocuğumla televizyon izliyorduk. Boğaz köprüsünün kapatıldığını gördük. Önce anlam veremedik. Sonra 'sıkı yönetim var' denildi. Demokrasi ile yönetilen bir ülkede yaşıyoruz, Cumhurbaşkanımızı yüzde 52 oyla millet olarak biz seçtik. Onun yine bir haksızlığa uğramasından endişe ettim. Hep dua ettik. Sonra televizyona cep telefonundan bağlandığını gördük. Ne kadar sevindiğimizi anlatamam. Milleti sokağa davet etti. Ben de eşimle, çocuğumla sokağa çıktım. Bu dönemi, önceki darbe dönemleriyle karıştırmasınlar. İlk günden beri tüm Türkiye meydanlardayız. Kimse Cumhurbaşkanımızın tek başına, yalnız olduğunu düşünmesin. Biz onu Abdulhamit Han'ın yalnızlığına terketmeyeceğiz. Paralel örgütün cüzdanlarından kodlu, şifreli 1 dolarlar çıkabilir. Bizim de elhamdülillah mektubumuz var. Ondan gelen bir anımız var. Bu davada her zaman onun yanındayız."

- Erdoğan'ın mektubu

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 13 Mayıs 1999'da Pınarhisar Cezaevi'nden yazdığı ve Nigar Ağırdan Yetkin'in demokrasi nöbetinde yanından ayırmadığı mektupta şu ifadeler yer alıyor:

"Sevgili kardeşim. Mektuptaki duygularınıza teşekkür ediyorum. Hizmet sürecini, bıraktığımız yerden devam ettirmenin hazırlığı içinde olduğumuz Pınarhisar Cezaevi'nden kalbi duygularla muhabbetlerimi bildiriyorum. Selam ve dua...

Derslerinizde başarılar diliyor, tüm ailenize, arkadaşlarınıza selam ve sevgilerimi iletmenizi özellikle rica ediyorum.

Oku, düşün, uygula, neticelendir."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×