''Orta ve uzun vadede yatırımların artacağını düşünüyorum''

- Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Akın: - ''Hükümetin istikrarlı bir şekilde yoluna devam edeceği herkes tarafından kabul ediliyor. Bu nedenle yatırımcıların orta ve uzun vadede yatırımlarını artıracağını düşünüyorum'' - ''Bu gibi dönemlerin geçici olduğunu iyi kavramak lazım. Milletimiz demokrasi ve istikrarı çok önemsiyor ve bunu hiçbir şeye feda etmiyor. Bunu nasıl koruyacağını da artık çok iyi biliyor. Bu durumun farkında olan yatırımcıların da yatırımlarını artıracağı kanaatindeyim ki zaten böyle olması gerekiyor'' - ''Türkiye enerji sektörüne birkaç yıl içinde ortaklarımızla beraber 1 milyar dolar yatırım yapacağız'' - ''(EBRD ve IFC ile imzalanan ortaklık sözleşmesi) Ortaklık kapsamında sağlanacak 200 milyon dolarlık özkaynağı şirketimiz bünyesinde geliştirilen projeler ile önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi planladığımız yenilenebilir enerji yatırımlarının inşası ve geliştirilmesi için kullanacağız''

''Orta ve uzun vadede yatırımların artacağını düşünüyorum''

İSTANBUL (AA) - HANDAN GÜNEŞ - Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın, hükümetin istikrarlı bir şekilde yoluna devam edeceğinin herkes tarafından kabul edildiğini, bu nedenle yatırımcıların orta ve uzun vadede yatırımlarını artıracağını düşündüğünü bildirdi.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Akın, Türkiye Cumhuriyeti ve demokrasiye yönelik gerçekleştirilmeye çalışılan hain darbe girişiminin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, Başbakan Binali Yıldırım ve TBMM üyeleri ile birlikte milletin cesur ve topyekun mücadelesi ile başarılı bir şekilde bastırıldığını söyledi.

Akın, "'Demokrasiyi korumak adına gösterilen bu başarılı mücadelenin yatırımcılar nezdinde Türkiye Cumhuriyeti’ne duyulan güveni pekiştirdiğine inanıyorum. Artık çok net bir şekilde görünüyor ki demokratik yollar dışında hiçbir zorlama ile sivil iktidar değişmeyecek.'' dedi.

Tüm bu tehlikelerin atlatıldığı için ülke ekonomisinin daha önce benzer dönemlerin ardından olduğu gibi, yeni bir kalkınma dönemine gireceğini belirten Akın, şunları kaydetti:

''Geriye dönük son 40 yıllık trend incelendiğinde, bu gibi önemli kötü tecrübelerin ardından ülke siyasetinde oluşan farkındalık ve uzlaşma ile birlikte müthiş bir ekonomik çıkış olmuş, hem büyümeler hem de getiriler artmıştır. Ayrıca, olayların yaşandığı ilk andan itibaren hükümet adına ekonomi yönetiminde olan bakanlarımızın ve diğer yetkililerin verdiği mesajlar piyasaların sakinleşmesinde önemli rol oynadı. Buna rağmen kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye ekonomisi ile ilgili değerlendirmeleri konusunda biraz erken davrandıkları kanaatindeyim. Kredi derecelendirme kuruluşlarının objektif, sadece teknik analizlere dayalı kararlar veren tarafsız kuruluşlar olarak hareket etmesi gerekiyor. Yaşanan olayların etkisinin ekonomik açıdan sonuçları tam anlamıyla belli olmadan, piyasa dinamikleri iyice takip edilmeden hareket etmenin haksızlık olduğunu düşünüyorum.''


- ''Yabancı ortaklarımızın Türkiye iştahında bir azalma yok"


Akın, yabancı ortaklarının Türkiye iştahında bir azalma olmadığına dikkati çekerek, "Örneğin, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve Uluslararası Finans Kurumunun (IFC) Türkiye’de yatırım yapmak için belli bir yatırım planları var ve bu doğrultuda yatırımlarına devam edeceklerini düşünüyorum. Diğer iş ortaklarımız ile de aynı şekilde yolumuza devam ediyoruz.'' diye konuştu.

Daha önce birçok kez benzer olaylar yaşandığını, buna karşın Türkiye’ye yatırım yapan bütün yabancı yatırımcıların yatırımlarının ve güvenlerinin karşılığını aldığını vurgulayan Akın, yatırım yapmaktan kaçınan yabancı yatırımcıların ise ''biz niye yatırım yapmadık'' diye üzüldüklerine şahit olduklarını söyledi.

Bu gibi dönemlerin geçici olduğunu iyi kavramak gerektiğini belirten Akın, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Milletimiz demokrasi ve istikrarı çok önemsiyor ve bunu hiçbir şeye feda etmiyor. Bunu nasıl koruyacağını da artık çok iyi biliyor. Bu durumun farkında olan yatırımcıların da yatırımlarını artıracağı kanaatindeyim ki zaten böyle olması gerekiyor. Yabancı yatırımcılar ile bir araya geldiğimizde de bunu anlatıyoruz. Hükümetin istikrarlı bir şekilde yoluna devam edeceği herkes tarafından kabul ediliyor. Bu nedenle yatırımcıların orta ve uzun vadede yatırımlarını artıracağını düşünüyorum.''

Akın, Türkiye ve Rusya arasında yaşanan olumsuz siyasi gelişmeler sonucu bu yılın ilk yarısında ülkeye gelen Rus turist sayısında ciddi düşüşler yaşandığını vurgulayarak, ''Ancak iki ülke arasında atılan normalleşmeye yönelik adımlar elbette ki sektöre olumlu yönde yansıyacaktır. Artık yılın ikinci yarısına doğru yol aldığımız için asıl toparlanmanın sonuçlarını 2017 yılında görmeye başlayacağımızı tahmin ediyorum.'' diye konuştu.

İşlerinin genel olarak planladıkları şekilde sürdüğünü, piyasalar açısından her şeyin yolunda gitmesi halinde çok daha iyi bir büyüme rakamı yakalanabileceğini belirten Akın, turizm sektöründe 2015 ve bu yıldan kalan bazı kırılmalar gerçekleştiğini ve bunların geçici olduğunu söyledi.


- ''Mevcut işlerimize ek olarak, yeni işlerle ilgilenmeye devam edeceğiz''


Hamdi Akın, enerji sektöründeki yenilenebilir enerji yatırımları için EBRD ve IFC ile ortaklık sözleşmesi imzaladıklarını hatırlatarak, şunları kaydetti:

''Ortaklık kapsamında sağlanacak 200 milyon dolarlık öz kaynağı şirketimiz bünyesinde geliştirilen projeler ile önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi planladığımız yenilenebilir enerji yatırımlarının inşası ve geliştirilmesi için kullanacağız. TAV Havalimanları, Mersin Uluslararası Limanı (MIP) ve Akfen İnşaat gibi şirketlerimiz mevcut yatırım planları doğrultusunda faaliyetlerine devam ediyor. Yılın ikinci yarısında büyüme hedeflerimiz doğrultusunda mevcut işlerimize ek olarak, yeni işlerle ilgilenmeye devam edeceğiz. Gelirlerimizin artması, beraberinde yeni istihdam olanaklarının oluşturulması ve ülkemiz için yeni değerler yaratılması şirketlerimiz için öncelikli olmaya devam edecek.''

Enerji ve turizm dahil faaliyet gösterdikleri tüm sektörlerde yatırımlarına genel olarak devam ettiklerini, planlarında bir değişiklik yapmadıklarını, aksine enerji sektöründe yeni yatırımlar için ortaklık sözleşmesi imzaladıklarını ve bu doğrultuda yollarına devam ettiklerini anlatan Akın, halihazırda enerji üretimlerinin tamamını yenilenebilir enerji kaynaklarından sağladıklarını vurguladı.

Akın, ''Şirketimiz Akfen Yenilenebilir Enerji bünyesinde enerji üretimine devam eden projelerimizin kurulu güç miktarı 211 megavat (204 megavat HES+7 megavat GES), inşaatı devam eden projelerin kurulu güç miktarı 24 megavat HES, 8 megavat lisanslı ve 1 megavat lisanssız GES'ten oluşuyor.'' dedi.

136 megavat kurulu güce sahip GES projesi ve Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) tarafından yapılacak ihalelere katılma hakkına haiz toplam 984 megavat Rüzgar Enerjisi Santralleri (RES) projelerinin de geliştirme aşamasında olduğunu bildiren Akın, diğer projelerine ilişkin de şu bilgileri paylaştı:

''TEİAŞ tarafından açıklanan 2 bin megavat kapasite kapsamında 10 adet RES projesinin geliştirilmesi çalışmalarına başladık. Şirketin yenilenebilir enerji yatırımlarının 238 megavatı nehir tipi HES projelerinden oluşuyor. 151 megavatı ise GES projelerini kapsıyor. Ürettiğimiz enerjiden de faydalanılarak serbest tüketicilere toptan elektrik tedarik edilmesi konusunu Akfen Toptan Elektrik şirketi vasıtasıyla gerçekleştiriyoruz.

Otel yatırımlarımızda toplam 3 bin 628 oda kapasiteli 20 otelden oluşan bir portföyümüz var. 200 odalı ve 400 yatak kapasiteli olarak geliştirdiğimiz İbis Otel Tuzla’nın inşaatı da tamamlanmak üzere. Bu projemizi de yılın ikinci yarısında hizmete açmak istiyoruz.''


- ''Yarattığımız platforma, yerli-yabancı şirketlerin ortak olmasını hedefliyoruz"


Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Akın, Akfen Holding’in bağlı ortaklığı Akfen Yenilenebilir Enerji için EBRD ve IFC ile yüzde 16,67'şer oranında ortaklık sözleşmesi imzaladıklarını hatırlattı. EBRD ve IFC gibi uluslararası piyasalarda oldukça itibarlı iki çok uluslu kuruluş ile ortak olarak, yenilenebilir enerji alanında Türkiye’nin en önemli yatırımcılarından biri olmayı hedeflediklerini belirten Akın, şunları kaydetti:

''Amacımız, yenilenebilir enerjiye yatırım yapmak isteyen kurumsal yatırımcıların da ortak olduğu, tamamı yerli ve yenilenebilir kaynaklardan oluşan, sürdürülebilir üretim yapacak yepyeni ve lider bir platform yaratmak. Yabancı ortaklarımız ile beraber bu hedefimize daha hızlı bir şekilde ulaşacağımıza inanıyorum. Her iki kurum ile imzaladığımız ortaklık sözleşmesi kapsamında büyüteceğimiz bu platforma, önümüzdeki dönemde Türkiye’den ve dünyadan yenilenebilir enerjiye yatırım yapan önemli şirketlerin ortak olmalarını sağlamayı hedefliyor ve istiyoruz.''

Enerji sektöründeki yatırımlarıyla bugüne kadar 237 megavat kurulu kapasite geliştirdiklerini, bunun 26 megavatını daha önce bir Alman Private Equity fonuna sattıklarını hatırlatan Akın, ''Elimizdeki 211 megavatlık kurulu kapasiteye son dönemde güneş projelerini de ekledik. Önümüzdeki dönemde bu alandaki yatırımlarımızı artırarak ve rüzgar ile çeşitlendirerek portföyümüzü büyütmeyi hedefliyoruz. Ayrıca, portföyümüze eklemek üzere baz yük olarak değerlendirilen Jeotermal Enerji Santralleri (JES) ve su depolama kapasitesine sahip baraj tipi HES projeleri ile de ilgileniyoruz.'' şeklinde konuştu.

Akın, EBRD ve IFC ile yapılan ortaklık kapsamında oluşturulacak 200 milyon dolarlık kaynak ve şirketin sağlayacağı proje finansmanları ile yaklaşık bin megavat kurulu güce ulaşmayı hedeflediklerini, böylelikle Türkiye enerji sektörüne birkaç yıl içinde ortaklarıyla beraber 1 milyar dolar yatırım yapacaklarını bildirdi.

Mevcut yenilenebilir enerji portföyü için 2007 yılından bugüne kadar yaklaşık 615 milyon dolar yatırım yaptıklarını belirten Akın, "Bunun 600 milyon dolarlık bölümünü HES portföyümüz için gerçekleştirdik. Geriye kalan kısmı ise GES ve RES portföyümüz için yapılan yatırımları kapsıyor.'' dedi.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×