Ordu Büyükşehir Belediyesi İftarı

- Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş: - "Türkiye'yi kimse, hangi siyasi manevrayı yaparsa yapsın, asla ve asla hizaya sokamayacak, Türkiye'ye ayar veremeyecek, Türkiye’ye istikamet gösteremeyecektir" - "Onlar bu coğrafyanın ne Kürt'ünden ne Türk'ünden ne Müslümanından ne de başka bir etnik yapısından hoşlanmazlar. Onların derdi Türkiye'ye diz çöktürmek, Türkiye'yi hizaya getirmektir. Boşuna uğraşırlar. Artık Türkiye, oradan gelecek bir söz ile sözlerini kontrol edecek, hizaya çekilecek bir Türkiye değildir" - "Hangi parlamento, ne kararı alırsa alsın, bu aziz millet bildiği istikamette yürümeye devam edecektir” - "Hiçbiriniz endişe etmeyin ki bu terör belasını, arkasında kim olursa olsun, hangi güçler durursa dursun, nihayetinde yeneceğiz ve terör belasını Türkiye’den kazıyacağız" - "Asla asırlarca etnik farklılıklarımızı ayrılık vesilesi olarak görmedik. Tam tersine, etnik ayrılıklarımızı gücümüz, kuvvetimiz olarak bildik"

Ordu Büyükşehir Belediyesi İftarı

İSTANBUL (AA) - Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Türkiye'yi kimse, hangi siyasi manevrayı yaparsa yapsın, asla ve asla hizaya sokamayacak, Türkiye'ye ayar veremeyecek, Türkiye’ye istikamet gösteremeyecektir." dedi.

İstanbul’da yaşayan Ordulular, Ordu Büyükşehir Belediyesinin Yenikapı Meydanında verdiği iftarda bir araya geldi.

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, iftar programında yaptığı konuşmada, bu ramazanın da güzel bir şekilde geçtiğini, ancak ramazanı güven, huzur içinde geçiremeyen on binlerce, milyonlarca hatta on milyonlarca Müslümanın varlığından söz etmenin mümkün olduğunu ifade etti.

Bugün dünyanın birçok yerinde Müslüman ülkelerin iç karışıklıklar, çatışmalar ve terörün tehdidi altında ramazanı idrak ettiğini belirten Kurtulmuş, en kısa zamanda bütün İslam coğrafyasında yaşanan bu acılar, sıkıntılar, zulümler, ve baskıların son bulması, Müslümanların başları dik bir şekilde nice ramazanlara ve bayramlara kavuşması temennisinde bulundu.

Ramazanın Türkiye'de de huzur ve esenlik içinde geçmesine mani olmak isteyenlerin bulunduğunu dile getiren Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İslam dünyasının, coğrafyamızın amiral gemisi olarak Türkiye’nin daha güçlü bir şekilde, esenlik içinde yoluna devam etmesinden rahatsızlık duyanlar var. Onların da bu ramazan ayında nasıl ortalığı kana buladıklarını hep beraber ibretle izledik. Daha ramazanın ilk günlerinde İstanbul Vezneciler’de, vatandaşlarımız ve polislerimizi şehit eden hain saldırıyı gördük. Türkiye, bir ateş çemberinin içinde. Türkiye'nin yaşadıkları, tesadüfen yaşanan işler değildir. Birileri bir asır evvel yarım kalmış olan hesabı tamamlamak ve bu aziz milleti yeniden sıkıntıların içerisine sokmaya çalışıyorlar. Onun için dört koldan herkes faaliyete geçmiş, yeniden güçlü ve büyük Türkiye’nin oluşmasını önlemek için ellerinden gelen her türlü gayreti ortaya koyuyorlar. Bir taraftan terörü kullanıyorlar, bir taraftan siyasi araçlarını kullanıyorlar, bir taraftan uluslararası alanda Türkiye’ye karşı birtakım baskıları gündeme getiriyorlar."

Terör örgütlerinin, geçen sene 22 Temmuz’dan bu yana yapmış oldukları terör faaliyetlerini tek başına yürütmediğini dile getiren Kurtulmuş, "Arkasında askeri, istihbari, ekonomik ve lojistik nice desteklerin olduğunu biliyoruz. Onlarla birlikte bu ülkeyi huzursuz etmek, bu ülkenin insanlarının gönüllerini yaralamak, bu ülkenin insanlarının bilinçlerini bulandırmak istiyorlar. Ama onlara verilen en güzel cevap, iftar sofralarında Türkiyemizin, değerli aziz milletimizin verdiği cevaptır. Hiçbiriniz endişe etmeyin ki bu terör belasını, arkasında kim olursa olsun, hangi güçler durursa dursun, nihayetinde yeneceğiz ve terör belasını Türkiye’den kazıyacağız." ifadesini kullandı.


- "Türkiye o dönemleri geride bıraktı"

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, birilerinin terörle Türkiye'yi terbiye etmek istediğini belirterek, şöyle konuştu:

"Birileri ise siyasi anlamda Türkiye’yi terbiye etmek istiyor. Geçenlerde Alman Parlamentosu’nda bundan bir asır evvel Anadolu coğrafyasında yaşanmış olan olayları bahane edenler, Türkiye’ye karşı sözde soykırım tasarısını onayladılar. Geçin bu işleri. Daha evvel nice parlamentolarda böyle yasalar gündeme geldi. Her 24 Nisan’da 'acaba ne diyecekler? Amerikan Parlamentosu’nda ne denecek?', 'Sözde soykırım tasarısı' mı diyecekler? 'Büyük acı' mı diyecekler? Hep bunları konuşuyorduk. Şimdi Türkiye o dönemleri geride bıraktı. Hangi parlamento, ne kararı alırsa alsın, bu aziz millet bildiği istikamette yürümeye devam edecektir. Sanmayın ki Alman Parlamentosu’ndaki sayın parlamenterler bu oyları verirken, bir asır evvel bu coğrafyada yaşananlardan, bu coğrafyada o zamanlar Osmanlı vatandaşı olan Ermenilerin ve Müslüman Türklerin, Müslüman Kürtlerin birlikte yaşadıklarından, sanmayın ki zerre miktar üzüntü duyuyorlar. Onların derdi bu coğrafyanın insanları değildir. Onlar bu coğrafyanın ne Kürt'ünden ne Türk'ünden ne Müslümanından ne de başka bir etnik yapısından hoşlanmazlar.

Onların derdi Türkiye'ye diz çöktürmek, Türkiye'yi hizaya getirmektir. Boşuna uğraşırlar. Artık Türkiye, oradan gelecek bir söz ile sözlerini kontrol edecek, hizaya çekilecek bir Türkiye değildir. Türkiye’yi kimse, hangi siyasi manevrayı yaparsa yapsın, asla ve asla hizaya sokamayacak, Türkiye’ye ayar veremeyecek, Türkiye’ye istikamet gösteremeyecektir. Bu milletin yönü kendi tarihidir, kültürüdür, medeniyetidir, geçmişidir ve inşallah millet, bütün bu geçmişimizden aldığı ilhamla, çok aydınlık bir geleceğe doğru yürümeye devam etmektedir."

Türkiye'nin yolunun açık olduğunu, Türkiye'nin yeniden güçlü ve büyük Türkiye olarak yoluna devam edeceğini vurgulayan Kurtulmuş, "Derlenip toparlandıkça Türkiye, siyasi ve ekonomik istikrarıyla yol almaya devam ettikçe birileri üzülecek, bozulacak, bundan rahatsızlık duyacak. İstedikleri kadar duysunlar." dedi.


- "Biz koskoca Osmanlı cihan devletinin özetiyiz"

Numan Kurtulmuş, millet bir oldukça, diri oldukça, iri oldukça, kimsenin karşısında hizaya girmeyen bu tavrını sürdürdükçe, Allah’tan başkasının karşısında rükuya ve secdeye eğilmemeye devam ettikçe kimsenin zarar veremeyeceğini söyledi.

Bütün bu oyunları oynayanların da Türkiye'nin bölünmesinin mümkün olmadığını bildiğini ifade eden Kurtulmuş, milletin böyle bir şeye müsaade etmeyeceğini belirtti. Esas istenenin, insanların zihinlerini ve gönüllerini bölmek olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Biz koskoca Osmanlı cihan devletinin özetiyiz. Şu anda 780 bin kilometrekareye sıkışıp kaldın ama burada Osmanlı cihan devletinde ne varsa, hepsi var. Türkler, Kürtler, Araplar, Çerkezler, Gürcüler, Lazlar, Sünniler, Aleviler, bütün unsurlar burada. Şu an yaşayan 80 milyon vatandaşımızın içinde gayrimüslim azınlıklarımız da var. Asla asırlarca etnik farklılıklarımızı ayrılık vesilesi olarak görmedik. Tam tersine, etnik ayrılıklarımızı gücümüz, kuvvetimiz olarak bildik. Mezhebimizin, meşrebimizin farklı olmasını asla ayrılık vesilesi yapmadık. Şu coğrafyada, şu güzel İstanbul'da yaşayan gayrimüslim azınlıklar bile kendilerini öteki olarak hissetmedi. Onlarla aynı coğrafyanın ve aynı tarihin paydaşları olarak asırlarca yaşadık. Şimdi oyunun esası burasıdır, bu memlekette yaşayan Türk'ü Kürt'ten, Alevi'yi Sünni'den ayırmak istiyorlar. Buna karşı uyanık olacağız, hep beraber bütün unsurlarımızla, bu farklılıklarımızı zenginlik olarak kabul edip bir olacağız, birlikte olacağız ve ileri doğru koşar adımlarla yürüyeceğiz. Eğer gönüllerimizin ve zihinlerimizin ayrışmasına müsaade etmezsek, hepsinin hesapları ters yüz olacak, hepsi hesaplarından vazgeçeceklerdir."

İftar programına, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz da katıldı.

Programda dualar okundu, sema gösterisi sunuldu.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×