ÖNDER İmam Hatip Gençlik Buluşması

- Cumhurbaşkanı Erdoğan: (2) - "Dünyada bütün oyunlar, halkı Müslüman olan ülkelerde oynanıyor. Bakıyorsunuz 'Allahuekber' diyerek öldüren Müslüman, aynı şekilde 'Allahuekber' diyerek ölen de Müslüman. Böyle bir durum olabilir mi? İstisnalar hariç. Canlı bomba eyleminde kendini patlatan sözde Müslüman, o patlamada ölenler yine Müslüman." - "Peki bu okulları (imam hatip okulları) kapatmak için her yola başvuranlara ne oldu derseniz? Evet, onlar tedavülden kaldırılıp tarihin tozlu raflarına havale edildiler. İmam hatip gençliği ise işte burada, hamdolsun dimdik ayakta."

ÖNDER İmam Hatip Gençlik Buluşması

İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dünyada bütün oyunların halkı Müslüman olan ülkelerde oynandığını belirterek, "Bakıyorsunuz 'Allahuekber' diyerek öldüren Müslüman, aynı şekilde 'Allahuekber' diyerek ölen de Müslüman. Böyle bir durum olabilir mi? İstisnalar hariç. Canlı bomba eyleminde kendini patlatan sözde Müslüman, o patlamada ölenler yine Müslüman." dedi.

Erdoğan, Sinan Erdem Spor Salonu'nda ÖNDER İmam Hatip Gençlik Buluşması'ndaki konuşmasında, 28 Şubat döneminde "boğulmak istenen", öğrenci sayıları 600 binden 60 bine indirilen imam hatip neslinin, şu anda kolejlerle yarıştığını kaydetti.

İmam hatip okullarına mecbur kalan veya mecbur bırakılan değil, kendisine iyi bir gelecek hazırlamak ve bunu inancına, kültürüne, tarihine, medeniyetine sahip çıkarak yapmak isteyen gençlerin gittiğini anlatan Erdoğan, 60 bine düşen imam hatip okulları öğrenci sayısının, bu yıl itibarıyla 1 milyon 207 bine ulaştığını kaydetti.

Erdoğan, "Peki bu okulları kapatmak için her yola başvuranlara ne oldu derseniz? Evet, onlar tedavülden kaldırılıp tarihin tozlu raflarına havale edildiler. İmam hatip gençliği ise işte burada, hamdolsun dimdik ayakta." diye konuştu.

İmam hatip neslinden bir isteği olduğunu dile getiren Erdoğan, "İtikadınızdan şüphem yok, ibadetinizde, muamelatınızda, ahlak anlayışınızda örnek bir gençlik olarak sizleri görüyorum. Böyle olmalısınız. Böyle olmazsanız o zaman anneleriniz, babalarınız, biz büyükleriniz de buna çok ama çok üzülürüz." ifadelerini kullandı.

- "Niçin mezhep aidiyetimiz, Müslüman kimliğimizin önüne geçiyor?"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dünyanın her yerinde Müslümanların ciddi sıkıntılarla, krizlerle, baskılarla karşı karşıya olduğunu belirterek, asıl acı kısmın, "Zulümlerin çoğunu, Müslümanların kendi kendilerine yapmaları" olduğunu söyledi.

Dün Hırvatistan'a bir resmi ziyaret gerçekleştirdiğini, İslam'ın resmi din olarak kabulünün 100. yıl dönümü törenlerine katıldığını, önceki gün Azerbaycan'da Medeniyetler İttifakı toplantısında yer aldığını hatırlatan Erdoğan, merhum Turgut Özal'dan sonra Hırvatistan'a giden ilk Türk devlet adamı olduğunu bildirdi.

Erdoğan, Hırvatistan'da 65 bin Müslüman bulunduğunu, ancak dünkü toplantıya 50 farklı ülkeden Müslüman dini liderlerin geldiğini kaydederek, "Çok duygulu bir toplantı oldu. Hepsi dertli. Onlarla orada Cumhurbaşkanı olarak benim yanımda sadece Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Bakir İzzetbegovic vardı. Birer konuşma yaptık. Tabii gündem ağırlıklı olarak terördü. Dünyada bütün oyunlar, halkı Müslüman olan ülkelerde oynanıyor. Bakıyorsunuz 'Allahuekber' diyerek öldüren Müslüman, aynı şekilde 'Allahuekber' diyerek ölen de Müslüman. Böyle bir durum olabilir mi? İstisnalar hariç. Canlı bomba eyleminde kendini patlatan sözde Müslüman, o patlamada ölenler yine Müslüman." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin İslam İşbirliği Teşkilatı dönem başkanı olduğunu anımsatarak, toplantıdaki konuşmasında 3 fitneye dikkati çektiğine değinen Erdoğan, şunları söyledi:

"Mezhepçilik fitnesi, İslam dünyasının içinde şu anda bizi ciddi manada yaralıyor. Şia mezhep olmaktan çıkmış adeta din gibi değerlendiriliyor. Aynı şekilde Sünnilik, bazı yerlerde bakıyorsunuz adeta din gibi değerlendiriliyor. Samimi Sünni bir Müslüman asla Sünniliği zaten bir din olarak görmez ama inanıyorum ki samimi bir Şii Müslüman da Şiiliği din olarak görmez. Fakat bu çatışma niye? Bu çarpışma niye? Bizim bu mezheplerin üstünde bir dinimiz var, İslam. İslam'dan başka bir şey tanımıyoruz. Müslüman olduğumuza göre Suriye'de, 500 bini aşkın Müslümanı öldüren, devlet terörü estiren bir Esed'e sahip olan acaba ne adına sahip oluyor? Ben buna cevap arıyorum. Allah'ın varlığına ve birliğine inanmak, Hazreti Muhammed Aleyhissalatu Vesselam, onun kulu ve resulü olduğunu kabul etmek, bizim imanımızın gereğidir. Bunu dil ile ikrar edip, kalp ile tasdik eden bir kişinin taşıdığı diğer sıfatların bir önemi olabilir mi? Bizim Şiilik diye bir dinimiz var mı? Bizim Sünnilik diye, hatta 'şu cemaat, bu tarikat' diye bir dinimiz var mı? Elbette hayır. Öyleyse bu kinin, bu öfkenin, bu düşmanlığın sebebi ne? Niçin mezhep aidiyetimiz, Müslüman kimliğimizin önüne geçiyor? Bunun iyi düşünmemiz lazım."

(Sürecek)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×