Okul birincisi Suriyeli Rahaf'ın okuma azmi

- Suriye'deki savaştan kaçarak üç yıl önce ailesiyle Konya'ya yerleşen Rahaf Katoua, kısa sürede Türkçeyi öğrenerek okulunda elde ettiği başarı ve okuma azmiyle dikkati çekiyor - Lisede ilk yıl takdir alan, iki yıldır da okul birincisi olan Rahaf, doktorluk hayali kuruyor - Ülkesinde de okul birincisi olan Rahaf: - "Dilini hiç bilmediğimiz bir ülkeye geliyorduk. İllaki zorluklarla karşılaşacaktık ama düşündüğümüz gibi olmadı. Türkiye bize kucak açtı. Arkadaşlarımız, komşularımız, hepsi bize destek oldu"

 Okul birincisi Suriyeli Rahaf'ın okuma azmi

KONYA (AA) - AYŞE ŞENSOY - Suriye'deki savaştan kaçarak üç yıl önce ailesiyle Konya'ya yerleşen 16 yaşındaki Rahaf Katoua, eğitim hayatındaki azmi ve başarısıyla adından söz ettiriyor.

Suriye'de savaşın başlamasıyla zor günler geçiren Katoua ailesi, rejim güçlerince hapse atılan baba Samer'in eve döneceği günü beklerken, hapiste bulunduğu süre zarfında gördüğü işkenceler nedeniyle tedavi için Türkiye'ye gönderildiği bilgisine ulaştı.

Bunun üzerine aile, baba Samer Katoua'ya ulaşmak amacıyla girişimde bulundu ve iletişim kuruldu. Baba Katoua tedavisi sonrası, Suriye'de kalan eşi ile iki kızının 3 yıl önce Konya'ya gelmesini sağladı.

Katoua ailesinin 16 yaşındaki kızları Rahaf da Türkiye'de ailesiyle yeni bir sayfa açıp Konya'nın Karatay ilçesindeki Mehmet Zahid Kotku Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde eğitime başladı.

Suriye'de devamlı okul birincisi olan Rahaf, kısa zamanda öğrendiği Türkçe ile okulunda da en başarılı öğrenciler arasında yer aldı.

Lise üçüncü sınıf öğrencisi olan ve her dönem aldığı takdirle kısa sürede okul birinciliğine yerleşen Rahaf, hem okulun hem de ailesinin gurur kaynağı oldu.

Aynı zamanda hafız da olan Rahaf, şimdi üniversite sınavında derece yaparak hayalini kurduğu tıp fakültesinde okumak istiyor.

- "İlk gördüğünde 'Okula devam ettiniz mi?' diye sordu"

Rahaf, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ülkesindeki mutlu ve huzurlu hayatının savaşla bir anda kabusa döndüğünü söyledi.

Her gün bomba sesiyle uyandıklarını belirten Rahaf, tutuklanan babasının eve dönmemesiyle daha zor günler geçirmeye başladıklarını ifade etti.

Uzun süre babasının hayatta olup olmadığından habersiz yaşadıklarını anlatan Rahaf, şöyle devam etti:

"İki yıl babamdan ayrı kaldık. İşkence görmüş, tedavi için Konya'ya gelmiş. Sonra bizi de yanına aldırdı. Bizi ilk gördüğünde 'Okulunuza devam ettiniz mi?' diye sordu. Annem ve babam her zaman bizim başarılı olmamız için çabaladı. Suriye'de okul birincisiydim. Dilini hiç bilmediğim için eğitim anlamında burada endişelerim vardı. Annem ve babamın ilk işi bizi okula yazdırmak oldu. İlk yıl Türkçeyi hem hocalarımın desteğiyle hem de evde kardeşimle sözlükten kelime yarışı yaparak öğrendim. İlk yıldan beri hep takdir aldım, geçen yıl ve bu yıl da okul birincisi oldum. İnşallah üniversite sınavını kazanıp İstanbul Üniversitesi ya da Hacettepe Üniversitesi'nde tıp okumak istiyorum."

Okulun yanı sıra hafız olan annesinin yardımıyla hafızlık eğitimine de devam ettiğini aktaran Rahaf, bir buçuk yılda Kur'an-ı Kerim'i ezberlediğini dile getirdi.

Rahaf, Türkiye'de kendisine yardımda bulunan herkese teşekkür ederek, "Dilini hiç bilmediğimiz bir ülkeye geliyorduk. İllaki zorluklarla karşılaşacaktık ama düşündüğümüz gibi olmadı. Türkiye bize kucak açtı. Arkadaşlarımız, komşularımız, hepsi bize destek oldu. Allah herkesten razı olsun. Hayalim Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu ile görüşmek. İkisini de çok seviyorum." diye konuştu.

- "Onunla gurur duyuyorum"

Anne Huda Katoua da hayatları boyunca kızlarının ilim öğrenmesi için gayret ettiklerini söyledi.

Eşi tutuklandığında, sınav zamanı olduğu için durumu kızlarına belli etmemeye çalıştığını anlatan Katoua, şunları kaydetti:

"Fakat her gün neden ağladığımı sorduklarında mecburen anlattım. Kızlarıma sürekli 'Eğer çok iyi yerlere gelirseniz babanız buna çok sevinir' derdim. Rahaf sürekli bana 'Anne babam gerçekten yaşıyor mu?' diye sorardı. Öğretmenleri, 'Babası yanında değilken, bu kadar zorluğa rağmen nasıl başarılı oluyor' diye şaşırıyorlardı. Türkiye'de ilk işim kızlarımı okula kaydettirmek oldu. Türkçe bilmiyordum ama sözlükle onlara yardım etmeye çalıştım. Aralarında yaptıkları ezberlerle bir ay sonra Türkçe konuşmaya başladılar. Öğretmenleri Türkçeyi bu kadar çabuk öğrenmelerine şaşırıyordu. Kızlarım üç yıl boyunca sürekli takdir getirdi. Rahaf çok şükür şu anda okul birincisi. Onunla gurur duyuyorum. Bize verdiği destekten dolayı Türkiye'ye çok teşekkür ediyorum."

- "Müslümanların kardeşliği açısından önemli bir örnek"

Rahaf'ın sınıf öğretmeni Sena Özcan da öğrencisinin derslerindeki başarısı, uyumu ve azmi ile dikkati çektiğinin altını çizdi.

Rahaf'ın daima bir şeyler öğrenme çabasında olduğunu ifade eden Özcan, "Sürekli Türkçe romanlar okuyor. Arkadaşları kadar güzel kompozisyon yazıyor. Arkadaşları ve öğretmenleri tarafından çok sevilen bir öğrenci. Rahaf, Müslümanların kardeşliği açısından çok önemli bir örnek teşkil ediyor. Burada hem Türk kültürünü öğreniyor hem de arkadaşlarına kendi kültürünü öğretiyor. Bize de yeni ufuklar açıyor." dedi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×