OHAL kararı alınması

- TBMM Adalet Komisyonu Başkanı İyimaya: - "Vatandaşların emin olması gerekir, vatandaşlarımızın aleyhine değil, lehinedir" - Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Malkoç: - "Olağanüstü hal ile sıkıyönetimin birbirine karıştırılmaması gerekir. Olağanüstü halde hak ve özgürlüklerde herhangi bir kısıtlama olmaz. Vatandaşların çalışmalarında, siyasi, sosyal faaliyetlerinde herhangi bir değişiklik olmaz. Bireysel hak ve özgürlüklerde bir daralmanın olması söz konusu değildir"

OHAL kararı alınması

ANKARA (AA) - ENES KAPLAN - İLHAN TOPRAK - TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya, olağanüstü hal (OHAL) kararına ilişkin, "Vatandaşların emin olması gerekir, vatandaşlarımızın aleyhine değil, lehinedir." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan OHAL kararına ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulunan İyimaya, OHAL'in anayasal ve demokratik bir yönetim süreci olduğunu söyledi.

OHAL'in, kamu düzeninin sağlanması veya olası tehlikelere karşı toplum yararının sürdürülmesi için yürütmenin yetkisinin, özellikle takdir yetkisinin daha fazla genişletilmesi anlamına geldiğini anlatan İyimaya, "Bunun tamamlayıcı bir anlamı da olağan yönetim dönemindekinin aksine kimi özgürlüklerinin sınırlandırılabilmesidir. Olağanüstü hal yönetimi, demokratik dünyalarda var olan bir yönetimdir ve onun da rejim standartları vardır." ifadelerini kullandı.

İyimaya, konunun Anayasa'nın 120. maddesinde düzenlendiğine işaret ederek, "Milli Güvenlik Kurulunun tavsiye kararı üzerine cumhurbaşkanı başkanlığında yapılan Bakanlar Kurulu tarafından karara bağlanması ve ilan edilmesi, bu işin idari işlem tarafıdır. Ayrıca, yine ek olarak bu ilan edilen kararın yasama organı tarafından onaylanmış olması lazımdır. Bir hükümet tezkeresiyle bu karar Meclis'e gelecek, müzakere edilecek ve onaylanacaktır." diye konuştu.

Bu dönemde kanun hükmünde kararnameler çıkarılabileceğine dikkati çeken İyimaya, şunları kaydetti:

"Olağanüstü hal kararnamesi, olağanüstü halin çıkarılmasına neden olan sebepler ne ise o konuda çıkarılacaktır. Bu konulardaki kararnamede kimi özgürlüklerin kullanılması sınırlandırılabilir. Bütün kanun hükmündeki kararnameler, Anayasa Mahkemesinin denetimindedir. Denetlenmeyen, Anayasa Mahkemesine götürülmeyen bir kararname yok. Sadece anayasamız yönetimin türü ve bilhassa kamu düzeninin sağlanmasına yönelik olması karşısında bu konuda anayasa yargısına başvurma yasağını uygun görmüştür."

OHAL'in, demokrasiye, temel hak ve hürriyetlere, anayasal düzene yönelik tehlikelerin bertarafı için normal idarenin işleyişinde alınamayacak önlemlerin alınabilmesini mümkün kıldığını vurgulayan İyimaya, "Vatandaşların emin olması gerekir, vatandaşlarımızın aleyhine değil, lehinedir." dedi.

- "Olağanüstü hal ile sıkıyönetimin birbirine karıştırılmaması gerekir"

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Şeref Malkoç da OHAL'in ihtiyaç halinde hükümetlerin başvuracağı bir metot olduğunu söyledi.

Malkoç, şunları dile getirdi:

"Olağanüstü hal ile sıkıyönetimin birbirine karıştırılmaması gerekir. Olağanüstü halde hak ve özgürlüklerde herhangi bir kısıtlama olmaz. Vatandaşların çalışmalarında, siyasi, sosyal faaliyetlerinde herhangi bir değişiklik olmaz. Bireysel hak ve özgürlüklerde bir daralmanın olması söz konusu değildir ancak olağanüstü hali gerektiren Türkiye'deki gibi Fetullah Terör Örgütü mensuplarının, bu darbecilerin, milletin geleceğini gasbetmeye çalışan, hak ve hukuk tanımaz insanların başta Türk Silahlı Kuvvetlerinden tasfiyesi olmak üzere, devletin diğer kurumlarından tasfiyesi için yapılması gereken hukuki ve siyasi çalışmalardır."

OHAL'in, uluslararası hukuk açısından tanınan bir çalışma olduğunu belirten Malkoç, bunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 15. maddesinde düzenlendiği bilgisini paylaştı.

Hükümetlerin vatandaşların hak, özgürlük ve can güvenliklerini korumak için OHAL ilan edebileceğine dikkati çeken Malkoç, Fransa'da da yaklaşık bir yıldır olağanüstü hal uygulandığını anımsattı.

Malkoç, "Hiç kimsenin endişesi olmasın, insanımızın günlük hayatında, yaşantısında herhangi bir değişiklik olmayacak, yalnız milletin canına, demokrasisine, geleceğine kasteden bu hukuk tanımaz Fetullahçı Terör Örgütü mensuplarına karşı hükümetin ve devletin yapacağı çalışmadır bu. Olağanüstü hal millete karşı değil, devlete karşı isyan edenlere, Anayasa'yı çiğneyenlere karşı uygulanacaktır." diye konuştu.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×