Numan Kurtulmuş canlı yayına katıldı

- Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş: (3) -"(Belediyelere kayyum atanması) Vatandaşın belediye hizmetlerini yapsın diye seçtiği belediyelerin arabalarıyla hendeklere bomba ve hafriyat taşıması demokrasi değildir. Buna en fazla karşı çıkan da bu partiye oy verip 'bana belediye hizmeti yap' diye seçen partinin seçmenleridir" -"Bir senedir her vesileyle Türkiye'ye karşı tuzak hazırlayıp, terör örgütü elemanlarına yardım ederseniz kusura bakmayın bunun adı belediyecilik olmaz, bunun adı başka bir şeydir. Bu bölgede hendeklerden, çukurlardan, bombalardan, tuzaklardan en fazla zarar gören Kürt halkı, Kürt kardeşlerimizdir. Bu epeydir gündemimizde olan bir meseleydi. Terör örgütüne yardım ve yataklığa açık olan olan belediyelerle ilgili böyle bir karar alındı" -"(Adil Öksüz'ün serbest bırakılması) Böylesine önemli bir kişinin, sabaha kadar darbenin başında nöbetçi olarak duran bir kişinin, orada mahkeme tarafından salıverilmesi hiçbir şekilde normal kabul edilebilecek bir şey değildir" -" İslami geleneği kapatır, bizden olanlar ve olmayanlar diye ayırırsanız, dini düşünce ve geleneği gizli hale getirirseniz o zaman ortaya FETÖ tipi paralel örgütler çıkar. Şimdi neyi, nerede kaybettik de böyle kapalı örgütler Türkiye'de din adına at koşturur hale geldiler? Bunların da gerçekten elden geçirilmesi lazım"

Numan Kurtulmuş canlı yayına katıldı

İSTANBUL (AA) - Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, belediyelere kayyum atanmasına ilişkin, "Vatandaşın belediye hizmetlerini yapsın diye seçtiği belediyelerin arabalarıyla hendeklere bomba ve hafriyat taşıması demokrasi değildir. Buna en fazla karşı çıkan da bu partiye oy verip 'bana belediye hizmeti yap' diye seçen partinin seçmenleridir." dedi.

Kurtulmuş, CNN Türk'te gazeteci Şirin Payzın'ın sunduğu "Ne Oluyor" programına katıldı.

Kanun Hükmünde Kararnamelerin (KHK) Parlamento tarafından da onaylanarak yürürlüğe girdiğini vurgulayan Kurtulmuş, bu kararnamelerin tek amacının FETÖ yapılanmasını sonlandırmak olduğunu söyledi.

Numan Kurtulmuş, KHK'larla ilgili Parlamentodaki üç partinin ittifakının söz konusu olduğunun altını çizerek, "Eğer bu KHK'larla açığa alınmalar dolayısıyla yanlışlıklar varsa bunları da samimiyetle düzelteceğimizi ifade ediyoruz. Muhalefetten bu anlamda gelen teklifler de değerlendirmeye alınıyor. Burada kriter kimseye haksızlık yapılmaması. Bunu da yapabilirsek bu mücadeleyi etkin bir şekilde sürdürürüz." ifadesini kullandı.

Açığa alınan öğretmenlerle ilgili takip edilecek sürece de değinen Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Türkiye'de çok sayıda yetişmiş insanımız var. Çok sayıda atamasını bekleyen öğretmen var. Dolayısıyla eğitim alanında hiçbir boşluk olmayacak. Milli Eğitim Bakanlığımız bu konuyla ilgili çalışmayı yapmıştır. Okullarımızda öğretmen açığı olmaz. Türkiye'de en zor şartlarda bile telafi eğitimi yapılarak, öğrencilerimizi TEOG gibi sınavlarda mağdur etmeyecek düzenlemeler yapıldı. Dolayısıyla burada da bir boşluk olmaz, Milli Eğitim Bakanlığımız gerekli öğretmen kadrolarını süratle doldurur.

Türkiye geçen yıl Suruç saldırısı ile yeni bir döneme girdi. Suruç saldırısından sonra eş zamanlı olarak üç terör örgütü bir yıl boyunca, hala devam ediyorlar Türkiye'ye saldırılarına. DAEŞ, PKK, DHKP-C ve başka irili ufaklı terör örgütleri Türkiye'ye karşı terör saldırılarında bulundu. Buna son olarak FETÖ'yü de koyabilirsiniz. Onlar da bu anlamda bir darbeyle bu terör örgütlerinin hepsinin yapamadığını en üst düzeyde yapmaya gayret etti. Türkiye zaten kendisine karşı açılmış olan bir savaşa karşı mücadele ediyor. Bu savaşın içinde PKK, DAEŞ ve FETÖ de var. Çok açık bir şekilde, bütün terör örgütleri, bütün güçleriyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin varlığını yok etmek, vatandaşımıza hayatı zindan etmek ve demokrasiyi rafa kaldırmak için mücadele ediyor. Biz de eş zamanlı olarak bu mücadeleyi sürdürmek zorundayız. Zor mudur? Zordur. Her alanda mücadele vereceksiniz. Bir yandan FETÖ'nün hainlerini temizlemekle uğraşacaksınız, bir yandan PKK'nın toplumun içine koyduğu mayınları söküp atacaksınız. Bunu yaparken de 79 milyonun çok büyük bir kısmını demokratik kurallar, bir üst akıl içerisinde bu mücadelenin içinde bir taraf yapacaksınız, vatandan, milletten yana bir taraf yapacaksınız. Bu zor bir iş ama Türkiye bunu başarmak zorundadır. Geri adım atmadan eş zamanlı olarak bize saldıran herkese karış biz de mücadelemizi sürdüreceğiz."


- Belediyelere kayyum atanması

Belediyelere kayyum atanmasına ilişkin bir soru üzerine, Kurtulmuş, vatandaşın 'belediye hizmetlerini yapsın' diye seçtiği belediyelerin arabalarıyla hendeklere bomba ve hafriyat taşımasının demokrasi olmadığının altını çizerek, "Buna en fazla karış çıkan da bu partiye oy verip 'bana belediye hizmeti yap' diye seçen partinin seçmenleridir. Gidin bu ilçelerdeki vatandaşlara sorun. Vatandaşlar bunlardan şikayetçidir, zarar görmüştür. Bizim baştan beri HDP'lilere söylediğimiz şey şu; 'Şu kadar milyon insanın gücünü alarak seçilmiş partiler elbette bir güçtür. Bu kadar çok insanın oyunu alarak Parlamentoya gelmiş bir parti gerçekten millet için bir güçtür. Yeter ki, Türkiye'nin bu şansını çöp tenekesine atmayın. Siz milletin oylarıyla Parlamentoya belediyelere geldiniz, sizin göreviniz terör örgütüne yataklık etmek değildir. Sizin vazifeniz size oy veren seçmeninize hizmet etmek. Sizi oy vererek Parlamentoya gönderen vatandaşın sözcüsü olmaktır. Eğer bunu yapabilirseniz, yani dağın gölgesinden çıkar TBMM'de siyaset yapmayı başarırsanız, belediyeler olarak da yine dağın gölgesinden çıkarak vatandaşın istediği hizmetleri yapmayı başarırsanız millete ve Türkiye'ye hizmet etmiş olursunuz, Türkiye'nin barışına katkıda bulunmuş olursunuz. Bir senedir her vesileyle Türkiye'ye karşı tuzak hazırlayıp, terör örgütü elemanlarına yardım ederseniz, kusura bakmayın, bunun adı belediyecilik olmaz, bunun adı başka bir şeydir.' Bu bölgede hendeklerden, çukurlardan, bombalardan, tuzaklardan en fazla zarar gören Kürt halkı, Kürt kardeşlerimizdir. Bu epeydir gündemimizde olan bir meseleydi. Terör örgütünü yardım ve yataklığa açık olan olan belediyelerle ilgili böyle bir karar alındı." şeklinde konuştu.

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, darbeye kalkışanların yaptıklarının burunlarından fitil fitil getirileceğini vurgulayarak, Türkiye'nin ağır ceza mahkemelerinde herkesin hak ettiği cezayı alacağını söyledi.

Türkiye'nin bu süreci açık, şeffaf yargılamayla sürdüreceğini ifade eden Kurtulmuş, "Kimse öyle Yassıada falan gibi göndermeler yapmasın. Eğer bu herifler darbe yapsaydı o zaman onlar Yassıada mahkemeleri kurardı." dedi.


- "Çok sayıda başka kara kutular var"

Numan Kurtulmuş, Adil Öksüz'ün serbest bırakılmasına ilişkin soru üzerine, şunları söyledi:

"Şahsi kanaatim, herhangi bir şey bilmiyorum, vatandaş olarak bunu söylüyorum. Böylesine önemli bir kişinin, sabaha kadar darbenin başında nöbetçi olarak duran bir kişinin, orada mahkeme tarafından salıverilmesi hiçbir şekilde normal kabul edilebilecek bir şey değildir. Ondan sonraki süreç içerisinde, bu kişinin takip edilmemiş olması, 'nereye gitti, ne yaptı, ne etti?' bu da normal kabul edilebilecek bir süreç değildir. Benim kanaatim, yine bunu vatandaş olarak söylüyorum, benim kanaatim Adil Öksüz'ün bu darbenin kara kutularından sadece birisi olduğu yönündedir. Henüz ortaya çıkmamış, çıkarılmamış, başka ne kadardır sayıları bilmiyorum ama başka kara kutuların da olduğunu ve Adil Öksüz'ün en önemlilerinden birisi olduğunu ama en az Adil Öksüz kadar önemli başka kara kutular olabilmesinin mümkün olduğunu düşünüyorum.

Çünkü çok kapsamlı bir süreç bu. Her şeyi çok detaylı hesaplamışlar. Çok sayıda başka kara kutular var, bunların üzerinde yoğunlaşmak lazım. Siyasi ayakları var mı bu işin? Bunlarla ilgili araştırmaların yapılması lazım. Hala devletin içinden belli yerlerden korunma imkanları var mı? Bunların üzerine gidilmesi lazım. Bunu bir paranoyaya da dönüştürmeden, varsa kara kutuların hepsinin üzerine gidilmesinin en doğrusu kanaatindeyim."

Türkiye'nin çok ciddi bir badireden geçtiğini aktaran Kurtulmuş, "Bu badire sadece Türkiye'nin yönetiminin değiştirilmesi badiresi değildi. Bu badire Sayın Cumhurbaşkanımızı eğer bulsalardı onu şehit ederek süreci başlatacakları çok net görünüyor. Ondan sonra kimi bulsa infaz edecekler, tutuklayacaklar. Arkasından Türkiye'yi bir iç savaşa ve bu uzun iç savaş sonunda Türkiye'yi işgale doğru sürükleyeceklerdi. Bu kadar önemli bir konuda Türkiye, milletin desteği, cesareti, siyasetin ve medyanın birlikte hareket etmesiyle bir belayı saldık, kenetlendik ve yolumuza devam ediyoruz. Şimdi bu kenetlenme ruhumuzu hiç bozmayacağız ama bunu yaparken de bu ihanet şebekesinin içinde kim ne şekilde yer aldıysa bunları da bulup, ortaya çıkaracağız. Bunun hesabını soracağız.Türkiye bununla yükümlüdür. Bu milli birliğin ve dayanışmanın doğal gereğidir. Şehitlerimizin mücadelesinin doğal gereğidir." diye konuştu.


- "Bunlarla ilişkisi olmuş herkes yaptığının bedelini ödeyecek"

Numan Kurtulmuş, öncelikli vazifelerinin kamunun FETÖ'cülerden temizlenmesi olduğunu vurgulayarak, bunu yapmak zorunda olduklarını ve kamunun bir daha paralel bir düşünce içerisinde yer alan kişilere teslim edilemeyeceğini belirtti.

Gerçekten hak edenlerin gerekli cezalarla karşı karşı kalacaklarından şüpheleri olmadığını ifade eden Kurtulmuş, "Kızıldeniz yarıldıktan sonra tövbe etmenin bir anlamı yok. Bu anlamda herkes yaptığının karşılığını görecek. Türkiye zengin bir ülke, insanlar ticaret ya da başka şeyler yapabilirler, illa devlet, kamu içinde olacak diye bir şey yok. Ama bunlarla bir şekilde ilişkisi olmuş herkes yaptığının bedelini ödeyecek." diye konuştu.

Kurtulmuş, FETÖ'nün darbe girişiminin dindarlığa ve inançlara vurulmuş bir darbe olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Çok kolay kolay atlatılacak bir toplumsal travma da değildir. Biz yeni Müslüman olmuş bir millet değiliz. Bu toprakların Müslüman geleneğinin çok temel özelliklerinden bir tanesi açık olmasıdır. Mesela bunlardan biri olan dergahların kapısı herkese açıktır. Sadece zulmedene karşı tavır alınır. Medreselerimiz, camilerimiz gelene de gidene de açıktır. Kimseye zorlama yoktur. İslami geleneği kapatır, bizden olanlar ve olmayanlar diye ayırırsanız, dini düşünce ve geleneği gizli hale getirirseniz o zaman ortaya FETÖ tipi paralel örgütler çıkar. Şimdi neyi, nerede kaybettik de böyle kapalı örgütler Türkiye'de din adına at koşturur hale geldiler? Bunların da gerçekten elden geçirilmesi lazım. Kapalı bir örgütlenmeyle devleti ele geçirmek histerisine sahip olmayanlar korkmasın, çekinmesin. 'Devleti ben yöneteceğim' iddiası olmayan cemaatin ürkmemesi ve korkmaması lazım. Zaten onlar faaliyetlerini yerine getirebiliyorlar. Karşı olduğumuz şey dini bir grup olmayabilir, seküler bir grup da olabilir. Geçmişte olmadı mı Türkiye'de? Seküler grup, devletin birçok kademesini ele geçirdi. Üniversiteye geçmek için o grupla irtibatlı olmak gerekiyordu. Dindar ya da seküler, devlet, sadece bir tek grubun eline verilemeyecek kadar büyük bir yapıdır. Devlet, milletin organıdır. 79 milyonda ne varsa onların hepsi devletin içinde olacaktır. Böylesine açık ve şeffaf bir yönetimi ortaya koymak da boynumuzun borcudur."


- Yaz saati uygulaması

Numan Kurtulmuş, son 2,5-3 yıldır emniyet ve yargıdaki temizlikler yapılmasaydı bu darbenin başarılı olacağını, daha darbe gecesi vatansever savcıların darbe yapanlarla ilgili soruşturma başlattığını dile getirerek, Türkiye'nin her yerinin kendileri için önemli olduğunu ve nerede devleti ele geçirmeye çalışan FETÖ eşkıyaları kaldıysa bunları temizleyeceklerini söyledi.

Yaz saati uygulamasına da değinen Kurtulmuş, "Bu uygulamanın Türkiye'ye tasarruf sağlamadığı yıllardır konuşuluyor. Böyle ufacık meselelerle 'Türkiye şuradan mı kopar buradan mı kopar' demek çok çocukça yorumlardır. Türkiye'de eksen tartışmaları bazı vesilelerle gündeme geliyor. Kusura bakmayın Türkiye'nin bir tane ekseni vardır o da kendi eksenidir." ifadesini kullandı.

Kurtulmuş, soruşturmaları yapan savcı ve hakimlerin tam bağımsız olduğunu kaydetti.

(Sürecek)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×