Mısır'da yönetim ile muhalefet arasında uzlaşı sinyalleri

- İbn-i Haldun Hukuk Merkezi Müdürü Prof. Dr. İbrahim: -"Mısır, istikrarsızlığı yaşıyor. Sina Yarımadası'nda kan kaybı devam ediyor ve ekonomik durum günden güne kötüleşiyor. Tüm tarafların ortak bir mesaj etrafında toplanması gerekir, çünkü iç çekişmelerin mutlaka bir sonu olmalı" - "İhvan Rehberlik Konseyi Başkanı önünde biat ederek yemin eden 700 bin kişi var. Her birinin en az 5 kişilik bir aileye sahip olması durumunda toplam 3,5 milyon insan yapar. Mısır yönetimi, bunları göz ardı ederek devam edebilir mi veya istikrarı sağlayabilir mi? Tabii ki hayır. O zaman her iki taraf da bunu idrak etmeli ve ülkede hayatın normale dönmesi için uzlaşmada acele etmelidir" - "Yönetim, Sina'daki olayların durması ve ülkeye yatırımların önünü açacak istikrarın sağlanması için uzlaşmadan daha fazla yarar sağlayan taraf olacaktır"

Mısır'da yönetim ile muhalefet arasında uzlaşı sinyalleri

KAHİRE (AA) - MUHAMMED ER-RAYS - Mısır'ın önde gelen insan hakları aktivistlerinden Prof. Dr. Sadeddin İbrahim, ülkede hayatın normale dönmesi için Mısır yönetimi ile Müslüman Kardeşler Teşkilatı'nı (İhvan) uzlaşıya davet etti ve ara buluculuk için dört isim önerisinde bulundu.

Başkent Kahire'deki Amerikan Üniversitesi Siyaset Sosyolojisi Profesörü ve İbn-i Haldun Hukuk Merkezi Müdürü İbrahim, Mısır'da askeri darbeyle görevinden uzaklaştırılan ülkenin seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ve bazı İhvan yöneticileri hakkındaki idam kararlarının bozulmasıyla ortaya çıkan diyalog beklentilerini AA muhabirine değerlendirdi.

Mısır'ın siyasi ve toplumsal alanda mutlaka uzlaşıya ihtiyacı olduğunu belirten İbrahim, "Mısır, istikrarsızlığı yaşıyor. Sina Yarımadası'nda kan kaybı devam ediyor ve ekonomik durum günden güne kötüleşiyor. Tüm tarafların ortak bir mesaj etrafında toplanması gerekir, çünkü iç çekişmelerin mutlaka bir sonu olmalı." dedi.

İhvan'dan ara sıra yükselen uzlaşı karşıtı seslerin, zamanı üç yıl önceki askeri darbe öncesine döndürmek isteyen gençlerin intikam duygusundan ibaret olduğunu, ancak bunun mümkün olmadığını dile getiren İbrahim, "Peygamberimiz, tüm yaptıklarına rağmen kavmi Kureyşlilerle uzlaştı. Eski Güney Afrika Devlet Başkanı Nelson Mandela da uzlaşmayı, 27 yıl tutuklu bulunduğu hapisten duyurdu. Cezayir ve Fas da aynı şekilde... İhvan'ın da artık Mısır'da toplumun bir parçası olma, siyasi hayata katılma ve bütün Mısırlılar gibi hak ve sorumlulukları olduğu yönünde talepte bulunması gerekir." diye konuştu.

Mısır yönetiminin de İhvan'ı kabul etmesi gerektiğini dile getiren İbrahim, şunları kaydetti:

"İhvan Rehberlik Konseyi Başkanı önünde biat ederek yemin eden 700 bin kişi var. Her birinin en az 5 kişilik bir aileye sahip olması durumunda toplam 3,5 milyon insan yapar. Mısır yönetimi, bunları göz ardı ederek devam edebilir mi veya istikrarı sağlayabilir mi?.. Tabii ki hayır. O zaman her iki taraf da bunu idrak etmeli ve ülkede hayatın normale dönmesi için uzlaşmada acele etmelidir."

İbrahim, böyle bir süreç öncesi akıllara ilk olarak, "Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, gerçekleştirdiği gözaltı ve yargılamaların ardından terör örgütü ilan ettiği İhvan ile neden uzlaşsın?" gibi sorular gelebileceğine dikkati çekerken, "Yönetim, Sina'daki olayların durması ve ülkeye yatırımların önünü açacak istikrarın sağlanması için uzlaşmadan daha fazla yarar sağlayan taraf olacaktır. Ülkedeki kutuplaşmanın sona ermesiyle barışçıl duruma geçilmeden, dışarıdaki yatırımcının ilgisini çekmek için Sisi ve hükümetinin özenli çabaları başarılı olamaz." ifadelerini kullandı.

- Ara buluculuk için 4 isim önerisi

Siyaset sosyolojisi alanında uzman Prof. Dr. İbrahim, uzlaşı ve diyalog sürecinde ara bulucu olarak görev yapacak isimler de önerdi.

Devrik lider Hüsnü Mübarek dönemi başbakanı Ahmed Şefik, eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammed el-Baradey, Arap Birliği'nin eski genel sekreterleri Amr Musa ve Nebil el-Arabi'nin bu görevi üstlenebileceğini söyleyen İbrahim, "Ara bulucuların, bir plan çerçevesinde taraflar arasında istişareler gerçekleştirerek talepleri netleştirmesi gerekir. Muhtemel ara bulucuların hepsi, tarafları, Mısır'ı istikrara kavuşturacak bir metin üzerinde uzlaştırabilecek potansiyele sahiptir." dedi.

Sadeddin İbrahim, sürecin işleyişine dair, "İhvan, uzlaşmadan yana olduğunu ilan etmeli ve bazı mensuplarının sebep olduğu şiddetten ötürü özür dilemelidir. Aslında her iki tarafın da bunu kabul etmesi gerekir ki devamı gelsin. Yönetimin de uzlaşma konusunda çekinceleri varsa referanduma gitsin ve halka sorsun. Halk onay verirse devam eder, vermezse saygı duyar." değerlendirmesinde bulundu.

Ekonominin toparlanması için de uzlaşının şart olduğunu kaydeden İbrahim, sözlerini şöyle tamamladı:

"Uzlaşı, yatırımları cazip kılan istikrar için kaçınılmazdır. Uzlaşı ve istikrar, aynı zamanda dünya ülkelerini, Mısır'a kredi verme güvencesini verir. Uzlaşmanın olmaması halinde ise Uluslararası Para Fonu (IMF) dahi Mısır'la yaptığı anlaşmayı bozabilir ve geriye kalan kredi taksitlerinden vazgeçebilir."

Mısır'da Temmuz 2013'teki askeri darbeyle görevinden uzaklaştırılan ülkenin seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ve İhvan yöneticileri olmak üzere muhalifler hakkında verilen idam kararlarının birbiri ardına iptal edilmesi "yönetim ile muhalefet arasında uzlaşı sinyallerinin ilk adımları" yorumlarına neden olmuştu.

Cumhurbaşkanı Sisi'nin geçen ekim ayında "genç mahkumlar" hakkında af konusunu görüşmek üzere Usame el-Gazali Harb liderliğinde bir komisyon kurulduğunu açıklamasının ardından 82 genç hakkında af kararı çıkarması da yakınları cezaevinde bulunan binlerce aileyi daha da ümitlendirmişti.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×