Maruf Vakfı Genel Merkezi açılışı

- Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş: (2) - "Onlar, önce sınırları böldüler, şimdi zihinleri ve gönülleri bölmeye mi çalışıyor? Biz de gönülleri ve zihinleri yeniden birleştirerek, mevcut sınırları anlamsız hale getirmeye çalışacağız" - "Bunun için bizim elimizde, marufun ortaya koyduğu evrensel ilkeler vardır, herkesin kabul edeceği, herkesin aydınlık yarınlara çıkmak için peşinden koşacağı değerler vardır. Bu değerleri yeniden üreteceğiz. Bu değerleri sadece coğrafyamızın insanları değil, dünyanın bütün insanları için barışın, hakkaniyetin, adaletin, özgürlüğün anahtar kavramları olarak ortaya koyacağız ve inşallah bütün bu oyunların hepsini ters yüz edeceğiz"

Maruf Vakfı Genel Merkezi açılışı

İSTANBUL (AA) - Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Onlar, önce sınırları böldüler, şimdi zihinleri ve gönülleri bölmeye mi çalışıyor? Biz de gönülleri ve zihinleri yeniden birleştirerek, mevcut sınırları anlamsız hale getirmeye çalışacağız. Bunun için bizim elimizde marufun ortaya koyduğu evrensel ilkeler vardır, herkesin kabul edeceği, herkesin aydınlık yarınlara çıkmak için peşinden koşacağı değerler vardır. Bu değerleri yeniden üreteceğiz. Bu değerleri sadece coğrafyamızın insanları değil, dünyanın bütün insanları için barışın, hakkaniyetin, adaletin, özgürlüğün anahtar kavramları olarak ortaya koyacağız ve inşallah bütün bu oyunların hepsini ters yüz edeceğiz." dedi.

Kurtulmuş, Maruf Vakfı Genel Merkezinin açılışındaki konuşmasında, dünyada yeni bir paradigmaya, yeni bir bakış açısına ihtiyaç duyulduğunu dile getirerek, Maruf Vakfının üzerinde odaklanacağı, yoğunlaşacağı alanın bu açıdan önem taşıdığını ifade etti.

Marufu, "akıl ve vicdan sahibi her Allah'ın kulunun kabul edebileceği evrensel doğrular seti" şeklinde tanımlayan Kurtulmuş, "Siyasete bakacağım da nereden bakacağım? Maruf penceresinden bakanın illa Müslüman olması da gerekmiyor, vicdan, insaf ve akıl sahibi olması, olayları kavraması bakımından yeterlidir. Bunların ne olduğunu biliyoruz. Ama bunları, bugünün diliyle insanlara anlatmak sorumluluğumuzdur." diye konuştu.

Numan Kurtulmuş, maruf anlayışı içinde hareket etmenin, bireysel ahlakın yanı sıra onun iyi bir şekilde yaşanması için de sistem ahlakını kurabilmeyi zorunlu tuttuğunu vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Marufun egemenliği bizim hayatımızın önemli hedeflerinden birisi olmak mecburiyetindedir. Zamana, zemine, tarihe göre değişmeyecek olan evrensel ilkeler üzerinden, bütün insan vicdanına ve aklına hitap eden ilkeler üzerinden yeni bir sözü söylemenin, yeni bir siyaseti geliştirmenin, yeni bir ekonomik anlayışı ortaya koymanın vaktidir. Bunu yaparken, şu hataya da düşmemek lazım. Biz sadece bir boşluğu doldurmak için, söylenmemiş bazı sözleri söylemek için bunları söyleyerek yolumuza devam etmeyeceğiz. Biz, tam tersine, dünyaya bir türlü huzur, barış, adalet getirmemiş olan şu andaki anlayışın yerine alternatif bir anlayışı ortaya koymak için bu çalışmaları sürdüreceğiz ve mükemmel hale getirmeye çalışacağız."

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Maruf Vakfı gibi vakıfların kurulmasının, Türkiye, Türk milleti ve İslam ümmeti için büyük bir sevinç ve umut vesilesi olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Sabahattin Zaim'in Çalışma Ekonomisi kitabını yazdığında, bölüm başlangıçlarına bazı ayet ve hadislerin meallerini koyduğunu aktaran Kurtulmuş, "O zaman kıyamet kopmuştu. Hocanın kitapları toplatıldı ve yakıldı İstanbul Üniversitesi'nin merkezinde. İslam iktisadının önüne arkasına ayetleri, hadisleri koydu diye akademik çevreler tarafından da eleştirildi. Nereden nereye geldik, çok şükür. Ondan öncesine giderseniz, ondan öncesinde zaten 'Allah' demenin yasak olduğu bir Türkiye vardı. Şimdi her seviyede taşıdığımız medeniyet değerlerinin sadece varlığı ve yeniden üretilmesini değil, insanlığa bir alternatif olarak sunulabilmesini dile getirebilen çok sayıda insanımız, hocamız, siyasetçimiz, ekonomistimiz var. Bu, Türkiye'nin gelişmesini de gösteriyor. Türkiye, köklerine yaklaştıkça, köklerinden beslendikçe Allah'ın izniyle gövdesi de büyüyor." diye konuştu.


- "Bu coğrafyanın yeniden lideri, öncüsü olmaya gayret edeceğiz"

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, büyük resmi, "Bir asır önce sınırları masanın üzerine koydukları pergeller ve cetvellerle yapay bir şekilde bölüp, parçalayıp bu coğrafyada yeni bir düzen kurmaya çalışanların bir asır sonra yeniden aynı düzenin ikinci perdesini ortaya koyması" şeklinde tanımlayarak, "Bir asır evvel sınırları böldüler ama insanların zihinlerini ve gönüllerini bölemediler. Şimdi maalesef insanların zihinlerini ve gönüllerini bölmeye çalışıyorlar. Birbirinden hiçbir tarihi, kültürel, siyasi gerekçesi olmayan sınırlarla ayırdıkları bölge halklarını, şimdi birbirleriyle mezhep üzerinden çatıştırarak, etnik köken üzerinden farklılaştırarak, kavga ettirerek, birbirlerinden ayırmaya çalışıyorlar." dedi.

Altı asır boyunca Balkan coğrafyasında hiç kimsenin diline, rengine, dinine, kültürüne karışılmadığını vurgulayan Kurtulmuş, Osmanlı barış düzeni içerisinde herkesin birbiriyle barış içinde yaşadığını dile getirdi.

Kurtulmuş, dört asır boyunca Ortadoğu coğrafyasının, hiç kimsenin birbiriyle çatışmadığı, barış içinde yaşadığı bir düzene sahip olduğunu belirterek, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Onlar, önce sınırları böldüler, şimdi zihinleri ve gönülleri bölmeye mi çalışıyor? Biz de gönülleri ve zihinleri yeniden birleştirerek, mevcut sınırları anlamsız hale getirmeye çalışacağız. Bunun için bizim elimizde marufun ortaya koyduğu evrensel ilkeler vardır, herkesin kabul edeceği, herkesin aydınlık yarınlara çıkmak için peşinden koşacağı değerler vardır. Bu değerleri yeniden üreteceğiz. Bu değerleri sadece coğrafyamızın insanları değil, dünyanın bütün insanları için barışın, hakkaniyetin, adaletin, özgürlüğün anahtar kavramları olarak ortaya koyacağız ve inşallah bütün bu oyunların hepsini ters yüz edeceğiz. Eğer buları yapmakta gecikirsek, hesapları, oyunları olanların, bu oyunlarında detaylı bir şekilde hareket edeceklerinden şüpheniz olmasın. Bir tarafında DEAŞ'ı, bir tarafında PKK'sı, diğer tarafında FETÖ'sü ile... Belki bundan sonra ortaya çıkacak başka örgütleriyle, bu büyük resmin, oynanan oyunun bir türlü bozulmasını önleyecek bölgedeki tek güç olan, güçlü ve büyük bir Türkiye'nin ortaya çıkmasına mani olmaya çalışacaklar. Bir asır evvel Çanakkale'de o tepeleri bombalayarak, uçaklarıyla, deniz araçlarıyla İstanbul'a ve ardından Anadolu'ya sarkmak isteyenlerin arkasındaki niyet neyse, 15 Temmuz akşamında TBMM'yi bombalayanların arkasındaki niyet de aynıdır. Bunlara bu coğrafyanın, bu medeniyetin diliyle cevap vereceğiz. Yapmak istedikleri ne varsa onları inşallah akamete uğratacağız ve marufun ortaya koyduğu o aydınlık çerçeve içerisinde halklarımızı, milletlerimizi birleştirerek, güçlü, büyük Türkiye olarak, bu coğrafyanın yeniden lideri, öncüsü olmaya gayret edeceğiz."

(Bitti)





İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×