Malatya Valisi Toprak, "o gece"yi anlattı

- Vali Toprak: - "(2. Ordu Komutanı Orgeneral Huduti) Bana darbeyle ilgisi olmadığını söyledi ama paşaya 1,5-2 saat ulaşamıyorsam burada bir problem var demektir. Paşaya aynen şunu iletin, '2. Ordu Karargahının içi ve dışını tümden giriş ve çıkışlara kapattık. Eğer paşam 15 dakika içinde dönmezse emniyet ve jandarmamız marifetiyle derhal operasyonu başlatıyoruz' dedim. Ben böyle söyleyince hemen telefonu paşaya bağladılar" - "Kapıda 'biz şerefli Türk askerinin bulunduğunu varsayıyoruz. Paşamızla iletişim kurmada sorun yaşıyoruz. Arkadaşlarımızın içeri girmesi gerekiyor çünkü paşamızın ve tüm askerlerimizin can güvenliği bizim üzerimizedir' diye bir şeyler söyledim fakat duruşunu, bakışını, tarzını Türk askerine yakıştıramadığım bir portre gördüm. 'Tüm tertibatı aldırdım, operasyonu başlatırım' deyince irkildi ve 'durun giremezsiniz' dedi. Ben de arkadaşlara dönerek tertibat almalarını söyledim. Bunun üzerine bir delilik yapmamaları açısından biraz daha alttan alarak olumsuzluk yaşanmadan geriye geldik" - "El konulan malzemeler içerisinde 'Malatya Valisi Mustafa Toprak ve İl Emniyet Müdürü Ömer Urhal derhal gözaltına alınacak ve öldürülecek' şeklinde bir notun olduğunu Cumhuriyet Başsavcımız bildirdi. Bize de 'dikkatli olunuz' dedi"

Malatya Valisi Toprak,

MALATYA (AA) - Malatya Valisi Mustafa Toprak, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminin yaşandığı gece 2. Ordu Komutanı Orgeneral Adem Huduti'ye saatlerce ulaşamadığını belirterek, "Paşaya 1,5-2 saat ulaşamıyorsam burada bir problem var demektir. 'Paşaya aynen şunu iletin, 2. Ordu Karargahının içi ve dışını tümden giriş ve çıkışlara kapattık. Eğer paşam 15 dakika içinde dönmezse emniyet ve jandarmamız marifetiyle derhal operasyonu başlatıyoruz.' dedim. Ben böyle söyleyince hemen telefonu paşaya bağladılar." dedi.

Vali Toprak, FETÖ'nün darbe girişiminde bulunduğu 15 Temmuz akşamı kentte yaşananları AA'ya anlattı.

Söz konusu akşam İstanbul ve Ankara'da yaşanılanlara ilişkin basında ve televizyonlarda birtakım bilgiler paylaşılması üzerine hain bir darbe girişimi olduğunu öğrendiğini aktaran Toprak, bunun üzerine il jandarma komutan vekili ve emniyet müdürü ile valilikte acil toplandıklarını hatırlattı.

Öngörülebilecek tehlikeler karşısında, hızlı bir şekilde 2. Ordu Karargahının tüm kapıları, kışlalar ve havalimanı olmak üzere her yerde önlem aldırdıklarını anlatan Toprak, hava araçlarının iniş ya da kalkış yapmaması için de talimat verdiğini vurguladı.

Bu süreçte saat 00.00-00.30 civarında 2. Ordu Komutanı Orgeneral Adem Huduti'nin kendisini aradığını bildiren Vali Toprak, "Telefonda bana, 'komuta kademesine ulaşamadığını, anlaşıldığı kadarıyla bir darbe girişimi olduğunu ve kendisinin bunların yanında olmadığına dair birtakım paylaşımlarda bulundu. Bir konu olursa iletişim kanallarını açık tutacağız şeklinde de bir konuşmamız oldu. 'Yapılabilecek bir şey var mı' diye sorduğumda ise 'hayır hiçbir problemimiz yok' dedi." şeklinde konuştu.

Daha sonra farklı iletişim kanallarından kendilerine 2. Ordu'da bir hareketlilik olduğu yönünde bilgiler geldiğine işaret eden Toprak, defalarca iletişime geçtiği ve hemen döneceğini belirten Orgeneral Huduti ile yaklaşık 1,5 saat görüşemediğini kaydetti.

En son telefonda çıkan binbaşıya "Paşamın sesini duymak istiyorum" dediğini aktaran Toprak, şöyle devam etti:

"Kendisi bana darbeyle ilgisi olmadığını söyledi ama paşaya 1,5-2 saat ulaşamıyorsam burada bir problem var demektir. Paşaya aynen şunu iletin, '2. Ordu Karargahının içi ve dışını tümden giriş ve çıkışlara kapattık. Eğer paşam 15 dakika içinde dönmezse emniyet ve jandarmamız marifetiyle derhal operasyonu başlatıyoruz.' dedim. Ben böyle söyleyince hemen telefonu paşaya bağladılar. 'Paşam orada bir problem mi var?' dedim. 'Hiçbir problem yok' dedi. 'Ama orada sıkıntı olduğuna dair bir şeyler geliyor' dedim, 'Biraz şey var ama önemli değil biz onu yönetiyoruz' dedi."

Malatya Valisi Toprak, o gece 2. Ordu Kurmay Başkanı Tuğgeneral Avni Angun ile de görüştüğünü, kendisinin de "Küçük bir sıkıntı var ama çözmeye çalışıyoruz hiç merak etmeyin" dediğini söyledi.

- "Türk askerine yakıştıramadığım bir portre gördüm"

2. Ordu önünde bazı hareketlenmeler olduğu yönünde bilgi üzerine söz konusu bölgeye gittiğini belirten Toprak, kapı önünde askerlerle yaşadığı olayı şöyle anlattı:

"Saat 02.00 gibi tekrar görüştüğüm Huduti'ye, '1. ve 3. Ordu komutanlarımızın açık ve net darbenin yanında değiliz. Her bir nokta da kontrolümüz altında.' şeklinde ifadelerini hatırlattım. 'Sizinle hiçbir şekilde iletişimimizin olmaması, bir açıklama yapmamanız burada bir sorun olduğunu gösteriyor.' dedim. Bunun üzerine Huduti, 'hemen bir açıklama yazayım' dedi. Huduti'nin basın açıklaması da bu konuşma üzerine yapıldı. 2. Ordu Komutanlığının kapısındaki asilerin, kalkışmaya katılanların 20.00'de kapıya elemanlarını koyduğuna dair bilgi aldık. Bunun üzerine arkadaşlara, 'operasyonu başlatacağız, çevreyi iyi bir şekilde göreceğiz. Herhangi üzüntü verici bir durumun yaşanmaması adına da ben de ilk önce bir görmek istiyorum.' dedim. Bir tarafta jandarma komutanımız ilave ekiplerini hazırlarken biz de emniyet müdürümüzle hızlı bir şekilde oraya hareket ettik. Kapıda 'biz şerefli Türk askerinin bulunduğunu varsayıyoruz. Paşamızla iletişim kurmada sorun yaşıyoruz. Arkadaşlarımızın içeri girmesi gerekiyor çünkü paşamızın ve tüm askerlerimizin can güvenliği bizim üzerimizedir.' diye bir şeyler söyledim fakat, duruşunu, bakışını, tarzını Türk askerine yakıştıramadığım bir portre gördüm. 'Tüm tertibatı aldırdım. Operasyonu başlatırım' deyince ben, irkildi ve 'durun giremezsiniz' dedi. Ben de arkadaşlara dönerek tertibat almalarını söyledim. Bunun üzerine bir delilik yapmamaları açısından biraz daha alttan alarak, olumsuzluk yaşanmadan geriye geldik."

- "Zaman kazanmak istediler"

Toprak, sabah saatlerinde içerideki asiler tarafından dışarıdaki sivillere ateş açılması sonucu 2 kişinin yaralandığını belirtti.

Bu olayların üzerine karargah önüne ilave kobra araçları çektirdiklerini aktaran Toprak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu sürece kadar Avni Paşamız ile görüşmeler yapmaya çalıştım. Her birinde de 'güven altında olduğunu, bir problem olduğunu ama bunu çözmek için yoğun gayret ettiğini, herhangi bir ihtiyacı olmadığını, polislerin ateş açmaması gerektiğini' ifade etti. Ben de kendisine 'içeriden dışarıya ateş açıldığını, içeride kalkışma hareketi olduğunu, bunu bertaraf etmenin asil sorumluluk ve yükümlülüğüm olduğunu' ifade ettim. 'Bizim hayati durumumuz da sıkıntı yaratabilir. Biraz daha anlayışlı olun, ben sizi arayacağım' diyerek bu süre saat 08'e kadar geldi. 08'de anlaşıldı ki bu bir geciktirme, zaman kazanma ve bu sürede insanlı hava araçlarının harekete geçirildiğini ve hazır bekletildiğini, içeriden talimat verildiğini ve aynı zamanda ilk planda 2 istihkam muhabere aracının harekete geçirilerek, önünde ne varsa, tüm tedbirlere rağmen, önüne geleni düzleyerek, 2. Ordu'ya doğru hareket halinde olduğunu anladık ve o an itibarıyla yaptığımız değerlendirmeyle sabaha kadar aslında oyalandığımızı, zaman kazanmak isteyerek o arada başka konular içerisinde olduklarını ve derhal operasyonu başlatmamız gerektiği bir kararı verdik. O an itibarıyla operasyonu başlattık."

- "Rahat ortamdalarmış"

Telefon görüşmelerinde, orada kimlerin olduğunun söylenmediğini anlatan Toprak, "İçeride sadece telefonu bağlayan emir subayı, bir-iki koruma, Huduti ve Avni paşanın olduğu konusunda bilgimiz vardı ama onlarla gayet rahat bir ortamdalarmış çünkü biz görüşmelerimizi yaparken gayet rahat bir ortamda yapıldı. Böyle bir şey mümkün değildir. Bunun özellikle üstünde durmak lazım. Sonrasında ilave 2 paşanın da orada olduğunu öğrendik. En son biri ölü 2'si yaralı toplam 11 kişinin orada teslimi yapılırken 2'de yine isyancı paşanın olduğunu anladık ama orada iki paşanın olduğuna dair bize bilgi verilmedi." diye konuştu.

Tertibatlarının yanı sıra vatandaşların da bu süreçte alanlara geldiğini anımsatan Vali Toprak, vatandaşların olaylar üzerine 2. Ordu Komutanlığına yürümek istemelerine karşın Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır ile siyasi parti başkanlarının vatandaşları önleyerek yaşanabilecek katliam gibi olayların önüne geçtiğini söyledi.

Kendisinin de valilik önünde alanda toplanan vatandaşlarla bir araya gelerek Malatya'da herhangi bir problem yaşanmadığı telkinlerinde bulunduğunu hatırlatan Toprak, "Bana ifade edileni ben ifade ettim ve eğer ki bu manada teskin edici konuşmalarımız olmasaydı vatandaşlarımız 2. Ordu'nun oraya belki gitmiş olsalardı çok ciddi manada şehit verecektik." dedi.

- 7. Ana Jet Üs Komutanlığındaki gelişmeler

Darbe girişimini engellemek için hiçbir şekilde 7. Ana Jet Üssü'nden ve diğer alanlardan bir hava aracı uçmaması ve inmemesi talimatını 7. Ana Jet Üs Komutanı Tuğgeneral Emin Ayık ile ilgililere ilettiğini anlatan Toprak, uçuşların olmasına imkan tanıyan sistemleri de kapattırdığını anlattı.

Üstte gerekli güvenlik önlemlerini aldıklarını dile getiren Toprak, şunları kaydetti:

"Arkadaşlarımız 7 uçağın buraya geldiğini fark ettiler. Derhal Huduti Paşa'yı aradım, 'Talimat verdiğini' söyledi. Emin Paşa'yı aradım semalarda 7 uçağın olduğunu ve bunları indirmemizin mümkün olmadığını talimat verdim. Sonra arkadaşlar uçuşların inişle noktalandığını ve uçakların art arda indiklerini söylediler. Hemen arkadaşlarımızı hızlı bir şekilde oraya kanalize ettik. Daha önce araç ve gereci oraya göndermiştik. Büyükşehir belediye başkanımız ile konuşmuştuk orada hazır bekliyorlardı. Derhal iki pistin de araçlarla uçuşların yapılamaması için kapatılması talimatını verdik. Hızlı bir şekilde bu da gerçekleşti. O arada Devlet Hava Meydanları Müdürü beni arayarak benim talimatıma rağmen üs komutanının kendisini aradığını, benim muvafakat verdiğimi ve pistin açılmasını istediğini iletti. Ben şiddetli bir şekilde karşı çıktım. Ortada bir yalan olduğunu söyledim ve üs komutanını tekrar aradım. Öyle bir söylemde bulunmadığını, müdürün yanlış anladığını belirtti. 'Paşam benim talimatıma rağmen biraz önce piste uçaklar indi. Şimdi bunlar nereden geliyor, neden indiler, kim indirdi, kim vesile oldu, kim bunlara aracılık etti bunların bilinmesini istiyorum.' dedim. Bunların kaçırılan uçak olduğunu ifade etmedi. Arkadaşlar pisti kapatmaya çalışırken kendilerine silah çekildi. Tartışmalar oldu ama hava işletmesinin müdürü dahi gönderdiğimiz vali yardımcımız, araçları kullanan büyükşehir belediyesine ve diğer kamu kurumlarına ait araçların şoförleri, gerçek manada dik durdu ve kendilerini adeta tankların altına atan, şehit olan vatandaşlarımız gibi karşında durdular ve onlar da pes ettiler."

Vali Toprak, 4 F-4 savaş uçağının pist başına doğru hareket ettiğini ancak kalkış yapamayacaklarını anlayınca hangara götürüldüğünü söyledi.

Bu esnada oradaki görevlilere silah çekildiğini bildiren Toprak, "Anlaşılıyor ki Sayın Cumhurbaşkanımızın makamının, külliyenin bombalanması 4.30-05.00 civarında oldu. İkinci vuruşu belki 2. Ordu ve 7. Ana Jet Üssü'ndeki bu asiler aracılığıyla yapılacaktı ama hakikaten gerek almış olduğumuz tedbirler, gerek havalimanındaki tedbirler ciddi üzüntü duymayacağımız bir noktada sonuçlanmış oldu. Daha sonra da akşam ve gece saatlerinde gözaltı kararları uygulandı." diye konuştu.

Alanda insansız hava araçları dahil tüm uçuşları engellediklerini dile getiren Toprak, bu konuda da vur emri verdiklerini söyledi.

- "Vali ve emniyet müdürü öldürülecek" notu

Cumhuriyet Başsavcılığınca isyancıların ve oradakilerin durumu net olarak ortaya çıktıktan sonra 2. Ordu'da arama kararı verdiğini aktaran Vali Toprak, "Orada ölü bir isyancı, diğer yaralılar. Geride kalan her türlü şeye başsavcımız, emniyetin desteğiyle el koydu ve gözaltılar yapıldı. El konulan malzemeler içerisinde 'Malatya Valisi Mustafa Toprak ve İl Emniyet Müdürü Ömer Urhal derhal gözaltına alınacak ve öldürülecek' şeklinde bir notun olduğunu cumhuriyet başsavcımız bildirdi. Bize de 'Dikkatli olunuz' dedi." şeklinde konuştu.

Toprak, darbe girişimi sırasında Malatya halkına, tüm kurum ve kuruluşlara, sivil toplum kuruluşlarına metanetli, sağduyulu ve aklı başında duruşları dolayısıyla teşekkür etti.


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×