"Libya'da gizli ajandası olmayan tek ülke Türkiye"

- Türkiye'nin Libya Özel Temsilcisi İşler: "Türkiye herkese karşı aynı mesafede ve çözümün diyalog ile mümkün olduğuna inanıyor" "Libya'ya dış müdahaleyi reddediyoruz. Tüm ülkeleri ve siyasi aktörleri eğer çözüm istiyorlarsa samimi olmaya davet ediyoruz. Bu konuda yol gayet net ve açık. Ancak kim bunu istemiyorsa ve gizli gündemleri varsa, başka yollara yöneliyor ve ne yazık ki bu yolların sonu çıkmaz sokak" "Libya halkı başarı ve hizmetlere susamış bir halk" "Darbenin başarısız olmasındaki en büyük ve temel etken darbe girişimini duyar duymaz sokaklara inen Türk halkıdır" "Şu ana kadar da Batı'dan hiçbir devlet başkanı veya başbakan Türkiye'yi ziyaret etmedi. Bu tutumlardan Batılı devletler, Türkiye'de ve Arap ülkelerinde değil yalnızca kendi ülkelerinde demokrasi istiyor şeklinde bir sonuç çıkarıyoruz"

13 Ağustos 2016 Cumartesi 11:57

ANKARA (AA) - MUHAMMED ŞEYH YUSUF - Türkiye'nin Libya Özel Temsilcisi ve Adalet ve Kalkınma Partisi Ankara milletvekili Emrullah İşler, Libya krizi konusunda bazı ülkelerin gizli gündemleri olduğunu ortaya koyan "ikircikli" tutumunu eleştirdi.

Son dönemde dış müdahalelerle yeniden gündeme gelen Libya krizine ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan İşler, Türkiye'nin Libya'ya yönelik herhangi bir dış müdahaleyi reddettiğini belirtti.

İşler, "Libya'ya yönelik dış müdahaleleri reddediyor ve krizin çözümü için diyalog çağrısında bulunuyoruz. Türkiye herkese karşı aynı mesafede ve çözümün diyalog ile mümkün olduğuna inanıyor." dedi.

- "Bir tarafa karşı, diğer tarafın desteklenmesini kabul etmiyoruz"

Fransa'nın, darbeci general olarak bilinen Halife Hafter liderliğinde Libya'nın doğusunda toplanan Temsilciler Meclisi'ne destek bağlamında müdahaleler gerçekleştirdiği iddialarına dair İşler, "Bir tarafa karşı, diğer tarafın desteklenmesini kabul etmiyoruz. Bu olumlu bir şey değil." diye konuştu.

Böyle bir tasarrufu "ikircikli" şeklinde nitelendiren İşler, bunun hem Suheyrat Antlaşması'nın desteklenmesi, hem de Libya'nın diğer kentlerinde kardeş savaşının sürmesine yönelik taraflardan birinin diğerine karşı desteklenmesi anlamı taşıdığına dikkati çekti.

İşler, böyle bir tasarrufun ve desteğin, mevcut sorunu daha da derinleştirdiği uyarısında bulunarak, şu ifadeleri kullandı:

"Libya'ya dış müdahaleyi reddediyoruz. Tüm ülkeleri ve siyasi aktörleri eğer çözüm istiyorlarsa samimi olmaya davet ediyoruz. Bu konuda yol gayet net ve açık. Ancak kim bunu istemiyorsa ve gizli gündemleri varsa, başka yollara yöneliyor ve ne yazık ki bu yolların sonu çıkmaz sokak."

- "Libya'da gizli ajandası olmayan tek ülke Türkiye"

"Libya halkı başarı ve hizmetlere susamış bir halk" diyen İşler, dolayısıyla bu hizmetlerin yapılabilmesi için Ulusal Mutabakat Hükümeti'nin (UMH) kesinlikle desteklenmesi gerekiyor. Bu da ancak bazı ülkelerin izledikleri ikircikli tutumunu değiştirmesiyle mümkün. Libya'da gizli ajandası olmayan tek ülke Türkiye." diye konuştu.

Küresel sistem, Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası örgütlerin Araplar için demokrasi istemediğini, Arap Baharı'nın yaşandığı ülkelerin kasıtlı şekilde kaosa sürüklendiğini kaydeden İşler, Suriye, Libya, Yemen ve Mısır'da halihazırda yaşananların bu olduğunu, çözümün, sorunu yaratanlar tarafından ortaya konması gerektiğini vurguladı.

İşler, çözüm için iş birliğine her zaman açık olduklarını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çözüme ulaşana kadar bölgedeki ülkeler arasında iş birliği olması gerekiyor ki Türkiye buna hazır. Ancak çözüme ulaşılması için ilk olarak ikircikli siyasetin terk edilmesi gerekiyor. Bu konuda her türlü çabayı harcamaya hazır hazırız."

- "Libya'daki taraflarla Türkiye arasındaki iletişim kanalları açık"

"Tüm taraflara eskiden olduğu gibi şimdi de aynı mesafedeyiz. Hala Libya'daki taraflarla Türkiye arasındaki iletişim kanalları açık." diyen İşler, geçen aralık ayında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Roma'daki toplantıya katıldığını ve burada bütün ülkeler ve uluslararası örgütlerin Suheyrat Antlaşması'na destek verdiğini hatırlattı.

Türkiye'nin 17 Aralık 2015'te Fas'ın Suheyrat kentindeki imza töreninde de hazır bulunduğuna işaret eden İşler, "Ancak bundan sonra Roma toplantısına katılan bazı ülkelerin Suheyrat'a gelmediğini gördük. Biz bu konudaki politikamızı değiştirmedik. Hala UMH'yı desteklemeyi sürdürüyoruz ve herkesi de bu yönde tavır almaya davet ediyoruz." ifadesini kullandı.

- "UMH desteklenmeli"

İşler, Libya'daki terörle mücadele konusunda ise terörle ve terör örgütü DAEŞ ile mücadele edecek başlıca tarafın UMH olduğunu, mücadelenin dış müdahaleyle yapılmasının doğru olmadığını dile getirdi.

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından UMH'nın meşruiyetinin ilan edildiğini hatırlatan İşler, bu hükümetin desteklenmesi, mekanizmalarının ve kurumlarının etkinleştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Libya Özel Temsilcisi İşler, hükümetin, gerçek anlamda desteklenmesi halinde terör unsurlarına karşı daha büyük başarılar elde edeceğini belirterek, "Eğer dünya Libya'da güvenlik ve istikrar istiyorsa bu hükümeti desteklemeli. Çünkü başka bir alternatifin olmadığını görüyoruz." diye konuştu.

Dış müdahalelerin basit bazı olumlu tarafları olabileceğini ancak götürüsünün getirisinden çok daha fazla olacağını söyleyen İşler, "Bölge halkları dış müdahalelere şiddetle karşı çıkıyor. Çünkü ABD ve İngiltere'nin Irak müdahalesinden, Rusya'nın Suriye müdahalesinden ve İran'ın sorunların yaşandığı ülkelere müdahalesinden dersler çıkardı." değerlendirmesinde bulundu.

Libya'nın yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu da vurgulayan İşler, anayasa çalışmalarının tamamlanması için 8 ila 10 aylık bir zaman belirlenmesi gerektiğini ve bu anayasa temelinde Libya'nın demokratik bir ülke haline gelebileceğini ifade etti.

- "Batılı ülkeler, kendi ülkeleri dışında demokrasi istemiyor"

İşler, ayrıca Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişimi hakkında da değerlendirmelerde bulundu.

Darbe girişiminde yaklaşık 240 kişinin şehit olduğunu, iki binden fazla kişinin yaralandığı ve ülke tarihinde daha önce benzeri görülmemiş şekilde kanlı ve yıkıcı bir girişimle karşı karşıya kalındığını söyleyen İşler, şunları dile getirdi:

"Bu sadece bir darbe girişimi değil. Bilakis bir intihar girişimi. Bu grup o gece intihar etti.Sonrasında da halk zafer kazandı. Çünkü ordudan büyük bir grup darbe girişimine katılmadı. En önemlisi polisin büyük kısmı güçlü, kararlıydı ve darbe girişiminin başarısız olması konusunda büyük rol oynadı. Darbenin başarısız olmasındaki en büyük ve temel etken darbe girişimini duyar duymaz sokaklara inen Türk halkıdır."

Batı ve ABD'nin darbe karşısında gösterdiği tavrı da eleştiren İşler, "Ne yazık ki demokratik ülkelerden demokratik ve ilkesel anlamda olumlu destek görmedik. Mısır'da da darbe olduğunda demokratik Batılı devletler aynı şekilde olumlu tavır ortaya koyamadılar. Şu ana kadar da Batı'dan hiçbir devlet başkanı veya başbakan Türkiye'yi ziyaret etmedi. Bu tutumlardan Batılı devletler, Türkiye'de ve Arap ülkelerinde değil yalnızca kendi ülkelerinde demokrasi istiyor şeklinde bir sonuç çıkarıyoruz." dedi.

Türkiye'de yeni bir darbe girişimi ihtimalini reddeden İşler, gözaltı ve tutuklamaların devam ettiğini, FETÖ unsurlarının ordu, polis ve yargıdan temizlenmesine yönelik çabaların da sürdüğünü aktardı.

Darbe girişiminde bulunanların 15 yıldan bu yana kalkınma ve büyüme gösteren Türkiye'nin hayrını istemediğini dile getiren İşler, Türk halkının ise gelecek hakkında iyimser olduğunu, darbe girişiminden sonra da ülkenin ekonomik göstergelerinin değişmediğini vurguladı.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×