"Kut'ül Amare Zaferi'ni İngilizler bize unutturdu"

- SAÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sofuoğlu: - "İngilizler, Kut'ül Amare başarısını çok hafife almaya ve bu zaferi önemsiz göstermeye çalıştılar. Bu başarı, askeri kışlalarda Kut Zaferi olarak 1945'e kadar kutlanıyordu. Bu zafer bize unutturuldu" - "Ne yazık ki Kut'ül Amare Zaferi, İngilizlerin isteği doğrultusunda 1945'ten sonra kutlanmaktan kaldırıldı"


SAKARYA (AA) - UĞUR SUBAŞI/EMRE AYVAZ - Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu, "İngilizler, Kut'ül Amare başarısını çok hafife almaya ve bu zaferi önemsiz göstermeye çalıştılar. Bu başarı, askeri kışlalarda Kut Zaferi olarak 1945'e kadar kutlanıyordu. Bu zafer bize unutturuldu." dedi.

Sofuoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kut'ül Amare Kuşatması'nın, 29 Nisan 1916'da Osmanlı Devleti'nin İngilizler karşısında bu cepheyi kurtarmasıyla neticelendiğini anımsattı.

1. Dünya Savaşı başladığında Osmanlı'nın Almanlarla gizli bir ittifak anlaşması yaptığını dile getiren Sofuoğlu, "Savaş başlamadan çok önce İngilizler Osmanlı'nın savaşa girme ihtimalini düşünerek Basra Körfezi'ne asker ve mühimmat yığdı. İngilizler, Osmanlı'nın savaşa girmesi karşısında Abadan ve Hürremşehr bölgesindeki petrolleri kontrol altına almak, oradan da Irak'ı işgal ederek Osmanlı'nın güneyinin doğu kısmını ele geçirmek amacıyla Basra Körfezi ve Dicle Nehri'nde askeri yığınak yapmaya başlamıştı." diye konuştu.

Sofuoğlu, Osmanlı'nın savaşa girdikten sonra 6 cepheyle karşı karşıya kaldığını ve bu cephelerde müttefiklerin Osmanlı'ya saldırmaya başladığını anlattı. Bu çerçevede Irak'taki İngiliz birliklerinin General Tauzin komutasında harekete geçtiğini aktaran Sofoğlu, şöyle devam etti:

"Burada öncelikli olarak Nurettin Paşa vardı. General Tauzin, önce Nurettin Paşa'nın komutasındaki birliklerle mücadele etti. Nurettin Paşa, bulunduğu bölgeyi koruyamayacağını anlayınca kuzeye çekilerek savunmasını burada kurmayı planladı. Burası da Selman-ı Pak bölgesiydi. Birinci Kut Zaferi parlak bir şekilde İngilizlerin olmuştu. İngilizler, Osmanlı kuvvetlerini hafife alıyorlardı. İngilizler, Selman-ı Pak bölgesine kadar geldiler ama Osmanlı'nın birtakım hazırlıkları vardı. Oradaki eksiklikler tamamlandı. İngilizlere Irak'ı işgal etme emri gelince birliklerini yeniden ileri sürdüler fakat Osmanlı savunmasıyla karşı karşıya kaldılar."

- "Osmanlı'yı hafife almalarının bedelini ağır ödediler"

Sofuoğlu, İngiliz birliklerinin burada başarılı olamayınca geriye çekilme kararı aldığını ve Kut bölgesine yerleştiğini belirterek şunları söyledi:

"Burada Osmanlı kuvvetlerini püskürtebileceğini düşünüyordu. İngiliz yardım birliklerinin kendilerine yetişeceklerini ve Nurettin Paşa'nın birliklerini yenebileceklerini düşünüyorlardı. Burada Osmanlı'yı hafife almalarının bedelini ağır ödediler. İngilizlerin burada Osmanlı'ya direnişi 143 gün sürdü. Kuşatmada Nurettin Paşa İngiliz birliklerini aç bırakarak teslim olmalarını hedefledi."

Osmanlı'nın buradaki gücünü daha da artırdığını ve Halil Paşa'yı da bölgeye gönderdiğini hatırlatan Sofuoğlu, bölgede çok çetin mücadeleler olduğunu vurguladı.

- "İngilizler tarihlerinde az rastladığı onur kırıcı bir esarete mahkum oldular"

İngilizlerin 6 kez saldırıp Osmanlı kuşatmasını yarmaya çalıştıklarını fakat başaramadıklarını bildiren Sofuoğlu, erzakları bitince İngilizlerde açlık belirtilerinin baş gösterdiğini anlattı. Sofuoğlu, şöyle konuştu:

"İngiliz birliklerine atları kesip yemeleri söylendi fakat bu birlikte Müslüman Hintler olduğundan ve inançlarında at yemek uygun olmadığı için bu konuda da sıkıntı yaşadılar. Asker ölümleri açlıktan dolayı artmaya başladı. Halil Paşa kuşatmasını yaramayan İngiliz birlikleri, bu defa havadan uçaklarla nakil yapmayı denediler, başaramadılar. Erzak gönderdiler, yine başaramadılar. Ne havadan ne karadan ne de denizden erzak ulaştıramayıp kuşatmayı yaramayan İngiliz birlikleri, Halil Paşa'ya rüşvet teklif etti. Osmanlı, bu rüşveti de kabul etmedi. İngilizler, tarihlerinde az rastladığı onur kırıcı bir esarete mahkum oldular."

Osmanlı'nın burada çok parlak bir zafer elde ettiğine fakat İngilizlerin bu başarıyı küçümsediğine değinen Sofuoğlu, Kut'ül Amare Zaferi'nin 1. Dünya Savaşı'nda kazanılan iki zaferden biri olduğunu anımsattı.

Sofuoğlu, şu değerlendirmeleri yaptı:

"İngilizler, kendi mağlubiyetlerini tanımlarken 'İngiliz komutanlar, Hint askerlerin perhiz yapmaları konusunda onlara ısrarcı olmadı. Bundan dolayı savaşmalarını zorlamadı ve onların dini inançlarını zorlamamaya çalıştı, onları zorlamadı. Aslında Kut'tan kurtulabilirdi' diyorlar. Bu doğru değil. İngilizler, Kut'ül Amare başarısını çok hafife almaya ve bu zaferi önemsiz göstermeye çalıştılar. Bu başarı, askeri kışlalarda Kut Zaferi olarak 1945'e kadar kutlanıyordu. Bu zafer de bize unutturuldu ve biz bunu İngilizlere karşı kazandık. Bu zafer, onların anlattığı gibi zayıf bir zafer değil."

- "Kut'ül Amare, İngilizlerin isteği doğrultusunda kutlanmaktan kaldırıldı"

İngiliz ve Fransızların Osmanlı'yı işgal edecek güçte askerleri olmadığına, bu nedenle de Cezayirli ve Hint Müslüman askerlerle Osmanlı'ya saldırdığına işaret eden Sofuoğlu, şunları kaydetti:

"Şimdi daha kötü durumdalar. Askerleri çok az, hiçbiri savaşmaya gönüllü değil. Olası bir savaşta İngiliz ve Fransızlar savaştıracak asker bulamazlar. 1945'te biz NATO'ya gireceğiz diye böyle bir şartla askeri birlikler içerisinde, askeri kışlalar içerisinde kutlanan bu zafer kaldırıldı. Eğer bu zafer hafif bir zafer olsaydı İngilizler böyle bir teklifte bulunmazlardı. Ne yazık ki Kut'ül Amare Zaferi, İngilizlerin isteği doğrultusunda 1945'ten sonra kutlanmaktan kaldırıldı."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×