Kurumsal Sosyal Sorumluluk Zirvesi

- TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Kadooğlu: - "Günümüz dünyasında, artık sadece kar odaklı büyüme stratejileri ile şirketlerin küresel rekabette öne çıkmaları mümkün değil" - "Şirketlerin sadece kendisini değil, içinde bulunduğu toplumu geliştirmesi de önemlidir" - Hollanda İstanbul Başkonsolosu Schuddeboom: - "Türkiye'nin zor zamanları nasıl atlattığını imrenerek izliyorum"

Kurumsal Sosyal Sorumluluk Zirvesi

İSTANBUL (AA) - Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkanı Tarkan Kadooğlu, günümüz dünyasında, artık sadece kar odaklı büyüme stratejileri ile şirketlerin küresel rekabette öne çıkmalarının mümkün olmadığını söyledi.

Conrad Otel'de KOBİ'ler için Kurumsal Sosyal Sorumluluk Projesi kapsamında düzenlenen Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) Zirvesi'nin açılışında konuşan Kadooğlu, "Şirketlerin sadece kendisini değil, içinde bulunduğu toplumu geliştirmesi de önemlidir. Toplumu etkileyip, doğru şekilde dönüştürecek ve sosyal fayda yaratacak projeler geliştiren şirketler, yani KSS’yi bir kurum kültürü haline getiren KOBİ'ler öne çıkacaktır." dedi.

Kadooğlu, KOBİ'lerin sosyal, çevresel, etik, insan hakları ve tüketici hakları gibi konuları günlük iş faaliyetlerinde entegre etmelerinin önemli olduğunu vurguladı.

KSS kavramının özünde Anadolu kültürüne yabancı bir kavram olmadığını belirten Kadooğlu, şunları kaydetti:

"Türkiye’deki KSS uygulamalarının tarihi Osmanlı İmparatorluğu'ndaki vakıflara kadar uzanmaktadır. Bu vakıflar eğitim, barınma, sağlık ve sosyal güvenlik gibi temel kamu hizmetlerinin kurumsal mekanizmalarını oluşturmaktadır. 13. yüzyıldan beri Anadolu topraklarında var olan Ahilik sistemi de sanatkarlar ve esnaflar için ekonomik, sosyal ve çevresel standartları belirleyen yapısıyla KSS'ye güzel bir örnektir. Ahilik'te bulunan 4 temel unsur olan iyi ahlak, doğruluk, kardeşlik ve yardımseverlik Anadolu kültüründe önemli bir yer tutmuş, ticaret hayatı bu etik değerlerle yapılmıştır.

Bugün iş dünyasında KSS kavramı hayırseverlik ile karıştırılmaktadır. Aslında KSS uygulamaları, sivil toplumla birlikte yürütülen toplumsal kalkınma projeleridir. Eğitimden sağlığa, aile içi şiddetten kadın haklarına kadar pek çok alanda toplumsal bilinci artırmak, sadece büyük şirketlerin değil, aynı zamanda KOBİ'lerimizin de sorumlulukları arasındadır. KSS projeleri, toplumsal bilinci artırırken, ekonomik kalkınmaya ve büyümeye de katkı sağlamaktadır. Bu alanda hizmet veren STK'lar, danışmanlık şirketleri ve son olarak İstanbul Borsası'nda 2014 yılında Sürdürülebilirlik Endeksi gibi KSS araçları gün geçtikçe çoğalmaktadır."

Kadooğlu, KSS uygulamalarının daha katılımcı bir anlayışla, yenilikçi iş modelleri geliştirilmesinin önünü açtığını özellikle Y jenerasyonu olarak adlandırılan genç nüfusa da KSS alanında kariyer yapma imkanı yarattığının altını çizdi.


- "Proje sonunda hedefimiz 500 KOBİ'ye ulaşmaktır"


Kadooğlu, "KSS bilincinin yaygınlaşması, hem şirketlere hem topluma hem de yarattığı yeni iş alanlarıyla genç nüfusun istihdamına önemli katkı sağmaktadır." ifadelerini kullandı.

TÜRKONFED'in geçtiğimiz yıl Hollanda Büyükelçiliği Matra Fonu desteğiyle "Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde Girişimciler için Sosyal Sorumluluk Projesi" başlattığını belirten Kadooğlu, Malatya, Elazığ, Van, Erzurum, Kars, Ağrı, Mardin ve Diyarbakır gibi 8 ilde, 350'den fazla KOBİ'ye ulaşıp, şirketlerin KSS bilincini artırmaya dönük çalışmalar gerçekleştirdiklerini proje sonunda KOBİ'lerle KSS bilincinin arttığını gözlemlediklerini kaydetti.

Kadooğlu, "2015 yılında başlatılan projeye, uluslararası alanda yeni bir halka bugün eklenmektedir. Zirvenin ardından Hatay, Trabzon, Kars, Kütahya, Tekirdağ ve Kayseri’de çalıştaylar gerçekleştirilecektir. Düzenlenecek çalıştaylarda KSS alanındaki uzmanlar, her bölgedeki KOBİ temsilcileri ile bir araya gelip, uygulamalı eğitimler verecektir. Proje sonunda hedefimiz 500 KOBİ'ye ulaşmaktır." diye konuştu.


- "Türkiye'nin zor zamanları nasıl atlattığını imrenerek izliyorum"


Hollanda İstanbul Başkonsolosu Rober Schuddeboom ise ailece Türkiye'de darbe girişimini gördüklerini ve 3 yıldır Türkiye'yi tanıdığını belirterek Türkiye'nin zor zamanları nasıl atlattığını imrenerek izlediğini söyledi.

Schuddeboom, "Bence şu an gelecek için çok önemli noktadayız. KSS Türkiye'de geleneklerden, kültürden beslenerek zaten var olan bir şey. Hollanda'da sürdürebilirlik emekleme aşamasında olsa da üzerinde hassasiyetle duruyoruz." dedi.

Şirketlerin geçmişte KSS'ye önem vermese bile artık önem verme zorunda kalacağını belirten Schuddeboom, Hollandalı şirketlerle de görüştüklerini KSS'nin Hollandalı şirketler için önemli bir konu olduğunu ve henüz başlangıç aşamasında olduklarını belirtti.

Schuddeboom, "Geleceğe baktığımızda çok parlak bir gelecek görüyoruz. Mc Donalds bile tüketiciler ve sivil toplum baskısıyla tüm üretimlerini gözden geçirmeye başladı." şeklinde konuştu.

Avrupa Birliği (AB) Bakanlığı Proje Uygulama Başkanı Bülent Özcan da Türkiye ile AB arasında gerçekleşen sivil toplum diyaloğunun geliştirilmesi programının Türkiye ile AB arasında yürütülen müzakerelerin 3 saç ayağından birisini oluşturduğunu belirtti.

Özcan, "Bunlar, AB müzakerelerinin temel ayaklarından bir tanesi Türkiye'deki siyasi reformların devamı. İkincisi AB müktesabatının Türkiye tarafından üstlenilmesi ve uygulanması. Üçüncü ayak ise sivil toplum diyaloğunun geliştirilmesi oluşturuyor." ifadelerini kullandı.

AB'nin Türkiye'de doğru anlaşılmasını, Türkiye'nin de AB ülkeleri tarafından doğru algılanmasını temin etmek amacıyla sivil toplum diyalog programları yürütüldüğünü belirten Özcan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu yolculuğumuz ilk olarak 2006 yılında başladı. Yaklaşık 20 milyon avroluk kaynağı Türkiye'ye sağlayan Katılım Öncesi Mali Yardım çerçevesinde kullanarak 119 farklı kuruluşun AB üyesi ülkelerdeki muadilleriyle yapmış olduğu projelere destek olarak aktarmıştık. O dönemdeki yaklaşımımız 4 farklı sektörel bakış açısıyla 4 farklı sektörde yer alan kuruluşlarla bu diyaloğu temin etmekti. Yerel yönetimler, üniversiteler, gençlik örgütleri ve profesyonel örgütler hedef kitlemiz içindeydi. Bu programla ilgili çok önemli sivil kazanımlar elde edildi ve sivil toplumun sesi AB ülkelerine aktarılmış oldu."

KOBİ'lerin yardımseverlik duygularını kurumsal bir yapıya dönüştürmeyi amaçlayan KSS Projesi işletmelerin sosyal, çevresel, etik, insan hakları gibi konuları günlük iş faaliyetlerine entegre etmelerini sağlamayı da hedefliyor.


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×