Kudüs ve Sürecin Problemleri Sempozyumu

- TBMM Başkanı Kahraman: - "Filistinlilerin mal ve mülklerine zarar verilmesi, yasa dışı yerleşim faaliyetleri ve mukaddes Kudüs'ün çok dinli ve kültürel yapısını zımni olarak değiştirilmeye dönük çabalarıyla Filistinlilerin El Aksa Camisi'nde ibadet haklarını kısıtlaması gibi İsrail'in uygulamaları, uluslararası hukuku ayaklar altına almaktadır" - "İsrail'in Filistinliler üzerindeki tahakkümünü arttırarak kendi çözümünü dayatmaya çalışan bu tutumunun kabul edilmesi hiçbir şekilde mümkün değildir. İsrail gerçek güvenliğin, silahlı, terör tedbirler yerine diyalog yoluyla bölgede kapsamlı ve adil bir çözüm tesis edebilmek suretiyle alınabileceği bilincine varmalı ve barış sürecinin canlandırılması doğrultusunda kendisinden beklenen adımları atmalıdır" - "BM Güvenlik Konseyi diğer birçok kritik konuda olduğu gibi İsrail'in bölgede gerilimi artıran şımarıklıkları karşısında üstüne düşen vazifeyi yerine getirmekte şu ana kadar başarılı olamamıştır" - "Ülkemizde 15 Temmuz günü vuku bulan ve Gazi Meclis'imizi hedef almaya cüret eden hain terörist kalkışma girişimi karşısında Filistinli kardeşlerimizin sokaklara dökülerek milletimize ve devletimize verdikleri destek daima hatırlayacağımız bir kardeşlik örneği olmuştur. Gaye Türkiye'yi çökertmek olduğu kadar Türkiye'nin Filistin'e ve diğer tüm kardeş ülkelere verdiği desteği de bitirmekti"

Kudüs ve Sürecin Problemleri Sempozyumu

İSTANBUL (AA) - TBMM Başkanı İsmail Kahraman, İsrail'in Filistin'deki uygulamalarının uluslararası hukuku ayaklar altına aldığını belirterek, "İsrail'in Filistinliler üzerindeki tahakkümünü arttırarak kendi çözümünü dayatmaya çalışan bu tutumunun kabul edilmesi hiçbir şekilde mümkün değildir. İsrail gerçek güvenliğin, silahlı, terör tedbirler yerine diyalog yoluyla bölgede kapsamlı ve adil bir çözüm tesis edebilmek suretiyle alınabileceği bilincine varmalı ve barış sürecinin canlandırılması doğrultusunda kendisinden beklenen adımları atmalıdır." dedi.

Kahraman, Parlamentolararası Kudüs Platformu ve TBMM Başkanlığı tarafından düzenlenen "Kudüs ve Sürecin Problemleri Sempozyumu"nda, 13 asırlık İslam mabedinde Müslümanların rızası haricinde herhangi bir yaklaşımın kabul edilemeyeceğini söyledi.

Kudüs'te tüm dinler için yerleşmiş olan tarihi statükonun işgal zoruyla değiştirilemeyeceğini vurgulayan Kahraman, "El Halil'de 1944'te elinde silahla İbrahim Camisi'ne girerek namaz kılan cemaate ateş açan ve 29 kişiyi şehit eden bir yerleşimcinin, neticede İbrahim Camisi'nin mekansal ve zamansal olarak bölünmesi sonucu ortaya çıkarmış olması herkesin ibret alması gereken bir hadisedir. Benzeri bir olayın Haremi Şerif'te vuku bulması ihtimaline karşı tüm dünyanın müteyakkız olması gerekir. Haremi Şerif'i Yahudileştirme niyeti açıkça bilinen, yerleşimci grupların yürütmekte oldukları kampanya çerçevesinde Haremi Şerif'e genişleyen gruplarla düzenli şekilde girmeleri büyük bir endişe kaynağı olmayı sürdürmektedir."

Geçen ekim ayında UNESCO Yürütme Konseyi Toplantısında kabul edilen işgal altındaki Filistin başlıklı kararın, Haremi Şerif'in İslami niteliği teyidi bakımından önemli bir girişim olduğunu vurgulayan Kahraman, Haremi Şerif'in İslam'a ait bir mekan olarak muhafazasının tüm İslam aleminin meselesi olduğunu, buraya giriş-çıkışların Müslümanların iradesine tabi olması gerektiğini belirtti.

Kahraman, gerek işgal altındaki, gerek genel olarak İsrail'de camilerde ezanın hoparlörlerden okunmasının yasaklanmasını öngören yasa tasarısını kabul etmenin mümkün olmadığını ifade ederek, bunun her şeyden evvel bir din ve inanç hürriyeti olduğunu söyledi.

TBMM Başkanı İsmail Kahraman, şöyle devam etti:

"Kudüs davasının takipçileri parlamenterler olarak bizler, İsrail'in barış sürecindeki uzlaşmaz tutumu ve saldırganlığı karşısında Filistin halkının huzurlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir devlet olmaya yönelik haklı davasını kararlıkla sürdürmek mecburiyetindeyiz. Uluslararası toplumun tüm uyarılarına rağmen güvenlik gerekçesiyle Filistin halkına karşı aşırı güç kullanmaktadır. Filistinlilerin mal ve mülklerine zarar verilmesi, yasa dışı yerleşim faaliyetleri ve mukaddes Kudüs'ün çok dinli ve kültürel yapısını zımni olarak değiştirilmeye dönük çabalarıyla Filistinlilerin El Aksa Camisi'nde ibadet haklarını kısıtlaması gibi İsrail'in uygulamaları uluslararası hukuku ayaklar altına almaktadır. İsrail'in Filistinliler üzerindeki tahakkümünü arttırarak kendi çözümünü dayatmaya çalışan bu tutumunun kabul edilmesi hiçbir şekilde mümkün değildir. İsrail gerçek güvenliğin, silahlı, terör tedbirler yerine diyalog yoluyla bölgede kapsamlı ve adil bir çözüm tesis edebilmek suretiyle alınabileceği bilincine varmalı ve barış sürecinin canlandırılması doğrultusunda kendisinden beklenen adımları atmalıdır."

- "49 yıllık işgal sona erdirilmeli"

İsmail Kahraman, Filistin halkının 49 yıldır maruz kaldığı İsrail işgalinin bir an önce sona erdirilmesinin tüm bölgede istikrarın sağlanması bakımından elzem olduğunu belirterek, Haremi Şerif başta olmak üzere Kudüs'teki kutsal mekanların korunması ve İsrail'in ihlallerinin son bulmasının büyük bir hassasiyet taşıdığını anlattı.

İşgal ortamından cesaret alan yerleşimcilerin, Filistinli yerel halka yönelik saldırılarının git gide artığını dile getiren Kahraman, İsrail'in demografik yapıyı değiştirmeye ve Kudüs'ü Yahudileştirmeye yönelik çalışmalarının sürdüğünü söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 3. dönem başkanlığını yaptığı İslam İşbirliği Teşkilatı olarak uluslararası topluma gerekli mesajların verilmeye devam edileceğini vurgulayan Kahraman, şunları söyledi:

"BM Güvenlik Konseyi diğer birçok kritik konuda olduğu gibi İsrail'in bölgede gerilimi artıran şımarıklıkları karşısında üstüne düşen vazifeyi yerine getirmekte şu ana kadar başarılı olamamıştır. Sadece 2014'te Gazze'de çoğu çocuk ve kadın olmak üzere 2 bin 500 insanın katledilmesi, 11 binin üzerinde insanın yaralanması bile BM Güvenlik Konseyi'ni harekete geçirmeye maalesef yetmemiştir. Bu tablo BM Güvenlik Konseyi'nin reforme olması konusundaki ısrarlı tavrımızın ne kadar haklı olduğunu bir kez daha göstermektedir. Burada Sayın Cumhurbaşkanımızın özet olarak söylediği 'Dünya beşten büyüktür' sözünün tatbike edilmesi gerekir."

Kahraman Filistinlilerin birlik ve beraberliklerini sağlamaları, daima uyanık olmalarının da İsrail'in karşısında güçlü durmaları için elzem olduğunu ifade ederek, tüm Filistinlilere bu yönde gerekli telkinlerde bulunmaya ve bir araya gelmelerini teşvik etmeye devam edilmesi gerektiğini, Türkiye olarak da uzlaşı çabalarına daima destek vermeye hazır olduklarını söyledi.

- 2. Abdülhamit döneminin önemi

Sultan 2. Abdülhamit'in siyasi dehasının en önemli örneklerinden birinin Kudüs meselesinde göründüğünü belirten Kahraman, Filistin'deki düzenin muhafazası için büyük bir öngörüyle gerekli tedbirleri alan 2. Abdülhamit'in Kudüs'teki İslam mevcudiyetinin korunması için 146 şahsi mülkü olduğunu, Kudüs'teki mülklerinin toplamının 211 bin 621 dönüm ettiğini anlattı.

2. Abdülhamit'in bunları edinirken ana gayesinin, bunların başka maksatlarla hareket eden kişilerin eline geçmesini engellemek olduğuna dikkati çeken Kahraman, Abdülhamit tahttan indirilince özel mülkine ait tapulara el konulduğunu ve bunların Filistin'e yerleşmek isteyen Siyonistlerin eline geçmesinin önünün açıldığını belirtti.

- 15 Temmuz darbe girişimi

İsmail Kahraman, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Filistin halkının da Türkiye'ye destek verdiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Ülkemizde 15 Temmuz günü vuku bulan ve Gazi Meclisimizi hedef almaya cüret eden hain terörist kalkışma girişimi karşısında Filistinli kardeşlerimizin sokaklara dökülerek milletimize ve devletimize verdikleri destek daima hatırlayacağımız bir kardeşlik örneği olmuştur. Gaye Türkiye'yi çökertmek olduğu kadar Türkiye'nin Filistin'e ve diğer tüm kardeş ülkelere verdiği desteği de bitirmekti. Bu terörist saldırıya karşı birleşen tüm siyasi partiler ve TBMM üyeleri demokrasiye meşru demokratik kurumlara ve anayasaya karşı kesin bir şekilde sahip çıktılar."

Halkın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın davetiyle meydanları doldurduğunu ifade eden Kahraman, bu davet ve milletin şanlı direnişiyle darbenin önlendiğini anımsattı.

Kahraman, "Bu sadece Türkiye'deki iktidar değişikliği veya hudutla ilgili değildi. Aynı zamanda kültür coğrafyamıza, topyekun çevremize aitti. Bizde bir tabir var. 'Bir taşla birkaç kuş vurmak' gibi. Aynısı olacaktı. Bütün bölge ve coğrafya büyük yıkımla karşı karşıya kalacaktı. Bu önlendi, şükür ediyoruz. Milletin zaferiyle bu süreçten daha da güçlenmiş olarak çıkan Türkiye, Filistinli kardeşlerimize her sahada verdiği desteği önümüzdeki dönemde de daha da artırarak gösterecektir." ifadelerini kulandı.

Toplantının Filistin halkının haklarının ve hukuklarının korunması için parlamentoların izleyebileceği yol ve yöntemlerin belirlenmesinde önemli rol oynayacağına inandığını belirten Kahraman, Türkiye'nin geçmişte olduğu gibi gelecekte de Filistin'in haklı davasını savunmaya devam edeceğini kaydetti.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ve İstanbul Valisi Vasip Şahin'in katıldığı sempozyumun açılış konuşmalarının ardından aile fotoğrafı çekildi.

Sempozyum, yarın sonuç deklarasyonun açıklanmasıyla sona erecek.



Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×