"Kontrgerilla eğitimi veren kamplarımız yok"

- SADAT Yönetim Kurulu Başkanı emekli Tuğgeneral Tanrıverdi: - "SADAT'ın kontrgerilla eğitim kampları yoktur. DAEŞ veya başka herhangi bir terör örgütüyle hiçbir ilgi ve bağlantısı yoktur, olması da mümkün değildir" - "Yurtiçinde ve dışında halihazırda hiçbir ülkeye veya örgüte gerilla eğitimi vermedik" - "SADAT; köklü geleneğe sahip olan silahlı kuvvetlerin desteğine ihtiyaç duyan İslam coğrafyasındaki ülkelere TSK'dan emekli olmuş yetenekli ve milli-manevi duyarlılığa sahip askerleri organize ederek, devletimizin kontrolünde ve dış politikasına uygun alanlarda, bu ülkelerin ihtiyacına cevap verme vecibesinden neşet bulmuştur" - "Bu işi şimdiye kadar küresel güçler yapıyordu. Türkiye'de ilkiz. Bizlerin de bu tür faaliyetleri yapabilecek bilgi, birikime sahip olduğumuzu gösterdik. Devletin kontrolünde faaliyet yürütecek savunma-danışmanlık firmalarının mevzuata kavuşarak kurulması, bu tekelci küresel güçlerin tekerlerine çomak sokmak oldu"


İSTANBUL (AA) - Uluslararası Savunma Danışmanlık, İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (SADAT) Yönetim Kurulu Başkanı emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi, eğitim kampları olmadığını, DAEŞ veya başka herhangi bir terör örgütüyle hiçbir ilgi ve bağlantıları bulunmadığını söyledi.

Tanrıverdi, son günlerde SADAT hakkında basında yer alan iddialara ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

SADAT'ın 2012'de kurulduğunu belirten Tanrıverdi, savunma-danışmanlık hizmeti veren şirketin bazı kesimlerin hedefinde bulunduğunu öne sürerek, SADAT hakkındaki yayınları iyi niyetli bulmadıklarını ifade etti.

Tanrıverdi, Batı'nın ve küresel güçlerin, İslam ülkelerini kendi emelleri istikametinde organize etmek için yönetiminde emekli askerlerin yer aldığı savunma danışmanlık şirketleri aracılığıyla etkilediğini kaydederek, bunlara alternatif bir Türk firmasına tahammül edilemediği için kendileri hakkında olumsuz yayınların yapıldığını söyledi.

ABD'nin İslam coğrafyasında faaliyet gösteren 70'e yakın savunma-danışmanlık faaliyeti yürüten şirketi bulunduğunun altını çizen Tanrıverdi, "Benzer bir yapılanmaya gidilmesinin faydalı olacağı düşüncesinden hareketle 2012'de kurduğumuz şirket sık sık gündeme getiriliyor. SADAT, tamamen ticaret hukukuna göre kurulmuş bir danışmanlık şirketidir. Dış politikamızın müsaade ettiği, İslam ülkelerinin silahlı kuvvetlerine, ihtiyaç duydukları danışmanlık hizmetini vermek amacıyla kurulmuştur." dedi.

Emekli Tuğgeneral Tanrıverdi, İslam ülkelerinin silahlı kuvvetlerine; tehdidin tespiti, bu tehdide karşı gücün geliştirilmesi, kullanılmasının planlanması, çok özel ihtisas isteyen konularda, kara, deniz, hava ve iç güvenlik güçlerine askeri eğitim vermek, savunma sanayi ürünlerinin bakım-onarım sistemlerini kurup, işletip, devretmek yani danışmanlık-eğitim ve donatım konularında hizmet etmek amacıyla şirket kurduklarını anlattı.

- "SADAT'ın kampları yoktur"

Devletlerle iletişimleri olduğunu ancak şimdiye kadar herhangi bir ülkede ciddi bir ihale almadıklarını ifade eden Tanrıverdi, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Görüşmelerimiz var ancak görüştüğümüz İslam ülkelerinde istikrar sorunu var. Bu nedenle projelerin kabul edilmesi ve süreçlerin başlaması uzun süre alıyor. SADAT'ın eğitim kampları yoktur. DAEŞ veya başka herhangi bir terör örgütü ile hiçbir ilgi ve bağlantısı yoktur, olması da mümkün değildir. Yurtiçinde ve dışında halihazırda hiçbir ülkeye veya örgüte gerilla eğitimi vermedik. Gayrinizami harp veya özel harekat eğitimi konularında hizmet vermek istememizden dolayı bizim üzerimizden Cumhurbaşkanımıza vurmaya çalışıyorlar."

Bir çekirdek kadroyla hareket ettiklerini, şirketin yönetiminde 6 kişinin bulunduğunu, maddi anlamda destek sunan ve hisselerini alan kişi sayısının da 57 olduğunu belirten emekli Tuğgeneral Tanrıverdi, "Savunma sanayisi alanında hizmet verecek danışmanlık firmalarının yasal mevzuatı yoktur. Bunun için bir kanun teklifi sunduk. Bu kanun teklifi, Meclis’in ilgili birimlerinde ve Milli Savunma Bakanlığı’nda inceleniyor. Eğer bu mevzuat kabul görürse devrim niteliğinde olacaktır. Bu mevzuat oluştuğu takdirde bu alanda hizmet verecek şirketlerin önü açılacaktır. Türkiye, bu şirketler aracılığıyla İslam ülkelerinin hem ihtiyacını giderecek hem de bu ülkelerdeki etkinliğini artıracaktır." değerlendirmesinde bulundu.

- "Küresel güçlerin tekerine çomak soktuk"

Şirketin kurulumu için gereken para ile sermaye artırımının tamamının TSK’dan emekli olan askerlerin sunduğu katkılarla gerçekleştiğini anlatan Tanrıverdi, şöyle devam etti:

"Bu işi şimdiye kadar küresel güçler yapıyordu. Türkiye'de biz ilkiz. Bizlerin de bu tür faaliyetleri yapabilecek bilgi, birikime sahip olduğumuzu gösterdik. Devletin kontrolünde faaliyet yürütecek savunma-danışmanlık firmalarının mevzuata kavuşarak kurulması, bu tekelci küresel güçlerin tekerlerine çomak sokmak oldu. 'Gayrinizami harp' ifadesini görenler, terörist yetiştirdiğimizi düşünüyorlar. Oysa gayrinizami harp, mukavemet hareketidir. Sitemizde, hakkımızdaki her bilgi gayet net ve şeffaf bir şekilde yer almasına rağmen kimi çevrelerin gayrinizami harp veya özel harekat eğitimi konularında hizmet vermek istememizden dolayı saldırılarına uğruyoruz."

Tanrıverdi, şirketlerinin kurulduğu günden bu yana devletten en ufak bir destek almadığının altını çizerek, devletin kendilerine vereceği en büyük desteğin mevzuatla olabileceğini söyledi.

- "Çamur at izi kalsın mantığı"

"Daha önce iftira olduğunu defaatle açıklamış olduğumuz konular, 'çamur at izi kalsın' mantığıyla tekrar tekrar gündeme getirilmektedir" diyen Tanrıverdi, şunları kaydetti:

"SADAT; köklü geleneğe sahip olan silahlı kuvvetlerin desteğine ihtiyaç duyan İslam coğrafyasındaki ülkelere Türk Silahlı Kuvvetleri'nden emekli olmuş yetenekli ve milli-manevi duyarlılığa sahip askerleri organize ederek, devletimizin kontrolünde ve dış politikasına uygun alanlarda, bu ülkelerin ihtiyacına cevap verme vecibesinden neşet bulmuştur. Bugün İslam coğrafyasını dizayn etmek isteyen küresel güçlerden sadece ABD'nin emekli askerlerden oluşmuş 70 savunma danışmanlık şirketi üçer- beşer adet, İslam ülkelerinde ABD menfaatlerine uygun faaliyet göstermektedirler. SADAT'ın amacı, İslam ülkelerini de bu şirketlerin tasallutundan kurtarmaktır. İslam ülkelerine savunma alanındaki danışmanlığı SADAT yapmasın da ABD savunma danışmanlık şirketleri mi yapmaya devam etsin? Bu ülkelerin silahlı kuvvetlerine ihtiyaç duydukları askeri eğitimleri ABD şirketleri mi versin?"

- "Bizi suçlayanlar karanlık kişilerdir"

SADAT'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile irtibatlandırılmasını sert bir şekilde eleştiren ve bu yayınların maksatlı ve menfi propaganda amaçlı olduğu görüşünü ifade eden Tanrıverdi, şöyle dedi:

"Cumhurbaşkanımızın gücü ortada. İslam ülkelerindeki etkisini kırmak için bizi aracı yaparak menfi propaganda yapıyorlar. Tamamıyla 'çamur at izi kalsın' anlayışıyla yayınlar yapılıyor. DAEŞ ile kesinlikle hiçbir irtibatımız yok, olamaz da. Herhangi bir yerde de Suriyelilere eğitim yaptırmadık. Başka bir ülkeye de askeri eğitim yaptırmış değiliz. Ama projelerimiz var, imkanımız var, hazırlığımız var. Ülkeler bunu talep ederse resmi devletlerin silahlı kuvvetlerine seve seve yaparız."

"İstanbul'un merkezinde kontrgerilla, gladyo merkezi bulduk" şeklindeki yayınlara da tepki gösteren Tanrıverdi, "Küresel güçlerin hedefinde olduğumuz kanaatindeyim. Bunun için doğru yolda olduğumuzu düşünüyorum. Bizleri karanlık olmakla suçlayanlara baktığınızda aslında onlar karanlıktır" değerlendirmesinde bulundu.

- "Paralelcileri tasfiye ettik"

Adnan Tanrıverdi, SADAT içinde "paralelci" kişilerin olabileceği şeklindeki haberlere ilişkin de şunları söyledi:

"İçimizde paralelci olamaz. Çünkü biz 17-25 Aralık olaylarından önce Paralel Yapı'nın devlete ihanet içinde olduğunu beyan ettik. Dünyanın 120 ülkesinde okullar açan, buradaki beyinleri yurtdışına götüren bir yapının liderinin ABD’de yaşaması ve ABD tarafından kullanılmıyor olmasının imkanı yok. O liderin de bunun farkında olmaması imkan dışında. Dolayısıyla 'İhanet içinde olan bir yapıya karşı milli iradenin yanındayız' demiştik. 'Bu dini örgütü reddediyoruz' dediğimizde içimizdeki paralelcileri tasfiye ettik. Paralelin içinde yer almadığı temiz kurumlar varsa o da ASDER, ASAM ve SADAT'tır."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×