Kocaeli'de toplu açılış töreni

- Cumhurbaşkanı Erdoğan: (3) - "Milliyetçi Hareket Partisi çıkıyor diyor ki 'Teröre karşı biz iktidarın yanındayız'. Ama ana muhalefet aynı şeyi söyleyemiyor. Niye? Dert başka dert. Çünkü bunlarla gizli ortaklıkları var. Sıkıntı burada" - "Eğer kendinize güveniyorsanız merak etmeyin, 2019'da zaten cumhurbaşkanlığı seçimi de var ama ondan önce millet başkanlığa karar verirse... Hadi bakalım, o zaman 'Hodri meydan' deriz" - "Batı'da eşcinsel evliliği konusundaki tartışmalarda gösterilen sözüm ona özgürlük, hak, hukuk hassasiyetini kendilerine yardım eli uzatan çocuklardan, kadınlardan masumlardan esirgeyenlere yazıklar olsun. Balinaların, fokların, kaplumbağaların yaşam alanları konusunda gösterdikleri duyarlılığı 23 milyon Suriyelinin hayat hakkından esirgeyenlere yazıklar olsun" - "Kilis'teki kardeşlerim, biliyorum sıkıntınız büyük. 'Men sabera zafera.' Sabreden kimse zafere ulaşacaktır. Hiç endişeniz olmasın"

Kocaeli'de toplu açılış töreni

KOCAELİ (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Milliyetçi Hareket Partisi çıkıyor diyor ki 'Teröre karşı biz iktidarın yanındayız'. Ama ana muhalefet aynı şeyi söyleyemiyor. Niye? Dert başka dert. Çünkü bunlarla gizli ortaklıkları var. Sıkıntı burada." dedi.

Erdoğan, Kocaeli'deki Perşembe Pazarı'nda düzenlenen toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, bugün Türkiye'de yaşanan anayasa, cumhurbaşkanlığı, yönetim sistemi tartışmalarının gerisinde hep 27 Mayıs darbesiyle tesis edilen çarpık düzenin olduğunu anlattı.

Vesayet kurumlarını ve mekanizmalarını güçlü bir şekilde sistemin içine yerleştiren 27 Mayıs zihniyetinin 12 Eylül darbesiyle kendini güçlendirdiğini aktaran Erdoğan, o günleri yaşamayanlara tek parti rejimini, 14 Mayıs 1950 heyecanını, 27 Mayıs, 12 Eylül darbesinde yaşananları anlatmanın zor olduğunu aktardı.

1970'lerin Türkiyesini yaşamamış birine, kardeşin kardeşe kurşun sıkmasının ne demek olduğunu anlatabilmenin çok zor olduğunu kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:

"İşte bugün 2023'ü konuşuyoruz. 2053'ü konuşuyoruz 2071'i konuşuyoruz. Belki bizler o günü göremeyeceğiz ama gençlerin bir çoğu Allah'ın izniyle o günleri görecek. İşte biz onun temellerini atıyoruz. Gençler; 2053 inşallah sizlerin olacak ama farklı olacak. İnşallah Yavuz Sultan Selim Köprüsü'yle farklı olacak, inşallah Boğaz'ın altından geçen Marmaray ile farklı olacak, inşallah bu yıl sonu bitecek olan Avrasya Tüneli ilefarklı olacak, inşallah Osmangazi Köprüsü ile farklı olacak, inşallah Çanakkale Köprüsü ile farklı olacak, inşallah yüksek hızlı trenlerle farklı olacak, bizim derdimiz bu. Onların derdi farklı. Eğer Türkiye'nin nereden geldiğini unutursak nereye gittiğimizi de bilemeyiz. Bunun için bir dakikamızı dahi boşa geçirmeyeceğiz. Eskiler derler ki doğru yerinden kalkana kadar yalan dünyayı dolaşırmış. Bizim doğruyu anlatmadığımız her yerde yalanın defalarca tedavüle sokulduğunu unutmamalıyız. Bu zat, akşam başka konuşur, sabah başka konuşur. Bunda doğru bir ifade bulamazsınız. Şizofrenik bir vakadır bu. Dolayısıyla bunlara şunu telkin etmemiz lazım. Eğer kendinize güveniyorsanız merak etmeyin 2019'da zaten cumhurbaşkanlığı seçimi de var ama ondan önce millet başkanlığa karar verirse... Hadi bakalım, o zaman 'Hodri meydan' deriz. Meydana çıkarsın. İşte görüyorsunuz Türkiye sınırları içinde ve dışında dünyanın en eli kanlı terör örgütlerine karşı tarihi bir mücadele veriyor ama birileri çıkıyor bundan vazgeçmemizi istiyor. Milliyetçi Hareket Partisi çıkıyor diyor ki 'Teröre karşı biz iktidarın yanındayız'. Ama ana muhalefet aynı şeyi söyleyemiyor. Niye? Dert başka dert. Çünkü bunlarla gizli ortaklıkları var. Sıkıntı burada."

Türkiye'nin verdiği şehitlere de değinen Erdoğan, "Bunlarla mücadelemiz, bunları sıfırlayana kadar devam edecek. Milletimizin huzuru için devam edecek. İşte kan denilen olay orada, oraya gidenler 'Biz şehit olmak üzere gidiyoruz' diyorlar ama bunların böyle bir derdi yok." dedi.

"DAİŞ terör örgütünün her gün sınırlarımızdan içeriye attığı roketlere ses çıkarmayanlar bizim vatandaşlarımızın can güvenliğini ve egemenlik haklarımızı koruma çabalarımıza engel olmaya çalışıyor" diyen Erdoğan, ne Avrupa'nın ne de Batı'nın gerçek anlamda bu örgütle mücadele etmek gibi derdi olduğunu, bu örgütle gerçek mücadeleyi Türkiye'nin verdiğini dile getirdi.

Türkiye'nin şu anda 300 bini Iraklı, 2 milyon 700 bini Suriyeli olmak üzere 3 milyon kişiye baktığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

"Biz ensarız, onlar da muhacir. Veren el alan elden hayırlıdır. Bize medeniyetimizin, inancımızın yıktığı görevi yerine getirdik. Ne dedik? 'Hayrun Nas Men Yenfeun Nas.' 'İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olanıdır' dedik ve bunu yerine getiriyoruz, getirmeye de devam edeceğiz. Biz kapılarımızı Batılılar gibi kapatamayız, onların denizlerde boğulmasına göz yumamayız. 110 bin denizde terk edilmiş insanı sahil güvenlik botlarımızla kurtardık. Biz buyuz, daha da iyi olacak, sonuna kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Allah'ın izniyle durmak yok, yola devam. Bütün bu adımlarla beraber, Halep'i düşürmeye çalışanlara karşı aynı kararlılıkla mücadelemizi sürdürüyoruz, sürdürmeye devam edeceğiz ama kimsenin dönüp de Halep'teki gelişmelere baktığı, rejimin ve onu destekleyen Rusya'nın, İran'ın DAİŞ'in, PYD'nin insanlık dışı baskılarına, katliamlarına karşı harekete geçtiği yok. YPG'nin yaptıklarına yok. Niye? Çünkü kimsenin Suriye diye, oradaki mazlumlar, mağdurlar diye bir derdi yok. İki yüzlülük alınlarına kara bir leke olarak silinmemek üzere kazınmaktadır. Mazlumun ahı yerde kalmaz. Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste. Bir gün mutlaka zalimler de onların doğrudan ve dolaylı destekçilerinin de hak ettikleri yafta boyunlarına asılacaktır. Bangladeş'te olanı gördünüz değil mi? Motiur Rahman Nizami, 45 yıl önce oradaki bağımsızlık mücadelesi sebebi nedeniyle yargılanan ve şu anda orada da Türkiye'deki CHP'nin benzeri bir siyasi parti var. Onun başındaki hanım da ne yazık ki Motiur Rahman Nizami'yi verdikleri bir kararla idam ettiler. Yaş 73. 45 yıl önce ona bir gerekçe uydurdular ve idam ettiler. Bu bir ilim adamı, ilim insanı. Aynı zamanda Bangladeş'in eski bakanlarından. İdam ettiler. Bangladeş'te Cemaat-i İslami Partisi Lideri Motiur Rahman Nizami'nin idamına ilişkin ne diyorum biliyor musunuz? Fazla söze gerek yok, 'Zalimler için yaşasın cehennem' diyorum."

Batı'da buna benzer bir olay yaşanması halinde kıyametin kopacağını ancak, ölen Müslüman olduğu için Suriye'de olduğu gibi "alkışlandığını" belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'de idam cezası olmadığı halde yargının verdiği kararlardan terör operasyonlarına kadar her gün ensemizde boza pişirenler, Bangladeş'teki bu vahim olayı görmezden, duymazdan geliyor. Bunun adı vicdansızlıktır, insafsızlıktır, riyakarlıktır." dedi.

Suriye'de rejimin katlettiği 600 bine yakın masumu görmeyenlerden Bangladeş'teki idamlar için harekete geçmelerini beklemenin gerçekçi olmadığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Batı'da eşcinsel evliliği konusundaki tartışmalarda gösterilen sözüm ona özgürlük, hak, hukuk hassasiyetini kendilerine yardım eli uzatan çocuklardan, kadınlardan masumlardan esirgeyenlere yazıklar olsun. Denizlerdeki balinaların, fokların, kaplumbağaların yaşam alanları konusunda gösterdikleri duyarlılığı 23 milyon Suriyelinin hayat hakkından esirgeyenlere yazıklar olsun. Kendi güvenliklerini, refahlarını, konforlarını diğer insanların hayatta kalma mücadelelerinin önünde tutanlara yazıklar olsun. Ülkelerine gelen mültecilerin önce cüzdanlardaki paralarına, kollarındaki, boyunlarındaki ziynetlerine göz diken kölelik ve sömürge döneminin kalıntısı zihniyetlere yazıklar olsun. Her gecenin unutmayın bir sabahı, her kışın bir baharı her yokuşun bir sonu olduğu gibi bu sıkıntıların da biteceği günler elbette gelecektir. Önemli olan milletçe bu imtihanı alnımızın akıyla, vicdanımızın müsterih bir şekilde verebilmemizdir."

Türkiye'nin 3 milyon mağdura misafirlik ederek, tüm tehlikelere ve tehditlere rağmen sınırlarını ve gönlünü mazlumlara açık tutmaya devam ettiğini aktaran Erdoğan, "İnşallah, günün aydınlanacağı, baharın geleceği o güne kadar da böyle devam edeceğiz. Anadolu, yüz yıl önce de daha evvelinde de bu tür sınamalarda kendini hep ibra etti." dedi.

- Kilis

Erdoğan, Kilislilere de seslenerek, "Kilis'teki kardeşlerim, biliyorum sıkıntınız büyük. 'Men sabera zafera.' Sabreden kimse zafere ulaşacaktır. Hiç endişeniz olmasın. Türkiye'nin bu zor günlerinde sabırlarıyla, metanetleriyle, fedakarlıklarıyla devletlerine, milletlerine destek olan tüm vatandaşlarımızdan Allah razı olsun. Şundan emin olun, yapılan hiçbir fedakarlık boşa gitmemiştir, gitmeyecektir. Bu fedakarlıklar evlatlarımıza bizden sonraki nesillere daha büyük daha güçlü daha müreffeh bir Türkiye yolunda atılmış önemli adımlardır. Bugünlerin anlamı, çeyrek yüzyıl, yarım yüzyıl sonra daha iyi değerlendirilecektir. Nasıl biz bugün 14 Mayıs 1950 tarihini, o tarihi yazanları rahmetle yadediyorsak, inşallah bu sıkıntılı günlerde ülkesine ve milletine hizmet eden herkes de ileride aynı şekilde tazimle anılacaktır." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan katılımcıları şehitler için Fatiha okumaya davet ettikten sonra Rabia işareti yaptı.

Erdoğan, konuşmasını, "Biliyorsunuz, Rabia'yı unutmayacağız. Rabia bizim için çok önemli. Bizi bölmek isteyenlere karşı ne diyeceğiz? Tek millet, Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle Gürcüsüyle, Abhazasıyla, Boşnakıyla Arnavutuyla velhasıl 79 milyon tek millet. İki, bu milletin tek bayrağı var. Tek bayrak, rengi şehidimizin kanı, hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız şehidimizin ta kendisi. 'Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak uğrunda ölen varsa vatandır'. Vatan lafla olmaz arazi, tarla değildir. O şehit kanlarıyla yoğurularak vatan olur ve bizim 780 bin kilometrekarelik vatan topraklarımız da böyle vatan olmuştur. Öyleyse üçüncüsü tek vatan. Tek devlet, devlet içinde devlet olmaz. Neymiş o paralel devlet. Bu paralel devletin başı nerede? Diğerleri niye gitmiyor onun yanına. Oraya gitsinler, orada tedavi olsunlar. Kimi kaçıyor, gidiyor, kimi de cezaevinde." diye tamamladı.

Erdoğan, daha sonra "Beraber Yürüdük Biz Bu Yollarda" şarkısının sözlerini katılımcılarla birlikte söyledi.

Toplu açılış töreninin yapılacağı Perşembe Pazarı alanının etrafına Türk bayrakları, Cumhuriyetin Kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın posterleri asıldı.

Vatandaşlar kendileri için ayrılan alana, arama noktalarından geçerek girerken, meydanın çeşitli yerlerine dev ekranlar kuruldu.

Törene, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Başbakan Yardımcısı Yıldırım Tuğrul Türkeş, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzel, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu da katıldı.

Erdoğan, tören öncesinde Fatime İçen isimli vatandaş ve ortaokul öğrencisi kızı Kevser İçen'le sohbet ederken, İçen'in omurilik açıklığından dolayı doğuştan bedensel engeli hakkında bilgi aldı.

(Bitti)


Etiketler; #erdoğan
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×