KADEM'in yeni hizmet binası açılış töreni

- Cumhurbaşkanı Erdoğan: (2) - "Anneliği reddetmek insanlığın yarısından vazgeçmektir. Daha geniş tutuyorum insanlıktan vazgeçmektir. Anne olmazsa insanlık olur mu? Olmaz. Anne varsa insanlık var. Bunun için her fırsatta en az üç çocuk tavsiyesi yapıyorum. Bunu ben yapmıyorum, Rabbim emrediyor, Peygamberimiz söylüyor" - "Kadının iş hayatındaki konumu, onun anneliğini asla geriye atmamalıdır. Çalışıyorum diye annelikten imtina eden bir kadın, aslında kadınlığını inkar ediyor demektir. Bu benim samimi düşüncemdir. Anneliği reddeden, evini çekip çevirmekten vazgeçen bir kadın, iş dünyasında istediği kadar başarılı olsun, özgünlüğünü kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır, eksiktir, yarımdır" - "Üretmek, hayatın her alanında var olmak kesinlikle anneliğe engel değildir. Özellikle çalışan kadınların anneliğini teşvik için çok önemli düzenlemeler yaptık. Bunu iktidarımız döneminde gerçekleştirdik. Hamilelik, doğum ve süt izinlerinden, esnek çalışmaya, iş yerlerinde kreş zorunluluğuna kadar kadınlarımızın anneliğini kolaylaştıracak pek çok imkanı devreye soktuk. Başbakanlığımdan, Cumhurbaşkanlığım dönemine kadar hiçbir dönemde olmadığı kadar, kadına ve aileye desteği biz verdik" - "Her alanda kadınları, çocuklarıyla birlikte kollayan, destekleyen yasal düzenlemeler gerçekleştirdik. Teknolojik imkanlar, kadınlarımızın pek çok işi evinden, çocuklarının yanından yürütebilmesine fırsat veriyor. Velhasıl, iş hayatının anneliğin alternatifi haline getirilmesini kesinlikle kabul etmiyorum"

KADEM'in yeni hizmet binası açılış töreni

İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, anneliği reddetmenin insanlığın yarısından vazgeçmek olduğunu belirterek, "Daha geniş tutuyorum insanlıktan vazgeçmektir. Anne olmazsa insanlık olur mu? Olmaz. Anne varsa insanlık var. Bunun için her fırsatta en az üç çocuk tavsiyesi yapıyorum. Bunu ben yapmıyorum, Rabbim emrediyor, Peygamberimiz söylüyor." dedi.

Erdoğan, Kadın ve Demokrasi Derneğinin (KADEM) yeni hizmet binasının açılışında, çalışabilir nüfus içinde istihdama katılan kadınların oranının her geçen yıl arttığını söyledi.

Türkiye'de istihdama katılan kişi sayısı çok fazla arttığı halde işsizlik oranının aynı düzeyde düşmediğini, buna dikkat edilmesi gerektiğini dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

"Çünkü geçmişte istihdam rakamları içinde gözükmeyen kadınlarımız artık etkin şekilde buradaki yerlerini alıyorlar. Evinin hanımı olarak çocuklarının annesi olarak zaten çok önemli hizmetler gerçekleştiren kadınlar, iş hayatında da artan bir oranda temsil edilmeye başladı. Örneğin 2014'de yüzde 20 düzeyinde olan kadınlarımızın iş gücüne katılma oranı artık yüzde 32'ye yaklaşmış durumda. Burada şu samimi görüşümü ifade etmeden geçemeyeceğim; kadının iş hayatındaki konumu, onun anneliğini asla geriye atmamalıdır. Çalışıyorum diye annelikten imtina eden bir kadın aslında kadınlığını inkar ediyor demektir. Bu benim samimi düşüncemdir. Anneliği reddeden, evini çekip çevirmekten vazgeçen bir kadın, iş dünyasında istediği kadar başarılı olsun, özgünlüğünü kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır, eksiktir, yarımdır."

-"Anneliği reddetmek, insanlığın yarısından vazgeçmektir"

Erdoğan, kadının insanın yarısı olduğunu ve o yarısı olmazsa insanın da olamayacağını vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Anneliği reddetmek, insanlığın yarısından vazgeçmektir. Daha geniş tutuyorum insanlıktan vazgeçmektir. Anne olmazsa insanlık olur mu? Olmaz. Anne varsa insanlık var. Bunun için her fırsatta en az üç çocuk tavsiyesi yapıyorum. Bunu ben yapmıyorum, Rabbim emrediyor, Peygamberimiz söylüyor. 'Nikahlanınız, çoğalınız. Ebedi alemde diğer topluluklara karşı ümmetimin çokluğu ile iftihar edeceğim' buyuruyor Peygamberimiz. Öyleyse bizler böyle bir medeniyetin mensupları olarak bunu bir kenara koyamayız. Üretmek, hayatın her alanında var olmak kesinlikle anneliğe engel değildir. Biliyorsunuz özellikle çalışan kadınların anneliğini teşvik için çok önemli düzenlemeler yaptık. Bunu iktidarımız döneminde gerçekleştirdik. Hamilelik, doğum ve süt izninden esnek çalışmaya, iş yerlerinde kreş sorumluluğuna kadar kadınlarımızın anneliğini kolaylaştıracak pek çok imkanı devreye soktuk. Başbakanlığımdan Cumhurbaşkanlığı dönemine kadar hiçbir dönemde olmadığı kadar kadına ve aileye desteği biz verdik. Sadece kadın olarak olaya bakmadık. Çünkü eğer tek millet olacaksak milletin nüvesi nedir, ailelerdir. Güçlü aileler güçlü milletleri doğurur. Her alanda kadınları çocuklarıyla birlikte kollayan destekleyen yasal düzenlemeler gerçekleştirdik.Teknolojik imkanlar, kadınlarımızın pek çok işi evinden çocuklarının yanından yürütebilmesini sağlıyor. İş hayatının anneliğinin alternatifi haline getirilmesini kesinlikle kabul etmiyorum."

Bir devletin en önemli görevinin can ve mal güvenliğinin yanında neslin güvenliği olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Devlet nesil güvenliğini de sağlamak zorunda. Şu anda karışmada hukukçular olunca da biraz sıkıntıya giriyorum. Bunu da yapmak durumundayız. Teşvik edeceğiz. Hayırlı evlatlar yetiştirilmesi konusunda ben kadınlarımıza ve KADEM ailesine güveniyorum. KADEM'in kadınlarımızın bu doğrultuda teşvik edilmesine öncülük edeceğine inanıyorum." dedi.

-"Ramazan gönlümüzü alabildiğine doyurmak demektir"

Erdoğan, ilk teravihin kılınacağını ardından ilk sahura kalkılacağını ve ilk orucun tutulacağı ramazan ayının hayırlara vesile olmasını dilediğini ifade ederek, ramazanın asla aylardan bir ay olmadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ramazanın manevi değerinin yanında, sorumlulukları hatırlatma yönüyle de ayrıca önemli olduğuna dikkati çekerek, şunları anlattı:

"Bu mübarek ayda, şayet soframızı öncelikle mağdurlarla, mazlumlarla, garip, gureba ile ailemizle paylaşmıyorsak, ramazanın idrakine varamamışız demektir. Öyle beş yıldızlı otellerde lüks iftarlar vesaire filan... Onlar ramazan ayının idrakine varamamak demektir. Olması gereken nedir? Fakir, fukara, garip, gureba ile bir araya gelebiliyorsak, cemiyetler olarak üyelerimizle bir araya gelip de bu işi mütevazi sofralar şeklinde yapabiliyorsak, hani 'muhabbetten Muhammed oldu hasıl, Muhammedsiz muhabbetten ne hasıl' anlayışıyla bunu yapabiliyorsak, o zaman çok çok güzel olacak. Ramazan asla zenginlerin, seçkinlerin birbirlerini en lüks, en şatafatlı sofralarda ağırladığı bir ay değildir. Tam tersine ramazan bu sofraların esas sahiplerine, asıl hak edenlerine açıldığı, açılması gereken bir aydır."

Erdoğan, bugün Türkiye'de 3 milyon mültecinin bulunduğunu, bunun yanında vatandaşlar içinde hayatlarını zor şartlarda sürdüren insanların olduğunu anımsattı.

Haziran sıcağında, emeğiyle, alın teriyle, beden gücüyle ailesinin nafakasını kazanmak için sokakta, tarlada, fabrikada çalışanlara dikkati çeken Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Ramazan sofralarının asıl hak edenleri işte bunlar. İmkanı olanlar için söylüyorum; eğer her gün iftar soframızı bu insanlardan bir kısmıyla paylaşmıyorsak, ramazanın ruhuna uygun davranmıyoruz demektir. Fitremizle, sadakamızla, zekatımızla, hayırlarımızla, mağdurların ve mazlumların yüzünü güldürmüyorsak, bir derdine derman olamıyorsak, ramazanı hakkıyla değerlendiremiyoruz demektir. Ramazan midemizi aç bırakmak değil, gönlümüzü alabildiğine doyurmak demektir. Gönül doygunluğu da işte bu şekilde sağlanır. Bu konuda en büyük görev yine kadınlarımıza düşüyor. Çünkü kadınların şefkat, merhamet hisleri çok daha güçlüdür, çok daha baskındır. Ramazanın manevi değerine ve ruhuna uygun şekilde değerlendirilmesi hususunda sizlerin öncü olacağınıza, gereğini yerine getireceğinize inanıyorum."

- "Bizi bölemeyecekler, parçalayamayacaklar"

Erdoğan, KADEM'in yeni genel merkezinin KADEM hareketini çok daha güçlü bir noktaya taşıyacağını, başta 30 şehirde, ardından diğer şehirlere de yayılmak suretiyle, üniversitelerdeki özellikle kızların emin ellerde, emin yurtlarda kalmasına da fırsat hazırlayacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bir sıkıntımız var. Bunu özellikle siz değerli vakıf hareketlerinin, derneklerimizin, sivil toplum kuruluşları olarak aşmamızda aktif rol oynamamız gerekiyor. Dört başlığı hep birlikte ele almamız gerekiyor. İtikadı noktada çalışmalarımıza güç vermemiz lazım. Bu noktada gençliğimizi takviye eden çalışmalar yapmamız lazım. İbadette güçlü çalışmalar ortaya koymamız lazım. Bütün yurtlarda, pansiyonlarda bunların olması lazım. Ahlak abidesi bir nesli özellikle KADEM'in de yetiştirmesi lazım. Bu noktada üzerinizde önemli görevler olduğuna inanıyorum. Her şeyin devletten beklenilmesi değil, sivil toplum kuruluşlarının bu noktadaki görevi çok şeyi değiştirecektir. Muamelat meselesi de bizim için çok çok önemli. Muamelatta da çok önemli görevleri ifa edecek şekilde hocalarımızla, burada verilecek seminerlerle bunu da çok iyi bir noktaya taşımamız lazım. Ben inanıyorum ki az önce de ifade edildiği gibi tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet anlayışıyla biz Türkiye'mizde birliği, beraberliği sağlayacağız. Bizi bölemeyecekler, parçalayamayacaklar ve bizler de şu geçiş sürecini başarılı bir şekilde inşallah atlatacağız."

KADEM'in bu yeni hizmet binasının tüm yöneticilere hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, hayırseverlere de teşekkür etti.

Törende daha sonra KADEM Başkanı Sare Aydın Yılmaz, üzerinde 2002-2016 yılları arasında kadına ilişkin yapılan tüm yasal düzenlemelerin yer aldığı tabloyu, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'a hediye etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan tabloyu aldıktan sonra, "Bu inceliği yakalamak suretiyle gösterilen hassasiyetle, bu tablo şimdi depoya atılacak bir tablo değil. Depoya atılanlar vakti gelince kullanılıyor ama bu her an verilmiş bir sözdür, dolayısıyla göz önünde bulunması gerekir. Bazı iddia sahibi olanlar da geldiği zaman 'Tabloya bak' deriz, ne yaptığımızı oradan gösteririz." diye konuştu.

Açılış törenine, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, İstanbul Valisi Vasip Şahin, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kızları Esra Albayrak, Sümeyye Erdoğan Bayraktar ile damadı Selçuk Bayraktar, AK Parti İstanbul İl Başkanı Selim Temurci, AK Parti Milletvekili Ravza Kavakçı Kan ile akademisyen Merve Kavakçı da katıldı.

Erdoğan, daha sonra KADEM'in yeni merkezini gezdi.

Bu arada, Kısıklı'dan helikopterle ayrılan Erdoğan, piste yürürken vatandaşların sevgi gösterisinde bulunması üzerine el salladı.

(Bitti)


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×