Jetlere karşı saman balyalarıyla mücadele ettiler

- FETÖ'nün darbe girişimine engel olmak için 15 Temmuz gecesi Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığına akın eden, jetleri durdurabilmek, görüş alanlarını kapatabilmek için saman balyalarını, lastikleri ateşe veren vatandaşlar yaşadıklarını anlattı - Kışla Mahallesi Muhtarı Çetin: - "Görüş alanını nasıl kapatabiliriz, bu uçakların kalkmasını nasıl engelleriz diye uğraştık. Burada bir uçağın kalkması, bizim halkımızdan insanların ölmesi demekti" - "Lastik ve saplar rüzgarın yönüne göre yakıldı, tam uçakların kalkış alanına doğru duman gitti. Kara dumanların uçakların görüş alanını engellemesi amaçlandı" - Fethiye Mahallesi Muhtarı Gürağaç: - "Ülkemizin zarar görmemesi için malımızla, canımızla, her şeyimizle gittik. Silahsız bir şekilde, elimizde bayraklarla gittik üsse. Kız çocukları babalarının omzundaydı. Kadın, çoluk, çocuk, 80 yaşındaki insanlara kadar bu ülkenin bekası için mücadele etmeye çalıştık"

Jetlere karşı saman balyalarıyla mücadele ettiler
18 Temmuz 2016 Pazartesi 16:43

ANKARA (AA) - BURCU ÇALIK - FETÖ'nün darbe girişimine engel olmak için 15 Temmuz gecesi Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığına çok sayıda vatandaş giderken, bazı köylüler de jetlerin görüş alanını kapatmak için saman balyaları ve lastikleri ateşe verdi.

Darbe girişimine karşı canları pahasına mücadele veren köylüler, askerlerin ateşi altında yaşadıkları o anları ve jetleri durdurma çabalarını AA muhabirine anlattı.

Arkadaşı Muhtar Ali Anar'ı o gece şehit veren Kazan'ın Kışla Mahallesi Muhtarı İsmail Çetin, "darbe girişimi" haberini aldıkları anda yaklaşık 2 bin kişiyle üssün nizamiyesine gittiklerini söyledi.

Benzer şekilde civar köylerden gelen çok sayıda vatandaş olduğunu aktaran Çetin, "O uçaklar nasıl kalkar da bizim devletimize, milletimize bomba atabilir? Çok büyük olaylar yaşandı o gece. Biz vatanımız için mücadelemizi verdik. Her şekilde kamyonumuzla, kepçemizle, dozerimizle, çoluğumuzla, çocuğumuzla oradaydık." ifadelerini kullandı.

Çetin, bazı vatandaşlar üssün nizamiye kapısında mücadele verirken, diğerlerinin de bomba yağdıran jetlerin kalkışına engel olabilmek amacıyla araziye saman balyaları ve ekinlerini yakmak için koştuğunu anlatarak, "Görüş alanını nasıl kapatabiliriz, bu uçakların kalkmasını nasıl engelleriz diye uğraştık. Burada bir uçağın kalkması demek bizim halkımızdan insanların ölmesi demekti. Lastik ve saplar rüzgarın yönüne göre yakıldı. Çünkü buradan yakıldığı zaman tam uçakların kalkış alanına doğru duman gitti. Kara dumanların uçakların görüş alanını engellemesi amaçlandı." dedi.

Köylülerin gerekirse ekinlerini de yakmayı göze aldığını ifade eden Çetin, oradaki vatandaşların "tek yürek" olup, demokrasi mücadelesi verdiğini söyledi.

Askerlerin üzerlerine ateş açma anını asla unutamayacağını belirten Çetin, yaşadıkları korku dolu anları şu sözlerle dile getirdi:

"Ön sıradan üç dört adım gerideydik. Havaya bir el ateş edildi. Ne olduğunu anlamaya çalışırken, 'Dur, ateş edeceğiz' diye bir uyarı dahi olmadan yaklaşık 20 asker bizi taramaya başladı. İnsanlar birbirlerinin üstünden atladılar. Can pazarı oldu. Kimse arkadaşının elinden dahi tutamadı, herkes kaçtı. Bizi 500-600 metre taradılar. Yaralıları dahi almamıza izin vermediler. Arkamıza bakamadık bizi, öyle taradılar ki... Yaralı ve ölü arkadaşlarımızı nizamiyeye çekmişler. Ambulanslar geldiğinde ambulanslara ateş etmişler. 'Siren çalmayın' diyerek ateş etmişler. Şu anda 12 şehidimiz var. Unutulmaz. Biri muhtar arkadaşımız, diğerleri arkadaşlarımız, yeğenlerimiz, akrabalarımız. Kalplerimiz sızlıyor. Biz onları kurtarabilirdik, geriye dönebilirdik ama buna da izin vermediler. Biz buradayız, biz halkız, biz vatandaşız, biz Türk'üz. Kesinlikle bayrağımızı alırız, kimseye teslim etmeyiz. Bizim Türkiye'mizi bırakmamız mümkün değil."

Darbe girişimini engellemeye çalışan vatandaşlar biri olan Fethiye Mahallesi Muhtarı Hacı İbrahim Gürağaç ise "Ülkemizin zarar görmemesi için malımızla, canımızla, her şeyimizle gittik. Silahsız bir şekilde, elimizde bayraklarla gittik üsse. Zarar vermek için değil engel olmak için gittik. Kız çocukları babasının omzundaydı. Kadın, çoluk, çocuk, 80 yaşındaki insanlara kadar bu ülkenin bekası için mücadele etmeye çalıştık. Biz milletimiz adına, vatanımız adına her zaman, her şeyimizle hazırız. Her zaman vatanımız için canımız, malımız fedadır." diye konuştu.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın içeride tutulduğundan haberdar olmadıklarını söyleyen Gürağaç, bu kişilere "Türk askeri" denilmesinin mümkün olmadığını, yaşadıklarının psikolojisini uzun süre atlatamayacaklarını vurguladı.

- "Biz cumhuruz"

Darbe girişimi gecesinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bulunduğunu anlatan Mustafa Sönmez ise darbecilerin idam edilmesini istediklerini aktararak, o gece üzerlerine bomba yağarken, yaralılarını dahi almalarına izin verilmediğini söyledi.

Sönmez, "Cumhuru istiyorlardı. Biz cumhuruz, bizi alsınlar gelip, niye alamadılar? Biz seçtik, bunun ötesi var mı? Biz kapattık arabalarımızla. Benim arkadaşımın arabasının üzerinden geçtiler. Allah'tan arabada değildi. Olsaydı silindir gibi ezilmişti. Niye bu, neden bu? Biz cumhursak, halksak niye? Biz seçtik. Bizim seçtiğimizi siz nasıl indirebilirsiniz? Öyle bir dünya var mı? Kimin gücü yeter. Bizim silahlarımızla, bizim paralarımızla bize ateş etmek ne? Biz Türkiye Cumhuriyeti'yiz. Bölünmez, parçalanamaz. Suçsuz, günahsız askerleri, er ve erbaşları nasıl püskürtebilirsiniz üzerimize?" sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×