İsviçre'deki Kıbrıs müzakerelerinin sonuçsuz kalması

- KKTC Başbakanı Özgürgün; - "Mont Pelerin görüşmelerinde çıkan sonuç, Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye’den kaynaklanmadı. Bu tamamen Rum tarafı ve Yunanistan’dan kaynaklandı" - "Rum tarafının aklıselim davranmasını ümit ediyorum. Davranmadığı takdirde, Kıbrıs Türk tarafının kendi yolunda devam etmesi zor veya anlaşılmayacak bir karar olmaz" - "(Rum tarafı) Aradan 42 yıl geçmiş hala daha 160 bin kişinin geri dönmesinde ısrar ediyor. Bu rakamlarla gerçekçi bir çözüm, kalıcı, adil, yaşayabilir bir çözüme ulaşmanın imkanı yok. Bu kafayla ancak adil olmayan, yaşamayan bir çözüme ulaşılır"

İsviçre'deki Kıbrıs müzakerelerinin sonuçsuz kalması

LEFKOŞA (AA) - KKTC Başbakanı Hüseyin Özgürgün, İsviçre'nin Mont Pelerin kasabasında yapılan müzakerelerin sonuçsuz kalmasının, Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye’den kaynaklanmadığını, bunun tamamen Rum tarafı ve Yunanistan’dan kaynaklandığını belirtti.

Özgürgün, İsviçre'deki Kıbrıs müzakerelerinin sonuçsuz kalmasına ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın attığı adımlarda fazla esnek davrandığını ancak Rum tarafının "her şeyi isterim" tavrı ile müzakerelerin sonuçsuz kaldığını vurguladı.

Mont Pelerin görüşmelerinde çıkan sonucun Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye’den kaynaklanmadığını ifade eden Özgürgün, bunun tamamen Rum tarafı ve Yunanistan’dan kaynaklandığını kaydetti.

Rum tarafının, İsviçre'de “Türk askeri gidecek", "Kuzey'e 100-160 bin kişi dönecek" ve "Güzelyurt, Karpaz ve Maraş’ı isterim” gibi tavrından bir santim geri dönmediğine işaret eden Özgürgün, Türk tarafının müzakerelerde yapabileceğini yaptığını, daha fazla yapacak birşey de olmadığını dile getirdi.

Özgürgün, toprakta yüzde 29 artı oranının 1970’lerden beri masada bulunan bir formül olduğunu, buradan geriye dönülmesinin mümkün olmadığını belirterek, şu değerlendirmede bulundu:

“Her şeyde anlaşılmadan hiçbir şeyde anlaşılamaz denir ya, bunun tam bir palavra olduğu görülüyor. Siz masaya birşey koyduğunuz zaman o verilmiş, alınmış addediliyor. Oysa öyle bir şey yoktur. Görüşmelerde prensip, her şeyde anlaşılmadan hiçbir şeyde anlaşılmış sayılmaz. Ama yıllar önce telaffuz edilen 29 artı bile şu anda masadaysa, demektir ki Kıbrıs konusunda birşeyi telaffuz ederken çok dikkatli olmak lazım. Oraya da gelmiş olmamız aslında ciddi bir esnemedir. Ona rağmen Rum tarafı çok daha aşırı isteklerle duruyor. Güvenlik, garantiler konusunda hiçbir adım atmıyor, toprak talepleri en üst düzeyde. Yerinden olacak birçok insana rağmen bunda anlayış göstermiyor. Aradan 42 yıl geçmiş, hala daha 160 bin kişinin geri dönmesinde ısrar ediyor. Bu rakamlarla gerçekçi bir çözüm, kalıcı, adil, yaşayabilir bir çözüme ulaşmanın imkanı yok. Bu kafayla ancak, adil olmayan, yaşamayan bir çözüme ulaşılır.”

Açıklamasında, Kıbrıs Türk halkının azınlık olarak yaşamayı kabul etmeyeceğini, eşitlik istediğini, garantörlüğün belli bir şekilde devam etmesini istediğini vurgulayan Özgürgün, “Garantörlüğün önemi hem 1963 hem 1974’de hem de bugün çok açık ortadadır. Kıbrıs Adası'nın etrafındaki bütün ülkelere bakın." ifadelerine yer verdi.

- "Bir anlaşmanın olabilmesi için motivasyon olması gerekir"

Başbakan Özgürgün, bir anlaşmanın yapılabilmesi için motivasyonun olması gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Rum tarafının, şunu çok iyi bilmesi lazım; kendisi kadar eğitimli, kendisi kadar dünyayı bilen, kendisi kadar devlet ve demokrasi olgunluğunu yakalamış bir halk var. Bununla bir ortaklık yapmadığı takdirde Kıbrıs’ta bir çözüme ulaşmak mümkün değil. Bunu anlamadığı sürece, ki bugüne kadar anlamadı, bizim de onu sonuna kadar bekleme diye bir durumumuz olamaz. Çözüm hep masada birinci gündem maddesi olarak duramaz. O bir tarafta durur, gündemin alt sıralarına iner. Orada, Rum tarafı bu kafasını değiştirene kadar bekler. Bizim de halkımızın ekonomik olarak günlük yaşantısını rahat bir şekilde sürdürebilmesi için yapmamız gerekenler var. Enerjimizi oraya göndermemiz, oraya yoğunlaşmamız gerekir. Rum tarafının aklıselim davranmasını ümit ediyorum. Davranmadığı takdirde, Kıbrıs Türk tarafının kendi yolunda devam etmesi zor veya anlaşılmayacak bir karar olmaz.”

Kıbrıs'ta müzakereler, KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı'nın göreve gelmesinin ardından Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide'nin arabuluculuğunda 15 Mayıs 2015'te yeniden başlamıştı. Taraflar, 20-21 Kasım'da İsviçre'nin Mont Pelerin kasabasında yürütülen müzakerelerden de sonuçsuz ayrılmıştı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×