"İstanbul'daki terör saldırısı Türkiye-Rusya anlaşmasıyla direkt ilintili"

- Rusya Milli Güvenlik Akademisi Dış Ekonomik İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Çetin: - "İstanbul'daki terör saldırısı Türkiye ile Rusya arasında varılan anlaşmayla direkt ilintili. Bu bomba sadece Atatürk Havalimanı'na, İstanbul'a değil Rus-Türk ilişkilerine dinamit. Suçluyu, Rus-Türk ilişkilerinden rahatsız olanlarda aramak lazım" - "Bir yerde bu senaryo hazırdı ve birileri bu olayı görünce düğmeye bastı ve Türk-Rus ilişkisinin düzelmesini sabote etmek istedi" - "Teröristlerin kimlikleri son derece anlamlı, son derece manidar"


İSTANBUL (AA) - EMİN İLERİ - Rusya Milli Güvenlik Akademisi Dış Ekonomik İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Talat Enveroviç Çetin, "İstanbul'daki terör saldırısı Türkiye ile Rusya arasında varılan anlaşmayla direkt ilintili. Bu bomba sadece Atatürk Havalimanı'na, İstanbul'a değil Rus-Türk ilişkilerine dinamit. Suçluyu, Rus-Türk ilişkilerinden rahatsız olanlarda aramak lazım" dedi.

Çetin, İstanbul'daki terör saldırısı ve Türk-Rus ilişkilerinin seyrine dair AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Atatürk Havalimanı'nda gerçekleştirilen terör saldırısının Türkiye-Rusya anlaşmasından ayrı düşünülmemesi gerektiğinin altını çizen Çetin, şunları kaydetti:

"Çünkü direkt ilintili. Yani ne önce ne de sonra dikkat ederseniz. Bu mesajı şöyle alıyoruz; bu bomba sadece Atatürk Havalimanı’na, İstanbul’a değil Rus-Türk ilişkilerine dinamit. Suçluyu, Rus-Türk ilişkilerinden rahatsız olanlarda aramak lazım. Bu iş için büyük para harcanmıştır. Bu iki günlük bir hazırlık değildir. Yani hazır bir senaryo düğmeye basılarak faaliyete geçirilmiştir. Bir yerde bu senaryo hazırdı ve birileri bu olayı görünce düğmeye bastı ve Türk-Rus ilişkisinin düzelmesini sabote etmek istedi. Ama neticeyi görüyoruz ki Türk-Rus ilişkisinin olaydan önce gelişmesinde konuşulan konuların çoğu ekonomikti. Bu olayla artık daha çok siyasi iş birliğinden bahsedilecek Türkiye ile Rusya arasında. Çünkü terör ortak bela. Öncesinde konuşulan ekonomik iş birliğinin düzelmesiyken, patlamadan sonra ekonomi, siyaset ve terörle mücadele gibi kazanımlar var. Ne demek istiyoruz, patlamadan Türk-Rus ilişkisi güçlenerek çıkacak. Onların ‘Türkiye güvenli ülke değil’, ‘Türkiye’ye gitmeyin’ sözünü Sayın Putin, "Türkiye sahillerini koruyabilecek güçtedir" diyerek destek göstermiştir."

- "Teröristlerin kimlikleri son derece manidar"

Çetin, İstanbul Atatürk Havalimanı'ndaki saldırıyı gerçekleştiren teröristlerin uyruklarına ilişkin olarak ise şu değerlendirmeyi yaptı:

"Teröristlerin kimlikleri son derece anlamlı, son derece manidar. Bu saldırının Rus-Türk ilişkisine olduğunu özellikle bombacıların da Rusya'nın ve eski Sovyetler Birliği'nin vatandaşı olması açıkça göstermektedir. Daha önceki konuşmalarımızda 'Suriye’de Rusya'nın ne işi var, Suriye işte niçin müdahil oldu' gibi sorulara biz dedik ki, 'bakınız burada çok ciddi sayıda Rus ve eski Sovyetler Birliği vatandaşı DAEŞ saflarında savaşmaktadır. Bu Rusya’nın ana meselesidir, kendi meselesidir. Dolayısıyla otomatik olarak Türkiye'nin meselesidir.' Bakınız bu patlamadaki faillerin, bombacıların Rus ve eski Sovyetler Birliği vatandaşı çıkması yine Türkiye ve Rusya’ya mesaj bir yandan da. Bütünleşin, birleşin, ortak terör belanızı çözün anlamında doğru bir mesaj. Başkalarının da özellikle biz sizi kendi vatandaşlarımızdan oluşan militanlara vurdururuz anlamında bu kadar yüksekten düğmeye basıyoruz anlamında da bir mesaj diye yorumlayabiliriz."

- "Rus uçağının düşürülmesi bir tuzaktı"

Türkiye-Rusya uçak krizi yaşamadan önce iki ülke arasındaki ilişkinin en yüksek seviyelere çıktığı zamanlar olduğunu söyleyen Çetin, uçağın düşürülmesinin bir tuzak olduğunu öne sürerek şöyle devam etti:

"Hatırlarsak herhalde ilişkilerin tavan yaptığı günler Antalya’daki G20 zirvesi. Antalya'daki G20 zirvesinde iki devlet başkanı birbirlerine yaklaştılar ve bu tüm ülkelerin gözleri önünde oldu. Bu ilişki diğer ülkelerin, acaba bunlar arasındaki ilişki nereye gidecek, bu ilişki bizleri tehdit eder mi? Sorularının daha çok sorulmasına sebep oldu. Bundan sonra hemen bir hafta sonra uçağın düşürülmesi çok manidar. Çünkü bir hafta önce ilişkileri en yüksek seviyeye çıkarıyorsunuz. Stratejik, ortak olmaya adımlara atıyorsunuz hatta yakın zamanda iki ülke vatandaşlarının birbirlerine seyahatlerinin pasaportsuz olmasını konuşuyorsunuz bir hafta sonra da aynı ülkenin uçağını işte sınır ihlali yüzünden düşürüyorsunuz. Kesinlikle burada Türkiye'nin istemediği Rusya'nın da şaşkınlıkla karşıladığı bir olaydı, bu bir tuzaktı."

Çetin, uçak kriziyle birlikte ekonomik olarak her iki ülkenin ciddi zarar yaşadığını, yapılan son anlaşmanın ise çok önemli olduğunu ve bundan dolayı Erdoğan ile Putin'in tebrik edilmesi gerektiğini söyleyerek, "Şimdi bu süreçte bizzat en yoğun çalışan kişilerden biri olarak en yoğun çaba harcayan birisi olarak şöyle diyebilirim ki; her iki devlet başkanına da sayın Erdoğan’ı cesaretinden ötürü sayın Putin’i de olgunluğundan ötürü de tebrik etmek lazımdır. İki ülke halkının tebrik etmesi lazımdır, çünkü başka halkların işine gelmez bu. Türk ve Rus orduları kendi devlet başkanlarını tebrik etmelidirler. Çünkü kurulan planı çok kısa zamanda kavrayıp bu tuzaktan çıkmışlardır." değerlendirmesini yaptı.

Yapılan anlaşmanın Rusya'da büyük sevinç yarattığını ifade eden Çetin, "Özellikle şu kelimeyi söyledik, 'Türk-Rus düşmanlığı hayatın akışına aykırıydı'. Bu yüzden düşmanlığın senaristlerinin baskılarına, finans desteklerine rağmen ancak 7 ayda geçebildi bu düşmanlık. Çünkü hayatın akışına aykırıydı." yorumunu yaptı.

Çetin, Suriye meselesi hakkında ise şunları kaydetti:

"Türkiye-Rusya arasında görüş ayrılığı başladığında ana sorun Suriye’ydi. Bence dostlukların bittiği yerden yeniden başlamak en doğru mantık olduğu için Suriye’den başlanmalıdır. Herhalde ilk siyasi birliktelik Suriye ile olacaktır. Suriye ile Türkiye ve Rusya anlaşmalıdır. Suriye'de ittifak yapılmalıdır. Bunun şekli şemali devlet başkanları arasında görüşülür ama mutlaka olmazsa olmazlar ortadan kaldırılacak Türkiye açısından da Rusya açısından da. Türkiye ve Rusya önce Suriye ile ittifak yapmalıdır."

- "Rusya’nın PYD’ye yönelik politikasının değişmesi, Türkiye’nin ısrarı üzerine beklenmelidir"

Rusya’nın PYD’ye desteği ve PYD'nin Moskova'da temsilcilik açması konusuna değinen Çetin, "Bu aslında çok fazla PYD sevgisinden dolayı değildi. Türkiye ile arası bozuk olduğu için yaptı bunu. Siyasi bir karardı." dedi.

Çetin, Türkiye'nin terör örgütü olarak kabul ettiği PYD hakkında, Rusya'nın bundan sonra nasıl bir politika izleyeceğini şu sözlerle aktardı:

"Rusya’nın PYD’ye desteği ve kabulü Türkiye ile arası bozulduktan sonra olduğu dikkat ederseniz. Dolayısıyla Türkiye ile ilişkileri düzelir düzelmez her iki dost ülkenin çıkarları birbirleri için kıymetli olacaktır. Yani iki ülke birbirlerinin kıymetini bilmelidirler. Türkiye Rusya’nın kıymetini bilmeli, Rusya da Türkiye’nin kıymetini bilmelidir. Rusya’nın PYD’ye yönelik politikasının değişmesi, Türkiye’nin ısrarı üzerine beklenmelidir. Türkiye’nin çıkarlarının yönünde olmalıdır ki nasıl Rusya stratejik Türkiye’nin aleyhine bir şey yapmayacaksa, Türkiye de stratejik ortağı Rusya’nın aleyhine bir şey yapmayacaktır."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×