İstanbul il protokolü iftarı

- Cumhurbaşkanı Erdoğan: (1) - "Tüm farklılıkların İstanbul'da ahenk içinde, uyum içinde, huzur içinde birbirlerini tamamlayarak yaşıyor olmaları bu şehrin asıl zenginliğidir, asıl özgünlüğüdür. Bir süredir İstanbul'un bu vasfını tahrip etmek, farklılıkları çatışma unsuru haline dönüştürmek için uğraşıldığını, senaryolar yazıldığını, projeler üretildiğini görüyoruz. İşte son olarak Vezneciler'deki olayı gördük, yaşadık. Bu bizi ciddi manada üzen bir olay olmuştur" - "Açık konuşuyorum, Gezi olayları bir yönüyle de İstanbul'un bu farklılıkları bir arada yaşatabilme kabiliyetine yapılan bir saldırıydı. Kendi düşüncelerini, ideolojilerini, kendi hayat biçimlerini İstanbul'a ve onunla birlikte tüm ülkeye dayatma hevesi içindeki bir grubun yönlendirmesiyle yaşanan bu olaylar en büyük zararı İstanbul'a verdi" - "Bölücü terör örgütünün saldırıları aynı amacın farklı bir formatta devamıydı. Nitekim Gezi olaylarında sembolleştirilen isimlerin bir bölümü sonradan terör örgütü mensubu olarak karşımıza çıktı. Bugün terör örgütü üyesi olarak faaliyet gösterenlerin yarın hangi kisveyle karşımıza çıkacağını bilemiyoruz. Fakat bunların farkında olmadıkları bir şey var. Milletimiz kimin, kimin değirmenine su taşıdığını, kimin kime hizmet ettiği gayet iyi biliyor."

İstanbul il protokolü iftarı

İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tüm farklılıkların İstanbul'da ahenk içinde, uyum içinde, huzur içinde birbirlerini tamamlayarak yaşıyor olmalarının bu şehrin asıl zenginliği, asıl özgünlüğü olduğunu belirterek, "Bir süredir İstanbul'un bu vasfını tahrip etmek, farklılıkları çatışma unsuru haline dönüştürmek için uğraşıldığını, senaryolar yazıldığını, projeler üretildiğini görüyoruz. İşte son olarak Vezneciler'deki olayı gördük, yaşadık. Bu bizi ciddi manada üzen bir olay olmuştur." dedi.

Erdoğan, Yenikapı Sahili'nde düzenlenen il protokolünün yer aldığı iftardaki konuşmasında, İstanbul gibi bir dünya şehrine hizmet etmenin her faninin ulaşabileceği bir ayrıcalık olmadığını söyledi.

Kayıtlarda 14 milyon 650 bin olarak geçen ama aslında çok daha fazla olduğunu herkesin bildiği belki 17-18 milyonluk bir nüfusa hizmet verildiğini ifade eden Erdoğan, sadece sayısal olarak dahi bakıldığında dünyada İstanbul'un fiili nüfusunun geçtiği 60 ülkenin olduğunu belirtti.

BM'ye üye 194 ülke olduğu düşünüldüğünde kentin büyüklüğünün çok daha iyi anlaşılacağını dile getiren Erdoğan, İstanbul'un öneminin sadece nüfus büyüklüğünden ibaret olmadığını, Avrupa ve Asya kıtalarına yayılan, bir yanına Marmara'yı bir yanına Karadeniz'i alan, tarihi, kültürel ve ekonomik değerleriyle bir dünya şehri olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirleri en güzel şairler ve yazarların anlattığını belirterek, Yahya Kemal Beyatlı'nın, Necip Fazıl Kısakürek'in, Nedim'in, Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın kentle ilgili dizelerinden alıntılar yaparak, şairlerin ve yazarların İstanbul sevgilerini anlatan eserleri üzerinde saatlerce konuşulabileceğini söyledi.

"Çünkü aşk söyletir, aşk yazdırır, aşk çalıştırır" diyen Erdoğan, böyle bir şehirde sadece yaşıyor olmanın dahi sorumluluğunun büyük olduğunu anlattı.

Erdoğan, bu şehirde yönetici olmanın vebalinin gerçekten çok ağır olduğunu vurgulayarak, "Mehmet Akif Ersoy, 'İmansız olan paslı yürek sinede yüktür' diyor ya işte İstanbul'a aşkla bağlı olmadan yaşayana da bu şehir ağır bir yüktür. Eğer bu şehre aşık değilseniz kusura bakmayın yaptığınız iş size de yüktür. Ben dünyanın yüz küsur ülkesine gittim. Hemen hemen tüm önemli şehirleri de gördüm. Her şehrin kendine göre bir güzelliği, kendine göre öne çıkan bir vasfı elbette var. Kiminde tarih var, kiminde doğal güzellik, kiminde kültür, kiminde ticaret, kiminde eğitim var. Ama İstanbul gibi güzelliklerin hepsini birden içinde barındıran bir başka şehir dünyada yoktur." diye konuştu.

Dönemlerinin dünyanın en kudretli üç devletine, Roma'ya, Bizans'a ve Osmanlı'ya başkentlik eden şehrin gerçekten farklı ve benzersiz olduğunu vurgulayan Erdoğan, Cumhuriyetle birlikte başkentin Ankara olarak belirlenmesini İstanbul'a ihanet değil, dönemin şartlarının gereği olarak görülmesi gerektiğini söyledi.

Erdoğan, "Çünkü biz biliyoruz ki Cumhuriyeti kuran kadronun İstanbul sevgisi bizlerinkinden daha az değildi." dedi.


- "İstanbul bir şantiye halinde geleceğe hazırlanıyor"

Bu aziz şehrin kıymetinin bilinmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, "Şahsen belediye başkanı olarak, başbakan olarak, şu anda da cumhurbaşkanı olarak bu güzel şehre hizmet etmenin bahtiyarlığını yaşadım, yaşıyorum. Şu anda da Sayın Topbaş aynı şekilde bu bahtiyarlığı, bu aşkı, bu sorumluluğu İstanbul'da taşıyor ve İstanbul bir şantiye halinde geleceğe hazırlanıyor." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih Sultan Mehmet Han'dan bu yana İstanbul'a hizmet eden ecdatlardan her birini şükranla, rahmetle ve minnetle yad ettiğini belirterek, bugün o büyük ecdadın mirasını devralan il yöneticilerine de çalışmalarında başarılar diledi.

İstanbul'un sadece devletler ve medeniyetlere beşiklik yapan, üreten bir şehir olmadığını ifade eden Erdoğan, kentin aynı zamanda tüm farklılıkları bünyesinde barındırdığını, Türkiye'nin 81 vilayetinden insanın görüldüğü kentin ülkenin özeti olduğunu söyledi.

Erdoğan, bu şehirde dünyanın yüzlerce ayrı ülkesine dair renklere rastlanıldığını dile getirerek, dünyanın değişik ülkelerinden insanların bu mevsimde Sultanahmet'te görülebileceğini aktardı.

İstanbul'da her inançtan, her mezhepten insanın yan yana hayatını sürdürdüğüne şahit olunabileceğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Tüm farklılıkların İstanbul'da ahenk içinde, uyum içinde, huzur içinde birbirlerini tamamlayarak yaşıyor olmaları bu şehrin asıl zenginliğidir, asıl özgünlüğüdür. Bir süredir İstanbul'un bu vasfını tahrip etmek, farklılıkları çatışma unsuru haline dönüştürmek için uğraşıldığını, senaryolar yazıldığını, projeler üretildiğini görüyoruz. İşte son olarak Vezneciler'deki olayı gördük, yaşadık. Bu bizi ciddi manada üzen bir olay olmuştur. Açık konuşuyorum, Gezi olayları bir yönüyle de İstanbul'un bu farklılıkları bir arada yaşatabilme kabiliyetine yapılan bir saldırıydı. Kendi düşüncelerini, ideolojilerini, kendi hayat biçimlerini İstanbul'a ve onunla birlikte tüm ülkeye dayatma hevesi içindeki bir grubun yönlendirmesiyle yaşanan bu olaylar en büyük zararı İstanbul'a verdi. Bölücü terör örgütünün saldırıları aynı amacın farklı bir formatta devamıydı. Nitekim Gezi olaylarında sembolleştirilen isimlerin bir bölümü sonradan terör örgütü mensubu olarak karşımıza çıktı. Bugün terör örgütü üyesi olarak faaliyet gösterenlerin yarın hangi kisveyle karşımıza çıkacağını bilemiyoruz. Fakat bunların farkında olmadıkları bir şey var. Milletimiz kimin, kimin değirmenine su taşıdığını, kimin kime hizmet ettiği gayet iyi biliyor. Türkiye'nin de, İstanbul'un da sahibi bu aziz milletin ta kendisidir."


- "Hakikatlere gözlerini kapayan bir kesim var"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ülkede maalesef millete sırtını dönmüş, hakikatlere gözlerini kapatmış, kendi kurdukları yalan ve yanlış üzerine kurulu kapalı devrede bir dünyada yaşamakta ısrar eden bir kesim olduğunu, ne söyleseler, ne yapsalar bunları ikna edemediklerini söyledi.

Bir konu hakkında yalan veya yanlış haber çıktığında bu kesimin hemen üzerine atlayıp bulabildikleri her kanalda, her zeminde bu yalanı veya yanlışı köpürtmeye başladığını ifade eden Erdoğan, sonrasında ilgili kurumların bu yalanı ortaya koyduğunu veya yanlışı düzelttiğini, aynı yalan, aynı iftiranın birkaç ay, birkaç yıl sonra yeniden gündeme geldiğini anlattı.

Erdoğan, aynı kesimin geçmişte yalan veya yanlış olduğu ortaya konulmasına rağmen yeniden buna sarıldığını, günlerce, aylarca gündeminde tuttuğunu, bu durumun sağlıklı bir ruh halinin ürünü olmadığını kaydetti.

"Yalanları dolaşımda tutmak için harcadıkları enerjiyi ülkenin ve milletin hayrına projeler için kullansalar inanın bana gündemimizdeki pek çok önemli konuyla ilgili elimizde alternatif çözümler olurdu. Bu kesimin hayırlı işler konusunda ise en küçük bir gayreti, çabasını, önerisini göremezsiniz." diyen Erdoğan, hayata geçirilen her projeden milletimizin diğer fertleriyle birlikte karşı çıkanların da istifade ettiğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte boğaz köprülerine yapılan muhalefetin bilindiğini, ardından Marmaray için de çok şey söylendiğini ifade ederek, Marmaray'ı bugüne kadar kullanan yolcu sayısının 142 milyonu geçtiğini söyledi.

(Sürecek)


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×