İSO'nun "Türkiye'ye Güvenenler, Türkiye'de Üretenler" toplantısı

- Başbakan Yıldırım: (1) - "Türkiye'nin mukayeseli üstünlüğünü sağlayacak sektör sanayi sektörüdür. Sanayi sektöründe de 'Sanayi 4.0'a geçiş sürecini de ıskalamamamız lazım. Katma değeri yüksek, ülkemizin lokomotifi olup 2023 hedeflerini yakalamayı önemsiyorsak, sanayi devrimini, bilişim ve teknoloji devrimiyle birlikte düşünüp, bunu da başarmamız lazım" - "Ekonomik gelişmenin olmazsa olmazı demokratik istikrardır. Ekonomik kazanımların korunması demokratik kazanımların korunmasına bağlıdır. Dolayısıyla Türkiye'nin demokrasisine saldıranlar, aynı zamanda ekmeğimize, aşımıza saldırmışlardır. Bu gerçeği her fırsatta iş dünyamız hatırda tutmalı ve bu konuda milletçe uyanık olmalıyız" - "Bu darbe girişimi, Türkiye'nin ekonomisini sarsmamıştır. Kaos ve kriz bekleyenler bir kez daha yanılmışlardır. Bugün demokrasimiz de ekonomimiz de sapasağlam ayaktadır. Bankacılık sektörümüz, finans sektörümüz sağlıklı bir şekilde çalışmaya devam ediyor"

İSO'nun

İSTANBUL (AA) - Başbakan Binali Yıldırım, Türkiye'nin mukayeseli üstünlüğünü sağlayacak sektörün sanayi olduğunu belirterek, "Sanayi sektöründe de 'Sanayi 4.0'a geçiş sürecini de ıskalamamamız lazım." dedi.

Yıldırım, İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) "Türkiye'ye Güvenenler, Türkiye'de Üretenler" konulu toplantıya Ankara'dan telekonferansla bağlandı.

Toplantıda sanayicilerle beraber olmayı çok arzu ettiğini ancak beklenmedik bazı gelişmelerden dolayı Ankara'da bulunması gerektiğini ifade eden Yıldırım, toplantıya katılamadığı için özür diledi.

Kendisi katılamamasına rağmen bakanların ve yardımcılarının katılımcılarla beraber olduğunu ve sanayicilerle Türkiye'nin meselelerini enine boyuna değerlendirme fırsatı bulduklarını dile getiren Yıldırım, İSO Başkanı Erdal Bahçıvan ve arkadaşlarına böylesine önemli bir toplantıyı kritik bir dönemde gerçekleştirdikleri için teşekkür etti.

Yıldırım, çok kapsamlı, uzun bir değerlendirme yapıldığını, arkadaşlarının toplantıya katılanları detaylıca değerlendirme imkanı bulduğunu vurgulayarak, Türkiye'nin sanayi ve ekonomisiyle ilgili gelecek vizyonunu değerlendirme fırsatı bulunduğunu anlattı.

Sanayi sektörünün Türkiye'nin lokomotifi olduğunu belirten Yıldırım, şöyle devam etti:

"Sanayi, gerçek ekonominin en önemli sektörüdür. Sizler istihdam oluşturuyorsunuz, ülkemizin değerine değer katıyorsunuz. Dolayısıyla size ve sektöre yapılacak her türlü destek fazlasıyla yerini buluyor, fazlasıyla hak ediyorsunuz. Sanayicilik meşakkatli bir iş. Onun için bazen sanayiciliği ben şöyle tanımlıyorum. Eğer bu işin, bir şey üretip, bir eser ortaya koymanın hazzını yaşayamıyorsanız, bu işi yapamazsınız. Çünkü bu para kazanılacak o kadar kolay yollar var ki. Niye insanla uğraşacaksınız? Niye imalat acaba düzgün oldu mu? Acaba her şey yerli yerinde oluyor mu? Zor şartlarda, rekabet imkanının gittikçe zorlaştığı şartlarda böyle bir işe talip olmak sevda işidir. Eğer bir işi yapıp, bir üretim yapıp onu gördüğünüz zaman bütün yorgunluğunuz gider. Bütün çektiğiniz sıkıntıları unutursunuz. Çünkü ortada somut yaptığınız bir başarı vardır. O yüzden sanayi sektörünü geçmişte de bu sektörle yakın ilişki içerisinde olmuş, bizatihi ağır sanayide yıllarca çalışmış bir arkadaşınız olarak sizin hissiyatınızı en iyi anladığımı düşünüyorum. O bakımdan ülkemizi 2023 hedeflerine taşıyacak sektörlerin başında da sizi görüyorum. Bugün 5 kişiden birine Türkiye'de iş imkanı sağlıyorsunuz. Türkiye'nin mukayeseli üstünlüğünü sağlayacak sektör sanayi sektörüdür. Sanayi sektöründe de 'Sanayi 4.0'a geçiş sürecini de ıskalamamız lazım. Eğer katma değeri yüksek, ülkemizin lokomotifi olup 2023 hedeflerini yakalamayı önemsiyorsak, sanayi devrimini, bilişim ve teknoloji devrimiyle birlikte düşünüp, bunu da başarmamız lazım."

- "Türkiye büyük bir uçurumun eşiğinden döndü"

Başbakan Binali Yıldırım, geleneksel ve konvansiyonel üretimin artık küresel rekabette yeterince Türkiye'ye şans tanımadığının daha iyi bilindiğini söyledi.

Yıldırım, 15 Temmuz gecesinin çok karanlık bir gece olduğunu, Türkiye'nin büyük bir uçurumun eşiğinden döndüğünü ifade ederek, "Ülkemizin geleceğine kastedenler, demokrasini yok etmeye kalkışanlar, Gazi Meclisimizi bombalamaktan bile çekinmeyen alçaklar eğer muvaffak olsalardı bugün başka bir Türkiye'yi konuşuyorduk. Darbeyle yönetimi ele geçirilmiş, milli irade ortadan kaldırılmış ve dünya gelişen ülkeler liginden düşmüş üçüncü dünya ülkeleri arasında bir Türkiye'yi konuşacaktık." diye konuştu.

Milletin basireti, Başkomutan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dirayeti ve hükümetin kararlılığıyla bu belanın defedildiğini vurgulayan Yıldırım, o andan itibaren bütün vatandaşlar başta olmak üzere sanayiciler, tüccarlar, işçiler, memurlar, işsizler, kadınlar ve erkeklerin, 79 milyonun bir ve beraber olduğunu, kenetlendiğini, büyük belayı defettiğini kaydetti.

Bunun için teşekkür eden Yıldırım, bundan sonra yapılması gereken işlerin belli olduğunu anlattı.

- "2023'e çok fazla zaman kalmadı"

Yıldırım, bu olayın etkisinden süratle çıkıp öne, geleceğe ve gelecekteki fırsatlara bakılması gerektiğini vurgulayarak, sürekli bu darbeyle yaşanmasının asla ve asla doğru olmadığını belirtti.

Önlerinde çok iddialı hedefleri olduğunu kaydeden Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"2023'e şurada çok fazla bir zaman kalmadı. Bunu da dikkate alarak kaybedecek bir günümüzün dahi olmadığını sizlerle paylaşmak isterim. Ekonomik gelişmenin olmazsa olmazı demokratik istikrardır. Ekonomik kazanımların korunması, demokratik kazanımların korunmasına bağlıdır. Dolayısıyla arkadaşlar Türkiye'nin demokrasisine saldıranlar aynı zamanda ekmeğimize, aşımıza saldırmışlardır. Bu gerçeği her fırsatta iş dünyamız hatırda tutmalı ve bu konuda milletçe uyanık olmalıyız. Bu darbe girişimi Türkiye'nin ekonomisini sarsmamıştır. Kaos ve kriz bekleyenler bir kez daha yanılmışlardır. Bugün demokrasimiz de ekonomimiz de sapasağlam ayaktadır. Bankacılık sektörümüz, finans sektörümüz sağlıklı bir şekilde çalışmaya devam ediyor."

(Sürecek)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×