İran ekonomisi hedeflenenin gerisinde kaldı

- Nükleer anlaşmanın üzerinden yaklaşık bir yıl, yaptırımların kaldırılmasından ise 6 ay geçmesine rağmen Tahran yönetimi, petrol üretiminin artırılması dışındaki hedefleri için istediği başarıyı henüz yakalayamadı - Iraklı ekonomist Taha: - "Halihazırdaki ekonomik ilişkiler ve imzalanan anlaşmalar, İran'dan ziyade AB ülkelerinin lehine" - "İran, nisan ayında günlük 3,6 milyon varil petrol üretirken gelecek eylül ayında bu miktarın 4,1 milyon varile ulaşacağı tahmin ediliyor" - Lübnanlı uluslararası ekonomi uzmanı Ajaka: - "Yabancı pazarlar ve Suudi Arabistan'la bağlantılı şirketler, İran'ın ülkesine yönelik yatırım ve karşılıklı ticaret konusundaki teşvikine olumlu cevap verilmesi durumunda Riyad yönetiminin tepkisinden çekiniyor"

İran ekonomisi hedeflenenin gerisinde kaldı

BEYRUT (AA) - İran'ın P5+1 ülkeleriyle imzaladığı nükleer anlaşmanın üzerinden yaklaşık bir yıl, ekonomik ve mali yaptırımların kaldırılmasından ise 6 ay geçmesine rağmen Tahran yönetiminin, ülkeye yabancı yatırımcıların çekilmesi, bölgesel ve uluslararası düzeyde ilişkilerin iyileştirilmesi gibi hedefleri için istediği başarıyı elde edemezken petrol üretiminin artırılmasında ilerleme kaydettiği ifade ediliyor.

İran yönetiminin ambargonun resmen kaldırılmasından kısa süre önce "petrol ve petrol dışı ürünlerin ihracatında artış olacağı, alt yapının geliştirilmesi amacıyla ülkesinin yabancı yatırımcılar için cazibe merkezi haline geleceği, küresel düzeyde diplomatik ve ekonomik ilişkilerinin güçleneceği"ne ilişkin açıklamalarına işaret eden uzmanlar, yaptırımların kaldırılmasından bu yana yaşanan ekonomik süreci AA muhabirine değerlendirdi.

Iraklı ekonomist Vaddah et-Taha, Tahran'ın Amerika ve Avrupa ülkeleri başta olmak üzere küresel ekonomide henüz güven tazeleyemediğine dikkati çekerek, "Halihazırdaki ekonomik ilişkiler ve imzalanan anlaşmalar, İran'dan ziyade Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin lehine." değerlendirmesinde bulundu.

İran'ın ekonomik altyapısının yeniden yapılandırılması gerektiğini kaydeden Taha, "İran hükümeti, ekonomik altyapısını genişletmek için yabancı yatırımcı arıyor." diye konuştu.

Taha, ABD'nin İran siyasetinde pek çok noktada sergilediği ihtiyatlı tutumunun, yabancı yatırımcıları, İran pazarına girme konusunda çekincede bıraktığını ifade ederek, İran'ın tüm yeni projelerin hayata geçirilmesi ve mevcut projelerin de geliştirilmesi konusunda "susuzluk çektiğini" belirtti.

- Petrol üretimindeki artış

İran'da ambargodan önceki dönemde olduğu gibi ham petrol üretim ve ihracat hacminde aşamalı şekilde bir artış gözlendiğine dikkati çeken Taha, "İran, geçen nisan ayında günlük 3,6 milyon varil petrol üretirken gelecek aralık ayında bu miktarın 4,1 milyon dolar varile ulaşacağı tahmin ediliyor." dedi.

Taha, Tahran yönetiminin bölgede izlediği politikanın, uluslararası ve bölgesel piyasalarda İran'ın ekonomisini zedelediğinin altını çizerek, şunları söyledi:

"İran, uluslararası toplumun terörist olarak gördüğü bazı örgütleri destekliyor. Bu durum da İran'ın Körfez ülkelerinin yanı sıra Sudan gibi Afrika ülkeleriyle de ekonomik ve ticari ilişkilerinde kayba neden oluyor."

- İran'a yabancı yatırımda Suudi Arabistan "gölgesi"

Lübnanlı uluslararası ekonomi uzmanı Casim Ajaka ise Tahran yönetiminin, son altı aydan bu yana ne yatırımcıların ülkeye çekilmesi ne de bölgesel ve uluslararası düzeyde karşılıklı ticaret hacminin artışında bir başarı gösterdiğini savundu.

Çok sayıda yabancı pazar ile şirketlerin, İran pazarına girme konusunda tereddütlü olduğunu söyleyen Ajaka, "Yabancı pazarlar ve Suudi Arabistan ile bağlantılı şirketler, İran'ın ülkesine yönelik yatırım ve karşılıklı ticaret konusundaki teşvikine olumlu cevap verilmesi durumunda Riyad yönetiminin tepkisinden çekiniyor." dedi.

Ajaka, ayrıca İran Merkez Bankası'nın yaptırımların kaldırılmasından sonra dış ticarette bankalar arası döviz transferine imkan veren SWIFT sistemine dahil olmasına rağmen uluslararası transferlerde bazı sorunların yaşandığına işaret etti.

İran'ın, yaptırımların kaldırılmasından sonra takip ettiği diplomatik süreci, siyasi düzeyde edindiği başarılarından biri şeklinde nitelendirerek, "Bu durum, gelecekte ekonomik yatırımları ülkesine çekmeye zemin hazırlayabilir. Ancak zemin hazırlayıp hazırlamayacağı, Tahran yönetiminin uluslararası toplum önünde sergileyeceği iyi niyet adımlarına bağlı." diye konuştu.

- Yaptırımların İran ekonomisine etkisi

Dünya Bankası tarafından açıklanan verilere göre, İran'a uygulanan ekonomik ambargo, ülkedeki işsizlik oranının yüzde 14'e, enflasyonun yaklaşık yüzde 15'e yükselmesinin yanı sıra gayri safi yurt içi hasılanın (GSYİH) büyüme oranın yüzde 4'ten yüzde 2,8'e gerilemesine neden oldu.

Uluslararası Para Fonu (IMF), geçen nisan ayında yayımladığı raporunda, İran'ın GSYİH'nin, 2016 yılında yüzde 4'e, gelecek yıl ise yüzde 4,5'e yükseleceğini belirtmişti.

İran Sivil Havacılık Genel Müdürü Ali Abidzade, bu hafta başında yaptığı açıklamada, Amerikan uçak üreticisi Boeing ile 100 yolcu uçağı alımı anlaşmasının imzalandığını, tarafların ABD Hazine Bakanlığı tarafından verilecek onayı beklediğini belirtmişti. İran Hava Yolları, ambargonun kalkmasının ardından bu sene başında da Airbus firmasıyla 118 uçağın satın alımı için anlaşma imzalamıştı.

İran ile BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi ve Almanya (P5+1 ülkeleri) arasında Viyana'da süren nükleer müzakerelerde 14 Temmuz 2015'te anlaşmaya varılmıştı. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (UAEA) nihai raporuyla yürürlüğe giren anlaşma uyarınca 16 Ocak 2016'da İran'a nükleer programından dolayı uygulanan ekonomik ve mali yaptırımlar kaldırılmıştı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×