"İKU vermeyince beni görevden aldıklarını söyledi"

- FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine ilişkin, aralarında dönemin 2. Ordu Komutanı Huduti'nin de bulunduğu 28'i tutuklu 76 sanığın yargılanmasına devam ediliyor - Duruşmada, Malatya Kara Havacılık Alay Komutanı Kara Pilot Albay Hakan Keleş tanık olarak dinlendi - Keleş: - "Albay Bahadır Erdemli beni aradı ve İKU hazır etmemizi istedi. Nedenini sorduğumda önce cevap vermedi daha sonra 'Ankara'ya gidecek.' dedi. 'Bu saatte olmaz dedim.' bekledik. İkinci defa aradı uçağı vermedik, vermeyince beni görevden aldıklarını söyledi" - "Saat 07.00 gibi Avni Paşa 'Şemdinli Tekeli'de bir karakolun basıldığını ve İKU'ya ihtiyaç olduğunu' söyledi. Emniyet tarafından yapılan araştırmada öyle bir saldırı olmadığı belirlendi ve pilotlar içeri alınmadı"

28 Haziran 2017 Çarşamba 12:06

MALATYA (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine ilişkin, dönemin 2. Ordu Komutanı Adem Huduti'nin de aralarında yer aldığı 28'i tutuklu 76 kişinin yargılanmasına devam edildi.

Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesince Yakınca Spor Salonu'nda görülen dördüncü duruşmada, Malatya Kara Havacılık Alay Komutanı Kara Pilot Albay Hakan Keleş, tanık olarak dinlendi.

Keleş, darbe girişimi sırasında yaşadıklarını anlatarak, Malatya Kara Havacılık Alay Komutanlığında görevli nöbetçi amir binbaşı Rıza adındaki kişinin kendisini arayarak, "sıkıyönetim emri" geldiğini söylediğini belirtti.

Bunun üzerine kendisinin nöbetçi amire "Nereden çıktı, emri inceleyin gelince bakacağım." dediğini aktaran Keleş, şöyle devam etti:

"Alay'a ulaştığımda yayınlanan emre baktım, uygun olmayan bir emir olduğunu gördüm. Odaya çıktım İnsanlı Keşif Uçağı (İKU) kısmından arkadaşlar geldi, talep olduğunu söylediler. Albay Bahadır Erdemli beni aradı ve İKU hazır etmemizi istedi. Nedenini sorduğumda önce cevap vermedi daha sonra 'Ankara'ya gidecek.' dedi. 'Bu saatte olmaz dedim.' bekledik. İkinci defa aradı uçağı vermedik, vermeyince beni görevden aldıklarını söyledi. Ben de yetkisinin olmadığını söyledim. Sanıklardan 'Mustafa Özhan orada mı? Onunla görüşeceğim.' dedi. Telefonu verdim. Daha sonra görevden alındığım ve eski alay komutanının görevi devralacağına dair bir mesaj geldi. Görevi bırakmadık ve güvenlik tedbirleri aldık."

- "Pisti kapattık ve uçuşlara izin vermedik"

Keleş, İKU'yu hazırlamadıklarına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Bunun üzerine Kara Havacılık Okul Komutanı Ünsal Coşkun beni arayarak emirlere uymamı söyledi. Ben, Kara Havacılık Komutanı ile görüşmek istedim bana yetkinin kendisinde olduğunu söyledi. Avni Angun ile gece birkaç defa görüştük. 'Rahat olmadığını' söyledi. 'Emniyette misiniz?' diye sorduğumda, 'Sayılmaz.' cevabını verdi. Avni Paşa 'Emir komuta dışına çıkmayın.' diye birkaç defa söyledi. Sabah 04.00-05.00 gibi Avni Paşa tekrar aradı 'Erhaç'a uçaklar gelmiş bilgin var mı?' diye sordu. 'Bilgim yok.' dedim. Sonra baktığımda dışarıda nakliye uçaklarını gördüm, kendisini arayıp, nakliye uçaklarının geldiğini söyledim, 'Tamam.' dedi. Saat 07.00 gibi Avni Paşa 'Şemdinli Tekeli'de bir karakolun basıldığını ve İKU'ya ihtiyaç olduğunu' söyledi. Emniyet tarafından yapılan araştırmada öyle bir saldırı olmadığı belirlendi ve pilotlar içeri alınmadı. Bende Avni Angun'u arayarak, böyle bir uçuşun olmayacağını deyince, 'Tamam.' dedi ve kapattı. Üsteki emniyeti aldık, pisti kapattık ve uçuşlara izin vermedik."

Keleş, daha sonra Mahkeme Başkanı Vedat Koç'un sorularını yanıtladı

Koç'un "İKU talebi kimden geldi?" sorusuna Keleş, "Talep Albay Bahadır Erdemli'den geldi. Böyle bir talep üzerine uçuş olmayacağını söyledim. İKU'nun Ankara'ya personel taşıma gibi bir görevi yoktur. İKU'nun görev sahası operasyon bölgesidir. Bu nedenle kaldırılmaması talimatını verdim. Daha sonra biz kaldırmayınca bize yazılı mesaj emri geldi. Bahadır Erdemli, bana 'Ankara'ya personel taşınacağını, bu uçağın Ankara'ya gitmesi gerektiğini' söyledi. Albay Erdemli, 'Bu emrin ordu komutanının emri olduğunu' belirtti. Bahadır Erdemli, İKU kaldırılması konusunda ısrar etti. Genel olarak verilen emirlere uymadım." yanıtını verdi.

Keleş, bir avukatın "Ankara'ya bin 500 top mermisi gönderilmesine" ilişkin sorusuna ise Ankara'ya gönderilen 20 milimetrelik bin 500 top mühimmatının yazılı emirle değil, şifahen gönderildiğini belirterek, bu durumun normal olmadığını söyledi.

Duruşma, tanıkların dinlenmesiyle devam ediyor.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×