İİT 3. Su'dan Sorumlu Bakanlar Konferansı

- Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu: - "Akdeniz kuşağında kuraklık söz konusu olabilir. Bu bölgede yaşayan insanların su sıkıntısı yaşaması muhtemeldir. Sulama sıkıntısı da olabilir. Buna karşı tedbir alınması gerekiyor. Bu nedenle suyu iyi değerlendirmemiz gerekiyor."

İİT 3. Su'dan Sorumlu Bakanlar Konferansı

İSTANBUL (AA) - Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, önümüzdeki süreçle ilgili kuraklık uyarısında bulunarak, "Akdeniz kuşağında kuraklık söz konusu olabilir. Bu bölgede yaşayan insanların su sıkıntısı yaşaması muhtemeldir. Sulama sıkıntısı da olabilir. Buna karşı tedbir alınması gerekiyor. Bu nedenle suyu iyi değerlendirmemiz gerekiyor." dedi.

Eroğlu, "İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 3. Su'dan Sorumlu Bakanlar Konferansı"nın ikinci gün oturumunda, İslam ülkelerini ilgilendiren çok önemli kararlar almak üzere toplandıklarını söyledi.

Dünyada su sıkıntısı çeken pek çok ülke ve insan bulunduğunu anlatan Eroğlu, bu hususta tüm ülkeler arasında etkin iş birliği yapmanın kritik rol oynadığını dile getirdi.

Eroğlu, dünyada yaşanan su problemlerine kayıtsız kalmalarının mümkün olmadığını ifade ederek, "2012'de İslam İşbirliği Teşkilatı üye ülkeleri olarak İstanbul'da Su Vizyonu Belgesi'ni hayata geçirmiştik. Bu doküman İslam toplumu arasında iş birliğimizi kuvvetlendirecek önemli bir kilometre taşıdır. Aynı tarihte ortaya koyduğumuz Su Vizyonu'nun uygulanmasını takip etmek, gelişmiş ülkelerdeki teknoloji ve bilgi transferini kalkınma yolunda olan ülkelere taşıyabilmek, yaşanan su problemlerine doğrudan müdahale sağlayabilecek finansal ve yönetimsel mekanizmalar oluşturmak amacıyla Su Konseyi'nin kurulmasına karar vermiştik. İşte 3. Sudan Sorumlu Bakanlar Konferansı’nın ana hedefi bu hususu, "Vizyondan Eyleme" ana temasıyla hayata geçirmektir." diye konuştu.

Türkiye'nin, kalkınmakta olan ülkelerdeki başta su olmak üzere tüm problemleri kendi problemi olarak gördüğünü aktaran Eroğlu, şunları kaydetti:

"Bu problemlerin aşılması için zengin ülkelerin elini taşın altına koyması gerektiğine inanıyoruz. Sürdürülebilir kalkınma ancak hep birlikte olursa anlamlıdır. Birleşmiş Milletler suya erişim ve hıfzıssıhhayı temel bir insan hakkı olarak kabul etmiştir. Türkiye su konusuna bütünüyle insani açıdan yaklaşmakta, gerek halkımızın, gerek komşu ülke halklarının su ihtiyaçlarına büyük önem vermektedir. Dünyamızda yaşanan felaketler, savaşlar insanları topraklarından etmekte ve bir yudum suya muhtaç hale getirmektedir. Çocuklarımız sudan kaynaklanan hastalıklar ile boğuşmakta ve maalesef çoğu zaman yaşamlarını yitirmektedir. Maalesef Filistin, Gazze'de kardeşlerimiz temiz içme suyu bulamamaktadır. Tüm bunlar olurken İslam dünyası olarak seyirci kalmamız mümkün değildir. Bu problemlerle boğuşan toplumlara yardım elimizi uzatmalıyız. Biz Türkiye olarak mülteci kardeşlerimize ve Afrikalı dostlarımıza su konusunda elimizden geldiğince yardım ulaştırıyoruz."

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, 5 yıl önce başlayan savaşla Türkiye'ye göç eden Suriyelilerin en hayati ihtiyaçlarından birinin su olduğunu ve bu konuda ihtiyaçları karşılayacak tüm işlemleri yaptıklarını anlattı.

- "Akdeniz kuşağında kuraklık olabilir"

Su sıkıntısının çok önemli bir sorun olduğunu anımsatan Eroğlu, "Akdeniz kuşağında kuraklık söz konusu olabilir. Bu bölgede yaşayan insanların su sıkıntısı yaşaması muhtemeldir. Sulama sıkıntısı da olabilir. Buna karşı tedbir alınması gerekiyor. Bu nedenle suyu iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Diğer ülkelerdeki sularla ilgili planlama yapılması, tesis yapılması, bilgi transferi ve diğer çalışmalara destek veriyoruz. Talep edilmesi durumunda kapılarımız ardına kadar açıktır." şeklinde konuştu.

Eroğlu, Türkiye'nin baraj inşaatlarında dünyada ilk 3'te yer aldığını vurgulayarak, "Dünyanın en yüksek barajlarını kendi öz kaynağımız, mühendisimizle inşa ediyoruz. Göletlerde ise dünya birincisiyiz. Bin günde bin gölet ve sulama tesisi yaptık. 2019'a kadar 2 bin 71 gölet ve baraj ve sulama tesisi yapmayı hedefliyoruz. Türkiye'deki bin 909 dereyi ıslah ettik. Hidroelektrik üretim önemli. Pek çok İslam ülkesinde sular boşa akıyor. Bizde de daha önce boşa akıyordu. 2002'de elektrik üretimi 26 milyar kilovat saat iken bunu 91 milyar kilovat saate çıkardık." ifadelerini kullandı.

Meteoroloji tahminleri, kum ve toz fırtınalarıyla ilgili 13 ülkeyle başlattıkları program olduğunu anımsatan Eroğlu, bu kapsamda 30 Mayıs-3 Haziran arasında Ankara'da eğitim programı düzenleyeceklerini açıkladı.

Eroğlu ayrıca, 28 Eylül-3 Ekim arasında İstanbul'da Uluslararası Meteoroloji, Toz Taşınımı Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Çalıştayı yapacaklarını sözlerine ekledi.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×