Hakim ve savcı adayları kura töreni

- Adalet Bakanı Bozdağ: (2) - "CIA'in elinde Fetullah Gülen'in bu darbe teşebbüsünü sevk, idare ettiğine dair delil miktarının, Türkiye'nin elindeki delilden daha fazla olduğundan eminim. Çünkü Fetullah Gülen'in kalbinin saniyede kaç defa attığını, kaç defa nefes verdiğini, oraya girenin çıkanın kim olduğunu, gecenin karanlığında o malikanenin etrafında uçan siyah sineklerin cinsiyetini dahi bilen CIA'in, Fetullah Gülen'in bu işi sevk ve idare ettiğini bilmediğini bize söylemek, bütün dünyanın ve Türk milletinin aklıyla alay etmektir" - "Yargı, darbeye karşı, tanka, topa, helikoptere, otomatik silahlara karşı hukukla dikilmiştir. Darbecilerin karşısında hukukla dimdik karşı durmuştur. Bu son derece önemli ve tarihi bir olaydır" - (Darbe girişiminin olduğu gece) O gece Hakimevi'nde kurulan kriz merkezinde, Müsteşarımız, HSYK üyelerimiz, savcılarımız hepsi oradaydı. Herkesin belinde silahı da vardı. Herkes oraya, o gün ölmeye gelmişti. Emin olun öyleydi. Bu toprağın üstünde şerefsizce gezmektense, bu toprağın altında şereflice yatmanın en büyük adamlık olduğunu görerek oradaydılar"

Hakim ve savcı adayları kura töreni

ANKARA (AA) - Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "CIA'in elinde Fetullah Gülen'in bu darbe teşebbüsünü sevk, idare ettiğine dair delil miktarının, Türkiye'nin elindeki delilden daha fazla olduğundan eminim. Çünkü Fetullah Gülen'in kalbinin saniyede kaç defa attığını, kaç defa nefes verdiğini, oraya girenin çıkanın kim olduğunu, gecenin karanlığında o malikanenin etrafında uçan siyah sineklerin cinsiyetini dahi bilen CIA'in, Fetullah Gülen'in bu işi sevk ve idare ettiğini bilmediğini bize söylemek, bütün dünyanın ve Türk milletinin aklıyla alay etmektir." dedi.

Bozdağ, Nazım Hikmet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 5. Dönem Adli Yargı Hakim ve Savcı Adayları ile İdari Yargı Hakim Adayları Kura Töreninde Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminde bulunduğu 15 Temmuz akşamı Türkiye'nin bölünmeden ve rejim değişikliğinden kurtulduğunu belirtti.

Türkiye'nin, Atatürk'ün yerine FETÖ'nün ikame edilmesinden ve iç savaştan kurtulduğunun altını da çizen Bozdağ, "Türkiye dinde reforma varacak sapıklıklardan kurtulmuştur. Ekonomik büyük bunalımlardan, krizlerden kurtulmuştur. Pek çok evladının hayatına mal olmaktan, pek çok evladının da sakat kalmasından, hasıl büyük bir tehlike ve tehditten kurtulmuştur." değerlendirmesinde bulundu.

Uçurumun kenarından dönüldüğünü ve bunu da Türk milletinin sağladığına vurgu yapan Bozdağ, Türk yargısının 15 Temmuz'da demokrasiye, hukuka, milli iradeye, seçilmişlere sahip çıkma adına büyük bir mücadeleyi cesurca, kahramanca yerine getirdiğini belirtti.

Darbe girişiminin kamuoyu tarafından yeni öğrenildiği saatlerde Ankara ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılıklarının soruşturma başlattıklarını, yakalama ve gözaltı talimatları verdiklerini anımsatan Bozdağ, tüm illerdeki cumhuriyet başsavcılıklarının soruşturmalar başlattığını ve bunun da kamuoyuna duyurulduğunu anlattı.

- "Yargı darbeye karşı dimdik karşı durdu"

Yargının hemen harekete geçtiğini aktaran Bozdağ, "Yargı, darbeye karşı, tanka, topa, helikoptere, otomatik silahlara karşı hukukla dikilmiştir. Darbecilerin karşısında hukukla dimdik karşı durmuştur. Bu son derece önemli ve tarihi bir olaydır. Bu çerçevede Bursa'da yakalanan bir sıkıyönetim komutanının üzerinde, Türkiye'deki sıkıyönetim komutanlarının listesi, Türkiye üst derece makamlara yapılmış atamaların listesi ve sıkıyönetim mahkemelerine atanmış başkan ve üyelerinin listesi ortaya çıktı." dedi.

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nda (HSYK), Yargıtayda, Danıştayda, Anayasa Mahkemesinde FETÖ'yle ilgisi, darbe teşebbüsüyle irtibatlı olduğu değerlendirilenlerle ilgili de tarihi adımlar atıldığını kaydeden Bozdağ, önemli kararlar alındığını ifade etti.

Bugüne kadar darbe olduğu zaman hemen darbeye biat eden, darbenin ilk saatlerinde, darbecilerin emrinde olduğunu açıklamanın ayıbını yaşayan bir yargının var olduğunu anlatan Bozdağ, 15 Temmuz'da ise darbecilerin karşısında ölümüne ayakta duran, 'ölümüne hukuk, ölümüne demokrasi' diyen bir yargının bulunduğunu söyledi.

Darbe girişiminde bulunulan gece, Ankara'daki Hakimevi'nde kriz merkezi oluşturulduğunu dile getiren Bozdağ, "O gece Hakimevi'nde kurulan kriz merkezinde, Müsteşarımız, HSYK üyelerimiz, savcılarımız hepsi oradaydı. Herkesin belinde silahı da vardı. Herkes oraya, o gün ölmeye gelmişti. Emin olun öyleydi. Bu toprağın üstünde şerefsizce gezmektense, bu toprağın altında şereflice yatmanın en büyük adamlık olduğunu görerek oradaydılar. Darbe başarılı olsaydı bu darbecilerin kendilerine ve ailelerine ne tür zulmü reva göreceklerini bilerek ve bunu samimiyet ve cesaretle göğüsleyerek bir adanmışlık anlayışıyla oradaydılar." diye konuştu.

Yargıtay, Danıştay ve Anayasa Mahkemesi başkanlarına ve üyelerine, HSYK üyelerine teşekkür eden Bozdağ, hukuka, demokrasiye, milli iradeye sahip çıkan, tankın topun karşısında hukukla mücadeleyi seçen ve onları alt eden bir yargının olduğu dönemde Adalet Bakanlığı ve HSYK Başkanlığı görevini nasip eden Allah'a da şükrettiğini bildirdi.

Türkiye'nin bundan sonra demokrasisini güçlendirerek, hukukun üstünlüğünü tahkim ederek, milli iradeyi güçlendireceğini ve adaleti her işin esasına koyarak yoluna daha güçlü bir biçimde devam edeceğini aktaran Bozdağ, bundan kimsenin şüphesi olmaması gerektiğini söyledi.

- ABD-Türkiye arasındaki anlaşma

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in iadesine de değinen Bozdağ, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasında suçluların iadesi ve cezai konularda adli yardımlaşma anlaşması bulunduğunu hatırlattı.

İade süreçlerinin bu anlaşmanın ilgili hükümleri çerçevesinde yürütüldüğünü, Türkiye'nin bu anlaşmaya göre 4 dosyaya ilişkin iade taleplerini ABD'nin adli makamlarına ilettiğini anımsatan Bozdağ, şunları kaydetti:

"Aramızdaki anlaşmanın 9'uncu maddesine göre, iade talebinin iletilmesi halinde karşı tarafın alması gereken önlemlerin başında, ilgili kişinin yakalanması, tutuklanması geliyor. 9'uncu madde çok açık. Biz 4 dosya gönderdik. Bu 4 dosya hakkında 9'uncu madde, 'taraf ülke karar verene kadar ilgili kişiyle alakalı tedbir alır, tutuklama yapabilir, karar verene kadar da tutuklu kalır' diyor. Yani 40 gün, 50 gün, 100 gün falan değil, sınır da koymuyor. ABD yetkili makamları, 9'uncu maddeye göre karar verene kadar, onu yakalamak ve tutuklamak zorundadır. Burada bir tercih hakkı yoktur. Çünkü sözleşme maddesi çok açık. Ne zaman karar verecek, daha sonra karar verecek, tedbir için bunu yapacak. Tedbir için onu tutuklayacak, sonra dosyaları inceleyecek, ABD'nin iç hukukuna göre iade ve iade etmeme konusunda kararını netleştirene kadar öyle tutması gerekiyor. Kararı netleştirdikten sonra iade edecekse edecek, etmeyecekse tutukluluğunu kaldıracak. Anlaşma bu. Ama bu kısma uyuldu mu, uyulmadı. Sanki yargılama yapıyoruz. Biz yargılama yapmıyoruz ki, Amerika da yargılama yapmıyor. Biz yargılama yapılabilmesi için iade talebinde bulunuyoruz."

ABD'nin FETÖ elebaşı Gülen'i iade etmesinin ABD-Türkiye ilişkileri bakımından son derece önemli olduğuna dikkati çeken Bozdağ, ABD'nin Gülen'i iade etmemesinin Türkiye'de zirve yapmış ABD karşıtlığının, daha da büyümesine yol açacağına değindi.

Gülen'in iade konusunda ABD'nin hukuksal süreçlere atıf yaptığını bildiren Bozdağ, hukuksal süreçlerin karar vericilerin nihai kararını oluşturma bakımından etkiye sahip olduğunu ancak nihai kararı yine siyasetin verdiğine işaret ederek, "ABD bu konuda ya Türkiye'yi tercih edecek, Fetullah Gülen'i Türkiye'ye iade edecek ya da 79 milyon Türk milletini ve güçlü bir Türkiye'yi, Fetullah Gülen teröristini himaye etmek suretiyle feda edecektir." diye konuştu.

- "CIA'in elindeki delil, Türkiye'nin elindekinden fazla"

Fetullah Gülen'in darbe teşebbüsünün planlayıcısı, sevk ve idarecisi olduğunu en iyi ABD yetkililerinin bildiğini tahmin ettiğini kaydeden Bozdağ, şunları söyledi:

"CIA'in elinde Fetullah Gülen'in bu darbe teşebbüsünü sevk, idare ettiğine dair delil miktarının, Türkiye'nin elindeki delilden daha fazla olduğundan eminim. Çünkü Fetullah Gülen'in kalbinin saniyede kaç defa attığını, kaç defa nefes verdiğini, oraya girenin çıkanın kim olduğunu, gecenin karanlığında o malikanenin etrafında uçan siyah sineklerin cinsiyetini dahi bilen CIA'in, Fetullah Gülen'in bu işi sevk ve idare ettiğini bilmediğini bize söylemek bütün dünyanın ve Türk milletinin aklıyla alay etmektir. Herkes biliyor, gün gibi ortada. Onun için bundan sonra vereceğimiz karar da ona göre olacaktır. Ben ABD yönetiminin bu konuda Türkiye ile işbirliğini, Türk milleti ile işbirliğini tercih edeceğine, güçlü Türkiye'nin bir teröristten daha fazla ABD-Türkiye ilişkilerinde ABD'nin yararına olacağını göreceğine inancımı ifade etmek istiyorum. Umarız ki bu süreç gecikmez ve Türkiye'ye iadesi gerçekleşir."

Bakan Bozdağ'ın konuşmasının ardından adli ve idari yargıda görev yapacak 644 hakim ve savcı adayının, atanacakları yerlerin belirleneceği kura çekimine geçildi.

Törene, Adalet Bakan Yardımcısı Bilal Uçar, Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek, HSYK, Yargıtay ve Danıştay üyeleriyle, hakim ve savcı adaylarının aileleri katıldı.

(Bitti)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×