Hakim ve savcı adayları kura töreni

- Adalet Bakanı Bozdağ: (1) - "(Darbe girişimi başarılı olsaydı) Yeni bir rejime Türkiye yelken açacaktı. PKK ve onun mensupları, Türkiye'nin bir bölgesini bölmek için özerklik ve bağımsızlığa giden bir yolu açacak ve Türkiye süratle bölünme sürecine sokulacaktı. Alevi-Sünni, Kürt-Türk çatışması milletimizi farklı bir noktaya getirecek ve Türkiye ne zaman biteceği belli olmayan bir iç çatışmanın alanı haline dönecekti ve dinde reform adı altında Fetullah Gülen alçağının anlayışını din olarak bu millete anlatmak için yeni bir reform dalgasına Türkiye maruz kalacaktı" - "Benimle ilgili davalardan bazıları, bazı hakimlerin önüne geldiğinde 'şak' diye, Bekir Bozdağ'ı görür görmez basıyor, ya red basıyor ya da benim aleyhime açılmış bir davaysa hemen tazminata hükmediyor gidiyor. Bunu yaparken de çok keyif alıyor"

Hakim ve savcı adayları kura töreni

ANKARA (AA) - Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin, "Yeni bir rejime Türkiye yelken açacaktı. PKK ve onun mensupları, Türkiye'nin bir bölgesini bölmek için özerklik ve bağımsızlığa giden bir yolu açacak ve Türkiye süratle bölünme sürecine sokulacaktı. Alevi-Sünni, Kürt-Türk çatışması milletimizi farklı bir noktaya getirecek ve Türkiye ne zaman biteceği belli olmayan bir iç çatışmanın alanı haline dönecekti ve dinde reform adı altında Fetullah Gülen alçağının anlayışını din olarak bu millete anlatmak için yeni bir reform dalgasına Türkiye maruz kalacaktı." dedi.

Bozdağ, Nazım Hikmet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 5. Dönem Adli Yargı Hakim ve Savcı Adayları ile İdari Yargı Hakim Adayları Kura Töreni'nde yaptığı konuşmada, adaleti bozan, adaleti bozmak için sirayet eden her şeyin, kainatın da insanların da birinci düşmanı olduğunu belirtti.

Yargıya olan inancın ayakta tutulması gerektiğine dikkati çeken Bozdağ, yargının esas gücünün halkın ve yargıya ihtiyacı olan herkesin duyduğu güven olduğunu aktardı.

"Emin" olmanın yargıçlar ve savcılar için son derece önemli bir vasıf olduğunu ve eminlik vasfı korunmadığında yargıya, adalete, Türk milletine ve devlete en büyük zararın verileceğini söyledi.

- "İhanet yapmış oluruz"

Mesleğe yeni başlayacak hakim ve savcılardan, görevlerini yaparken anayasa, yasa ve hukuka bağlı olmalarını isteyen Bozdağ, şunları kaydetti:

"Mesleğe yeni başlayacak hakim ve savcılarımıza diyorum ki, meslek hayatınız boyunca anayasamıza sadık kalın, hukukumuza sadık kalın, kanunlarımıza sadık kalın. Beğenmeseniz de sadık kalın. Eleştirseniz de sadık kalın. Çünkü bunları siz uygulamakla görevlisiniz. Değiştirmek, yasama organının işi, oralar değiştirdiğinde de ona uyarsınız. Ama eğer biz vicdanımızı, anayasa, yasa ve hukuka bağlı değil de, ideolojilerimize, mensubiyetlerimize, FETÖ gibilere bağlarsak o zaman bu millete de, bu devlete de, adalete de en büyük ihaneti biz yapmış oluruz. Akıl hürriyeti, vicdan hürriyeti son derece önemli. Aklını, hürriyetini kaybedenlerin kendisine hayrı olmadığı gibi, ülkesine de, milletine de hayrı olmaz."

Esir olan bir akılla sağlıklı bir kararı kimsenin alamayacağına vurgu yapan Bozdağ, hakim, savcıların ve bütün insanların akıl hürriyetine sonuna kadar sahip olması gerektiğini dile getirdi.

Bütün hakim ve savcıların vicdan hürriyetini de iyi anlaması gerektiğini belirten Bozdağ, "Eğer vicdan, anayasa, kanun ve hukukla bağlı olmazsa o zaman ideolojiyle, tarikatla, cemaatle, dinle, mezheple, siyasetle bağlı olur. Sevgiyle, saygıyla, kinle, nefretle, düşmanlıkla bağlı olur. Bunlara bağlı bir vicdan sahibinin verdiği karar, o vicdan sahibini tatmin edebilir. Çünkü o bağlı olduğu şeylere uygun bir karar verdiği için vicdanen müsterihtir. Ama bu doğru mudur? Değildir." ifadelerini kullandı.
- "Aklınızı hiç kimseye ama hiç kimseye rehin etmeyin"
Mesleğe yeni başlayacak hakim ve savcılara, "Vicdanınız hür olsun ama Anayasa, yasa ve hukuka bağlı olsun" çağrısında bulunan Bozdağ, tarafların hakim ve savcıları asla etkilememesi gerektiğini dile getirdi. Kendisiyle ilgili açılan davalardaki kararlara da değinen Bozdağ, şunları söyledi:"Benimle ilgili davalardan bazıları, bazı hakimlerin önüne geldiğinde 'şak' diye, Bekir Bozdağ'ı görür görmez basıyor, ya 'red' basıyor ya da benim aleyhime açılmış bir davaysa hemen tazminata hükmediyor gidiyor. Bunu yaparken de çok keyif alıyor. 'Ya çok iyi iş yaptık' diyor. İbadet yaptığını düşünüyor. Peki haklı mı, haksız mı, yok. Ben de Adalet Bakanıyım. Benimle ilgili konuda böyle olursa, hesap edin diğer insanlarla ilgili ne olacaktır. Onun için ben bütün mesleğe yeni başlayan hakim ve savcılarımıza, vicdanınızı ve aklınızı hiç kimseye ama hiç kimseye rehin etmeyin. Anayasa, yasa ve hukuka sadakat içerisinde bunlar ne diyorsa bunun gereğini yapma konusunda cesaret ve samimiyetle yolunuza devam edin."
- "Büyük bir kahramanlık destanı"
Adalet Bakanı Bozdağ, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminde bulunduğu 15 Temmuz'un, Türkiye açısından son derece önemli tarihi bir gün olduğunu ifade ederek, "Türkiye'de Fetullahçı Terör Örgütüne mensup askerler ve onlara eklemlenen bazı çevrelerce başlatılan silahlı darbe teşebbüsü; milletimizin birlikte ayağa kalkması, Cumhurbaşkanımızın ölüme uçması, milletle halkla beraber mücadele kararı, hükümetimizin duruşu, siyasetin duruşu, medyamızın birlikte duruşu, sivil toplumun birlikte hareketi, hasılı, 79 milyon aziz milletimizin darbeye karşı birlikte mücadelesiyle başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Artık Türkiye'de bir gerçek daha ortaya çıkmıştır. Demokrasi, milli irade, hukukun üstünlüğü, seçilmişlere sahip çıkma, seçen milletin görüşleri ne olursa olsun herkesin ortak değeri haline gelmiştir." diye konuştu."Demokrasi Türkiye'de tehlike ve tehdit altında" diyenlerin Türkiye'de artık demokrasinin tehlike ve tehdit altında olmadığını, ona ölümüne sahip çıkan 79 milyon insanın var olduğunu gördüğüne dikkati çeken Bozdağ, Türk milletinin büyük bir kahramanlık destanı yazdığını söyledi.Bozdağ, Kurtuluş Savaşı'nda Atatürk'ün arkasında, Türkiye'nin dört bir yanı işgal edildiği halde, ölmeye koşan Türk milletinin evlatlarının, aradan geçen yaklaşık yüz yıl sonra onuruna, demokrasisine, hukukuna, iradesine sahip olmak için bu sefer farklı bir zeminde ölümüne bir araya geldiğini ifade etti.Bunun büyük bir övünç vesilesi olduğunu belirten Bozdağ, "Batı'da, Amerika'da benzer bir tavrı herhangi bir ülkenin halkı koymuş olsaydı, emin olun bugün günlerdir, aylardır bunu bütün dünya konuşuyordu. Nobel'in hangi ödülünü bu millete verelim veya tankın altına yatana 'Neyi verelim?' diye her taraftan öneriler, teklifler duyardınız. Ama Türk milleti, böylesi destansı bir kahramanlığı ortaya koyunca ne Batı'da ne Amerika'da bu milleti takdir eden en ufacık bir söyleme rastlayamadık. Adeta darbenin başarısızlığının sukutuhayali içerisinde olan hayal kırıklığını yaşayanlar, bu destansı kahramanlığı görmek istemediler." ifadelerini kullandı.
- "Darbe girişimi başarılı olsaydı rejim değişikliği olacaktı"
"İyi ki aziz milletimiz var, iyi ki Rabbim bizi böylesine büyük bir milletin evladı olarak yaratmış ve bizler böylesine büyük bir mücadelenin içerisinde omuz omuza olduk." diyen Bozdağ, Türk milletine kahramanlığından dolayı teşekkür etti.
Darbe girişiminin başarıya ulaşması halinde sadece seçilmiş Cumhurbaşkanı, seçilmiş hükümetin indirilmeyeceğini, seçilmiş parlamentonun kapatılmayacağını, Türkiye'de rejim değişikliğinin de olacağına işaret eden Bozdağ, şöyle devam etti:"Yeni bir rejime Türkiye yelken açacaktı. PKK ve onun mensupları Türkiye'nin bir bölgesini bölmek için özerklik ve bağımsızlığa giden bir yolu açacak ve Türkiye süratle bölünme sürecine sokulacaktı. Alevi-Sünni, Kürt-Türk çatışması milletimizi farklı bir noktaya getirecek ve Türkiye ne zaman biteceği belli olmayan bir iç çatışmanın alanı haline dönecekti ve dinde reform adı altında Fetullah Gülen alçağının anlayışını din olarak bu millete anlatmak için yeni bir reform dalgasına Türkiye maruz kalacaktı.Onun için yüz yıl sonra ayağa kalkan cumhuriyetimiz, cumhuriyetin başında her şeyini kaybeden devletimiz, yüz yıl sonra boğaza yeni yeni köprüleri, pek çok alt yapı, üst yapısıyla dünyanın en üstün devletlerinden biri haline gelen ülkemiz, yeniden yüz yıl geriye götürülecekti. Ekonomisi batacak, insanları birbirini kıracak, ayakta duran doğru dürüst insanı kalmayacak ve sonra bu bizi birbirimize kırdıranlar gelip, bize yeniden bir rota çizecekti." (Sürecek)
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×