"Gün oturulacak gün değil" diyerek gitti ve şehit oldu

- FETÖ'nün darbe girişiminde şehit olan 51 yaşındaki Davut Karaçam, "Gün oturulacak, durulacak gün değil" diyerek, oğullarıyla birlikte gittiği Genelkurmay Başkanlığının önünde darbecilerin kurşunuyla şehit oldu - Olay anında babasının yanında olan Ali Karaçam: - "Babam yaştakilerin hepsi, tankların üzerindeki rütbeli askerlerle konuşuyordu ve 'yapmayın, etmeyin' diyordu. Askeri polise, polisi askere kırdırmamak için konuştular" - "Tankın üzerinden komple halkın üzerine ateş açıldı. O sırada babamla yan yanaydım. Babam, vuruldu ve yere düştü. İlk öndeki tanktan atılan ateş sonucunda vuruldu. Babamın dışında, o sırada birçok kişi şehit oldu. Sonra tanklar, üzerimize yürümeye başladı"

30 Temmuz 2016 Cumartesi 11:13

ANKARA (AA) - YEŞİM SERT KARAASLAN - FETÖ'nün darbe girişiminde şehit olan 51 yaşındaki Davut Karaçam'ın oğlu Ali Karaçam, babasının "gün oturulacak gün değil" diyerek dışarı çıktığını ve Genelkurmay Başkanlığı'nın önünde vurularak şehit olduğunu söyledi.

Darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz gecesi, darbe girişimine engel olmaya çalışırken şehit olan Karaçam'ın 25 yaşındaki oğlu Ali Karaçam, olay gününe ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Babasının, yatsı namazından geldikten sonra televizyondan gelişmeleri takip ettiğini ve annesine "gün oturulacak, durulacak gün değil" dediğini ifade eden Karaçam, dışarı çıkmadan önce yakınlarına haber verdiğini, herkesi meydanlara gitmeye çağırdığını söyledi.

Babası evden çıkarken, annesinin de kendisine haber verdiğini ifade eden Karaçam, şunları kaydetti:

"Annem, 'Oğlun, baban çıkıyor' dedi. Ben de hemen babamın peşinden gittim. Konvoy halinde çıktık. Genelkurmay'a doğru dönüldü. Araçlar, nereye gidiyorsa oraya doğru gittik. Genelkurmayın orada tanklar hizalanmıştı. Belli bir yerden sonra trafik yoktu, biz de indik ve yürüyerek devam ettik. Babam yaştakilerin hepsi, tankların üzerindeki rütbeli askerlerle konuşuyordu ve 'Yapmayın, etmeyin' diyordu. Askeri polise, polisi askere kırdırmamak için konuştular. Hepsi, önde bir rütbelinin olduğunu söyledi ve hepsi onla konuşmaya yöneldi. Çünkü, diğer askerler, 'Onunla konuşun, bize emir verildi' diyordu. En öne geçtik, orada 8-10 polis vardı. Herkes, birlikte tekbir getiriyordu.

Araçlar, tankların önüne hizalanmıştı. Sürekli uçaklar geçiyordu. Bir, iki jet üzerimizden yakın geçti. O esnada, en arka taraftan ateş açıldı ilk olarak. Daha sonra tankın üzerinden komple halkın üzerine ateş açıldı. O sırada babamla yan yanaydım. Babam, vuruldu ve yere düştü. İlk öndeki tanktan atılan ateş sonucunda vuruldu. Babamın dışında, o sırada birçok kişi şehit oldu. Sonra tanklar, üzerimize yürümeye başladı."

- "Devletimiz için İslam için oraya gittik"

Karaçam, babasına isabet eden kurşunun, iki kürek kemiğinin arasından çıktığını belirterek, tankların araçları ezerek halkın üzerine gelmeye başlaması üzerine, babasını kenara çektiğini söyledi. Babasını, yoldan geçen bir araca bindirerek hastaneye kaldırdıklarını anlatan Karaçam, babasına yol boyunca kendisinin kalp mesajı yaptığını aktardı. Karaçam, "Hastaneye teslim ettik ama gece 03.00 gibi babamı kaybettik." dedi.

Babasının her zaman işinde, gücünde olduğunu ve çocuklarını da vatan sevgisiyle büyüttüğünü belirten Karaçam, kendilerine her zaman olaylara karışmamaları ve vatan söz konusu olduğunda dik durmalarını öğütlediğini dile getirdi. Karaçam, "Oğlum, devletin arkasında durun, gözünüzü açık tutun, diye nasihatta bulunurdu. Biz de o gün devletimiz için İslam için oraya gittik, devletimizin birliği ve bekası için bulunduk." diye konuştu.

Darbe girişiminden sorumlu olanların cezalarını alacakları günü beklediklerinin altını çizen Karaçam, "İdamın gelmesini istiyoruz." dedi. Karaçam, Türkiye için böylesi bir tehdit söz konusu olması halinde, annesi ve kardeşiyle birlikte yine meydanlarda olacağını da belirtti.

- "Tek duam bugünlerin bir daha yaşanmaması"

Davut Karaçam'ın 23 yaşındaki diğer oğlu Abdülkadir Karaçam da havalimanına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geleceği bilgisi üzerine oraya doğru gittiklerini söyledi.

Karaçam, tankların girmemesi için yolların araçlarla kapatıldığını ifade ederek, "Dua okunuyordu, tekbir getiriliyordu. O arada bana, abimin arkadaşından telefon geldi ve 'Babamın son durumu ne?' diye sordu. Ben, şaşırdım, çünkü bir şey bilmiyordum. Babama ne olduğunu sorduğumda öğrendim. Sonra, hastaneye gittim." dedi.

Tek duasının bir daha bugünlerin yaşanmaması olduğunu ifade eden Karaçam, "Ben de zaten askerden geleli 23-24 gün oldu. Malatya 2. Ordu'da askerlik yaptım. 'Nasıl aynı vatanın evladı, aynı vatanın milletine ateş edebilir?' diye düşündük. Biz, bize ateş edileceğini tahmin etmiyorduk." ifadelerini kullandı.

- "İdamları kurtuluş olur"

Davut Karaçam'ın eşi Semra Karaçam da darbe girişimcilerinin en ağır koşullarda cezalandırılmasını istediğine işaret ederek, "Zaten idamları kurtuluş olur. Onlar, en ağır şekilde, acı çeke çeke ölsünler. Bunları yaptıktan sonra, en ağır şekilde cezalandırılsınlar." diye konuştu.

Böylesi bir tehdit karşısında, her zaman devlete sahip çıkacaklarını dile getiren Karaçam, "Eşimi kaybettim ama bugün olsa, yine eşime karşı çıkmazdım. Engel olmam, aynen gönderirim, kendim bile giderim. Zaten, o gün de eşimle birlikte gidecektim. Başkasının arabasıyla gittikleri için ben gidemedim." dedi.

Şehit Davut Karaçam'ın abisi Hasan Hüseyin Çevik ise diğer kardeşlerinden birinin polis olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Biz, o özel görev almış buraya geliyor diye duyunca iyice endişelendik. O, Çankırı'ya geri döndü görevinin başına. Hatta kardeşim gelip boynuma sarıldı ve 'Abi, her şeyimi giyip hazır olmuştum. Şehadet şerbetini içmek için yola düştüm ama abime nasip oldu' dedi. Herkese nasip olmuyor, diğer kardeşime nasip oldu. Zaten, şehit olan kardeşim abdestini alıp, çıkmış. İyi ki varlardı, onlar olmasaydı ne olurdu. Vatana beşimiz de feda olalım. Allah, bu memleketin güzel evlatlarını daim etsin. Zalimlere de fırsat vermesin. Allah, mazlumların yanında."



İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×