FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin soruşturma

- Eski Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşaviri Köse: -"Gece yarısı General/Amiral Şube Müdürü Albay Cemil Turan telefonla beni aradı. Beni komuta katına çağırdı. Orada bana Genelkurmay Adli Müşavirliğine görevlendirildiğimi, TSK'nın yönetime el koyduğunu, sıkıyönetim ilan edildiğini söyledi. Zaten oraya gitmeden de basın bunu ilan ediyordu. Görevi kabul ettim" - "Ben de darbeye iştirak etmedim. Öncesinde darbe yapılacağını bilmiyordum. Benim Fetullahçı Terör Örgütü ile herhangi bir irtibatım yoktur. Fetullah cemaatinin darbe olmadan önce de terör örgütü olduğunu bir hukukçu olarak düşünüyordum. Zaten darbe yapılınca silahlı örgüt olduğu anlaşıldı"

FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin soruşturma

ANKARA (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanan eski Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşaviri Albay Muharrem Köse, "Gece yarısı General/Amiral Şube Müdürü Albay Cemil Turan telefonla beni aradı. Beni komuta katına çağırdı. Orada bana Genelkurmay Adli Müşavirliğine görevlendirildiğimi, TSK'nın yönetime el koyduğunu, sıkıyönetim ilan edildiğini söyledi. Zaten oraya gitmeden de basın bunu ilan ediyordu. Görevi kabul ettim." dedi.

Köse, savcılık ifadesinde, darbe girişiminin yapıldığı 15 Temmuz'da saat 18.30-19.00 gibi odasında oturduğu Askeri Savcı Kurtuluş Kaya'nın kendisine, Genelkurmay Adli Müşaviri Tuğgeneral Hayrettin Kaldırımcı'ya Genelkurmay Başkanlığından bir haber gönderildiğini, bu habere göre Adli Müşavir, Askeri Savcı ve Merkez Komutanlığı görevlilerinin beklemelerinin istendiğini söylediğini aktardı.

Genelde o saatlerde iş yerinden ayrıldığını ancak bu haber üzerine o gece iş yerinden ayrılmadığını belirten Köse, Askeri Savcı Kaya'nın ayrıntıları öğrenmek için iki kez Tuğgeneral Kaldırımcı'nın yanına gittiğini anlattı.

Kaya'nın odasında ve başka yerlerde beklediğini belirten Köse, ilk olarak Genelkurmay Başkanlığı civarından yoğun bir ambulans sesi ve geçişi başladığını, Askeri Savcı Kaya'nın Korgeneral İlhan Talu'nun yanından arayarak "İstanbul'da köprüleri jandarma kesmiş olağanüstü durumlar var, bekliyoruz." dediğini söyledi

Bu şekilde savcılık binasında beklemeye devam ettiğini aktaran Köse, ifadesini şöyle sürdürdü:

"Gece yarısı General/Amiral Şube Müdürü Albay Cemil Turan telefonla beni aradı. Beni komuta katına çağırdı. Orada bana Genelkurmay Adli Müşavirliğine görevlendirildiğimi, TSK'nın yönetime el koyduğunu, sıkıyönetim ilan edildiğini söyledi. Zaten oraya gitmeden de basın bunu ilan ediyordu. Görevi kabul ettim. 'Bir şey mi yapacağım.' dedim. 'Yok' dedi. Orası çok kalabalıktı. Genelkurmay Başkanının, emir subayının odası, özel kalem müdürünün odasında bir sürü personel vardı. Hareketlilik devam ediyordu, dışarıdan sesler geliyordu. Ben darbenin emir komuta zinciri içerisinde yapıldığını düşündüm. Ertesi gün sabaha kadar karargahtaydım. Genelde bekleme odasında oturdum. Tuğgeneral Mehmet Partigöç sabahleyin savcı ve Merkez Komutanını çağırdı, teslim olma müzakeresi yaptılar. Ben de topluca teslim olan grup içerisindeyim. Gizleniyor durumuna düşmemek için öncesinde karargahtan ayrılmadım. Benim bulunduğum bölümlerde herhangi bir çatışma, yaralanma durumları meydana gelmedi. Daha doğrusu komuta katının içinde gece yarısı siviller girdiğinde silahlar ateş edildi. 'Ateş ettik, kaçtılar.' dediler."

-"Onunla cemaat evine mi gitmişim"

Genelkurmay Başkanı Emir Subayı Yarbay Levent Türkkan'ın ifadesinde, Köse'nin cemaatçi olduğunu belirttiğinin aktarılması üzerine Köse, "Levent Türkkan benim cemaatçi olduğumu kime sormuş, daha doğrusu bunu kimden öğrenmiş? Ben onunla cemaat evine mi gitmişim, cemaat toplantısına mı katılmışım? Bunları sormak gerek. Olabilir zannıyla benim ismimi vermiş olabilir. Bu tür örgütler güçlü gözükmek için örgütten olmayanları da kendi adamıymış gibi gösterirler." dedi.

Köse, ifadesinde şunları kaydetti:

"Ben de darbeye iştirak etmedim. Öncesinde darbe yapılacağını bilmiyordum. Benim Fetullahçı Terör Örgütü ile herhangi bir irtibatım yoktur. Fetullah cemaatinin darbe olmadan önce de terör örgütü olduğunu bir hukukçu olarak düşünüyordum. Zaten darbe yapılınca silahlı örgüt olduğu anlaşıldı. Söylenenler doğruysa darbeyi bunlar yaptı. Fakat ben ne askeriyede birlikte görev yaptığım kişilerden ne de sivilde irtibatlı olduğum kişilerden Fetullahçı diye ismini verebileceğim şu anda kimse yoktur. Yalnızca ben Merzifonluyum. Eşimin uzaktan akrabası olan hatırladığım kadarıyla Merzifon Atatürk İlkokulunda öğretmenlik yapan Mehmet Şengün için cemaatçi olduğu söyleniyordu. Suçlamaları kabul etmiyorum. Darbe günü herhangi bir kimseden talimat almadım ve talimat vermedim."

Köse, savcılık sorgusunun ardından Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliğince, TCK'nın "Cebir ve şiddet kullanarak TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs", "cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya engellemeye teşebbüs", "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs", "kasten öldürmeye iştirak", "kasten öldürmeye teşebbüs" suçlarından tutuklandı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×