FETÖ'nün darbe girişimi

- Gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ramazanoğlu: - "Açıkçası kızgınlığım yok, olağanüstü bir dönemden geçiyoruz. Çıktıktan sonra Rektör Bey aradı, Vali Bey bizimle ilgili yanlışlık olduğunu belirtti. Aslında bunlar benim için yeterli" - "(Basında çıkan haberler) Lütfen suçluluğu kanıtlanana kadar herkes suçsuzdur ve fotoğraflarımızın bastırılıp, daha henüz suçlu olduğumuz kanıtlanmadan onların suçlu ilan edilip, kırılmaması lazım. Benim tek kırgınlığım bu şekilde oldu"

FETÖ'nün darbe girişimi

ANTALYA (AA) - FETÖ'nün darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturma kapsamında Antalya'da gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atilla Ramazanoğlu, "Açıkçası kızgınlığım yok, olağanüstü bir dönemden geçiyoruz. Çıktıktan sonra Rektör Bey aradı, Vali Bey bizimle ilgili yanlışlık olduğunu belirtti. Aslında bunlar benim için yeterli." dedi.

Gözaltına alınma sürecini basın mensuplarına anlatan Ramazanoğlu, geçen cuma günü saat 05.30 civarında 3 polis ve mahalle muhtarının evine geldiklerini, polislerin ellerindeki mahkeme kararı çerçevesinde evini arayacaklarını söylediklerini belirtti.

Emniyet mensuplarının son derece profesyonel olduklarını ve çok nazik davrandıklarını kaydeden Ramazanoğlu, evinde yapılan aramanın ardından polisler eşliğinde sağlık muayenesine götürüldüğünü ve ardından hastanedeki odasında arama yapıldığını söyledi.

Hard diskine, cep telefonuna ve bazı elektronik eşyalarına el konulduğunu ifade eden Ramazanoğlu, nezarethanedeyken akrabalarıyla görüşememenin üzüntüsünü yaşadığını belirterek, "Polis arkadaşlar bize çok yardımcı oldu, onlardan iyi muamele gördük. Onlarla ilgili şikayet edebileceğimiz bir konu benim açımdan yok." diye konuştu.

Basın mensuplarının, "Kendinize 'Neden buradayım' diye sordunuz mu?" sorusu üzerine Ramazanoğlu, "Biliyorsunuz yakın geçmişte Ergenekon ve Balyoz hadiseleri yaşandı. Ben 2-3 gün kendi kendime sordum 'Nasıl oldu, acaba başka bir şekilde mi suçlanacağım?' diye çünkü geriye dönüp düşündüğümde hiçbir zaman böyle bir örgütün içinde olmadım ben. Bu, bildiğiniz gibi sonuçları çok ağır olabilecek bir durum. Bütün mesleki birikimlerimizi, maddi birikimlerimizi kaybedebileceğimiz birtakım sonuçlar doğurabilir mi diye aslında endişelendim ama neden buraya getirildiğimle ilgili bir şey de bulamadım." diye konuştu.

Gözaltına alındığı için "Neden bana bu yapılıyor" şeklinde bir ruh haline girmediğini hatta etrafındaki genç meslektaşlarını neşelendirmeye çalıştığını anlatan Ramazanoğlu, "Yalnız özellikle bazı genç arkadaşlarımızda çok ciddi kırgınlar vardı, 'Acaba yurt dışına nasıl gidip yerleşebiliriz' diye düşünüyorlardı. Bir bilim insanının yetişmesi o kadar da kolay olmuyor. Bilim insanlarımıza sahip çıkmalıyız. Tabii bir suçlu varsa bunların muhakkak cezasını çekmesi lazım ama özellikle genç arkadaşlarım çok büyük bir kırgınlık içerisindeydiler, bunun giderilmesi önemli." dedi.

- "Olağanüstü bir dönemden geçiyoruz"

Gözaltına alındığı için bir kızgınlık ve öfke içinde olmadığını vurgulayan Ramazanoğlu, "Açıkçası kızgınlığım yok, olağanüstü bir dönemden geçiyoruz. Çıktıktan sonra Rektör Bey aradı, Vali Bey bizimle ilgili yanlışlık olduğunu belirtti. Aslında bunlar benim için yeterli ama içerideki arkadaşlarımızın da bir an önce soruşturmalarının tamamlanıp, umarım hiçbiri suçlu değildir, hepsinin en kısa sürede görevlerinin başına dönmesini diliyorum." şeklinde konuştu.

Suçluların ayırt edilmesi gerektiğini belirten Ramazanoğlu, "Bizim küçük çocuğumuz yok ama oğlum Amerika'da yaşıyor. Ona ben çıktıktan sonra haber verdim çünkü darbe gecesi inanılmaz bir heyecan ve telaş içindeydim, çok endişeliydim. Aynı şekilde, koğuştaki özellikle küçük çocukları olanlar çok büyük bir sıkıntı içinde oldular." dedi.

- "Darbe gecesi büyük bir dehşet içinde olayı izledim"

"Darbe gecesi büyük bir dehşet içinde olayı izledim ve açıkçası ben hala inanamıyorum" diyen Ramazanoğlu, ülke insanının kendi insanı üzerine ateş açmasını, vurmasını büyük bir üzüntüyle izlediğini söyledi.

Ramazanoğlu, "İnanılmaz, hala dehşet ve üzüntü içindeyim. Bu bir cinnet olmalı, bunu anlamak mümkün değil. Umarım bu travmayı kısa sürede atlatırız." açıklamasında bulundu.

Darbe girişiminden sonra birlik, beraberlik ortamı oluşturulduğunu ve bunun sürmesi gerektiğini ifade eden Ramazanoğlu, "Rahat ve huzur içinde yaşamalıyız, bunun için de siyasetçilere hepimize çok önemli görevler düşüyor." diye konuştu.

Eve geldikten sonra herkesin eşinin telefonunu aradığını belirten Ramazanoğlu, basından ricasını da şöyle sıraladı:

"Çok önemli bir ricam var, lütfen suçluluğu kanıtlanana kadar herkes suçsuzdur ve fotoğraflarımızın bastırılıp, daha henüz suçlu olduğumuz kanıtlanmadan onların suçlu ilan edilip, kırılmaması lazım. Benim tek kırgınlığım bu şekilde oldu. Sanki biz, işte bugün bir gazetede fotoğrafım var, üstünde de 'Beyinlerini sattılar'... Bu tür yaklaşımlar olmadı. Bizim ne kadar kendimize çeki düzen vermemiz gerekiyorsa basının da tamam bunu haber vereceksiniz ama bunu göz önüne alıp, bu şekilde henüz ortada bir şey yokken lütfen bizi suçlu ilan etmeyin."

Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen "demokrasi nöbeti"ne katılan Antalya Valisi Münir Karaloğlu, devletin kurumlarına ve kılcal damarlarına kadar sızmış FETÖ çetesinden kamuyu ve toplumu temizlemek için çalışmalar yapıldığını belirterek, "Ne diyorlar, 'Cadı avı var' diyorlar. Sevgili Antalyalılar, biz cadı avı falan yapmıyoruz, biz cani avı yapıyoruz. Biz hainleri avlıyoruz, avlamaya da devam edeceğiz. Bu süreç içerisinde zaman zaman yanlış yaptıklarımız da oluyor, bunun farkındayız. Üniversitemizde (Akdeniz Üniversitesi) operasyon yaptık, orada bazı hocalarımız bunlarla ilgisi olmamasına rağmen o listelerde yer aldılar. Biz yanlışımızı fark eder etmez hocalarımızdan özür diledik ve gönderdik. Bilin ki o hatalarımızı hemen düzeltiyoruz ve düzelteceğiz." açıklamasında bulunmuştu.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×