FETÖ'nün darbe girişimi

- Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, FETÖ mensuplarının darbe girişimine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan hakim ve savcılardan 25'si tutuklanırken, 13'ü serbest bırakıldı - Tutuklama gerekçesinden: - "25 hakim ve savcının 'silahlı terör örgütüne üye olma' ve 'Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme' suçlarının niteliği, 15 Temmuz'da darbe girişiminde bulunan FETÖ/PDY terör örgütü mensubu askerlerle fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, terör örgütü mensubu olduklarına dair kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması nedeniyle tutuklanmalarına karar verilmiştir"

FETÖ'nün darbe girişimi

İSTANBUL (AA) - Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan hakim ve savcılardan 25'si tutuklanırken, 13'ü serbest bırakıldı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcıvekilleri tarafından ifadeleri alınan 37 hakim ve savcı, tutuklanmaları talebiyle nöbetçi Bakırköy Sulh Ceza Hakimliklerine sevk edildi. İfadesi alınan 1 kişi ise savcılıkça serbest bırakıldı.

Nöbetçi Bakırköy Sulh Ceza Hakimliklerinde ifade veren şüpheli hakim Eyüp Özer, suçlamaları kesinlikle kabul etmedi. Darbeye teşebbüs suçlamasını reddeden Özer, suç örgütüne üyeliğinin olmadığını savundu.

Özer, "Kısıtlılık kararı bulunan dosyada hakkımızda ne gibi deliller var bilmiyorum. Benim FETÖ denilen örgütle hiçbir alakam yoktur. Bir dönem herkesin rağbet edip okullarına, dershanelerine çocuklarını gönderdiği gibi ailemiz de beni sadece eğitimlerinden faydalanmak amacıyla cemaatin dönem itibarıyla herkesçe kabul gören eğitim kurumlarına göndermiştir. Bunun haricinde herhangi bir bağlantım olmamıştır." dedi.

Şüpheli hakim Adem Karaca ifadesinde, şunları söyledi:

"Öncelikle yapılmaya teşebbüs edilen bu darbe girişimini ve FETÖ terör örgütünü lanetliyorum, şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Ben de tüm bu yaşananlardan yüce milletimiz ve devletimiz gibi mağdurum. Hiçbir zaman böyle bir örgüte üye olmadım, böyle bir eylemi desteklemedim, hiçbir alakam ve ilgim yoktur.''

Bakırköy Adalet Sarayı'nda görev yapan şüpheli Cumhuriyet Savcısı İbrahim Baytekin de lise veya üniversite sırasında herhangi bir yerde kalmanın örgütle ne gibi bir bağlantısı olduğunu tespit edemediğini aktardı. Baytekin, şu şekilde ifade verdi:

''Aile bireylerimin, kardeşimin veya başka bir kimsenin gitmiş olduğu okul veya kaldığı yer nedeni ile sorumlu tutulmamız mümkün değildir. Ayrıca tarafıma 15 Temmuz'da meydana gelen olayla ilgili Anayasal düzeni değiştirmek suçundan da sorguya sevk edildiğim bildirildi. Bu suçlama ile ilgili ne savcılık sorgulaması ne de sorgu mahkemesinde talep etmeme rağmen suça ilişkin bir delil sunuldu. Bu suçla bağlantılı olmam mümkün değildir. Bu soruların bir Cumhuriyet savcısına delil sunulmadan sorulmasını meslek onuru açısından üzüntü ile karşılıyorum. Bu eylem ve eylemin sonuçlarını, eylemi gerçekleştireni lanetliyorum. Ölen vatandaşlarımıza başsağlığı diliyorum. Terör örgütü olduğu iddia edilen yapıya ilişkin herhangi bir bilgim yoktur. Bu örgütün hangi eylemleri nedeni ile hangi tarihte terör örgütü olarak kabul edildiği hususunda da bilgim yoktur. HSYK seçimini takip etmemin terör örgütü faaliyeti olarak kabul edilmesi mümkün değildir.''

- "17-25 Aralık'tan sonra o gruba karşı soğuk davrandım"

Mahkemede ifade veren Bakırköy Adalet Sarayı'nda görevli şüpheli hakim Hasan Teke, 17-25 Aralık olaylarından sonra sözü edilen gruba karşı soğuk davrandığını anlatarak, ''Onların evlerinde, vakıflarında kalmadım. Ayrıca yapı ile ilgili olduğu iddia edilen ve usulsüz tahliye kararı veren hakim Mustafa Başer'in tutuklanması kararını veren heyetin içerisindeydim. Bu nedenle o gruptan bir sürü eleştiri aldım, hedef olarak gösterilip, eleştirildim." dedi.

- Tutuklama gerekçeleri

Nöbetçi Bakırköy sulh ceza hakimlikleri, 25 hakim ve savcının "silahlı terör örgütüne üye olma" ve "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme" suçlarının niteliği, 15 Temmuz'da darbe girişiminde bulunan FETÖ/PDY terör örgütü mensubu askerlerle fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek terör örgütü mensubu olduklarına dair kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması nedeniyle şüphelilerin tutuklanmasına karar verdi.

Tutuklama, "öngörülen ceza miktarı, suçların niteliği, şüpheli sayısının çokluğunu nazara alarak, şüphelilerin örgüt bağlantıları ile ilgili soruşturmanın devam ettiği, şüphelilerin delil karartma ve kaçma şüphesi bulunması, suçun katalog suçlardan oluşmasını" da gerekçe gösterdi.

Mahkemeler, 12 hakim ve savcının adli kontrol tedbirleri uygulanarak, serbest bırakılmasına hükmetti.

- Anne olan şüphelilere adli kontrol tedbiri

Mahkemenin kararında, tutuklanmaları talep edilen şüpheli hakim Esma Ayar'ın 5 ve 6 yaşlarında, hakim Elif Bölükbaşı'nın da biri 5, biri de bu yıl doğan çocukları bulunduğu hatırlatıldı. Mahkeme, annenin bakım ve gözetimine muhtaç çocuklarının bulunması, bu şüphelilerin eşleri hakkında tutuklama tedbirinin uygulanmasına karar verildiği nazara alınması, bu aşamada adli kontrol tedbiri ile tutuklamadan beklenen amaca ulaşılabileceği kanaatine varıldığından, şüpheli Esma Ayar ve Elif Bölükbaşı hakkındaki tutuklama taleplerinin reddine karar verdi.

Mahkeme, şüpheli hakimler Esma Ayar ve Elif Bölükbaşı'nın yurt dışına çıkış yasağı koyarak, adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetti.

Tutuklanan hakim ve savcılar, cezaevine gönderilirken, gözaltındaki diğer hakim ve savcıların ifadelerinin alınmasına devam ediliyor.

HSYK tarafından FETÖ'nün darbe girişimiyle ilgili başlatılan soruşturma çerçevesinde, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcıvekillerinin talimatıyla İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'nde görevli 45, Bakırköy Adalet Sarayı'nda görevli 60 ve Küçükçekmece Adliyesi'nde görevli 35 olmak üzere, 140 hakim ve savcı hakkında gözaltı kararı verilmişti.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×