FETÖ'nün "çatı iddianamesi" kabul edildi (5)

- İddianamede, yapılan toplantılarda AK Parti karşısında seçimlerde her bölgedeki en güçlü partinin desteklenmesi talimatı verildiği bildirildi - Gizli tanıkların ifadelerinde FETÖ/PDY'nin yurt dışındaki Ermeni diasporası, Yahudi lobisi, Mason loca başkanlarıyla irtibatlı olduğu, Gülen'in bu kesimlerle hediyeleştiği, yurtdışında futbolcu transferiyle de ilgilendiğini belirttikleri kaydedildi - Usulsüz dinlemelerde 11. Cumhurbaşkanı Gül için "Diken", eski İçişleri Bakanı Atalay için "Mekir", eski İçişleri Bakanı Şahin için "Dursun", başbakanlığı döneminde Erdoğan için "Ozan" şifrelerinin kullanıldığı bildirildi

FETÖ'nün

ANKARA (AA) - Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) ile ilgili "çatı iddianamesi"ndeki gizli tanık ifadelerinde, yapılan toplantılarda AK Parti karşısında seçimlerde her bölgedeki en güçlü partinin desteklenmesi talimatı verildiği bildirildi.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamenin, "İhbarlar, Şikayetler ve Tanık İfadeleri" başlıklı bölümünde, FETÖ/PDY'nin usulsüz dinlemeleri araştırmak için görevlendirilen mülkiye müfettişleri ve polis başmüfettişlerine ikram ve hediyeler sunduğu, müfettişlerin araştıracağı konuların önceden tahmin edilerek senaryo kurgulandığı, uydurma, sahte isimler ile iletilmiş belge ve bilgiler üretildiği, ikna ve baskı odalarında gerçeği anlatması muhtemel kişilerin baskı altına alındığı ve FETÖ/PDY baskısıyla ifadeler verildiği kaydedildi.

İhbar dilekçelerinde Fetullah Gülen'in kurduğu örgütün suç örgütü olduğu, bazı savcı, hakim, polis, öğretmen ve müfettişlerin PDY emrine girdiği, Cumhurbaşkanlığı, TBMM, Başbakanlık, Genelkurmay Başkanlığı, Adalet ve İçişleri bakanlıkları, Emniyet Genel Müdürlüğü ile siyasi parti üyesi milletvekilleri ve Başbakan'ın ailesinin özel konuşmalarının dinlendiği, şantaj ve tehditte bulunulduğu, çeşitli gazete ve yayın kuruluşlarının gerçek gibi konuşmaları ve tapeleri yayınladıkları, hükümete darbe girişimi yapıldığı, Gülen'in Pensilvanya'dan bunları yönettiği, Gezi Parkı eylemlerine benzer sokak eylemlerinin başlatılması talimatı verdiği, huzuru bozmaya çalıştığı, 17 Aralık'ta yolsuzluk ve rüşvet iddiasıyla Başbakan ve ailesine yönelik harekete geçildiği, yapılan yayınların çarpık olduğu ve Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) üzerinden kriptolu telefonların dinlendiği kaydedilerek, FETÖ/PDY ile hareket edenlerden şikayetçi olundu.

- "AK Parti'ye HDP dışında kimse zarar veremez"

İddianamede, çalışmaları dolayısıyla "ana mütevelli heyeti"ne alınan gizli tanığın ifadelerine de yer verildi.

Gizli tanığın ifadelerinde, üst mütevelli heyetinin Türkiye ve Amerika'da, bazen de başka kıtalarda toplantı yaptığı, Aralık 2014'te Fatih Üniversitesi Kampüsü'nde yapılan toplantıda AK Parti'nin karşısında her bölgeden ikinci parti kimse desteklenmesi talimatı verildiği, AK Parti'ye HDP dışında kimsenin zarar veremeyeceği belirtilerek, alt birimlerin has daireyi toplayıp bu konuda HDP'yi destekleme kararı aldıkları, bunun dinen en büyük hizmet algısı olduğunun yerleştirilmesi talebinin has daireden gelmiş gibi olmasını kararlaştırdıkları, kült iş adamlarının yurtdışına çıkarılıp kullanılmalarına karar verildiği, her ülke lobisini kullanarak Recep Tayyip Erdoğan'ın yolsuzluk yaptığı konusunda algı oluşturulmasının asıl öncelik olduğunun kararlaştırıldığı yönünde bilgiler yer aldı.

FETÖ/PDY'nin yurtdışında Ermeni diasporası, Yahudi lobisi, Mason loca başkanlarıyla irtibatlı olduğu, Fetullah Gülen'in de bunlarla hediyeleştiği, yurtdışında futbolcu transferi ile de ilgilenildiği kaydedilen gizli tanık ifadelerinde, Temmuz 2015'te kıta imamlarının toplandığı, Türkiye'de imamlar toplantısının bir daha yapılmamasının, her kıtanın kendi içinde toplantı yapmasının kararlaştırıldığı, Türkiye'deki cemaatin deşifre olmuş yetkili imamlarının yurt dışına çıkarılarak yerlerine yeni yüzlerin görevlendirilmesi kararı alındığı belirtildi.

Gizli tanık, 1 Kasım seçimlerinde AK Parti'nin tek başına iktidar olması üzerine bir imamın kendilerini toplayarak, "Bizim mensuplarımıza biri söverse siz de onlarla beraber sövün, 'Kandırıldık' deyin, devlette deşifre olmamış arkadaşlarınız var, onlarla irtibatı kesin. O arkadaşlarınız sürekli cemaate sövüp deşifre olmayarak devlet içerisinde kalıyorlar." dediğini, cemaatin bu yolu izlediğini, ikinci emre kadar cemaat düşmanı olarak görünmelerinin emredildiğini kaydetti.

Gizli tanık, 30 Mart yerel seçimlerinde AK Parti'nin kazanması üzerine tabanın moralinin bozulduğunu, toplantı yapıp yeni strateji belirlendiğini, muhalefetle ilişkiler ve Kürt halkına yönelik kararların burada alındığını, bulunduğu ülkeye PKK üst düzey yöneticilerinin geleceğinden cemaat üst düzey imamının haberi olduğunu, imamlar ile PKK'lıların düzenli görüştüğünü, bu görüşmeleri ülke imamları ve kıta imamlarının yaptığını, değişik zamanlarda PKK'lı yöneticilerle bunların görüştüklerine şahit olduğunu anlattı.

Almanya'da 2015 yılında bir toplantı düzenlendiğini, bu toplantıda "Propagandamız işe yaradı, bunlar gidiyorlar. Sıkı çalışmaya devam edin." kararı alındığını belirten gizli tanık, paraların Arjantin, Uruguay, Paraguay ve Afrika ülkelerine çıkarılmasının kararlaştırıldığını, yabancı devletlerdeki öğrencilere biner dolarlık burs parası yatırıldığını, bu paranın cemaat tarafından çekildiğini, öğrencilere verilmediğini, Türkiye'den yurtdışına para transferinde öğrenci hesaplarının kullanıldığını bildirdi.

- Abdullah Gül de dinlendi

Hanefi Avcı, Oktay Vural, Yaşar Okuyan, eski Ağrı Valisi Mehmet Çetin, eski Ankara Valisi Kemal Önal'ın 2008 yılında takip edildiği, eski İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın makam odasına cemaat tarafından dinleme cihazı yerleştirildiği yönünde ifade veren bir başka gizli tanık da eski İçişleri Bakanı Atalay'ın makam odasında MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile gerçekleştirdiği görüşmenin çözümünü yaptığını belirtti.

İçişleri Bakanlığındaki cihazın eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin döneminde de sökülmeyip usulsüz dinlemenin devam ettirildiğini öne süren gizli tanık, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Çankaya Köşkü'ndeki görüşmelerinin ortam dinlemesi ile kaydedildiği, bu ses kayıtlarının geldiğini, görüşme yaptığı masa veya yakınında bir yerde böcek bulunduğunu, Gül'ün Başbakan, MHP Genel Başkanı, İçişleri Bakanı ve Genelkurmay Başkanı ile görüşme tapelerini çözdüğünü, bu kayıtları istihbarat şube müdür yardımcısının, iki kez de bir komiserin getirdiğini bildirdi.

Gizli tanık, iddianamede dinlemelerin harici disk ve flash belleklerle getirildiğini, bilgisayarlara yükleme yapmadıklarını, ses tapelerini çözerken 11. Cumhurbaşkanı Gül için "Diken", eski İçişleri Bakanı Atalay için "Mekir", eski İçişleri Bakanı Şahin için "Dursun", Başbakanlığı döneminde Erdoğan için "Ozan" şifrelerini kullandıklarını, bunu emniyet amiri ve komiserin istediğini, diğer devlet adamlarının ise kendi isimlerinin yazıldığını anlattı.

(Sürecek)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×