"FETÖ'cü olduklarını öğrendiğimde kumpası anladım"

- Hava Harp Okulu'ndaki sivil memurluk görevinden 3 yıl önce atılan Mehmet Noyan, FETÖ'cü askerlerin kumpasına kurban gittiğini öne sürdü - Noyan: - "Masamda, içinde harp okulunda güvenlik memuru olarak çalışan iki kişinin adına kayıtlı sahte polis kimlikleri olan bir CD bulunmuş. Suçlamayı kabul etmedim, Hava Harp Okulu'ndaki bilgisayar ve yazıcıların denetlenmesini talep ettim ancak kabul edilmedi" - "15 yıllık memuriyetimi vicdani kanaate dayanarak bir çırpıda kesip attılar ve beni kovdular" - "Beni sorgulayan askerlerin FETÖ mensubu olduklarını öğrendiğimde nasıl bir kumpasın içine düştüğümü çok daha net anladım"

24 Eylül 2016 Cumartesi 12:40

İSTANBUL (AA) - HİKMET ORÇUN ÜRESİNLER - Hava Harp Okulu matbaasında memurken 5 yıl önce masasında bulunan içinde sahte polis kimlikleri olan bir CD yüzünden haksız şekilde işten atıldığını savunan Mehmet Noyan, kendisini sorgulayan askerlerin şu anda cezaevinde olduğunu belirterek Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) kurbanı olduğunu iddia etti.

Haklarının iade edilmesini ve 3 yıldır kaybettiği işine geri dönmek istediğini belirten 44 yaşındaki Noyan, 15 yıl mücellit olarak çalıştığı Hava Harp Okulu'ndan uzaklaştırılma sürecini AA muhabirine anlattı.

Eylül 2011'de oğlu Ozan ve eşi Mehtap Noyan ile tatil için gittiği İzmir'de aldığı telefonla apar topar Ankara'ya döndüğünü söyleyen Noyan, şöyle konuştu:

"Benim olmadığım süreçte 'bilgi güvenliği denetlemesi' adıyla arama yapmışlar. Masamda, içinde harp okulunda güvenlik memuru olarak çalışan iki kişinin adına kayıtlı sahte polis kimlikleri olan bir CD bulunmuş. Suçlamayı kabul etmedim, Hava Harp Okulu'ndaki bilgisayar ve yazıcıların denetlenmesini talep ettim ancak kabul edilmedi."

Noyan, 15 gün bu olayla ilgili sorgulandığını belirterek, soruşturmayı yürütenlerin kendisine bu süreçte mobbing uyguladığını, sivil mahkemede yargılanma talebinin de kabul görmediğini öne sürdü.

Sorguda CD ile ilgisi olmadığı halde etnik kökenine, dini inanışına ilişkin suçlamalara maruz bırakıldığını iddia eden Noyan, "Kürtsün, Hakkarilisin, neden namaz kılmıyor, oruç tutmuyorsun, Hakkari'ye niye gidiyorsun' gibi anlamsız sorular sordular. Oysaki Hakkari'den ayrılalı 30 yıl olmuştu ve ben Kürtçeyi neredeyse unutmuştum. Ailemle görüştürmediler. 'Beni haksız yere suçluyorsunuz, kul hakkına giriyorsunuz' dedim. Aldırmadılar. 15 yıllık memuriyetimi vicdani kanaate dayanarak bir çırpıda kesip attılar ve beni kovdular." dedi.

Ocak 2013'te 15 yıllık memuriyet hayatına son verildiğini kaydeden Noyan, kendisine yaşatılan bu süreç karşısında annesinin kahrından vefat ettiğini söyledi.

Hakkındaki dosyadan yargılandığı Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nde suç delili CD'yle ilgili kapsamlı inceleme yapılmadan hakkında 1,5 yıl hapis cezası verildiğini aktaran Noyan, cezayı denetimli serbestlik kapsamında çektiğini ancak neticede adli sicil kaydının kirlendiğini ifade etti.

Başvurduğu iş yerlerine temiz adli sicil kağıdı götüremediği için iş bulamadığını vurgulayan Noyan, üniversite öğrencisi oğlunun okul masrafını, evinin giderlerini karşılayamamanın bir erkek için çok zor durumlar olduğunu kaydetti.

Kendisini sorgulayan biri binbaşı diğeri astsubay olan iki askerin de şu anda FETÖ mensubu oldukları iddiasıyla cezaevinde bulunduklarını belirten Noyan şöyle devam etti:

"Asıl niyetlerinin ne olduğunu darbe girişiminden sonra çok net bir şekilde anladım. Beni sorgulayan askerlerin FETÖ mensubu olduklarını öğrendiğimde nasıl bir kumpasın içine düştüğümü çok daha net anladım. Beni memurluktan atar atmaz yerime bir başkasını getirdiler. 15 Temmuz gecesi Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla ailece sokaklara indik ve nöbet tuttuk, yine olsa yine yaparız. Bir arkadaşımın fotokopici dükkanı var. O olmadığında onun yerine dükkanına gidiyorum ama hiç para kazanmıyorum. Büyük sıkıntı çekiyorum iş bulamadığım için. Rabbime, bana bunu reva görenlerin aynı şekilde cezalandırılması için dua ediyorum.”

Ailenin geçimini sağlayan Mehtap Noyan ise eşinin sorgusu sırasında büyük endişe duyduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Ya Mehmet hiç gelemeseydi, ya faili meçhule kurban gitseydi ne yapardım. Yaşıyor ve yanımda olduğu için şükrediyorum ama onun kadar çalışmayı çok seven bir erkeğin evde oturması ve benim kazancıma bakması çok zor bir durum. Ayrıca evin tüm ihtiyaçlarını tek başıma karşılamak da beni çok zorluyor, hasta olmamak için dua ediyoruz."

Bu yıl İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'ni kazanan 19 yaşındaki Ozan Noyan da “Babamı sorgulayan askerleri Allah’a havale etmiştim. Şu anda onlar yaptıklarının cezasını buldu. Makine mühendisi olmak istiyordum ama babamla ilgili süreç dolayısıyla sınavlara iyi hazırlanamadım, bu yüzden de ayrıca üzüntülüyüm" dedi.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×