FETÖ elebaşı Gülen'in akrabasının itirafları

- Terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen'in akrabası Muhammet Sait Gülen'in savcılık ifadesinden: (2) - "15 Temmuz 2016 akşamı, ülkemiz çapında meydana gelen darbe girişiminin arkasında Fetullah Gülen cemaatinin bulunduğunu basından öğrenince, cemaatin gerçek yüzünü gördüm. Cemaatin gerçek amacının, benim bildiğim hizmet hareketi olmadığını anladım. Halkına ve polisine saldıran, silah sıkan Fetullahçı Terör Örgütü'nün bu yaptıklarını kesinlikle tasvip etmiyorum, kınıyorum" - "Sokağa çıkan, darbeyi protesto eden halk için Fetullah Gülen'in 'Ahmaklar başarı elde etmiş gibi güle dursun, düğün dernek kursun. O komik durumlarını birer bayram ilan etsinler' dediği basına yansımıştır. Fetullah Gülen'in darbe girişimini protesto etmek için benim gibi sokağa bayrağını alıp çıkan insanlara bu şekilde sözler sarf etmesini asla kabul etmiyorum. Fetullah Gülen'i bu sözlerinden dolayı kınıyorum" - "Cemaatin bizlere kod adı vermesi, bizlerin sık sık telefonlarını değiştirtmesi, gizliliğe sevk etmesi kesinlikle dini bir cemaate ait özellik olamaz"

FETÖ elebaşı Gülen'in akrabasının itirafları

ANKARA (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan, terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen'in akrabaMuhammet Sait Gülen, savcılık ifadesinde, "15 Temmuz 2016 akşamı, ülkemiz çapında meydana gelen darbe girişiminin arkasında Fetullah Gülen cemaatinin bulunduğunu basından öğrenince, cemaatin gerçek yüzünü gördüm. Cemaatin gerçek amacının, benim bildiğim hizmet hareketi olmadığını anladım. Halkına ve polisine saldıran, silah sıkan Fetullahçı Terör Örgütü'nün bu yaptıklarını kesinlikle tasvip etmiyorum, kınıyorum." dedi.

Soruşturma kapsamında tutuklanan Muhammet Sait Gülen'e, savcılıkça alınan ifadesinde, Volkan Usta, Özkan Pulıhozluoğlu ve Doğan Dündar adlı kişileri tanıyıp tanımadığı soruldu. Usta ile 2009'da tanıştığını aktaran Gülen, o dönemde "Koray" adını kullanan bu kişinin 2013'e kadar Gülen örgütünün Erzurum'daki yapılanmasında ortaokul talebelerinden sorumlu olduğunu söyledi.

Pulıhozluoğlu'nu da 2008-2009 yıllarında tanıdığını aktaran Gülen, bu kişinin "Gökhan" kod adını kullandığını belirterek, "Hatırladığım kadarıyla, 2013'e kadar Fetullah Gülen cemaatinin Erzurum yapılanmasında lise talebelerinden sorumluydu. Daha sonra Giresun'a cemaat tarafından gönderildiğini biliyorum, ancak ne maksatla gönderildiğini bilmiyorum." diye konuştu.

Doğan Dündar'ı ise 2005'te tanıdığını aktaran Gülen, üniversiteden 2006 ya da 2007'de mezun olan bu kişinin Erzurum Yenişehir Anafen Dershanesinde İlköğretim Matematik Öğretmeni olarak göreve başladığını, geçen sene de başka bir Anafen Dershanesine gönderildiğini bildirdi.

Para havale ettiği Pulıhozluoğlu'na sınava girip tam puan alan başka kişilerin de havale yaptığının tespit edildiği belirtilerek, bunun nedeni ve diğer kişileri tanıyıp tanımadığı sorulan Gülen, Pulıhozluoğlu ve Dündar'ı cemaatten tanıdığını söyledi. Gülen, "Hatırladığım kadarıyla Pulıhozluoğlu isimli şahsa 6 bin 400 lirayı borç olarak gönderdim. Daha sonra bana borcunu ödedi. Dündar isimli şahsa da yine aynı nedenle para göndermiş olabilirim." dedi.

- "Talebe mesulü olarak görev yaptım"

O dönem sınava girip tam puan alan Mehmet Kaya'yı da liseden itibaren tanıdığını aktaran Muhammet Sait Gülen, "Gülen cemaatindendir. Cemaat evlerine gidip geldiğim sırada kendisini tanıdım. Bize cemaat evlerinde matematik çalıştırırdı. Şu an Gaziantep'te olduğunu biliyorum ancak ne iş yaptığını bilmiyorum. Dursun Altan'ı liseden itibaren Mehmet Kaya'nın arkadaşı olmasından dolayı tanırım. Kendisi Gülen cemaatindendir. Şu an nerede, ne iş yaptığını bilmiyorum." diye konuştu.

Gülen'e, iptal edilen sınava girip 100 ve üzeri doğru yapan 3 bin 227 şüpheliden Volkan Usta'ya 2 bin 999 lira gönderdiği, aynı şüpheliler arasında bulunan Rızvan Okumuş ve İsmail Başpınar'ın da bu kişiye para havalesi yaptıklarının belirlendiği anlatıldı ve "Dosya şüphelisine neden para havalesi yaptınız. Para gönderen diğer şüphelileri tanıyor musunuz?" sorusu yöneltildi.

Usta'ya 2 bin 999 lirayı borç amaçlı gönderdiğini savunan Gülen, diğer kişileri hatırlamadığını söyledi ve havaleleri, FETÖ/PDY'ye verilmek üzere göndermediğini savundu.

Gülen, lise çağından itibaren, yaklaşık 2001-2016 arasında cemaatin içerisinde, Erzurum'da yer aldığını belirterek, üniversiteden mezun olduktan sonra da yaklaşık 10-15 arasındaki cemaat evinde, talebe mesulü olarak görev yaptığını bildirdi.

Erzurum'da FEM Dershaneleri, Anafen Dershanesi, Aziziye Koleji, Özdemir Yurdu, Osman Bektaş Yurdu ve Hedise Kız Öğrenci Yurdu'nun "bildiği kadarıyla" Fetullah Gülen cemaatine ait dershane ve yurtlar olduğunu söyleyen Gülen, cemaat evlerindeki sohbetlere katıldığını, "evlerde kalan öğrencilerin ihtiyaçlarını gidermelerine yardımcı olmaya çalıştığını, matematik dersi anlattığını" kaydetti.

- "Cemaatin gerçek yüzünü gördüm"

Gülen, KPSS sorularının, "cemaat için yaptığı hizmetler dolayısıyla verildiğini düşündüğünü" söyleyerek, şöyle devam etti:

"Hatta sınav sonucuna göre memur olmam mümkünken, vicdanen rahatsız olduğumdan tercihte bulunmadım. Fetullah Gülen cemaatinin ülkemize ve milletimize hizmet ettiği düşüncesiyle bir süre bu cemaat içerisinde faaliyette bulundum. Ancak 15 Temmuz 2016 akşamı, ülkemiz çapında meydana gelen darbe girişiminin arkasında Fetullah Gülen cemaatinin bulunduğunu basından öğrenince, cemaatin gerçek yüzünü gördüm. Cemaatin gerçek amacının, benim bildiğim hizmet hareketi olmadığını anladım. Elime bayrağımızı alarak, sokaklara tepki amaçlı çıktım. Halkımızın yanında yer aldım. Halkına ve polisine saldıran, silah sıkan Fetullahçı Terör Örgütü'nün bu yaptıklarını kesinlikle tasvip etmiyorum, kınıyorum.

Vatandaşların tanklarla ezildiğini, şehit edildiğini, uçaklardan bomba atılarak, özel harekattaki 47 polisin şehit olduğunu, çoğu cenazenin perişan durumları nedeniyle boş tabutlara konulduğunu, halka ateş açılarak, şehit edildiklerini basından gördüm. Videoları da izledim. Öğrendiğime göre ordu içinde cemaat mensupları askerler tarafından böyle bir girişimde bulunulduğu belirtilmektedir. Ben cemaati, vatanına, devletine, dine hizmet eden bir cemaat olarak bilirdim. Ancak 15 Temmuz gecesi yaptıklarından sonra cemaatin, özellikle üst kademesinin bizim bildiğimiz şekilde hareket etmedikleri kanaatine vardım. Ben de elime Türk bayrağı alarak, darbe girişimini protesto için gece sokağa çıktım."​

- "Fetullah Gülen'i kınıyorum"

Muhammet Sait Gülen, "Sokağa çıkan, darbeyi protesto eden halk için Fetullah Gülen'in 'Ahmaklar başarı elde etmiş gibi güle dursun, düğün dernek kursun. O komik durumlarını birer bayram ilan etsinler' dediği basına yansımıştır. Fetullah Gülen'in darbe girişimini protesto etmek için benim gibi sokağa bayrağını alıp çıkan insanlara bu şekilde sözler sarf etmesini asla kabul etmiyorum. Fetullah Gülen'i bu sözlerinden dolayı kınıyorum." dedi.

Gülen, 15 Temmuz'a kadar Gülen örgütünün silahlı terör örgütü olduğunu bilmediğini öne sürerek, şunları kaydetti:

"Ben cemaat içinde vatana hizmet, fakirlere hizmet, dine hizmet amacıyla yer aldım. Silahlı bir terör örgütü olduklarını bilseydim kesinlikle uzak dururdum. 2010 KPSS sorularının sınavdan önce bana iki defa gösterilmesi ve ezberletilmesiyle ilgili gerekli açıklamaları yaptım. Bu işte yer alanları belirttim. Vicdanen çok rahatsızlık duydum. Adalete yardımcı olduğuma inanıyorum. Bu nedenle hakkımda TCK'nın ilgili maddelerinde belirtilen etkin pişmanlık hükümlerinin ve lehime olan diğer hükümlerin uygulanmasını talep ederim."

- "Ablalar aracılığıyla uygun bayan..."

Gülen, örgüt mensuplarının tedbir amacıyla yılda bir defa telefon hattı değiştirdiğini söyledi. Örgütte evlendirmeye ilişkin de bilgi veren Gülen, "Cemaat içinde evlendirmeler genelde şu şekilde olmaktadır, bir erkek cemaatteki abisine evlenmek istediğini iletir. O da cemaatteki ablalar aracılığıyla bir uygun bayan bulur. Gerek erkeğe, gerekse bayana önceden fotoğraflar gösterilir. Beğenilirse cemaat evinde buluşma gerçekleşir. Erkek ve kadın tanışır, sohbet eder. Cemaat abisi ve ablası da evde olur. Eğer evlenmekte ciddi karar çıkarsa bu şekilde evlenilmektedir." diye konuştu.

Muhammet Sait Gülen, ifadesinin sonunda, "Şu an düşünüyorum da cemaatin insanlarına kod adı vermesi, sık sık telefonlarını değiştirtmesi, gizlilik ve tedbir içinde hareket edilmesi şu anda yaşadığımız süreci de bize anlatmaktadır. Şöyle ki ben kendi mantığımdan bu gizliliği, kod adlarını hep geçirdim. Dini yardım ve hizmet için olan bir cemaatin bizlere kod adı vermesi, bizlerin sık sık telefonlarını değiştirtmesi, gizliliğe sevk etmesi kesinlikle dini bir cemaate ait özellik olamaz." dedi.

(Bitti)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×