FETÖ çatı davası

- Darbe girişiminden önce açılan ve terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen'in de arasında yer aldığı 73 kişinin yargılandığı davada, "örgütün gayrimeşru işlerinden sorumlu kişisi ve kasası" olduğu iddia edilen sanık Dilaver Azim ile ilişkili tanıklar dinlendi

FETÖ çatı davası

ANKARA (AA) - Darbe girişiminden önce açılan ve terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen'in de arasında yer aldığı 73 kişinin yargılandığı Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) çatı davasına devam edildi.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, tutuklu sanıklar Dilaver Azim, eski milletvekili İlhan İşbilen, Ali Çelik, Abdülkadir Aksoy, Kazım Avcı ve Alaeddin Kaya hazır bulundu. Duruşmada sanıklar ve katılanların avukatları hazır bulundu.

Duruşmada, "örgütün gayrimeşru işlerinden sorumlu kişisi ve kasası" olduğu iddia edilen sanık Dilaver Azim ile ilişkili tanıklar dinlendi.

Tanık olarak dinlenen avukat Nurettin Dönmez, İstanbul Büyükşehir Belediyesinde, Maliye Bakanlığında çalıştığını, ardından avukatlığa başladığını belirtti.

Dönmez, 2002'de sanıklardan Dilaver Azim ile tanıştığını, Azim'in avukatlığını da üstlendiğini ifade ederek, "Cemaatle ilgisi olmadığını düşünüyorum, eskiden beri genelde cemaat aleyhine konuşurdu. Süleymancılara yardım ederdi." dedi.

Dilaver Azim'in avukatlarının sorularını da yanıtlayan Dönmez, Azim'in, "Cemaat PKK'dan daha tehlikeli." gibi ifadeler kullandığını, "ülkücü" bir fikre sahip olduğunu iddia etti.

- Merkez Valisi Cebiroğlu tanık olarak dinlendi

Duruşmada, Yalova'da 2015'te matematik öğretmeni Halil Serkan Öz'e kalp krizinden ölümünden bir hafta önce hakaret ettiği gerekçesiyle hakkında suç duyurusunda bulunulan ve takipsizlik kararı verilen eski Yalova Valisi Selim Cebiroğlu, tanık olarak dinlendi.

Merkez Valisi Selim Cebiroğlu, sanıklardan Dilaver Azim ile 2005'te başka valilerin aracılığıyla tanıştığını, Azim'in kendisine "çok değerli vatansever bir kişi" olarak tanıtıldığını söyledi.

Azim'in, İstanbul'da Royal Atlantis adli sauna hizmeti veren şirketi kuracağını söylediğini, kendisini de yanına çağırdığını anlatan Cebiroğlu, "İstanbul'da birkaç bürosu vardı. Süleymancıların bir ferdi gibi anlatıldı, devletin tüm birimleriyle 'kanka' olduğu söylenirdi. Bürosuna üst kademe, mülkiyeden, askeriyeden, bürokrasiden, siyasetten çok gelen giden olurdu. Azim'i, devletin özel değerlendirilmiş kişisi olarak görüyordum. 'Hakan Fidan benim çömezim' diyordu." şeklinde konuştu.

Atlantis Royal adlı merkeze spor yapmak için gittiğini belirten Cebiroğlu, merkeze asıl gelme nedeninin, önceden tanıdığı Azim'in yanında çalışan Hilmi Yenilmez olduğunu söyledi. Cebiroğlu, Yenilmez'in, Azim'in onu borçlandırması nedeniyle kendisinden yardım istediğini kaydetti.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Selfet Giray'ın, Azim ile FETÖ bağlantısına ilişkin bildiklerini sorması üzerine Cebiroğlu, "Emniyetten, askeriyeden çok kişi gelirdi. Ne konuşurlardı bilemem. Bir gün bürosundayken çok saygı duyduğu birisi geldi. 'Kozanlı Ömer' olarak bilinen Osman Hilmi Özdil olduğunu sonradan anladım." dedi.

Cebiroğlu, Royal Atlantis'in Müdürü Hilmi Yenilmez'in zor durumda olduğunu, borçlarının bulunduğunu, ona yardım için zaman zaman aracılık yaptığını belirtti.

Azim'in, güçlü yerlerle bağlantısının bulunması nedeniyle cemaatçi olduğunu düşündüğünü söyleyen Cebiroğlu, eski Erzincan Valisi Süleyman Kahraman'a, "Dilaver Azim sağlam değil, FETÖ ile bağlantılı galiba, dikkat et." dediğini aktardı.

Cebiroğlu, Mahkeme Başkanı Giray'ın istemi üzerine verilen fotoğraflar arasından, Osman Hilmi Özdil'i gösterdi.

Bir başka soru üzerine Cebiroğlu, Dilaver Azim ve beraberindekilerin kendisine kumpas kurduğunu, bu nedenle çete üyesi olmakla suçlandığını, Royal Atlantis'in satışında baskı yaptığının iddia edildiğini ifade ederek, "Bana kumpas kurduklarını için FETÖ ile bağlantısı olduğunu düşündüm." dedi.

Sanık Dilaver Azim'in avukatlarının sorularını da yanıtlayan Cebiroğlu, sorular üzerine, saunanın ofisini ve Florya'da bir ofisi Azim'in isteğiyle kullandığını, karşılığında bir bedel ödemediğini kaydetti.

- Avukatların soruları

Avukatların, "Dilaver Azim size kredi kartı verdi mi?" sorusunu önce, "Hayır" şeklinde yanıtlayan Selim Cebiroğlu, avukatların banka hesaplarına ilişkin dokümanları mahkemeye sunması ve "Kredi kartının ek kartını size vermiş, bu kayıtlarda böyle." demesi üzerine, "Şimdi hatırladım, büroya arabamla gelip gidiyordum, 'Araban için benzin olarak kullan' demişti." dedi.

Cebiroğlu, bir başka soru üzerine, önce Kamil Güzel ve Orhan Eraslan ile iş ilişkisi bulunmadığını, avukatların "Mobil ses firmasında ortak görünüyorsunuz" sözleri üzerine ise "Evet hatırladım, var. Şirkette yüzde 10'luk hisse aldım ama şirket çalışmadan kapatıldı." diye konuştu.

Vali Cebiroğlu, avukatların, saunayı kapattırmak için önce 140 bin lira para aldığı, ardından 350 bin lira daha istediği iddialarını yalanladı, "zaman zaman düğünlere giderken altın almak için verilen paralar" olabileceğini iddia etti.

İstanbul'da bu iddialarla ilgili açılan davanın devam ettiğini belirten avukatlar, bu kapsamda dinlemeye takılan bir ses kaydında Cebiroğlu'na bu paraların verildiğinin ortaya çıktığını savundu. Cebiroğlu ise "İftira atıyorlar, ben de şimdi size 'bana dışarıda hakaret etti' diye iftira atabilirim." dedi.

- Ali Tatar'ın ağabeyinin itirazı

Kumpas davasında hakkında ikinci kez yakalama kararı çıkarılması üzerine intihar eden Yarbay Ali Tatar'ın ağabeyi Ahmet Tatar, Cebiroğlu'na, "Merkez Valisi misiniz? Bu devletten maaş alıyorsunuz yani. Burada, devletin geleceğiye ilgili çok önemli davaya bakılıyor. Devlet terbiyesi almış bir insanın bu tür akçeli işlere girmesini uygun buluyor musunuz?" dedi. Cebiroğlu'nun, "Sen bana iftira mı ediyorsun?" demesi üzerine Tatar, "Benimle böyle konuşamazsınız." diyerek bağırdı. Tatar ile Cebiroğlu'nun karşılıklı atışması üzerine Mahkeme Başkanı Giray araya girdi. Giray, "Biz bu konuların yargılamasını yapmıyoruz. Bu kişinin varsa bir suçu onu niye biz tartışıyoruz, rahatsızlık duyuyorsanız suç duyurusunda bulunun." dedi.

- Tanık Hilmi Yenilmez

Duruşmada, sanık Dilaver Azim'in eski çalışanı Hilmi Yenilmez de tanık olarak dinlendi.

Yenilmez, Konya'da üniversite öğrencisiyken Süleymancıların yurdunda kaldığını, Dilaver Azim'in öğrenci olmamasına rağmen yurtta zaman zaman kaldığını söyledi.

Uzun yıllar kendisiyle görüşmediğini, 15-16 yıl sonra bir arkadaşının, "Dilaver Azim artık İstanbul'un kralı, çok zengin olmuş." demesi üzerine, bundan etkilendiğini ve Azim ile iletişime geçtiğini anlatan Yenilmez, "O zaman öğretmenlik yapıyordum. Bana 'İstifa et, yanıma gel, bir yılda aldığın maaşı bir ayda veririm.' dedi. Fakiriz, memur adamız. Ailemi ikna ettim, İstanbul'a gittim. Ofisinde çalışmaya başladım." dedi.

Azim'in, yeni açacağı saunada kendisini müdür yaptığını, saunayı açmak için söylediği kişilerden borç para topladığını anlatan Yenilmez, "Borç üzerine borç aldık. Üç ortak vardı, uyumsuz oldular, ayrılmak istediler. Her yere imzayı ben atmıştım. Sayın Valim Cebiroğlu'nu daha önceden tanıyordum. Zorda kalınca onu araya soktum." şeklinde konuştu.

Bir soru üzerine Yenilmez, Azim'in açtığı Royal SPA merkezine üst düzey çok fazla kişinin geldiğini belirterek, "Aklınızın hayalinizin almayacağı insanlar geliyordu. Gelenlerin cemaatin ileri gelenleri olduğunu söylüyordu. Cemaatten olduklarını biliyorum. 'Kozanlı Ömer' diye bilinen Osman Hilmi Özdil de saunaya gelirdi." ifadesini verdi.

Başkan Selfet Giray, sanık Azim'in avukatlarının, tanık Yenilmez'e, saunanın satışı ve aldığı borç paralarla ilgili ayrıntılı sorularına, "Bu konuda İstanbul'da devam eden bir yargılama var. Bunların alacak verecek davasını mı bize çözdüreceksiniz?" diyerek itiraz etti.

- Eski Vali Süleyman Kahraman'ın ifadesi

Tanık olarak dinlenen eski Erzincan Valisi Süleyman Kahraman da sanıklardan Dilaver Azim'i tanıdığını beyan etti.

Tanık Kahraman, Azim'in Süleyman Efendi Cemaati'nden olduğunu, hakkında FETÖ davası açıldığına şaşırdığını aktardı.

Mahkeme Başkanı Giray'ın, "FETÖ’den soruşturma geçirdiğini söyledi mi?" sorusu üzerine Kahraman, şu ifadeleri verdi:

"Evet söyledi. Ama ben inanmak istemedim. Kendisi sürekli olarak Süleyman Efendi Cemaati ile içli dışlı olduğunu söylerdi. Daha ziyade onların Kur'an kurslarıyla ilgili koşturduğunu bize söylerdi. Akşemseddin Kur'an Kursu'nu gördüm. FETÖ soruşturması geçirdiğini söyledi. Kendisinin bir ticari davası vardı, ondan dolayı 'Bana suç isnat ediliyor. Sen beni bilirsin ağabey, ben Süleyman Efendi Cemaati'nin içindeyim.' derdi. Azim, sürekli FETÖ aleyhinde konuşurdu. Ben de 'O kadar şey yapma, sıkıntıya girersin.' derdim. Bunu 2013 ve 2014’ten çok önce de yapardı. Paralel yapıyla ilgili hep aleyhte ifadeler kullanırdı."

Kahraman, sanıklardan Azim'in MİT bağlantısı olup olmadığının sorulması üzerine, "(MİT'te çalışıyorum) demedi, tanıdıklarının olduğunu söyledi. Fidan'la zaman zaman konuştuğunu söyledi." dedi.

- Salonda gerilim

Vali Kahraman’ın beyanlarının ardından salonda kısa süreli gerilim yaşandı. Seyircilerden biri, Kahraman'ın yalan söylediğini iddia ederek, beyanda bulunmak istediğini belirtti. "Evinin mobilyasını dahi ben döşedim." diyen ve iş adamı olduğunu belirten kişi, polis eşliğinde dışarı çıkarıldı.

Tanık ifadelerinin ardından duruşmaya öğle arası verildi.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×