Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Mezuniyet Töreni

- Cumhurbaşkanı Erdoğan: (2) - "Ey Başkan, (Avrupa Birliği Komisyon Başkanı) sen Türk milletini tanımadın. Bu millet, oradan gelecek vizeymiş, geri kabulmüş, bunların peşinde değil. Siz, siz şu anda tam manasıyla Türkiye'nin peşindesiniz. 'Eğer Türkiye kapıları açar da bu mülteciler Avrupa'ya doğru yürürse bizim halimiz ne olacak' diye düşünüyorsunuz" - "Geri kabul vesaire, bütün bunlar sizin ne kadar sözünüzde durmaz insanlar olduğunuzu gösteriyor. Çünkü bu anlaşmaları sizle yaptık. Bunlar yazılı kayıtlarda var. Siz verdiğiniz sözde durmuyorsunuz. İşte sizin çirkin yüzünüz bu. Erdoğan bu çirkin yüzünüzü ortaya koyduğu için çılgına dönüyorsunuz" - "Ey Avrupa Birliği, siz bizi halkının büyük bir çoğunluğu Müslüman olduğu için kabul etmiyorsunuz" - "Avrupa Birliği bize verdiği sözü yerine getirmeyip, terör tanımı gibi kesinlikle iyi niyeti olmayan bir konu üzerinden vize serbestisinden imtina ederse biz, meseleyi milletimize rahat anlatırız. Sayın Komisyon Başkanı o bakımdan rahat olsun. Biz kalkarız, İngilizlerin yaptığı gibi biz de bir kamuoyu araştırmasına milletimizle gideriz, 'Avrupa Birliği ile müzakerelere devam mı tamam mı' diye sorarız. Milletim 'devam' derse biz de devam ederiz"

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Mezuniyet Töreni

İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ey Başkan, (Avrupa Birliği Komisyon Başkanı) sen Türk milletini tanımadın. Bu millet, oradan gelecek vizeymiş, geri kabulmüş, bunların peşinde değil. Siz, siz şu anda tam manasıyla Türkiye'nin peşindesiniz. 'Eğer Türkiye kapıları açar da bu mülteciler Avrupa'ya doğru yürürse bizim halimiz ne olacak' diye düşünüyorsunuz." dedi.

Erdoğan, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesinin Haliç Kongre Merkezi'ndeki mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada, Avrupa Birliği Komisyon Başkanı Jean-Claude Juncker'ın, "Erdoğan ciddi şekilde geri kabul anlaşmasını uygulamama yoluna giderse, niçin Avrupa'ya vizesiz seyahat etme imkanı verilmediğini Türk halkına kendisi anlatmak durumunda kalır." dediğini anımsatarak, şöyle konuştu:

"Ey Başkan, sen Türk milletini tanımadın. Bu millet, oradan gelecek vizeymiş, geri kabulmüş, bunların peşinde değil. Siz, siz şu anda tam manasıyla Türkiye'nin peşindesiniz. 'Eğer Türkiye kapıları açar da bu mülteciler Avrupa'ya doğru yürürse bizim halimiz ne olacak' diye düşünüyorsunuz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Tutuştular, işte bir Edirne'de 60 bin kişi toplandı, tutuştular. 'Acaba bunlar oradan Bulgaristan'a, Yunanistan'a doğru gidecekler mi' diye ama biz 3 milyona ev sahipliği yapıyoruz. Niye? Biz insana değer veriyoruz, Yaradandan ötürü. Sizin böyle bir derdiniz yok. Geri kabul vesaire, bütün bunlar sizin ne kadar sözünüzde durmaz insanlar olduğunuzu gösteriyor. Çünkü bu anlaşmaları sizle yaptık. Bunlar yazılı kayıtlarda var. Siz verdiğiniz sözde durmuyorsunuz. İşte sizin çirkin yüzünüz bu. Erdoğan bu çirkin yüzünüzü ortaya koyduğu için çılgına dönüyorsunuz. Onun için de 'Erdoğan'dan nasıl kurtuluruz' diye bunun çalışmaları içindesiniz. Alıyorsunuz bölücü terör örgütünün arkasında olduğu örgüt elemanlarını, parlamento binanız içerisine duvarlara astığınız o terör örgütünün paçavraları önünde resim çektiriyorsunuz ama biz o değiliz. Biz, 'teröre karşıyız' dediysek sonuna kadar karşıyız ama siz samimi değilsiniz. İşte biz bütün bu gelişmeleri, milletimizle zaten her gün paylaşıyoruz. Biz İngiltere gibi de değiliz onu da söyleyeyim."


- "Siz bizi halkının büyük bir çoğunluğu Müslüman olduğu için kabul etmiyorsunuz"

İngiltere'deki referanduma değinen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Yarın referandum yapıyorlar, 'Avrupa Birliğinden çıkalım mı çıkmayalım mı? Bize de sinyal gönderiyorlar, '3 bin yılına kadar Türkiye'nin Avrupa Birliğine girmesi mümkün değil'. Hani biz bir araya geldiğimiz zaman sen böyle konuşmuyordun Cameron... Öyle demiyordun bize. Hep bize söylediği şuydu, 'Her zaman yanınızdayız, bir an önce Türkiye'nin Avrupa Birliğine girmesi için her türlü gayreti gösteriyoruz'. Ne oldu şimdi? İşte bu. Bunların yapısı bu. Şimdi yarın bizi gerekçe göstererek, -kampanyayı öyle sürdürüyorlar görüyorsunuz- oradan Avrupa Birliğinden çekilmeme kararı çıkacak. Ben şimdiden size söylüyorum. Ondan sonra da diyecekler ki 'ne yapalım, İngilizler böyle istedi ve Avrupa Biriliği'nden çekilmedik yola devam ediyoruz.' Hayırlı olsun, devam edin zaten oradasınız ama Türkiye bu değil. Türkiye'ye resmen sene 1963 söz verdiniz, sene 2016, 53 yıl geçti hala oyalıyorsunuz. Niye oyalıyorsunuz? Söyleyeyim bugüne kadar bunu pek telaffuz etmiyordum sadece özel görüşmeler, oralarda konuşuyordum. Ey Avrupa Birliği, siz bizi halkının büyük bir çoğunluğu Müslüman olduğu için kabul etmiyorsunuz. Evet... Bunun aksini ispat edemezsiniz ve bunu Fransa'nın eski Dışişleri Bakanlarından bir tanesi bana zaten açık açık söyledi. Sayın Davutoğlu da yanımda, üçlü olarak görüşüyoruz ve açık açık söyledi 'Sizi almazlar' dedi Avrupa Birliğine, boşuna uğraşıyorsunuz'. 'Niye?' dedim, 'Müslümansınız' dedi. Biz de bunu biliyoruz aslında dedim ama biz yine de bakalım bir samimiyet testidir diye bu yola girdik ve işte 1963, şimdi 2016..."

"Türkiye'yi NATO'ya almakla yanlış yaptık" diyenlerin olduğunu belirten Erdoğan, "Yani, ayrımcılık bunlarda var. Şimdi sıkıntı farklı yerlerde. Avrupa Birliği bize verdiği sözü yerine getirmeyip, terör tanımı gibi kesinlikle iyi niyeti olmayan bir konu üzerinden vize serbestisinden imtina ederse biz, meseleyi milletimize rahat anlatırız. Sayın Komisyon Başkanı o bakımdan rahat olsun. Biz kalkarız, İngilizlerin yaptığı gibi biz de bir kamuoyu araştırmasına milletimizle gideriz, 'Avrupa Birliği ile müzakerelere devam mı tamam mı' diye sorarız. Milletim 'devam' derse biz de devam ederiz, çünkü ben kendilerine hep dedim, 'ya bizi almayacaksanız söyleyin, alacaksanız da bu işi bitirin.' Ne 'evet' ne 'hayır' dediler bugüne kadar, hep bizi oyaladılar. Asıl böyle bir durumda düzenli göç imkanından mahkum kaldıkları için yeniden harekete geçecek milyonlarca mülteci Avrupa kapılarına dayandığında Sayın Komisyon Başkanı bu durumu kime nasıl anlatacak onu düşünsün. Biz, vize serbestisi olmadan bugüne kadar olduğu gibi hayatımızı yine sürdürürüz ama Avrupa ülkeleri, geri kabul anlaşmasının getirdiği imkanlara umudunu bağlamış milyonlarca mültecinin yaşayacakları hayal kırıklığının ardından ortaya çıkacak tabloyu aynı rahatlık ve soğukkanlılıkla karşılayabilir mi onu bilmiyorum. Yaşayıp göreceğiz."

(Bitti)



İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×