Eski TBMM Başkanı Çiçek:

- "(FETÖ elebaşı Gülen) Göreceksiniz iade etmeyecekler. Neden etmeyecekler? Ben Yozgatlıyım. Bizim orada çok güzel bir söz vardır. Hiçbir büyük devlet, süt vermeyen ineğe saman dökmez. Çoğunuz köylüsünüz, ahırınızdaki inek süt vermiyorsa, saman döker misiniz, arpa verir misiniz, yem verir misiniz? Ne yaparsınız süt verdiği sürece beslersiniz, vermezse kesimhaneye gönderirsiniz. Şimdi demek ki bu inekler süt veriyor. İade etmeyecekler, etmemek için kırk dereden su getirecekler. 'Dosya eksik' diyecek. 'Şurada şu var, burada bu var' diyecek"

Eski TBMM Başkanı Çiçek:

ANKARA (AA) - Eski TBMM Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Cemil Çiçek, ABD'de bulunan Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) elebaşısı Fetullah Gülen'in iade edilmeyeceğini belirterek, "Göreceksiniz iade etmeyecekler. Neden etmeyecekler? Ben Yozgatlıyım. Bizim orada çok güzel bir söz vardır. Hiçbir büyük devlet, süt vermeyen ineğe saman dökmez." dedi.

Cemil Çiçek, Ankara’nın Polatlı ilçesinde düzenlenen "Demokrasi Şehitlerimize Saygı Yürüyüşü"nde yaptığı konuşmada, darbe girişimi sürecinde PKK terör örgütünün eylem yapmadığına dikkati çekerek, "14-17 Temmuz'da birden PKK terör örgütü eylemi durdurdu. Öyle mi? Neden durdurdu. Çünkü 15 Temmuz gecesi yürütülen alçaklığa güvendi. Çünkü bunlar vekalet savaşıdır. İş birliği yapıyorlar, koalisyon yapıyorlar. Biz bunları hep söyledik." ifadesini kullandı.

- "Biz 28 devletle uğraşıyoruz"

"Bu zındık hareket ve PKK dahil, cezaevlerinde şu veya bu ad altındaki 38 terör örgütü dahil, bunların her birinin arkasında bir veya birden fazla uluslararası güç var." diyen Çiçek, sözlerine şöyle devam etti:

"Mesela PKK terör örgütüyle uzunca bir zamandan beri, 40 yıldan beri uğraşıyoruz. 50 bine yakın insanımızın kanına girdi. 300 milyar dolardan fazla bu millete zarar verdi. Halen iç barışımızın bozulması için canını dişine takmış alçaklığa devam ediyor. Ama bilesiniz ki bu alçak örgütün arkasında 28 tane devlet var. Artık her şeyi olduğu gibi anlamanın ve anlatmanın zamanı geldi. Biz 28 devletle uğraşıyoruz. Doğrudan, dolaylı. Kim bunlar diyorsanız? Bunlardan bazıları Kabe-i Muazzama’da tavaf ederken, yanımızda dolaşanların devletidir. Sözüm ona aynı kıbleye yöneliyoruz. Sözüm ona aynı peygamberin ümmetiyiz. Görünüşe bakarsanız aynı Allah’a inanıyoruz. Ama bu örgütün en önemli destekçilerinden bazıları bir kısım İslam ülkeleri olmuştur. Silah mühimmat oralardan verilmiştir. Kaçan en evvela oraya kaçmıştır. Oralardan gelerek sınırlarımızı aşıp içeride bizim insanımızın kanını dökmüştür."

Cemil Çiçek, "Şimdi bu yaşadığımız en kanlı zındık hareketin arkasında da uluslararası güçlerin olduğunu asla unutmamak lazım. Avrupa ile beraber olmak istiyoruz. Ama bakınız bu melaneti, bu alçaklığı çok açık, yüksek sesle kınayamadılar. Doğru dürüst bir dayanışma örneği vermediler, göstermediler. Şimdi devlet olarak diyoruz ki 'Bu çetenin bu kanlı örgütün başını iade edin. Göreceksiniz iade etmeyecekler. Neden etmeyecekler? Ben Yozgatlıyım. Bizim orada çok güzel bir söz vardır. Hiçbir büyük devlet, süt vermeyen ineğe saman dökmez. Çoğunuz köylüsünüz, ahırınızdaki inek süt vermiyorsa saman döker misiniz, arpa verir misiniz, yem verir misiniz? Ne yaparsınız süt verdiği sürece beslersiniz, vermezse kesimhaneye gönderirsiniz. Şimdi demek ki bu inekler süt veriyor. İade etmeyecekler, etmemek için kırk dereden su getirecekler. 'Dosya eksik' diyecek. 'Şurada şu var, burada bu var' diyecek." değerlendirmesinde bulundu.

- Türkiye’yi zayıf bırakmak istiyorlar

Çiçek, 15 Temmuz gecesi yaşananların farklı bir yanının daha olduğunu ve Türkiye'yi güçsüz bırakmayı hedeflediğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Biz bunu ilk defa görüyor değiliz. Bakınız, Türkiye hiçbir tecrübeyi ilk defa yaşamıyor. Hatırlar mısınız, tahta kılıçlarla, büyük kapalı spor salonlarında 'hilafet devleti kuracağız' diyen Metin Kaplan soytarısı vardı, hatırlar mısınız? O örgütlerin üzerinden ve başkaca örgütler aracılığıyla Türkiye’nin huzurunu kaçırmaya, birliğini, dirliğini bozmaya, bütünlüğünü bozmaya yönelik bir kısım çabalara, gayretlere hep destek verildi o coğrafyada. Ben Adalet Bakanı oldum istedik, benden öncekiler istemiş. En sonunda posa haline getirip, işi bittikten sonra Türkiye’ye iade ettiler. Şunu iyi bilmemiz lazım. En son 15 Temmuz gecesi yaşadığımız alçak terörün değişik bir yanı var. Bunları hep konuşacağız. Bu da dahil Türkiye Cumhuriyeti devletine yönelik tehditlerdir. İster bu hükumet olur, ister başka hükumet olur, ister tek başına olur, ister birlikte olur. Bu bir vekâlet savaşıdır. Türkiye’yi güçsüz bırakmak, Türkiye’yi zayıf bırakmak, Türkiye’yi içe döndürmek için..."

Başkaldıranların devletin en gözde, en güzide kurumları içinden çıktığını anlatan Çiçek, "Sakın ha bu alçaklara bakarak bu güzide kurumlarımıza karşı bir şaşı bakış içerisinde olmayalım. Türk silahlı kuvvetleri bizim canımız, canımızdan bir parça, polis kuvvetlerimiz bizim canımız, canımızdan bir parça, yargı öyle. Bir devletin ordusunun da yargısının da yedeği yok. Şimdi hem birbirimizle kucaklaşma, hem bu devletin güzide kurumlarını daha fazla kucaklama zamanıdır." dedi.

"Ne alçaktır ki İstanbul’un işgalinde İngilizlerin bile yapmadığını, Fransızların bile yapmadığını aş verdiğimiz, iş verdiğimiz, üniforma verdiğimiz alçaklar yaptı." ifadelerini kullanan Çiçek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni bombaladı. İşte yüreğimizi yakan ikinci bir husus da budur. 1071’den bu güne bu ülkede, üst üste 25 yıl süren bir sulh dönemi yok. İlk defadır ki cumhuriyetle beraber biraz nefes alır gibi olduk. Ama bir süre sonra içimizdeki hainlerle, onların destekçileri elli yıldır bir terör belasıyla bu milleti meşgul ediyorlar. Terör dediğiniz şey insan zihninin bulabildiği en alçak, en adi en insafsız bir savaş şeklidir. "

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×