Esed rejiminin "Hola katliamı"nın 4. yılı

- Esed rejimi güçleri, Suriye'nin Humus ilinin Hola bölgesinde 25 Mayıs 2012'de çoğu çocuk ve kadın 108 sivili katletmesinin üzerinden 4 yıl geçti - Katliamdan kurtulan Um Eşref: - "Canavar gibi içeri girdiler. Kapının arkasında donup kaldım. Eşimi vurarak öldürdüler. 6, 7 ve 9 yaşlarındaki çocuklarımı kasaturayla kestiler" - Katliamda ailesini kaybeden Esseyd: - "Saklandığım yerden tüm ailemin, annemin, babamın ve 5 kardeşimin kurşuna dizildiğini gördüm. O anlar tüm detayıyla hafızamda. Keşke ben de ölseydim"

Esed rejiminin

ANKARA/HUMUS (AA) - SELEN TEMİZER - Beşşar Esed rejimine bağlı güçlerin, Suriye'nin Humus ilinin Hola bölgesinde 25 Mayıs 2012'de çoğu çocuk ve kadın 108 sivili katletmesinin üzerinden 4 yıl geçti. O tarihten bu yana rejimin ablukasında olan bölge, hava saldırılarına hedef olmaya devam ediyor.

Esed rejimi güçleri, 25 Mayıs 2012'de Humus'un Hola bölgesindeki Taldu köyünde Birleşmiş Milletler'in (BM) verilerine göre, 34'ü kadın, 49'u çocuk olmak üzere 108 sivili katletmişti.

Muhalif kaynakların ölü sayısının 116 olduğunu belirttiği Hola katliamı, Esed rejiminin iç savaştaki ilk katliamı olarak anılıyor.

Hola, Şam-Hama-Halep'i ve Şam ile Lazkiye'yi birbirine bağlayarak "ülkenin kalbi" olarak nitelenen Humus ilinin kuzeydoğusunda yer alıyor. Bölge, Humus'un Mart 2011'de başlayan halk ayaklanmasından sonra "devrimin başkenti" olarak adlandırılmasında da pay sahibi.

Düzenli ve geniş katılımlı protestolara sahne olan Hola bölgesi, Kefer Laha, Taldu ve Tel Dahab olmak üzere üç köyden oluşuyor. Bölge, Tartus üzerinden Humus ve Hama'ya geçiş yolu üzerinde ve rejimin ana ikmal hattında bulunması nedeniyle önem taşıyor.

Bölge 70 bin kişilik nüfusa sahip, Mayıs 2012'de Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) güçlerinin kontrolüne geçmesinin ardından, Esed rejiminin önemli hedefi haline gelmişti.

Katliamın yaşandığı, yaklaşık 15 bin kişilik nüfusuyla, bölgenin ikinci büyük köyü Taldu'da ağırlık olarak Sünni halk yaşarken, köyün güneyi ve kuzeyi Şii köylerle çevrili.

- "Tüm ailemin kurşuna dizildiğini gördüm"

Görgü şahitlerinden alınan bilgiye göre, 25 Mayıs günü Taldu'da toplanan halk Taldu-Humus yolunda gösteri düzenlerken, bu küçük Sünni bölgesini kolaylıkla ÖSO güçlerinden arındıracağını düşünen rejim güçleri, köyün güneyindeki baraj bölgesinden kalabalığa ateş açtı.

ÖSO'ya bağlı güçler, Ahraru'ş Şam ve Nusra Cephesi'nin de içinde bulunduğu gruplar, saldırıyı geri püskürttü. Bunun üzerine topçu ateşi başlatan rejim güçlerinin ardından, Şebbiha milisleri de köyün güneydoğusu, batısı ve güneybatısından bölgeye girdi.

Katliamda eşini ve çocuklarını kaybeden Amina Um Eşref, AA muhabirine yaptığı açıklamada, evlerinin kapısının şiddetle çalındığını, açmak üzereyken milislerin kapıyı kırarak içeri girdiğini söyledi.

Abdulrazzak, "Canavar gibi içeri girdiler. Kapının arkasında donup kaldım. Canavarlar eşime kurşun sıkarak öldürdüler. 6, 7 ve 9 yaşlarındaki çocuklarımı kasaturayla kestiler." dedi.

Muhammed Esseyd de rejim askerleri Hola'ya girdiğinde zorla askere alınmaması için babasının kendisini sakladığını anlatarak, "Saklandığım yerden tüm ailemin, annemin, babamın ve 5 kardeşimin kurşuna dizildiğini gördüm. O anlar tüm detayıyla hafızamda. Keşke ben de ölseydim." diye konuştu.

- "Katliamlardan sorumlu kişi hala serbest"

Bölgede bulunan ÖSO'ya bağlı Hak Tugayı komutanlarından Abdurrahman Ebu El Baraa da rejim güçlerinin ilerleyişini silah ve mühimmat yetersizliği nedeniyle engelleyemediklerini söyledi.

Taldu sakinlerinin daha önce rejim güçlerinin evlerini yakmalarından dolayı bu kez evlerini korumak için dışarı çıkmadıklarını belirten Baraa, "Rejimin bu defa katliam yapmak için girdiklerini bilmiyorduk." dedi.

Baraa katliamda hayatını kaybedenleri toplu mezarlara gömdüklerini aktararak, "Uluslararası camia, katliamın detaylarını biliyor ama Hola ve Suriye'nin diğer bölgelerinde katliamlardan sorumlu kişi (Beşşar Esed) hala serbest maalesef." dedi.

- BM'nin tepkisi

Hola katliamı sırasında Şam'da bulunan BM'nin Özel Suriye Temsilcisi Kofi Annan, "Bu trajik olayın kendisini şoke ettiğini ve ürküttüğünü" söylemiş, bunun "ağır sonuçları olan tiksinti verici bir eylem olduğunu" ifade etmişti. Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi, 1 Haziran 2012'de Hola katliamını kınadı.

Katliamın ardından kurulan BM araştırma komisyonunun Ağustos 2012'de açıkladığı raporda, rejime bağlı Şebbiha ismi verilen milislerin, sivilleri kasten öldürdüğü, kurbanların küçük bir bölümünün top ve tank atışları nedeniyle öldüğü, çoğunun ise yakın mesafeden katledildiği bulgularına yer verildi.

BM'nin barışı koruma operasyonları şefi Herve Ladsous da katliamdan sonra yaptığı açıklamada, katliam sırasında Humus'ta BM'nin 28 askeri gözlemcisinin görev yaptığını belirterek, "BM gözlemcileri Hula'da bombardıman olduğu için oraya ancak sabah erken saatte girebildi." ifadesi kullandı.

Ladsous, ayrıca şunları kaydetmişti:

"Kurbanların bir kısmı ağır silah kullanımı sonucunda ve bombardıman sırasında hayatlarını kaybetti. Ağır silahlara sahip olan sadece hükümet. O yüzden Hola'daki katliamda sorumluluk ağır silah kullanan Suriye yönetiminde. Kurbanların bir diğer kısmı ise kurşun ve bıçak yarasından hayatını kaybetti. Burada Şebbiha milis gücününün de sorumluluğunun bulunduğu yönünde güçlü şüpheler var."

Esed hükümeti de katliamı soruşturmak üzere bir komisyon kurmuş, sonucunda katliamdan Hola'yı ağır silahlarla basan ve sayıları 800'ü bulan silahlı grupların sorumlu olduğunu iddia etmişti. Rejimin raporunda ayrıca ölümlerin bombardıman nedeniyle meydana gelmediği savunulmuştu.

- 4 yıldır ablukada

Esed rejiminin 25 Mayıs 2012'de kolayca ele geçirilebileceği düşüncesiyle girip katliam yaparak çıktığı Hola, 4 yıldır rejim ablukasına direniyor.

Suriye'de BM gözetiminde 27 Şubat'ta yürürlüğe giren ateşkes gereğince, Hola'ya ilk insani yardım Mart ayı sonunda girebildi. Ancak, BM Genel Sekreter Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, Esad güçlerinin, bölgeye giden yardım konvoyundaki tıbbi malzemelerin geçişine izin vermediğini belirtti.

Esed rejiminin hedefi olmaya devam eden Hola'ya bağlı Kefer Laha köyüne son olarak 17 ve 19 Mayıs'ta düzenlenen hava saldırılarında aralarında çocukların da bulunduğu 18 sivil hayatını kaybetmişti.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×