"Ergenekon" sanıklarından Küçük'ün bireysel başvurusu

- Anayasa Mahkemesi, hakkındaki mahkumiyet kararının gerekçesinin geç yazılması nedeniyle Küçük'ün haklarının ihlal edildiğine karar verdi - Küçük'e 5 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmedildi


ANKARA (AA) - Anayasa Mahkemesi, "Ergenekon" davası sanıklarından Yalçın Küçük'ün, hakkındaki mahkumiyet kararının gerekçesinin geç yazılması nedeniyle haklarının ihlal edildiğine karar vererek, 5 bin lira tazminat ödenmesine hükmetti.

Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında 10 Ocak 2009'da gözaltına alınan Küçük, ertesi gün tutuklandı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Ağustos 2013'te Küçük'ü, silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçundan 22,5 yıl hapis cezasına çarptırdı. Kararı temyiz eden Küçük, hükümle verilen tutuklama kararına itiraz ederek tahliye talebinde bulundu. Mahkeme, talebi reddetti. Bu karara karşı yapılan itirazı değerlendiren İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi de itirazı yerinde bulmadı.

Gerekçeli kararın yazılmasının uzaması nedeniyle başvurucu, 25 Aralık 2013'te yeniden tahliyesini istedi. Mahkemece daha önce bu konuda bir karar bulunması nedeniyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına hükmedildi. Talepleri kabul edilmeyen Küçük, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu.

Yüksek Mahkeme, hüküm tarihinden itibaren 7 ayı aşkın süre gerekçeli kararın yazılmaması nedeniyle Küçük'ün haklarının ihlal edildiğine ve 5 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verdi.

Kararda, Anayasa'nın 19. maddesinde "Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı mercine başvurma hakkına sahiptir." hükmüne yer verildiği hatırlatıldı.

Başvurucunun durumunun "suç şüphesine bağlı tutma" kapsamından çıkarak, "mahkumiyet kararına bağlı tutma"ya dönüştüğü aktarılan kararda, ilgili mevzuat gereği özgürlükten yoksun bırakmanın dayanağı olan hükmün, gerekçesinin açıklanmasından itibaren en geç 15 gün içinde dava dosyasına konulması gerektiği belirtildi.

Davada temyiz incelemesinin yapılabilmesi için öncelikle gerekçeli kararın dava dosyasına konması, sonrasında temyiz talebinde bulunan tarafların açıklanan hükme dayanak teşkil eden gerekçeye ilişkin itirazlarını bildirme imkanına sahip olması gerektiği vurgulanan kararda, şöyle denildi:

"Hüküm tarihinden itibaren 7 ayı aşan bir süredir gerekçeli kararın dosyaya konmamış olması nedeniyle başvurucunun, mahkumiyete bağlı olarak tutukluluğun devamına ilişkin kararını temyiz merci önüne götürememesi sonucu ortaya çıkmıştır. Başvurucunun özgürlüğünden yoksun bırakılmasına ilişkin kararın hukukiliğini temyiz merci önünde denetleme hakkını kullanamamasının hukuk güvenliği ve hukuki belirlilik ilkelerine uygun olduğu söylenemez.

İlk derece yargılamasında verilen nihai karardan sonraki aşamada başvurucu, mahkemeye 25 Aralık 2013'te tahliye talebinde bulunmuştur. Bu tarih itibarıyla mahkemece gerekçeli kararın açıklanmadığı ve bununla birlikte talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu nedenle işin esasına girilmeksizin talebe ilişkin etkili bir yargısal inceleme yapılmadığı görülmektedir. Bu durum Anayasa'nın 19. maddesinde güvenceye alınan hakkı işlevsiz hale getirmektedir.

Hükmün açıklanmasından itibaren geçen sürede gerekçenin açıklanmaması nedeniyle temyiz incelemesinin yapılamadığı ve salıverilme talebinin temyiz mercinde incelenemediği dikkate alındığında adli kontrol hükümleri de değerlendirilerek talep hakkında yargılamayı yürüten mahkemece bir karar verilmesi gerekir. Bu nedenle Anayasa'nın 19. maddesinin 8. fıkrasının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir."

Bu arada, "Ergenekon" davasının temyiz incelemesi Yargıtay 16. Ceza Dairesince yapılmış, duruşmaların ardından dosya üzerinden de yapılan inceleme sonunda Daire, yerel mahkemenin kararını bozmuştu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×