Erdoğan'ın İDSB heyetini kabulü

- Cumhurbaşkanı Erdoğan: (4) "Biz, 'Suriye'ye mühimmat atmayın, attığınız mühimmatların yarısı YPG'ye, yarısı da DAİŞ'e gider' dediğimiz zaman bize inanmayanlar, daha sonra DAİŞ'in elinden kendi silahlarının, kendi mühimmatlarının çıktığını bizzat gördüler. Dünyaya biz bunları görüntüleriyle de verdik. Kimi aldatıyorsunuz?" - "DAİŞ, İslam'ın temsilcisi değildir. DAİŞ, İslam'ı şu anda tamamen gölgeleyen, İslam'a karanlık bir maalesef atmosferi düşüren terör örgütüdür. Hiçbir zaman bizler, DAİŞ'in yanında yer alamayız. Bize 'DAİŞ'e yardım ediyorsunuz' diye saygısızlık yapanların önce bunu bilmeleri lazım. Önce kendilerini şöyle aynanın karşısına geçirmeleri lazım. Niye? Çünkü bunu söyleyenler, DAİŞ'e yardım ediyorlar" - "Yapılan işin adı açıkça İslam düşmanlığıdır. Müslüman düşmanlığıdır. İslam düşmanlığı yapanlara ihtiyaçları olan malzemeyi ise maalesef Müslümanların kendileri veriyor. İşte El Kaide, DAİŞ'i söyledim, Boko Haram, Eş-Şebab gibi terör örgütlerinin bizzat İslam düşmanları tarafından bu aziz dine zarar vermek üzere kurdurulduğuna ve desteklendiğine inanıyorum"

Erdoğan'ın İDSB heyetini kabulü

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "DAİŞ İslam'ın temsilcisi değildir. DAİŞ, İslam'ı şu anda tamamen gölgeleyen, İslam'a karanlık maalesef bir atmosferi düşüren terör örgütüdür. Hiçbir zaman bizler, DAİŞ'in yanında yer alamayız. Bize 'DAİŞ'e yardım ediyorsunuz' diye saygısızlık yapanların önce bunu bilmeleri lazım. Önce kendilerini şöyle aynanın karşısına geçirmeleri lazım. Niye? Çünkü bunu söyleyenler, DAİŞ'e yardım ediyorlar." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği (İDSB) Heyeti'ni kabul etti.

Erdoğan, kabulde yaptığı konuşmada, "Müslümanlar olarak ihtiyacımız olan tek şey Kur'an-ı Kerim'in ve sevgili Peygamberimizin bize gösterdiği yoldan yürümektir." diyerek, bu yolun şu anda dünyanın referans aldığı demokrasiyi, hukuk devletini, temel hak ve özgürlükleri de kapsayan çok daha geniş, zengin ve çok daha emin bir yol olduğuna işaret etti.

İslamı ve Müslümanları terörle, terör örgütleriyle, vahşetle, sefaletle, cehaletle özdeşleştirmeye çalışanların amacının, medeniyetin ışığını örtmek olduğunu belirten Recep Tayyip Erdoğan, "İslam bir defa vahşet dini değildir, terör dini asla. Burada huzurumda ulema var, ben onlara ders verecek değilim ama bir talebeniz olarak öğrendiğim bir şey var. İslam 'silm' kelimesinden gelmedir. Anlamı barıştır. Barış dini olan İslam'a kimse terörü yakıştıramaz. Terörü bir sıfat olarak İslam'ın önüne koyamaz. Buna hakkı yoktur." diye konuştu.

Erdoğan, terörle İslam'ı bir araya getirmeye çalışanların dünyadaki tüm Müslümanlara saygısızlık yaptığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"DAİŞ İslam'ın temsilcisi değildir. DAİŞ, İslam'ı şu anda tamamen gölgeleyen, İslam'a karanlık maalesef bir atmosferi düşüren terör örgütüdür. Hiçbir zaman bizler, DAİŞ'in yanında yer alamayız. Bize 'DAİŞ'e yardım ediyorsunuz' diye saygısızlık yapanların önce bunu bilmeleri lazım. Önce kendilerini şöyle aynanın karşısına geçirmeleri lazım. Niye? Çünkü bunu söyleyenler, DAİŞ'e yardım ediyorlar.

Biz, 'Suriye'ye mühimmat atmayın, attığınız mühimmatların yarısı YPG'ye, yarısı da DAİŞ'e gider' dediğimiz zaman bize inanmayanlar, daha sonra DAİŞ'in elinden kendi silahlarının, kendi mühimmatlarının çıktığını bizzat gördüler. Dünyaya biz bunları görüntüleriyle de verdik. Kimi aldatıyorsunuz?"

"Pakistan'dan alın Afganistan'a girin, Irak'a girin, Suriye, Filistin, Mısır, Libya, Tunus bütün bu adeta 'hilal gibi' olan bölgede dönen dolapların arkasında kimlerin olduğunu gayet iyi biliyoruz." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam dünyasının silah tüccarlarının bir pazarı haline geldiğini, tüccarların pazarlama tekniklerini de gayet iyi bildiğini ifade etti.

Erdoğan, bu coğrafyalarda önce yardımın, ardından "sendeki madenler, sendeki paraları ver" denildiğini belirterek, "Şunu açık ve net olarak ifade etmek isterim. Güneş nasıl balçıkla sıvanmazsa, ne yaparlarsa yapsınlar medeniyetimizin ışığını da söndüremeyeceklerdir." şeklinde konuştu.

- "Yapılan işin adı açıkça İslam, Müslüman düşmanlığıdır"

Batı'da bugün oluşturulmak istenen havanın "İslamofobi, İslam korkusu" gibi tanımlamalarla basitleştirilmemesi gerektiğini belirten Recep Tayyip Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yapılan işin adı açıkça İslam düşmanlığıdır. Müslüman düşmanlığıdır. İslam düşmanlığı yapanlara ihtiyaçları olan malzemeyi ise maalesef Müslümanların kendileri veriyor. İşte El Kaide, DAİŞ'i söyledim, Boko Haram, Eş-Şebab gibi terör örgütlerinin bizzat İslam düşmanları tarafından bu aziz dine zarar vermek üzere kurdurulduğuna ve desteklendiğine inanıyorum.

Bu örgütlerin faaliyet gösterdikleri yerlerde zulümleri, yanlışları, çarpıklıkları, cehaleti istismar etmeleri asıl amaçlarının İslam'a karşı malzeme üretmek olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Müslümanlar kendileri bu örgütlerin önünü kesemedikleri için İslam coğrafyası dış güçlerin müdahalesine açık hale geliyor. Suriye'de, Irak'ta, Libya'da, Afganistan'da, Yemen'de ve daha pek çok yerde aynı oyun oynanmakta, aynı şablon uygulanmaktadır."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Müslümanların feraset sahibi olmak zorunda olduğunu vurgulayarak, "Zor, oyunu bozar" sözünü hatırlattı.

"Birliğimizi, beraberliğimizi sağlayarak bu oyunu bozamazsak daha çok Müslüman'ın Müslüman'a yaptığı zulümlerin ahını çekeriz." diyen Erdoğan, Türk milletinin 15 Temmuz'da "zorun, oyunu bozacağı"nın en güzel örneğini tüm dünyaya gösterdiğine dikkati çekti.

Erdoğan, "Tanktan, toptan, uçaktan, helikopterden daha büyük zor var mı? Yok. Fitne, fesat, riyakarlık, gizlenme, saklanma, yalan, dolan derseniz onlardan da bolca olan bir ihanet örgütüyle karşı karşıyaydık. Onlarda her şey var. Maalesef takiyyeyi ve tedbiri inanç kaidesi haline getiren, itikadi bir konu haline getiren, amaçlarını gerçekleştirmek için her türlü yolu mübah gören bu örgütün asıl niyetinin biz de maalesef uzun yıllar farkına varamadık." dedi.

- "Onlara hayran olmamak mümkün değil"

Görünüşte Müslüman ama özünde İslam'ın düşmanı olanlara hizmet eden bu ihanet çetesinin 2010'dan bu yana çeşitli vesilelerle kendini ele vermeye başladığına vurgu yapan Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz'un ise bu örgütün en son, en bariz, en alçak ihanet girişimi olduğunu söyledi.

15 Temmuz gecesi Türkiye'nin, FETÖ örgütüne mensup bir grup asker elbisesi giymiş teröristin darbe girişimine maruz kaldığını ifade eden Erdoğan, bu girişimde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Genelkurmay Başkanlığı, Milli İstihbarat Teşkilatı, Emniyet, Özel Harekat, Boğaziçi Köprüsü'nün çok yoğun saldırılara uğradığını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özel Harekat'ta 53 aslanımız, Boğaziçi Köprüsü ve civarında 39 kardeşimiz, burada caminin önünde 6 kardeşimiz şehit oldu. 240 kardeşimiz, bunların içerisinde destansı kahramanlarımız var. Bir hanım kardeşimizin vücudu zırhlı taşıyıcı ile ikiye parçalandı. Onlar bu zırhlı taşıyıcıların, tankların üzerine gittiler. Bir genç yavrumuz tankların önüne kendini atıyor. Bir tanktan öbür tankın altına kendini atıyor. Bu bir iman meselesidir. Ben onlara hayran kalıyorum. Onlara hayran olmamak mümkün değil." ifadelerini kullandı.

(Sürecek)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×