"Ekonomik Müjdeler Paketi"

- Başbakan Yıldırım (6) -"(Suriyelilere vatandaşlık verilmesi) Adım adım onların Türkiye'yi artık vatanları olarak görmelerini sağlayacak ve hissedecekleri ortamı hazırladık ama sonunda kararı kendileri verecek" -"Ülkemizin huzurunu, barışını bozacak faaliyetler içinde olanlara asla vatandaşlık düşünülemez. Türkiye'nin büyümesine katkı sağlayacak, katma değer getirecek olanlara tabii ki vatandaşlık verilir" -"Buradaki paydaşlar, başta koalisyon güçleri olmak üzere stratejik ortaklarımızın bireysel hesapları bir kenara bırakması, artık Suriye'de bu zulmün, akan kanın durdurulması lazım. Türkiye olarak biz bölge ülkesi ve sınırdaş ülke olarak her türlü katkıyı vereceğiz. Dediğimiz budur, bunun artık zamanı geldi, geçiyor. Böyle bir çağrı yapıyoruz"


ANKARA (AA) - Başbakan Binali Yıldırım, Türkiye'ye sığınan Suriyelilerin kayıt altına alındığını, geçici iş imkanı verildiğini belirterek, "Adım adım onların Türkiye'yi artık vatanları olarak görmelerini sağlayacak ve hissedecekleri ortamı hazırladık ama sonunda kararı kendileri verecek. Ülkemizin huzurunu, barışını bozacak faaliyetler içinde olanlara asla vatandaşlık düşünülemez. Türkiye'nin büyümesine katkı sağlayacak, katma değer getirecek olanlara tabii ki vatandaşlık verilir." dedi.

Yıldırım, Çankaya Köşkü'nde Bakanlar Kurulu üyeleriyle "Ekonomik Müjdeler Paketi"ne ilişkin düzenlediği basın toplantısının sonunda gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin, hazırlanan paketin bütçeye yükünün ne olduğunu sorması üzerine Yıldırım, "Yükü, bütçeye getirisinin çok çok altında. Bundan vatandaşlarımız emin olabilir." diye konuştu.

Türkiye'deki Suriyelilere vatandaşlık verilmesi hakkında nasıl kriterler olacağı ve yasal sürecin nasıl işleyeceğine yönelik soruya karşılık Yıldırım, iç savaştan kaçan Suriyelilere kapıların açıldığını, bu politikada bir değişiklik olmadığını ifade etti.

Başbakan Yıldırım, "Suriyeli göçmenlerle ilgili olsun, genel olarak vatandaşlığa girişte olsun İçişleri Bakanlığımız bir çalışma yaptı, hazır. Onları kayıt altına aldık, çocuklarını okula gönderiyoruz, sınırlı da olsa çalışma imkanları getirdik. Adım adım onların Türkiye'yi artık vatanları olarak görmelerini sağlayacak ve hissedecekleri ortamı hazırladık ama sonunda kararı kendileri verecek. İşler Suriye'de düzelirse 'Ben gidiyorum' derse gidecek." şeklinde konuştu.

Türkiye vatandaşı olmak isteyenler için kısıtlayıcı şartların belli olduğunu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da bunu açıkladığını belirten Yıldırım, şöyle konuştu:

"Teröre bulaşmışsa vatandaşlık veremeyiz, karışık kuruşuk işleri varsa vatandaşlık veremeyiz. Ülkemizin huzurunu, barışını bozacak faaliyetler içinde olanlara asla vatandaşlık düşünülemez. Türkiye'nin büyümesine katkı sağlayacak, katma değer getirecek olanlara tabii ki vatandaşlık verilir. Bunların da belirli bir silsilesi, süreci var. Bu süreçler başladı, oturma, geçici çalışma, vesaire... Buna göre bu işlemler devam edecek."

Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da kurulacak fabrikalarda üretilecek ürünlerden kamuya alım yapılıp yapılmayacağı yönündeki soruyu yanıtlarken Yıldırım, bunun görüşüldüğünü ancak üzerinde çalışılması gerektiğine karar verdiklerini, bayramdan sonraki bir veya ikinci Bakanlar Kurulunda açıklayacaklarını bildirdi.

- "Suriye ile kısa vadede görüşme yok"

Yıldırım, Suriye konusunda koalisyon ortaklarından beklentilerin neler olduğunun sorulması üzerine, Suriye'deki gelişmelerden en fazla canı yanan ülkenin Türkiye olduğunu söyledi. Yıldırım şöyle konuştu:

"Diğer ülkeler uzakta. Onlara ne sığınmacı geliyor, ne de teröristler oraya çok kolay erişiyor. Ama zannetmesinler ki bu böyle devam edecek. Eğer birtakım rekabet düşüncesini terketmezlerse, karar verici büyük ülkeleri kastediyorum, bölgede rekabet etmeye devam ederlerse buradaki kan akmaya devam edecek, mağduriyetler artmaya devam edecek. Küresel bir tehdide dönüşecek. Dünyada yayılan DAEŞ terörünün kaynağında bu var. O yüzden diyoruz ki buradaki paydaşlar, başta koalisyon güçleri olmak üzere stratejik ortaklarımızın bireysel hesapları bir kenara bırakması, artık Suriye'de bu zulmün, bu akan kanın durdurulması lazım. Türkiye olarak biz bölge ülkesi ve sınırdaş ülke olarak her türlü katkıyı vereceğiz. Dediğimiz budur, bunun artık zamanı geldi, geçiyor. Böyle bir çağrı yapıyoruz."

Suriye ile görüşmelerin kısa vadede olmayacağını anlatan Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Önce bir kere oradaki zulüm sona ersin, o diktatör rejim sona ersin. Kendi insanlarını gözünü kırpmadan öldüren, yarım milyondan fazla insanı öldüren bir rejimle neyi anlaşacaksınız. Bu konuda zaten herkes hemfikir, burada işler düzene binerse tabii ki bizim ilişkilerimiz... Biz komşuyuz. Tabii ki iyileşeceğimiz, iyileşmek mecburiyetinde olduğumuz bir ülkedir Suriye."

Yıldırım, daha önce Merkez Bankasının faiz indiriminin piyasaya, vatandaşa yansıması için önlemler alacaklarını söylediğinin hatırlatılması ve nasıl bir önlemin söz konusu olduğunun sorulması üzerine, Merkez Bankasının faiz indirdiğini ancak faiz indirimlerinin yansımasının eş zamanlı olmadığını kaydetti.

Başbakan Yıldırım, bunun zorlamayla olmayacağını belirterek, buna karşılık araçlar bulunduğunu, yeri geldiğinde bu araçların devreye gireceğini ve kamuoyuyla paylaşacaklarını dile getirdi.

- ÖTV istisnası yıl sonuna kadar

Yıldırım'ın taksi, kamyon, halk otobüsü gibi ticari araçlara ÖTV istisnası getirilmesiyle ilgili soruyu Maliye Bakanı Naci Ağbal'ın yanıtlamasını istemesi üzerine Ağbal, bu imkandan yıl başına kadar yapılan alımlarda faydalanılmasını planladıklarını bildirdi.

Ağbal, bütçeye gelecek yükün, ne kadar sayıda araç satın alınacağına bağlı olduğu için açık bir öngörü bulunmadığını belirterek, ekonomik olarak olumlu bir dönüş getireceğini de kaydetti.

Başbakan Yıldırım da bu imkandan yararlanılmasıyla daha fazla üretim sağlanacağını, istihdamın artacağını, kat kat üstünde bir gelir sağlanacağını söyledi.

Bir gazetecenin, "Tasarruflarla ilgili düzenlemeler yapılacağını söylediniz. Bu konuda detay verebilir misiniz? Kamudaki araç ve bina kiralamaları çok tartışılıyor, sürekli gündemde. Burada yeni bir düzenleme olacak mı ne tür tedbir olacak?" şeklindeki sorusuna Yıldırım, "Detayı siz verdiniz aslında. Söyleyeceğimi söylediniz, ipucu verdiniz ama onlarla sınırlı değil, onları da önümüzdeki günlerde açıklayacağız." yanıtını verdi.

Bir gazetecinin, bir televizyon kanalında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun İncirlik üssünün DAEŞ'le mücadele kapsamında Rus uçaklarına açılabileceği şeklinde bir açıklaması olduğunu ve Rusya'nın da buna olumlu tepki verdiğini belirterek, ayrıntıları sorması üzerine Yıldırım, soruyu Çavuşoğlu'nun yanıtlamasını istedi. Bakan Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

"Benim böyle bir ifadem olmadı. 'Biz DAEŞ'le mücadelede herkesle işbirliği yapabiliriz' dedik. Örnek olarak da koalisyon içindeki ülkelerin İncirlik Hava Üssü'ndeki uçakları ve bulundurdukları gücü verdik. Dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanımızın Putin'e daha önceki dönemlerde de uçak düşürme hadisesinden önce de 'Endişeniz DAEŞ ise gelin DAEŞ'e karşı birlikte mücadele edelim' sözünü de hatırlattık. Bundan sonraki süreçte DAEŞ'le mücadelede de Rusya ile işbirliği yapabileceğimizi söyledik. İncirlik Hava Üssü'ne Rus uçaklarının gelmesi konusunda herhangi bir ifade kullanmadım."

(Sürecek)


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×