Dünya Mülteciler Günü

- AB Bakanı Çelik: - "Sığınmacı krizinin yükünü, Türkiye başta olmak üzere birkaç ülkeye taşıtmak hakkaniyetle bağdaşmamaktadır. Göç ve iltica sadece sayılarla ifade edilebilir basitlikte bir konu veya çözülmesi gereken bir sorun değil, her yönüyle uluslararası alanda yönetilmesi gereken bir meseledir" - "Sadece Suriye içinde yer değiştirmek veya Suriye’den başka ülkelere kaçmak durumunda kalan yaklaşık 12 milyon kişi vardır. Türkiye, 3 milyondan fazla sığınmacı ile dünyada en çok sığınmacı barındıran ülke konumundadır. Ülkelerini terk etmek durumunda kalmış 5 milyon Suriyelinin yarısından fazlası ülkemizde bulunmaktadır"

Dünya Mülteciler Günü

ANKARA (AA) - Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, sığınmacı krizinin yükünü Türkiye başta olmak üzere birkaç ülkeye taşıtmanın hakkaniyetle bağdaşmadığını belirterek, göç ve ilticanın sadece sayılarla ifade edilebilir basitlikte bir konu veya çözülmesi gereken bir sorun değil, her yönüyle uluslararası alanda yönetilmesi gereken bir mesele olduğunu bildirdi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre Çelik, 20 Mart Dünya Mülteciler günü dolayısıyla yayımladığı mesajında, mülteci sorununun günümüzün en önemli insani krizleri arasında yer almakta olduğunu belirterek, özellikle bölgede yaşanan savaşlar ve istikrarsızlıkların bu sorunun büyümesine neden olduğunu ve vahametini daha da artırdığını kaydetti.

Çelik, bugün İkinci Dünya Savaşı sonrası en büyük nüfus hareketlerinden birinin yaşanmakta olduğuna dikkati çekerek, "Sadece Suriye içinde yer değiştirmek veya Suriye’den başka ülkelere kaçmak durumunda kalan yaklaşık 12 milyon kişi vardır. Türkiye, 3 milyondan fazla sığınmacı ile dünyada en çok sığınmacı barındıran ülke konumundadır. Ülkelerini terk etmek durumunda kalmış 5 milyon Suriyelinin yarısından fazlası ülkemizde bulunmaktadır." ifadelerini kullandı.

Türkiye'de bulunan Suriyelilerin tamamının geçici korumadan faydalanmakta olduğuna işaret eden Çelik, geçici korumadan faydalanan Suriyelilerin ücretsiz sağlık ve eğitim hizmetlerine ulaşabildiğini ve son dönemde yapılan yasal düzenlemeyle geçici korumadan faydalananların aynı zamanda iş piyasasına erişimlerinin de sağlandığının altını çizdi.

Bakan Çelik, Türkiye'nin sığınmacı krizinin etkilerini azaltmak için elinden geleni yaptığını ve yapmakta olduğunu vurgulayarak, Türkiye'nin göçmenlerin can güvenliğine verdiği önemle de insani yaklaşımından taviz vermediğini kaydetti.

Çelik, "18 Mart Türkiye-AB uzlaşısıyla yakalanan başarı sayesinde Ege Denizi'nde yaşanan ölüm hadiseleri çok büyük oranlarda düşmüştür. Ancak, sığınmacı krizinin yükünü Türkiye başta olmak üzere birkaç ülkeye taşıtmak hakkaniyetle bağdaşmamaktadır. Göç ve iltica sadece sayılarla ifade edilebilir basitlikte bir konu veya çözülmesi gereken bir sorun değil, her yönüyle uluslararası alanda yönetilmesi gereken bir meseledir. Bu konuda bütün devletlerin ve kuruluşların ortak hareket etmesi gerekmektedir." ifadelerini kullandı.

Uluslararası camiadan beklentinin, külfet paylaşımı yaklaşımı çerçevesinde konuya yaklaşmaları ve Türkiye'nin çabalarını desteklemek olduğunu belirten Çelik, açıklamasına şöyle devam etti:

"Bu konuda Türkiye, tüm dünyaya örnek teşkil eden bir insani ve ahlaki sorumluluk göstermeye kararlılıkla devam edecektir. Külfet paylaşımının önemi malum olsa da bu yönde atılacak adımlar krizin sadece etkilerinin azaltılmasına yarayacaktır. Yaşadığımız sığınmacı krizinin sonlandırılması için siyasi bir çözüm gerekmektedir. Bölgedeki çatışmalar ve istikrarsızlık bitmediği müddetçe bu durumun ürettiği krizlerin de devam edeceği ortadadır."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×