Dünya Mülteciler Günü

- Gaziantep'te yaşayan Suriyeli sığınmacı makine mühendisi Kencu: - "Tüm dünya ülkelerinin mültecilere bir insan gibi davranıp onların sorunlarına eğilmesi gerekir" - "Mülteciliği yaşamayan onların sıkıntılarını bilemez"

Dünya Mülteciler Günü

GAZİANTEP (AA) - Ülkesindeki iç savaştan kaçarak yerleştiği Gaziantep'in İslahiye ilçesinde yaşam mücadelesi veren makine mühendisi Suriyeli Ahmet Kencu, sığınmacı olarak yaşamanın zorluğunu anlattı.

Kencu, eşi Meryem ve 6 çocuğuyla Suriye’nin İdlip kentinden 3 yıl önce zor şartlarda Türkiye sınırını geçerek geldiği İslahiye ilçesinde kiraladığı Cevdetpaşa Mahallesi'ndeki evinde, yaşam mücadelesi veriyor.

Ahmet Kencu, ''Dünya Mülteciler Günü'' dolayısıyla gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye’ye gelmeden önce Esed’in rejiminin uçaklarından atılan bombaların evine isabet etmesi sonucu kendisinin ve 20 yaşındaki oğlu Saed'in yaralandığını, ilk müdahalenin ardından çocuklarıyla birlikte tedavisinin devamı için Türkiye'ye geldiğini söyledi.

İslahiye’de kurulan 2 nolu çadır kente ilk gelen kafilede yer aldıklarını ancak alışamadıkları için buradan ayrılarak ilçe merkezine taşındıkları için mutlu olduklarını vurgulayan Kencu, Suriye'de kalan anne babası ve diğer yakınlarıyla internet ve cep telefonuyla görüştüğünü söyledi.

Türkiye'ye geldikten sonra çeşitli zorluklarla karşılaştıklarını anlatan Kencu, “Özellikle gelirimiz olmadan yaşam koşulları kolay olmadı. Burada parasal sorun yaşıyoruz. İş imkanı bulamıyoruz. Kızım günlük 20 lira yevmiye ile işe gidiyor. Oğlum üniversiteyi kazanmasına rağmen imkansızlıktan dolayı okula gidemedi. Ayrıca onu üniversitede okutmak için imkanım yok. Bu tür zorluklar yaşıyoruz” dedi.

Sağlık hizmetleri başta olmak üzere kendilerine sağlanan imkanlar dolayısıyla Türkiye'ye teşekkür eden Kencu, ''Bizim gibi mültecilerin yaşadıkları en büyük sorunların başında sağlık sorunu geliyor. Sağ olsun Türk hükumeti, sağlık hizmetlerini bizden ücret almadan sunuyor. Suriye'de yaralanan en küçük kızımı ne zaman tedavisi için hastaneye götürsem 700 lira istiyorlardı. Ama Türkiye Cumhuriyeti devleti bu sağlık hizmetini bize ücretsiz sağlıyor. Bu arada Türk komşularımızla iyi ilişkiler içerisindeyiz. Okullarda ve resmi dairelerde bize çok iyi davranıyorlar. Bu manada herhangi bir zorluk yaşamıyoruz” diye konuştu.

- "Kendimi Türkiye’de mülteci gibi görmüyorum"

Türkiye'de yaşamaktan dolayı mutlu olduğunu dile getiren Kencu, ''Aslında kendimi Türkiye’de bir mülteci gibi görmüyorum. Sanki burada komşu bir köye gitmişim gibi, çünkü burada dil sorunu dışında ister kültür olarak ister Müslüman olarak bir farkımız yok. Hepimizin Müslüman oluşu bize bunu hissettirmiyor tam tersine bize mülteci olduğumuzu unutturuyor.” dedi.

Suriye'de savaşın bitip huzurun sağlanmasının ardından ülkelerine döneceklerini ifade eden Kencu, şöyle devam etti:

''Savaşın bitmesi uzun süreceğe benziyor. Her mülteci gibi bize de gurbette yaşamak zor geliyor. Suriye’de durumlar düzeldiğinde biz de dönmeyi düşünüyoruz. Halep Üniversitesinden makine mühendisi olarak mezun oldum. Bana burada imkan sağlanırsa mesleğimi icra etmek istiyorum. Suriye’de iken kiremit fabrikalarındaki makineleri, bazı araçları tamir ediyordum. İslahiye’de bu imkanı bulamadığım için işsizim. Bana imkan sağlanırsa seve seve çalışırım.'

Tüm dünya ülkelerinin mültecilere bir insan gibi davranıp onların sorunlarına eğilmesi gerekir. Mülteciliği yaşamayan onların sıkıntılarını bilemez. Mülteciler de insanca yaşamayı hak ediyor. Oysa düşünseler, bu insanlar da bu duruma düşmezden önce onlar bizim gibi normal hayatları olan insanlardı. Bulunduğu yerde bir evi, bir işi, bir ailesi, bir mekanı vardı. Yaşadığı bir ortam vardı. Ama savaş koşulları bu insanları mülteciliğe zorladı. Bulunduğu ortamda bu insanlar insanlık dışı bir muameleyi hak etmiyor. Mültecilere bundan dolayı insanca bir yaşam sağlanmasını istiyorum.''

Tüm dünya ülkelerinden özellikle mültecilere insanca muamele edilmesini isteyen Ahmet Kencu, sözlerini şöyle tamamladı:

''Çünkü sonuçta bu insanlar kendi istekleriyle ülkelerinden göç etmedi. Kendi istekleriyle vatanlarını, topraklarını bırakmadılar. Bu yüzden tüm dünya ülkelerinin bu bakış açısıyla göçmenlere insanca bir muamele yapmalarını diliyorum. Suriye’de yaşam çok zor, ciddi boyutlarda güvenlik ve ekonomik sorunlar var. Suriye’de sebepsiz yere insanlar kaçırılabiliyor tutuklanıp işkence görebiliyor.''

Kencu'nun, İslahiye’deki Suriyeliler için açılan geçici eğitim merkezinde 3. sınıfta okuyan 8 yaşındaki kızı Betül ise gazetecilerin ısrarı üzerine Arapça ninni okudu.






İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×