Dünya İnsani Zirvesi'ne doğru

- TGTV: - "Dünya İnsani Zirvesi, dünya barışını bozan, haksız olarak masum insanların hayatlarına kasteden menfaat ve güç odaklarının kaybedeceği bir insanlık buluşması olmalıdır" - "Türkiye, devlet, millet ve tüm gönüllü kuruluşlarıyla dünyada yaşanan insan hakları ihlallerine karşı koyma, afetlere müdahale ve insani yardım alanlarında dünyaya örnek teşkil edecek güzel çalışmalar yürütmektedir" - "Türkiyeli gönüllü kuruluşlar olarak bizler, bir insanın haksız yere öldürülmesini, tüm insanlığın öldürülmesi olarak görüyoruz. İnsanlık adına ciddi travmaların yaşandığı şu ortamda, mazlumların yanında ve onlara destek olmaya devam edeceğiz. TGTV olarak, Dünya İnsani Zirvesi'nden, tüm insanlar için, hak, adalet, eşitlik ve özgürlüğe dair sonuçlar çıkmasını temenni ediyoruz"

Dünya İnsani Zirvesi'ne doğru

İSTANBUL (AA) - Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV), Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 23-24 Mayıs'ta İstanbul'da düzenlenecek Dünya İnsani Zirvesi'nin, dünya barışını bozan, haksız olarak masum insanların hayatlarına kasteden menfaat ve güç odaklarının kaybedeceği bir insanlık buluşması olmasını diledi.

TGTV, Dünya İnsani Zirvesi öncesi "Türki̇ye Gönüllü Teşekküller İstanbul Deklarasyonu" yayınladı.

Vakfın başkanı Hamza Akbulut imzasıyla yayınlanan deklarasyonda, dünyada utanç verici, temel insan hakları ihlalleri yaşandığı, uluslararası hukuk ilkeleri, milletlerarası sözleşmeler, ahlak ve vicdani değerlerin yok sayıldığı kaydedildi.

Çocuk, kadın, yaşlı ayrımı yapılmadan masum insanların, bir kısım devletler ve terör örgütleri eliyle hunharca katledildiği aktarılan deklarasyonda, şu ifadelere yer verildi:

"Başta BM ve Güvenlik Konseyi olmak üzere uluslararası kuruluşlar, katliamları durdurmak için etkin rol üstlenmelidirler. Çifte standartlı yaklaşımlar, insanlık dışı kalkışma yapanlara güç vermektedir. Uluslararası karar alma mekanizmaları, bugüne kadarki insani sorunlar karşısında gerek menfaate ve çifte standarda dayalı, adil olmayan yaklaşımlarıyla gerekse de sorunların derinleşmesine seyirci kalmaları neticesinde, insanlık için 'ortak çözüm merkezi' olma niteliğinden uzaklaşıp, işlevsiz hale gelmişlerdir.

Bugün Filistin, Myanmar, Patani, Keşmir, Irak, Mısır, Suriye, Doğu Türkistan, Arakan gibi dünyanın 150 bölgesinde savaş, iç çatışma ve terör eylemlerinden dolayı olanca barbarlığıyla, binlerce insan katledilmekte daha fazlası da göç etmeye mecbur bırakılmaktadır."

Deklarasyonda, BM Güvenlik Konseyi'nin bu çatışmalara son verecek bir çözüm üretmediği kaydedilerek, şu görüşlere yer verildi:

"Bu insanlık dışı tutum devam ettirilemez. BM ve Güvenlik Konseyi'ni tarih ve insanlık önünde görevlerini hakkıyla ifa etmeye çağırıyoruz. Bu hal, sürdürülebilir bir durum değildir. Suriye başta olmak üzere, dünyanın değişik bölgelerinde insanlığa karşı işlenen suçların faillerinin, en kısa zamanda Uluslararası Ceza Mahkemesinde yargılanmaları sağlanmalıdır. Aksi halde, yaşanan haksızlıkların önüne geçecek dirayet ve liyakatte yeni uluslararası teşekküller oluşturulması kaçınılmazdır. Ülke ve toplumların öz kaynakları, uluslararası güçlerin ve sömürgecilerin işgalinden kurtarılarak, öncelikle kendi vatandaşlarının hizmetine verilmelidir. Sömürgecilik ürünü uygulamalar ve sömürgeciliğe yol açan uluslararası sözleşmeler derhal iptal edilmelidir."

- "Ortak kaynak"

Dünyanın ortak kaynaklarının, silah ve savunma sanayinde değil, insanlığı yaşatacak projeler için kullanılması gerektiğine dikkati çekilen deklarasyonda, BM'de her devlet için kişi başına asgari geçim standardı oluşturulması, BM bünyesinde, üye devletlerin katkılarıyla oluşturulacak ortak kaynaktan, dünyadaki asgari geçim standardı altında yaşayan tüm insanlar etkin olarak istifade ettirilmesi gerektiği belirtildi.

Deklarasyonda, dünyanın çeşitli bölgelerinde, bir taraftan sel, kuraklık ve deprem gibi doğal afetler, bir yandan gelişmişlik düzeyi yetersiz ekonomik yapılar, diğer yandan siyasi, dini ve etnik çatışmaların doğurduğu olumsuz şartlar içinde bunalan insanlara yardım edilmesi gerektiği bildirildi.

Dünya milletlerinin zenginliklerinin gasp ve talan edilmesinin önlenmesi gerektiği aktarılan deklarasyonda, şunlar kaydedildi:

"Dünyayı 'daimi beş üye' devletin menfaatine mahkum eden, BM'nin çarpık yapısına son verilmelidir. Tüm devletler BM'de eşit ve hakça temsil edilmelidir. Ülkemizde yapılan 2016 Dünya İnsani Zirvesi, dünya barışını bozan, haksız olarak masum insanların hayatlarına kasteden menfaat ve güç odaklarının kaybedeceği bir insanlık buluşması olmalıdır.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×