Dünya İnsani Zirvesi

-Cumhurbaşkanı Erdoğan ve BM Genel Sekreteri Ban ortak basın toplantısı düzenledi - Ban (1): - "Dünyada yıllık insani yardım ihtiyacı 15 yıl içinde 12 kat artarak, 245 milyar dolara ulaştı" - "Maalesef krizler devam edecek gibi görünüyor" - "G7 liderlerinden bazılarının burada olmalarını beklerdik, özellikle de Almanya Başbakanı Angela Merkel’in. Çünkü bu ülkeler insani eylem faaliyetlerinde finansman desteği sağlıyorlar. Özellikle de siyasi çözümlerin bulunması aşamasında onların katkısını sürekli olarak bekliyoruz" - "Bu liderlerin yokluğu, zirveye katılmamış olmaları atalet için herhangi bir şekilde mazeret olamaz. Bu liderlerin omuzlarında benzersiz bir sorumluluk var. Barışı, refahı desteklemek ve en mağdur olan halkları destekleme sorumluluğudur bu”

Dünya İnsani Zirvesi

İSTANBUL (AA) - Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-Mun, dünyada yıllık insani yardım ihtiyacının 15 yıl içinde 12 kat arttığını ve 245 milyar dolara ulaştığını belirterek, "Maalesef krizler devam edecek gibi görünüyor." dedi.

Dünya İnsani Zirvesi'nin kapanış toplantısında konuşmasına Türkçe olarak "Hepiniz hoşgeldiniz" sözleriyle başlayan Ban, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye ve Türk halkına misafirperverliği ve insani yardım faaliyetlerinde liderlik üstlendiği için teşekkürlerini iletti.

Dünya İnsani Zirvesi'nin ilk kez düzenlendiğini ve hem içeriği hem de düzenleniş biçimi bakımından benzersiz olduğunu vurgulayan Ban, "Bu zirve daha önce hiç yaşanmadığı ölçüde insani trajedilerinin yaşandığı bir dönemde gerçekleşiyor. Artık elde ettiğimiz bilgi ve birikimle birbirimizin ihtiyaçlarına cevap verebilecek konumdayız." diye konuştu.

Artık 5 temel sorumluluk alanında harekete geçmek gerektiğini ifade eden Ban, bu alanları "Siyasi liderlik, insanlığı koruma altına alacak normların uygulanması, bu süreçte hiç kimsenin tecrit edilmemesi, yardımların eksiksiz bir şekilde ulaştırılması ve insanlık değerlerine yatırım yapılması" olarak sıraladı.

BM Genel Sekreteri Ban, bu nedenle devletlere, mağdurlara, sivil toplum kuruluşlarına, özel sektörlere ve bölgesel kuruluşlara, "Lütfen BM’ye katılın bu konuda bizlerle elele verin ve kalıcı sonuca birlikte imza atalım" çağrısında bulundu.

Ban, şöyle devam etti:

"Zirveye 173 ülke katıldı. 55 devlet ve hükümet başkanı yer aldı. 350 özel sektör kuruluş temsilcisi ve binlerce kişi bu zirveyi onurlandırdı. Hem sivil toplumdan hem de diğer sivil toplum kuruluşlarından pek çok kişi enerji ve dinamizmleriyle kararlılıkla bu zirveye katıldılar ve katkılarını sundular. Şimdiye kadar başardıklarımızla gurur duyabiliriz ancak birlikte bir adım ileri taşımamız gerekiyor elde ettiğimiz başarıları. G7 liderlerinden bazılarının burada olmalarını beklerdik, özellikle de Almanya Başbakanı Angela Merkel’in. Çünkü bu ülkeler insani eylem faaliyetlerinde finansman desteği sağlıyorlar. Özellikle de siyasi çözümlerin bulunması aşamasında onların katkısını sürekli olarak bekliyoruz. Şimdiye kadar 400’den fazla kurum, kuruluş ve diğer gruplar, bin 500 taahhütte bulundu zirve kapsamında. Bu atılan adımlar dönüşüm niteliğinde değişimi beraberinde getirecek."

Kriz ortamlarında çocuklara ve gençlere nitelikli eğitimin ulaştırılması gerektiğini anlatan Ban, müzakere ve anlaşmanın yatırımların etkinliğini artıracağını, küresel hazırlık ortaklığının 20 farklı ülkeyi, özellikle de krizlere maruz kalan ülkeleri hazırlıklı hale getireceğini vurgulayarak, "Aynı zamanda, direnci artırmaya dair ortaya koyduğumuz taahhüt milyonlarca kişinin ve topluluğun krizler karşısındaki direncini ve gücünü artıracaktır." dedi.

- "Liderlerin zirveye katılmamış olmaları mazeret olamaz"

Dünya İnsani Zirvesi’nde çok farklı aktörlerin bir arada olduğunu ve ciddi taahhütlerin altına imza attıklarını ifade eden Ban, şunları söyledi:

"Bunların uygulanması bir takım güçlükleri beraberinde getiriyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ndeki (BMGK) tıkanıklık geçtiğimiz yıllarda bir takım çözümlere ulaşılmayı yavaşlattı. Hem barış çabalarında hem de insani kriz ortamlarında. O nedenle, bu vesileyle BMGK’ya üye daimi ülkelere de bir çağrıda bulunmak istiyorum. Lütfen üst düzey bir adım atın. Bu liderlerin yokluğu, zirveye katılmamış olmaları atalet için herhangi bir şekilde mazeret olamaz. Bu liderlerin omuzlarında benzersiz bir sorumluluk var. Barışı, refahı desteklemek ve en mağdur olan halkları destekleme sorumluluğudur bu."

BM’ye üye devletlere ortaya konan çabalara destek olmaları çağrısında bulunan Ban, "Elde ettiğimiz ilerlemeyi takip etmeye ve değerlendirmeye devam edeceğiz. Hükümetlerarası süreçleri güçlendirmeye, diğer forumları düzenlemeye devam edeceğiz. Mülteci ve göçmen hareketleriyle ilgili 19 Eylül’de üst düzey bir toplantıya gerçekleşecek." ifadelerini kullandı.

Dünya İnsani Zirvesi'nin Suriye'deki durumla iligili de doğrudan bir takım sonuçları bulunduğunu kaydeden Ban, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Suriye'deki durum aslına bakarsanız milyonlarca insanın ülkelerinden kaçmasına yol açtı, ülkelerini terk etmek zorunda kalan en az 4,5 milyon kişiden bahsediyoruz. 12 milyon kişinin ise günlük insani yardıma ihtiyacı var. Bunun yanı sıra aynı anda dünyanın çeşitli yerlerinde pek çok kriz var. Bu nedenle de gerekli ve acil olduğu için zirve düzenlemeye karar verdik. Amacımız siyasi düzeyde bilinç artırmak ve aynı zamanda dünya liderlerinden siyasi destek alabilmekti. 2000 yılındaki istatistikleri karşılaştırırsanız, yıllık 20 milyar dolarlık bir insani yardım ihtiyacı vardı ancak bu rakam son dönemde ciddi bir şekilde arttı. Suriye'deki kriz 6 yıldır devam ediyor. Libya'da, yine Güney Sudan'da, Orta Afrika Cumhuriyeti'nde kriz devam ediyor. Bu durumu yönetemiyoruz ve artık yıllık 245 milyar dolarlık bir ihtiyaç ortaya çıktı. Bu son 15 yıl içinde 12 katlık bir artışa işaret ediyor. Peki böyle bir sorumluluğu nasıl yerine getirebiliriz? Aynı zamanda bu resmi kalkınma yardımlarının yıllık olarak hesaplanan rakamının da iki katı. Gerçekten istisnai olarak zorlu bir dönemden geçiyoruz. O nedenle de BM, dünya liderlerinin dikkatini çekmek ve bu konuları tartışmak için bu tür bir zirve düzenlemeye karar verdi."

BM Genel Sekreteri Ban, burada önemli olan şeyin kaynaklar ya da imkanlar olmadığına dikkati çekerek," Eğer siyasi irade varsa ve siyasi kararlılık söz konusuysa o zaman bu meseleyi halledebiliriz." ifadesini kullandı.

BM'nin şimdiye kadar pek çok taahhütlerin ortaya konduğu konferanslara ev sahipliği yaptığını bildiren Ban, üye ülkelerin bu tür taahhütler içeren konferanslardan bıktığını aktardı.

Mevcut krizlerin hemen sona ereceğini düşünmediğini kaydeden Ban, bu nedenle 5 sorumluluğun kendileri için çok önemli olduğunu, bu ilkeler sayesinde kendilerinin öncelikli olarak yardım ihtiyacını azaltabileceğini ve böylelikle de daha az kaynakla mevcut sorunların çözümüne yaklaşabileceklerini anlattı.

Ban, "Maalesef krizler devam edecek gibi görünüyor. Dünya İnsani Zirvesi bana kalırsa ciddi bir siyasi ivme yarattı. Dünya liderlerinin küresel dayanışma ve birlik ruhlarını ortaya koydukları bir zirve oldu. ​Aynı zamanda mağdur olan kişilerin hayatlarını sürdürebilmek için bizden destek bekleyen kişilere şefkat eli uzatmamızı sağladı. Bu toplantı sayesinde BM ve bütün uluslararası camiadan temsil edilen liderler umuyorumki bu hedefe baş koyacaklar."​ diye konuştu.

(Sürecek)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×